Etiketler

Amerika Birleşik Devletlerinde Türkçe Eğitim ve Öğretimi

AMERİKA’DA TÜRKÇE ÖĞRETİMİ ÜZERİNE

Sizlere bu yazımda Amerika’da üç yıl içinde kazanmış olduğum deneyimlerden yola çıkarak, Türkçe eğitiminin ne düzeyde olduğunu ve  daha  ileri bir seviyeye nasıl götürebileceğimizi, mevcut sistemdeki eksiklikleri ve bu konular hakindaki önerilerimden bahsetmeye çalışacağım. Türkiye’deki üniversitelerde verilen yabancılara Türkçe öğretimi dersleri, Amerikadaki Türkçe  öğretimi için yeterli mi? Bunun daha da geliştirilmesi için neler yapılabilir? Amerikada Türkçe eğitimi vermek için gelecek meslektaşlarımın ne gibi donanıma sahip olması gerekmektedir?  Yukarıda bahsettiğim konulara sırasıyla değinmeye çalışacağım.

Günümüzde Amerika  Birleşik  Devletleri’nde  pek  çok  üniversitede Türkçe  seçmeli  ders  olarak  verilmektedir. Yakın zamanda Türkçe öğrenime karşın oluşan yoğun talep doğrultusunda Türkçe lisans ve yüksek lisans programları boy göstermeye başlamıştır. Bunun en iyi örneklerinden birini Teksas Üniversitesinde görebiliriz. Genel anlamda üniversitelerde açılan Türkçe derslerine talep maalesef diğer dillere oranla daha az seviyededir. Şu an ziyaretçi öğrenci olarak geldiğim Indiana Üniversitesinde bir öğrenciyle bir arkadaşımızın ilgilendiğine şahit oldum.  Bunun yanı sıra Amerikada “Flagship”(Amerikan devleti tarafından desteklenen dil programları) adı verilen programlar arasında ilk Türkçe “Flagship” programı  Indiana Üniversitesinde yakın zamanda açıldı. Bu Türkçenin Amerikada öğretimi adına güzel bir başarı. Bu vesile ile bu programın açılmasında emeği geçenlere buradan teşekkür etmek istiyorum.  Bunun yanında büyük sıkıntısını çektiğim bir konu hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum. Indiana üniversitesinde bulunmuş olduğum programda Türkçenin yanı sıra Çince ve Arapça alanında çalışma yapan insanlarla tanışma ve çalışma fırsatı buldum. Yaptığımız çalışmalar sırasında onların ne kadar şanslı olduğunu gördüm. Şöyle ki; verilen görev icabı her dil grubunun mensubu kendi dilinde yazılmış çocuk kitablarını araştıracak bulduğu kaynakları sınıfta arkadaşlarıyla paylaşaktık.  Biz de bu vesile ile Türkçe grubu olarak üniversitenin kütüphanesinde araştırmalara başladık. Arapça ve Çince grubundaki arkadaşlar hangi kitabı alalım diye tartışadururken bizde zar zor bulabildiğimiz bir-iki kitabın nasıl sunumunu yaparız diye kara kara düşünüyorduk. Buradan haraketle şunu söylemek istiyorum; Dünyada kaynak bakımından birinci sırada yer alan Amerikan üniversitlerinin kütüphanelerinde Türkçe bölümünde yer alan kitap ve kaynakların sayısı  çok azdır ve Türkçe öğretimine kaynak oluşturabilecek nitelikte kitaplar değillerdir. Mevcut kitapların birçoğu yabancı uzmanlar tarafından ele alınmıştır ve kalite bakımından çok iyi seviyede kitaplar olduğunu söyleyemiyeceğim. Araştırma yaptığım üniversitelerin kütüphanelerindeki tüm kaynaklarda hemen hemen aynı yayınlar yer almaktadır. Bazı üniversitelerde ise Türkçe kaynakların izine rastlamak mümkün değildir.

