Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...
Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...
Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....
Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...
Siteden tam faydalanmak için: Kayıt olunuz-Sign Up
Yusuf Çotuksöken tarafından yazıldı.
İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Okulunun Türkçe Bölümünde dünyanın çeÅŸitli ülkelerinden gelen yabancılara özel bir program çerçeveÂsinde Türkçe dersleri verilmektedir. Bu dersler bir öğretim yılında iki dönem olarak düzenlenir: kış dönemi. Kasım-aralık-ocak ve mart-nisan-mayıs olmak üzere iki aÅŸamalıdır; yaz dönemi ise temmuz-aÄŸustos-eylül aylarını kapsar. Ders izlencesinde Türkçe öğretiminin yanı sıra film gösterimi, Türk müziÄŸini tanıtma, kimi turistik ve tarihi yerlere geziler, Türk basını, Türk mutfağı, Türk gelenek ve görenekleri gibi kültür ve sanat etkinlikÂlerine de yer verilmektedir.
Derslere katılan yabancıların Türkçe öğrenmekteki amaçları oldukça çeÅŸitlilik göstermektedir. Kimi yabancı, özellikle İranlı, Iraklı, Suriyeli, Ürdünlü öğrenciler Türk üniversitelerinden birinde öğrenim yapmak istemektedirler. Bu öğrenciler için özel olarak yapılan üniversite giriÅŸ sınaÂvında, Türkçe metinleri anlama ve soruları doÄŸru yanıtlama becerisi de aranır. Bu yüzden Türk üniversitelerinde okuyacak olan yabancı öğrenciler, genellikle iki, kimi zaman da üç yarıyıl Türkçe dersi görmektedir. Kimi yabancı üniversitelerin Türklükbilim (Türkoloji) ve DoÄŸubilim (Åžarkiyat) bölümü Öğrencileri de, özellikle yaz dönemi derslerine büyüklü küçüklü gruplar halinde katılmaktadırlar. Özellikle son birkaç yıldan beri kimi Avrupa devletleri, ülkelerinde çalışan Türk işçilerinin ve ailelerinin sorunÂlarına çözümler bulmak amacıyla uzmanlarım Türkiye'ye gönderip Türkçe öğrenmelerine olanak tanımaktadırlar. Bu arada Türkiye'ye geçici ya da sürekli olarak yerleÅŸen kimi yabancıların da Türkçe Bölümündeki dersleri izledikleri görülmektedir.
Genel olarak bir yabancı dili öğrenirken birtakım güçlüklerle karşıÂlaşılmakta ve yanlışlıklar yapılmaktadır. Biz bu yazıda gerek kendi deneyÂlerimize, gerek öğrencilerimizin ilettikleri notlara dayanarak yabancıların Türkçe öğrenirken karşılaÅŸtıkları güçlüklerden yalnızca ekler ve cümleler ile ilgili olanlarını ele alıp inceleyeceÄŸiz ve onlara bu güçlükleri ve yanlışÂlıklarını düzeltme sürecinde gösterilen yollar üzerinde duracağız.