Türkiye’de verilen Yabancılara Türkçe Öğretimi dersi teorik olarak yeterli görünsede, uygulamasının olmaması bu alanda kendini yetiştirmeye çalışan öğretim elemanları için büyük bir kayıp teşkil etmektedir.  Eğer uygulamalı dersler verilip, üniversitlerin TÖMER bölümde staj imkanı sağlanırsa dersin daha verimli hale geleceğini düşünüyorum.  Bunun yanında öğrencilerin en az iki yıl bir  yabancı dil eğitimine tabi tutulmaları ve görev yapmayı istediği ülkenin dilini en iyi şekilde öğrenebilmesi için gerekli imkanların devletimiz ve üniversitlerimiz tarafından sağlanması gerekmektir. Aksi tadırde günümüzde verilen iki ya da dört  kredilik derslerle bu işin üstesinden gelmek çok zor gözükmektedir.. Yurtdışında çalışacak olan öğretmen adaylarının görevine başlamadan önce gideceği ülkede daha önce görev yapmış deneyimli öğretmen ve akademisyenler tarafından bilgilendirilmesi gerek karşılacağı sorunları önceden bilmesi  gerekse bunlara karşı yöntem ve teknikler geliştirmesi açısından önem arz etmektedir. . Amerika’da Türkçenin dilin uzmanları tarafından verilmeyişi ve kaynak eksikliği, verilen eğitimin kalitesini düşürmektedir. Bu da Türkçeye olan ilgi ve alakanın diğer dillere nazaran azalmasına sebebiyet vermektedir. Günümüzde devletimizce yapılan mevcut yabancı dil ölçme ve değerlendirme sınavlarında öğrencilerin sadece anlama, yazma ve dinleme düzeylerine bakılmaktadır. Halbuki yurt dışında görevlendirilecek öğretmen adaylarının bakılabileceği en büyük özelliklerinden birisi gideceği ülkenin konuşma diline hakim olup olmamasıdır. Gideceği ülkenin kültürünü ne kadar bilip bilmediğine de ayrıca bakılmalıdır. Günümüzde bu anlamda çalışmalar yapan üniversitelerimizin TÖMER bölümlerinin ve Yunus Emre Enstitüsünün çalışmaları bu alanda olan ihtiyaçlarımızı karşılamaya yönelik adımlar olarak sayabiliriz. Amerikan devletinin öğrenilmesine teşvik ettiği (critical language) Türkçemizi en iyi şekilde öğretebilmek ve bunu yapabilmek için gerekli eğtimi alabilecek her türlü eğitim ortamını oluşturmak için çalışmalar yapmak başta üniversitelerin Türkçe bölümleri olmak üzere Türkçeye gönül vermiş her Türk evladının görevidir. Türk demek Türkçe demektir.

Devamını okumak için tıklayınız...

Avustralya'da Türkçe, eğitim müfredatına giriyor

Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile Avustralya'daki Türk sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları önemli bir sonuç ortaya çıkardı.

 

Avustralya hükümeti Türkçeyi ulusal müfredata almayı kabul etti. Eğitim Bakanı Peter Garreth, dün yayımladığı basın bildirisinde,Türkçeyle birlikte Çince, İtalyanca, Arapça, Fransızca, Almanca, Hintçe, Endonezyaca, Japonca, Korece, Yunanca, İspanyolca ve Vietnamcanın da ulusal müfredat programına konulduğunu açıkladı. Müfredat Değerlendirme Otoritesi tasarıya son şeklini verecek. Ardından ulusal müfredat programı uygulanmaya başlanacak. Böylece bu ülkedeki Türkler, okullarda Türkçeyi seçmeli dil olarak öğrenebilecek.

Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Avustralya'da KKTC ve Batı Trakyalı soydaşlar da dahil yaklaşık 150 bin Türk kökenli nüfus yaşıyor. Türk nüfusunun önemli bir kısmı Melburn ve Sidney'de yaşamını sürdürüyor. Türk toplumu, bu kentler dışında Mildura, Brisbane, Wollongong, Adelaide ve Perth'e dağılmış bulunuyor. Avustralya'da etnik nüfusa dayalı nüfus sayımı yapılmadığından etnik dağılıma ilişkin düzenli veriler elde edilemiyor. Evde konuşulan dillere bakıldığında ülkede en fazla Çince, İtalyanca ve Yunanca konuşuluyor. Türkçe, evde konuşulan diller arasında 9. sırada yer alıyor. 2008 yılında "Ulusal Müfredat" için çalışmalara başlayan Avustralya hükümeti göçmenlerin kendi anadillerini öğrenebilmelerini sağlamak için bazı dilleri ulusal müfredata almasına rağmen yabancı diller kategorisinde Türkçeye yer vermemişti.

Fransa Millî Eğitim Bakanlığı’nın Bir Kuruluşu Olan CNED’de Yabancı Dil Türkçe Öğretimi

CNED : Centre National d’Enseignement à Distance, Uzaktan Öğretim Ulusal Merkezi CNED’in kayıtlı öğrencilerine sunduğu Türkçe ders kitabının hazırlanışında Fransa Millî Eğitim Bakanlığı’nın bir Türkçe öğretmeni olarak görev almış olmam dolayısıyla konuşmam bu kurum ve kurumun sunduğu Türkçe öğretimi üzerine olacak

Sunuş planı :

  1. CNED’in kısa tanıtımı.
  2. CNED’in Rennes kentindeki şubesinin kısa tanıtımı.
  3. CNED’de Yabancı Dil Türkçe Öğretimi.

1. Uzaktan Öğretim Ulusal Merkezi CNED’in tanıtımı

Uzaktan eğitim-öğretim nedir ?

Bu sistem öğrenciye uzaktan öğrenim görme, kendini yetiştirme veya eğitimini tamamlama olanağı sağlar. Bu sistemde öğrenci, evinde tek başına, kendine uygun bir tempoda çalışır. Öğretmenle öğrenci arasındaki iletişim posta, telefon, internet gibi çeşitli yollarla sağlanır.