Â
| Öğrencinin yanlış cümlesi | Öğrencinin doğru cümlesi |
| "Türkçe öğrenmek 25 yıl önce başladım." | "Türkçe öğrenmeye 25 yıl önce başladım." |
| "Ben en çok ilkbahar severim." | "Ben en çok ilkbaharı severim." |
| "Bakkal beni peynir sattı." | "Bakkal bana peynir sattı." |
ii. Yüklemlerdeki kişi kavramı veren ekler unutulmaktadır:
| Öğrencinin yanlış cümlesi | Öğrencinin doğru cümlesi |
| "Onun için ben bazen konuşmaktan utanıyor." | "Onun için ben bazen konuşmaktan utanıyorum." |
| "Siz niçin derslere vaktinde gelmiyor?" | "Siz niçin derslere vaktinde gelmiyorsunuz?" |
iii. Ad tamlamaları (belirtili, belirtisiz), sıfat tamlamaları ve karma tamlamalarda hangi eklerin tamlayana, hangi eklerin tamlanana getirileceği konusunda kararsızlığa düşülmektedir:
| Öğrencinin yanlış cümlesi | Öğrencinin doğru cümlesi |
| "Ben kitabım..." | "Benim kitabım..." |
| "Onu kardeÅŸi..." | "Onun kardeÅŸi..." |
| "Okula gelmesinin sağlayacak yararlarını..." | "Okula gelmesinin sağlayacağı yararları..." |
iv. Ulaç (bağ fiil), eylemlik (isim fiil), ortaç (sıfatf iil) eklerini yerli yerinde kullanmada her zaman başarılı olunamamaktadır:
| Öğrencinin yanlış cümlesi | Öğrencinin doğru cümlesi |
| "Yolda gelince arkadaşımı gördüm." | "Yolda gelirken arkadaşımı gördüm." |
| "Göndermiş mektubu aldım." | "Gönderdiği (ya da göndermiş olduğu) mektubu aldım." |
| "Bana gelmesini duydum." | "Bana geldiÄŸini (ya da geleceÄŸini) duydum." |
Â
v. Yapım ve çekim eklerinin işlevlerini tam olarak bilememekten ileri gelen yanlışlıklar yapılmaktadır:
| Öğrencinin yanlış cümlesi | Öğrencinin doğru cümlesi |
| "Bence en güçlük şey, Türkçe ekleridir." | "Bence en güç şey Türkçe eklerdir." |
| "Vakit kaybetmeyi kötüdür." | "Vakit kaybetmek kötüdür." |
Yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla hazırlanan ders kitaplarında ekler genellikle dil bilgisel düzenleme içinde anlatılmaktadır. Sözgelimi "addan ad türeten ekler", "eylem çekim ekleri", "eylemsi ekleri" gibi. Bu düzeni izlemenin yararsız olduğunu ileri sürecek değiliz; ancak ekler başka yollar, yöntemler izlenerek de öğretilebilir. Söz gelimi Türkçedeki eklerin İngilizce, Fransızca, Almanca öğretiminde olduğu gibi anlambilimsel, kavrambilimsel açıdan sınıflandırması yapılıp öğretimde kullanılması daha gerçekçi bir yaklaşım değeri taşımaktadır. Şöyle ki:
a. Ad soylu sözcüklere ya da eylemlere "yapan kişi" kavramı veren ekler:
-ar: yaz-ar / -cı: düğme-ci / -ıcı: dinle-y-ici / -man: okut-man...
b. Genellikle eylem türü sözcüklerden olay, olgu, durum kavramı taşıyan yeni sözcükler türeten ekler:
-ç: sevin-ç / -ı: kaz-ı / -ki: bas-kı / -m: öl-ü-m / -ma: tut-ma / -mak: yaşa-mak / -n: yay-ı-n...
c. Yer kavramı bildiren ekler: -ak: barın-ak / -amaç: dön-emeç / -ca: kaplı-ca / -la: kıs-la / -lık: kitap-lık / -t: geç-i-t...
ç. Zaman kavramı veren ekler:
-acak: gel-ecek (istikbal) / -em: dön-em / -düz: gün-düz / -leyin: sabah-leyin / -miş: geç-miş (mazi) / -n: yaz-ı-n
d. Araç kavramı anlatan ekler:
-acak: aç-acak / -aç: say-aç / -ak: kay-ak / -al: çat-al / -cak: salın-cak / -ç: ara-ç / -gı: sil-gi / -gıç: patlan-gıç / -lık: göz-lük / -mak: çak-mak / -sak: susak gibi.
Bundan baÅŸka, eklerin öğretilmesi sürecinde deÄŸiÅŸik biçimlerde alışÂtırmaların da önemini vurgulamak gerekir:
BoÅŸ bırakılan yerlere uygun ekleri yazma, yanlış kullanılan ekleri bulup yerlerine doÄŸrularını yazma, adı ve iÅŸlevi belirtilen eklerden yeni sözcükler türetme, cümledeki kimi eklerin cümlenin anlamını bozmadan hangi eklerle yer deÄŸiÅŸtirebileceÄŸini bulma... türlerinde yapılacak alıştırmalar, uygulamalar, yabancıların Türkçeyi daha yanlışsız konuÅŸmalarına ve yazmalarına olanak saÄŸlayacaktır. Bu arada özellikle üzerinde durulması gereken bir konu da "hangi eylemlerin cümle içinde hangi ad durumu ya da eylemsi (fiilimsi) ekiyle bir tümlece baÄŸlanÂdıkları" konusudur. Çünkü pek çok yabancı öğrenci "bana/beni baktı", "bana/beni gördü" ya da "eve gelince/gelirken/geldiÄŸi zaman/gelir gelmez uÄŸradım" türündeki cümlelerde tümleçlerin niçin -e, -i ya da -ince, -ken, -diÄŸi (zaman), -irj-mez eklerini aldığını sık sık sormaktadırlar.
II. Cümleler: Yabancıların Türkçe öğrenirken karşılaÅŸtıkları bir baÅŸka güçlük de, cümle kurarken yaptıkları yanlışlıklardan ileri gelen iletiÅŸimsizÂliktir. Bu türden güçlükler ve yapılan yanlışlıklar da şöyle sıralanabilir:
i. Cümleyi oluşturan öğeler (özne-tümleç-yüklem) kimi zaman gerekli yerlere yerleştirilememektedir.
| Öğrencinin yanlış cümlesi | Öğrencinin doğru cümlesi |
| "Dünyamızda çok insan vakti seven var." | "Dünyamızda vakti seven çok insan var." |
| "Bazı insanlar bilmezler nasıl vakitlerini geçtirir." | "Bazı insanlar vakitlerini nasıl geçireceklerini bilmezler." |
| "ise bir insan, vakiti kullanmayı, vakit geçti ve hiçbir şey yapmadı." | "Bir insan vaktini kullanmayı" bilmiyorsa, vakit çabuk geçer ve o hiçbir şey yapamaz." |
ii. Yapım ve çekim eklerinin unutulmasından ya da yanlış yerlerde kullanılmasından ileri gelen yanlışlıklar göze çarpmaktadır. ("Ekler" böÂlümünde açıklandığı gibi.)
iii. Ad ve sıfat tamlamaları cümle içinde yerli yerine oturtulamamaktadır.
| Öğrencinin yanlış cümlesi | Öğrencinin doğru cümlesi |
| "Kitap okumuş bu akşam değerlendirecek." | "Bu akşamı kitap okuyarak değerlendireceğim." |
| "Hangi Türkçe sınavı günde yapılacak bilmiyormuş." | "Türkçe sınavının hangi gün yapılacağını bilmiyormuş." |
iv. Cümle girişlerinde "ne var ki, demek ki, gel gelelim"... gibi kimi kalıp sözlerin ve "fakat, çünkü, lakin" gibi ilgeçlerin kullanılmasında yanlışlıklar yapılmaktadır:
| Öğrencinin yanlış cümlesi | Öğrencinin doğru cümlesi |
| "Bu akşam sizi ziyaret etmek istiyoruz. Demek ki, bize hiç kimse gelecek." | "Bu akşam sizi ziyaret etmek istiyoruz. Çünkü bize hiç kimse gelmeyecek." |
v. Girişik cümle, bağlı cümle, sıralı cümle, içcümle gibi karmaşık cümlelerin kurulmasında sözdizimi ve anlam yanlışlıkları yapılmaktadır:
Â
| Öğrencinin yanlış cümlesi | Öğrencinin doğru cümlesi |
| "Öyleyse eğer biz bütün bu süregelen moda değişikliklerine uyacak olursak, hem kendi gardorobumuzu hayli değiştirmeye zorunda kalırız, hem de başkalarınan alındıracak kadar gideriz." | "Öyleyse eğer biz bütün bu süregelen moda değişikliklerine uyacak olursak, hem kendi gardırobumuzu haylideğiştirmek zorunda kalırız, hem de başkalarının alınmasına yol açarız." |