Dünyada her yıl yaklaşık 80 milyon kişi bu sistemle bir eğitim programı izlemektedir. Bu yolla eğitim görenlerin sayısı Avrupa’da 3.200.000, Fransa’da 700.000’dir.

Fransa’da uzaktan öğretimin en önemli temsilcisi CNED

CNED nedir ?

Fransa’da bu sistemin en önemli temsilcisi olan kuruluş, « Uzaktan Öğretim Ulusal Merkezi » anlamına gelen « Centre National d’Enseignement à Distance », kısa adıyla CNED'dir. CNED, Fransız Millî Eğitim Bakanlığına bağlı bir kamu kuruluşudur.

Belli bir nedenden dolayı okula gidemeyen çocuklara eğitim görme olanağı sağlamak için 1939 yılında kurulmuş olan CNED’in, o zamandan bu yana etkinlik alanı oldukça genişlemiş ve çeşitlilik kazanmıştır.

Bu kurum, sunduğu eğitim ve öğretim programlarıyla öğrenciye çeşitli diplomalara, sınavlara hazırlanma, ilkokuldan yüksek okula dek her kademede belli şartlara bağlı olarak öğrenimini uzaktan tamamlama olanağı sağlar. Bu anlamda CNED başlı başına bir okul olmayıp eğitim sistemini tamamlayıcı ve takviye edici bir rol oynar.  Buna göre, sınavlara katılmak ve diploma alabilmek için öğrenci CNED'den ayrı olarak, ilgili okul ya da merkezlere kayıt yaptırmak zorundadır.

Ayrıca CNED, 1997 yılında uzaktan öğretimle ilgili çeşitli meslek dallarına hazırlık eğitimi veren ve Fransızca adı  "École Nationale de Formation aux Métiers de l'Enseignement à Distance" olan bir ulusal okul kurmuştur. Ancak okul, şimdilik diploma vermeyip yalnızca herhangi bir eğitim programını ya da hizmet içi eğitimini tamamlayıcı niteliktedir.

CNED’in Fransa’da, her biri ayrı düzey ve alanlarda hizmet sunan 8 adet enstitüsü, Fransa’ya bağlı 7 denizaşırı ülkede temsilcilikleri bulunmaktadır. Bu kurumda toplam 2900 kişi kadrolu, 5700 kişi sözleşmeli olarak çalışmaktadır.

CNED’e Fransa’dan ve ülke dışından kayıtlı olanların sayısı 400.000’dir. Kayıtlıların 30.000’i dış ülkelerde yaşamaktadır. Öğrencilerin üçte ikisini yetişkinler oluşturmakta olup, bunların yarıdan fazlası bir yüksek öğretim programı izlemektedir.

CNED, Fransa içinde ve dışında birçok okul, üniversite, resmî ya da özel kuruluş ve şirketlerle işbirliği halindedir.

Kuruluş aynı zamanda UNESCO nezdinde Fransız Ulusal Komisyonunun asil üyesi ve « European Association of Distance Teaching Universities » (EADTU) kuruluşunun yürütme bürosu üyesi olup « International Council for Open and Distance Education » (ICDE) kuruluşunun Fransızca konuşulan ülkeler için yürütme sekreterliğini yapmaktadır.

CNED’e kimler başvurabilir ?

Okul çağında olsun ya da olmasın, okul öğrencisi olsun, ya da yetişkin olsun; sağlık, yaş, yer, zaman sorunları gibi çeşitli nedenlerle normal, klasik öğretim sisteminde yer alamayan herkes bu kurumun sunduğu eğitim programlarına kayıt yaptırabilir.

Yaşları 5 ile 75 veya 75 yaş üstü arası çeşitlilik gösteren CNED «öğrencileri», okul çağında olan öğrencilerle yetişkin kesimden oluşmaktadır.

CNED’e;

- bir ya da iki kez sınıfta kalanlar,

- uzun bir aradan sonra yeniden öğrenimine dönenler,

- bulunduğu okulda okutulmayan bir ya da birkaç dersi izlemek ya da bazı derslerdeki bilgi ve becerilerini geliştirmek veya tamamlamak isteyen öğrenciler,

- konar göçer ailelerin çocukları olan öğrenciler,

- dış ülkede ve bir Fransız okulundan uzakta yaşayan öğrenciler ve anlaşmalı bir Fransız okulunda öğrenim görenler,

- çalışan kesimden kişiler ile işsizler, anneler, emekliler, vb. çeşitli kesimlerden olan kişiler,

- hasta, sakat, duyma özürlü, sinirsel rahatsızlığı olanlar,

- tutukevindeki öğrenciler,

- bir sanat dalıyla uğraşanlar (müzisyen, bale sanatçısı…),

- ileri düzeyde spor yapanlar başvurabilirler.