| Bir cümlede, hatta tek bir kelimede iyi eklerin seçmesi,ekin uygun hiç unutması benim için zordurdur." | "Bir cümlede, hatta tek bir kelimede eklerin seçilmesi ve hiçbir ekin unutulmaması benim için şimdilik mümkün değildir." |
yi. Cümlenin kuruluşu sırasında kimi zaman yüklemin çatısı yanlış seçilmektedir:
| Öğrencinin yanlış cümlesi | Öğrencinin doğru cümlesi |
| "Hava alanında arkadaşı ile kucakladı." | "Hava alanında arkadaşı ile kucaklaştı." |
| "Türkiye'de taşıtlar yolundan sağından gidilir." | "Türkiye'de taşıtlar yolun sağından gider." |
vii. Olay, durum, anı, gözlem anlatılırken, kimi zaman kip ekleri yanlış kullanılmaktadır:
| Öğrencinin yanlış cümlesi | Öğrencinin doğru cümlesi |
| "Dün terminale gittim. Memleketime gitti için bilet alıyorum." | "Dün terminale gittim. Memleketime gitmek için bilet almak istedim. Bilet kalmadığını söylediler..." |
Cümle yanlışlarını, güçlüklerini en aza indirebilmek için de pek çok yazılı ve sözlü alıştırma yapmak, yaptırmak gerekmektedir. Bu alıştırmaÂlar da ÅŸu türlerde olabilir :
ÇeÅŸitli ortam ve baÄŸlamlarda kullanılabilecek türden cümle kurma çalışmaları, sözdizimsel yapısı bozuk olan cümlelerin düzeltilmesi, sözdizimsel yapısı doÄŸru, fakat anlam yönünden yanlış cümleÂlerin düzgün cümleler durumuna getirilmesi, Türkçede kullanılan bütün cümle türlerinde sözlü ve yazılı çalışmalar yapılması, sözdizimsel yapısı zor, karmaşık olan cümlelerin çözümlenerek açıklanması, yeni öğeler ekleyerek ya da var olan öğeleri geniÅŸleterek geniÅŸ kapsamlı cümle kurma çalışmalarının denenmesi, eksik cümlelerin uygun cümle öğeleriyle tamamlanması, bir cümleyi olanaklar içinde çeÅŸitli çatılarda yeniden kurma çalışmaları yapılması (Bu arada cümlenin yapısında ne gibi deÄŸiÅŸiklikler ortaya çıktığı daha iyi anlatılabilir.)
Bir paragraftık metinde, boÅŸ bırakılan yerlere anlam bakıÂmından uygun kalıp sözlerin ya da cümle giriÅŸlerinin yerleÅŸÂtirilmesi,
* Bir olguyu deÄŸiÅŸik sözcüklerle ve deÄŸiÅŸik cümle türlerinde anÂlatma çalışmalarının yapılması (sözgelimi: Dünhava yağışlıydı I Dün yaÄŸmur yaÄŸdı / Dün hava yağışlı geçti... gibi.)
* Bağımsız sözcüklerden anlamlı ve değişik yapıda cümleler kurma çalışmalarının denenmesi,
* Bir paragrafın birbirine baÄŸlanış sıraları deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ cümleÂlerinden anlam göz önünde bulundurularak paragrafın anlamlı bütününün yeniden oluÅŸturulması...
Yabancıların Türkçe öğrenirken karşılaÅŸtıkları güçlükler ve yaptıkÂları yanlışlıklar yalnızca ekler ve cümlelerle sınırlı deÄŸildir; yazım (imla), noktalama ve sesletim (söyleyiÅŸ, vurgulama, tonlama) konularındaki güçÂlükleri ve yanlışları da dikkat çekici ölçüdedir. Bütün bunların bilinmesi Türkçe Öğretim izlencesinin hazırlanmasında küçümsenemeyecek birtakım kolaylıklar saÄŸlayacağı gibi, öğretim sürecinde de verimli sonuçlar doÄŸuÂrabilir.
Â
![]() | Bugün | 411 |
![]() | Dün | 4696 |
![]() | Bu Ay | 119494 |
![]() | Toplam | 1920657 |
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için