CNED özel ya da tüzel kişilerin ihtiyaç ve beklentilerine uygun program ve seçenekler sunar :

CNED, ilkokul, ortaokul, lise ve yüksek öğretim programlarının yanı sıra meslek eğitimi, meslek sınavlarına hazırlık, yabancı dil ve Fransızca öğretmenliği eğitimi, hizmet içi eğitim, danışmanlık hizmetleri ve kişisel olarak kendini yetiştirmeye yönelik toplam 3.500 seçenek ile birlikte bu programlar içinde kişisel gereklere uygun hizmetler sunmaktadır. Bu anlamda CNED, kişilerin yanı sıra çeşitli özel ya da kamu kuruluşlarının talep ve beklentilerine hitap eder.

CNED’le öğrenci neler yapabilir ? Bunları beş maddede toplamak mümkün :

1- Bir diplomaya hazırlanabilir, bir alanda uzmanlaşabilir ya da bilmediği bir dalda kendini yetiştirebilir.

- Her yaşta, her durumda, ilkokuldan yüksek öğrenime kadar her bir eğitim programının tamamını, ya da programdaki bir veya birkaç dersi CNED’le izleyebilir. Ayrıca, bir yüksek öğrenim diplomasına hazırlanabilir.

- Uzun bir aradan sonra bir dalda bilgilerini tazeleme ya da yepyeni bir alanda eğitim görme olanağı sunan programlara yazılabilir.

2- Bir öğrenim ya da eğitim programını tamamlayabilir.

- Ortaokul ve lise öğrencileri, okullarda verilmeyen dersleri CNED’le izleme olanağına sahiptirler. Bu dersler, Millî Eğitim Bakanlığı’nın programlarını temel alır.

- Öğrenciler, yardımcı dersler ve yaz kursları sayesinde birçok dalda eksikliklerini giderebilir ya da bilgilerini artırabilirler.

3- Meslek alanındaki becerilerini geliştirir ya da yeni beceriler edinebilirler.

- Çalışan insanlar, iş yaşamlarının yanı sıra meslekî bilgilerini yenilemeye, geliştirmeye yönelik ya da devlet memurluğu sınavlarına hazırlayan programları izleyebilirler.

4- Kişisel gereksinmeleri için çeşitli alanlarda yeni bilgiler edinebilirler.

- Sanat, edebiyat ve dilin yanı sıra çeşitli bilimsel ve teknik birçok alanla ilgili eğitim programlarıyla genel kültürlerini zenginleştirebilirler.

5- Özel koşullarda öğrenim görebilir.

- Bazı özel nedenlerle bir okulda  dersleri izleyemeyen öğrenciler CNED yoluyla öğrenimlerini sürdürebilirler. Bunun yanında, CNED'in özürlülere yönelik özel eğitim programları da vardır.

CNED’in sunduğu olanaklar

Bu programlar çerçevesinde öğrenciler çok çeşitli eğitim gereç ve hizmetlerinden yararlanma olanağına sahiptirler.

Kayıtlı öğrencilere,

-kitap, yardımcı kitaplar, kaset ve videolar (ses ve video bantları), CD romlar,

-telefon ve İnternet hattıyla yardım ve destek hizmeti,

-çeşitli konferanslara katılarak sorular sorma olanağı sağlayan uzaktan katılımlı canlı televizyon programları,

-danışma, değerlendirme ve yönlendirmeden kütüphaneye kadar çeşitli hizmetler sunan gerçek bir üniversite hizmet ağı, yani bir kampus işlevi gören bir elektronik kampus ve elektronik kampusta sanal sınıflar,

-öğretmenler ile ya da aynı programları izleyen diğer öğrenciler ile yeni teknoloji sistemleri aracılığıyla iletişim kurma, yardımlaşma gibi çok çeşitli olanaklar sunulmakta.

CNED Fransa’nın çeşitli yerlerinde 500’ü aşkın görüşme ve iletişim merkezinde öğrencilerin uzmanlarla ya da diğer öğrencilerle doğrudan bağlantı kurma imkânı buldukları «yüzyüze» uygulama ve hizmet toplantıları da düzenlemektedir.

Ayrıca, kuruluşun Fransa’da dijital televizyon stüdyosu ve «etkileşimli» (interactif) «dijital televizyon» yayınlarını izlemek için donanımlı 130 hizmet merkezi vardır.

CNED'de eğitim

Öğrenciler bir yıllık kayıt yaptırırlar. Kayıtlar, eğitim programlarına göre, Temmuz ayından Mart ayı sonuna dek mümkündür.

Öğrenci, enstitüden posta, telefon, faks ya da internet yoluyla kayıt dosyası ister. Bunu doldurup ödeme yaptıktan sonra öğrenimi başlar.

Kurum öğrencilere, kayıt ücretine dahil olarak ders kitabı, yardımcı kitap, kitapta yer alan çeşitli metin ve alıştırmaları içeren ses kasetleri veya CD'ler ve ayrıca bazı öğretim programları için video kasetleri gönderir. Sözlü sınava hazırlama kasetleri ise ayrıca ücrete tabidir.

Öğrenciler kitaptaki her konunun sonunda, yardımcı kitaplarında yer alan ödevi yapar ve ödevi görevli öğretmence düzeltilip öğrenciye gönderilir. Öğrenciler, öğretmenlere mektup, faks, telefon ya da İnternet yoluyla sorular sorup tavsiye ve bilgi isteyebilirler. Ayrıca, öğrenciler dil programlarına bağlı olarak İngilizce, Almanca, İspanyolca gibi bazı dillerde CNED’in İnternet sitesinde dil bilgisi, anlama testleri, kültür ve uygarlık üzerine testlerden de yararlanabilirler. Bundan başka, yine İnternet’te öğrencilerin bazı tür ödevleri de düzeltilebilmektedir. Ayrıca, öğretmenler öğrencilerin kendileriyle doğrudan bağlantı kurabilecekleri çeşitli saatlerde CNED'de hazır bulunurlar.

Derslerde, programlar doğrultusunda, öğrencilerin söz alma, görüş dile getirme, bir düşünceyi ya da tersini savunma, vb. dil işlevlerine ilişkin yazılı ve sözlü becerilerini geliştirmeye önem verilir.

Uzaktan öğretime kayıtlı bir öğrenci sorularına anında cevap alabileceği bir sınıf ortamında, öğretmenle karşı karşıya değil, tek başına çalışmak zorundadır. CNED’de kitap, kaset ve CD gibi yazılı veya sesli gereçlerin hazırlanmasında bu noktaya çok dikkat edilir; alıştırma, soru ve açıklamaların son derece anlaşılır ve açık bir biçimde dile getirilmesine büyük bir özen gösterilir.

2. Rennes Enstitüsü

CNED’in Rennes kentinde bulunan enstitüsü lise öğrenimi ve lise bitirme (bakalorya) sınavlarına hazırlık programları sunmaktadır. Bunlar, okullardaki öğretim programlarını tamamlayıcı veya destekleyici niteliktedir.

Rennes Enstitüsü’ne kimler kayıt yaptırabilir ?

- Herhangi bir nedenle liseye gidemeyen okul çağı öğrencileri,

- Okulunda okutulmayan bir ya da birkaç dersi izlemek isteyen lise öğrencileri,

- Herhangi bir nedenle lise öğrenimi görmemiş olanlar ile bir süre aradan sonra öğrenimine yeniden dönerek lise diploması almak isteyenler,

- Kendini kişisel olarak yetiştirmek isteyen herkes bu enstitüye kaydolabilir.

CNED'in düzenlediği dersler, Millî Eğitim Bakanlığı’nın Tebliğler Dergisi’nde (Bulletin Officiel) yayınlanan ders programları doğrultusunda hazırlanır.

Lise 1. sınıf (Türkiye sistemine göre 9. sınıf) programı tüm öğrenciler için aynı temele dayanır; lise 2. sınıfta öğrenciler "edebiyat", "toplumsal ekonomi", "fen" veya "mediko-sosyal bilimler" gibi teknoloji dallarından birini seçerler ve o dalda lise öğrenimini tamamlarlar.

Rennes Enstitüsü’nde 170 asil, 240 sözleşmeli öğretmen çalışmaktadır. Bu öğretmenlerin büyük bir kısmı ayrıca liselerde görevlidirler.

Rennes Enstitüsü’ne 2000-2001 öğretim yılında 32.000 kişi, buna ek olarak yaz dönemi eğitim programlarına ise 24.000 kişi kayıt yaptırmıştır.

3. CNED’de yabancı dil olarak Türkçe öğretimi

CNED’de 19 yabancı dil öğretilmektedir. Bunların arasında 3 bölgesel dil, eski Lâtince ve eski Yunanca da vardır. Bütün bu dillerin yanında yabancı dil Fransızca öğretimini de saymak gerekir. Rennes’de öğrencinin lise türüne (genel lise, teknik lise, meslek lisesi), sınıfına, dalına, dil düzeyine göre değişiklik gösteren toplam 98 dil eğitim programı vardır. Buna yaz öğretim programlarında ve teknoloji bilimleri bölümünde yer alan programlar da dahildir.

Türkçe, 21 Kasım 1994 tarihli bakanlık kararnamesiyle ortaokul ve liselerde 2. ve 3. yabancı dil olarak okutulan diller arasına girmiştir.

CNED’deki Türkçe öğretimi Fransa Millî Eğitim Bakanlığı Türkçe’den Sorumlu Genel Müfettişi Sayın Altan GÖKALP’in girişimleriyle hazırlanmış ve 2000-2001 öğretim yılında ilk kez uygulamaya konmuştur. Bu derste kullanılan kitaplar ile CD ve kasetler, Fransa’da yayınlanan ve ortaöğretim düzeyindeki öğrencilere hitap eden ilk Yabancı dil Türkçe ders malzemeleri olma özelliğini taşımaktadır.

CNED Türkçe dersleri, Fransa ya da Fransa dışında, okulunda ya da oturduğu bölgede ‘Yabancı Dil Türkçe’ öğretimi olmayan ve lise bitirme sınavlarında Türkçe’yi birinci veya ikinci yabancı dil olarak seçmek isteyen, «ileri» düzeyde Türkçe bilen lise son sınıf öğrencilerine yöneliktir.

Bu derslerde, öğrenciler Türkçe dil, kültür, edebiyat ile ilgili bilgi ve becerilerini geliştirip aynı zamanda lise bitirme (bakalorya) döneminde yazılı ya da sözlü yabancı dil Türkçe sınavına hazırlanırlar.

Türkçe derslerine 2000-2001 öğretim yılında daha ilk uygulamaya konur konmaz 69 kişi kayıt yaptırmıştır. Bu, diğer bazı dillerle karşılaştırıldığında oldukça iyi bir başlangıç sayılır.

Bu öğrencilerin büyük çoğunluğunu Fransa’da yaşayan Türkiye kökenli öğrenciler oluşturmaktadır. Ancak, bunların arasında, az sayıda olmakla birlikte Türkiye, Belçika ve İsviçre’den öğrenciler olduğunu da belirtmek gerekir.

Ders araç ve gereçleri iletişimsel bir yaklaşımla, Fransız Millî Eğitim Bakanlığı’nın Türkçe programına dayanılarak ve CNED’in dil öğretim modelleri örnek alınarak hazırlanmıştır.

Öğrenciye yabancı dil Türkçe dersleri için bir ders kitabı, bir yardımcı kitap, derste geçen metin ve sözlü alıştırmaları içeren iki CD ile bunun yanı sıra bir de lise bitirme sınavlarında Türkçe’den sözlü sınava girecek olanlar için hazırlanmış ve derslerde işlenmiş metinlerden oluşan bir kitapçık gönderilir. Öğrenciden, sözlü sınavda bu metinlerden birini sunması istenir.

Öğrenciler, ders yılı boyunca karşılaştıkları sorunlar ya da sorular için CNED’de çalışan öğretmenlerle posta, telefon, faks ya da internet yoluyla iletişim halindedirler.

Ders kitabında konular, metinler, alıştırmalar, dil bilgisi, konuyla ilgili ek bilgiler, sözlü sınava hazırlık çalışması yer alır; yardımcı kitap ise çeşitli öneriler, yararlı bilgiler, alıştırmaların çözümlerini ve ödevleri içerir.

Her konunun sonunda son sınava hazırlayıcı nitelikte bir ödev yer alır. Öğrenci ilk ödevi yaptıktan sonra bunu kendisinden istenen bilgileri yazdığı öğrenci fişi ile birlikte CNED’e gönderir. Ödev kuruma ulaşır ulaşmaz öğrenciye yanıt anahtarı gönderilir. Daha sonra da öğretmenin düzelttiği ödev öğrenciye gönderilir. Öğrenciden, ödevini inceleyip hatalarını ve ödevindeki olumlu noktaları not ederek sonraki ödevlerde o noktaları göz önünde tutması beklenmektedir. Ödev düzeltme görevini üstlenen öğretmen, öğrencinin ödevleriyle ilgili notu, önemli noktaları ve görüşlerini öğrencinin bilgi fişine yazar. Öğrencinin yıl içinde aldığı notlar, okuluna gönderilerek karnesine de geçer. Öğretmen öğrencinin yıl içindeki çalışmasını ve durumunu bilgi fişleri yardımıyla izler. Böylelikle öğrenciye önemli hatırlatmalarda ve tavsiyelerde bulunarak onun sınava en iyi şekilde hazırlanmasında önemli bir rol oynar.

Sonuç olarak,

Fransız eğitim sistemi öğrencilere lise bitirme sınavlarında istedikleri dilden sınava girme olanağı tanımaktadır. Öğrenciler bu sistemden CNED aracılığıyla yararlanmaktadırlar. Bölgelerinde ve okullarında Türkçe dersi olmayan öğrenciler için böyle bir dersin varlığı oldukça önemlidir. Bu derslerde aldıkları notlar, CNED tarafından öğrencilerin okullarına gönderilir ve karnelerine işlenir. Böylece, CNED’in öğrencilere sunduğu Türkçe dersleri Fransa’nın çeşitli bölgelerindeki lise ve ortaokullarda okutulan yabancı dil olarak Türkçe derslerini tamamlayıcı bir seçenek olması dolayısıyla daha da önem kazanmaktadır.

Son olarak şunu belirtmek isterim: CNED’in İngilizce, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce gibi diller arasına Türkçeci de katması, onun bu dili tanıdığının ve bu dile önem verdiğinin bir göstergesidir. Uzaktan öğretimle bir öğrenci nerede olursa olsun, yabancı dil Türkçe derslerine ulaşma olanağına sahiptir. Bu anlamda CNED’de yabancı dil Türkçe öğretiminin daha yaygınlaşıp geniş kitlelere ulaşması, Türkçe’nin Fransa’da ve Fransızca konuşulan ülkelerdeki geleceğini etkileyecek ve konumunu güçlendirecektir.

Müzikli Eğitim Örneği

Müzik, öğrencilerin motive edilmesinde kullanılan araçlardan biridir. Monotonlaşmış ve öğrenci için sıkıcı olmaya doğru gitmiş bir ders için, müzik, öğretmenin imdadına yetişen ve öğrenciyi yeniden sınıfa getiren enerji verici bir araçtır.

Öğretmen için vazgeçilemeyecek  kadar önemli olan müziği etkili bir biçimde kullanmak, yine öğretmenin maharetine ve bilgisine kalmıştır. Eğitimde önem arz eden müzik, öylesine kullanılan ve planlanmadan öğrenciye sunulan bir çalışma olmamalıdır.

Eğitim için değer ifade eden,  müziğin öğretimde etkili ve planlı bir biçimde kullanılmasıdır. Yukarıda da ifade edildiği üzere, müziğin etkili bir biçimde kullanılması, öğretmenin bilgi ve maharetine bağlıdır. Öğretmen, bu konu hakkında bilgilenmeli, edindiği bilgiyi en güzel bir biçimde öğrenciye sunabilmelidir.

Müziğin etkili olarak kullanılması için öğretmen aşağıdaki hususlara dikkat etmelidir:

  1. Konuya uygun olacak bir parça seçmelidir.
  2. Seçtiği müzik parçası, öğreteceği parçaya uygunluk arz etmelidir. Sözgelimi, geniş zamanı anlatıyorsa, öğrenciye sunacağı parça geniş zamanlı fiillerin geçtiği bir parça olmalıdır.
  3. Parça, öğrencinin seviyesine uygun olmalıdır.
  4. Parça, öğrencinin anlayabileceği (kelimeleri yakalayabileceği) bir ritimde olup ne çok hareketli ne de çok yavaş olmalıdır.
  1. Parçayı seslendiren şarkıcının diksiyonunun düzgün olmasına dikkat edilmelidir.
  2. Müzik parçası anlaşılır olmalıdır.
  3. Müzik parçasının amacına ulaşıp ulaşmadığına dair bir değerlendirme sınavı yapılmalıdır.

Bu hususlar dikkate alınarak planlanmış bir parçanın dinletilmesi öğretmen için vazgeçilmez bir faaliyet olurken, öğrenci için de eğlenceli ve bilgi verici bir uğraş olacaktır.

Aşağıda müzikli eğitim etkinliklerinde, öğretmen tarafından hedeflenen davranışların ne denli gerçekleştiğini ölçmek maksadıyla bir örnek çalışma verilmiştir.

Örnek değerlendirme formu:

1. Aşağıda  verilen kelimeleri kullanarak boşluğu uygun şekilde doldurunuz.

Gülünce           açar                  seni      biz

Gelince            gelir     gül       sevinirdik

Dereler                            pembe

Sen.............................. güller................................. gül pembe

Bülbüller........... söyler............... dinlerdik................. pembe

Sen..................................... bahar gelir gül..............................

................................. seni çağlar.............................. gül pembe

2. Şarkıyı dinleyip aşağıdaki boşlukları uygun kelimelerle doldurunuz.

Dudağımda........................................ bir türkü gül pembe

....................... hep seni söyler seni................... gül pembe

................ yağmurlarıyla bir gün göçtün...........................

İnanamadık gül pembe

............... iller......................... bizim iller............................

Olamadı gül pembe

Dudağımda.............................................. bir türkü gül pembe

.................... hep seni.................. seni.................... gül pembe

3. Şarkıyı tekrar dinleyip yazdıklarınızı kontrol ediniz.

4. Aşağıdaki kelimeleri şarkıya uygun olacak şekilde eşleştiriniz.

A) Güz yağmurlarıyla             1) gül pembe

B) Bizim iller sessiz                 2) bizim iller sensiz

C) Olamadık                           3) bizim iller sensiz

D) İnanamadık                        4) bir gün göçtün gittin

5. Şarkıyı dinleyiniz ve yanlış yazılan kelimelerin doğrusunu yazınız.

Dudakımda son bir kürkü gül pembe

Hâlâ  hep beni söyler beni bağırır gül pembe

Sözlerimde son bir bulut gül pembe

Hâlâ  hep seni bekler seni söyler gül pembe

6. Aşağıda verilen kelimeleri şarkıya göre sıralayıp numaralandırınız.

  1. Sevinirdik                    (           )
  2. Bülbüller                     (           )
  3. Yağmurlarıyla             (           )
  4. Göçtün                                    (           )
  5. Bahar                           (           )
  6. Dereler                                    (           )
  7. Çağlar                          (           )
  8. Sensiz                          (           )
  9. Olamadı                      (           )
  10. İnanamadık                 (           )

7. Dinleyiniz ve karışık halde verilen kelimeleri düzenleyerek şarkıya göre yeniden yazınız.

açar  - güller  -    sen -  gül -  gülünce -  pembe

söyler  –  gül  –  seni -  bülbüller -  dinlerdik  -  pembe  -   biz

gelir -  bahar -  sen -  pembe -  gelince -  gül

pembe -  sevinirdik -  çağlar -  dereler -  gül -  seni

8. Dinleyiniz ve şarkıda yer almayan kelimeyi çiziniz.

Dudağımda yine son bir türkü gül pembe

Hâlâ  hep seni söyler seni çağırır şimdi gül pembe

Güz yağmurlarıyla bir gün geldin göçtün gittin

İnanamadık buna gül pembe

Bizim iller sessiz bizim iller sensiz bizim iller sahipsiz

Olamadı gül pembe

9. Şarkıyla ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.

  • Dinlemiş olduğunuz şarkı hakkında ne düşünüyorsunuz?
  • Sizce bu şarkı kim için bestelenmiştir?
  • Şarkıyı besteleyen müzisyen, şarkıyı bestelemiş olduğu zaman neler düşünmüş olabilir?

10. Parçada kullanılan zamanları ve fiilleri yazınız.

Müzikli Eğitim Örneği

Müzik, öğrencilerin motive edilmesinde kullanılan araçlardan biridir. Monotonlaşmış ve öğrenci için sıkıcı olmaya doğru gitmiş bir ders için, müzik, öğretmenin imdadına yetişen ve öğrenciyi yeniden sınıfa getiren enerji verici bir araçtır.

Öğretmen için vazgeçilemeyecek  kadar önemli olan müziği etkili bir biçimde kullanmak, yine öğretmenin maharetine ve bilgisine kalmıştır. Eğitimde önem arz eden müzik, öylesine kullanılan ve planlanmadan öğrenciye sunulan bir çalışma olmamalıdır.

Eğitim için değer ifade eden,  müziğin öğretimde etkili ve planlı bir biçimde kullanılmasıdır. Yukarıda da ifade edildiği üzere, müziğin etkili bir biçimde kullanılması, öğretmenin bilgi ve maharetine bağlıdır. Öğretmen, bu konu hakkında bilgilenmeli, edindiği bilgiyi en güzel bir biçimde öğrenciye sunabilmelidir.

Müziğin etkili olarak kullanılması için öğretmen aşağıdaki hususlara dikkat etmelidir:

  1. Konuya uygun olacak bir parça seçmelidir.
  2. Seçtiği müzik parçası, öğreteceği parçaya uygunluk arz etmelidir. Sözgelimi, geniş zamanı anlatıyorsa, öğrenciye sunacağı parça geniş zamanlı fiillerin geçtiği bir parça olmalıdır.
  3. Parça, öğrencinin seviyesine uygun olmalıdır.
  4. Parça, öğrencinin anlayabileceği (kelimeleri yakalayabileceği) bir ritimde olup ne çok hareketli ne de çok yavaş olmalıdır.
  1. Parçayı seslendiren şarkıcının diksiyonunun düzgün olmasına dikkat edilmelidir.
  2. Müzik parçası anlaşılır olmalıdır.
  3. Müzik parçasının amacına ulaşıp ulaşmadığına dair bir değerlendirme sınavı yapılmalıdır.

Bu hususlar dikkate alınarak planlanmış bir parçanın dinletilmesi öğretmen için vazgeçilmez bir faaliyet olurken, öğrenci için de eğlenceli ve bilgi verici bir uğraş olacaktır.

Aşağıda müzikli eğitim etkinliklerinde, öğretmen tarafından hedeflenen davranışların ne denli gerçekleştiğini ölçmek maksadıyla bir örnek çalışma verilmiştir.

Örnek değerlendirme formu:

1. Aşağıda  verilen kelimeleri kullanarak boşluğu uygun şekilde doldurunuz.

Gülünce           açar                  seni      biz

Gelince            gelir     gül       sevinirdik

Dereler                            pembe

Sen.............................. güller................................. gül pembe

Bülbüller........... söyler............... dinlerdik................. pembe

Sen..................................... bahar gelir gül..............................

................................. seni çağlar.............................. gül pembe

2. Şarkıyı dinleyip aşağıdaki boşlukları uygun kelimelerle doldurunuz.

Dudağımda........................................ bir türkü gül pembe

....................... hep seni söyler seni................... gül pembe

................ yağmurlarıyla bir gün göçtün...........................

İnanamadık gül pembe

............... iller......................... bizim iller............................

Olamadı gül pembe

Dudağımda.............................................. bir türkü gül pembe

.................... hep seni.................. seni.................... gül pembe

3. Şarkıyı tekrar dinleyip yazdıklarınızı kontrol ediniz.

4. Aşağıdaki kelimeleri şarkıya uygun olacak şekilde eşleştiriniz.

A) Güz yağmurlarıyla             1) gül pembe

B) Bizim iller sessiz                 2) bizim iller sensiz

C) Olamadık                           3) bizim iller sensiz

D) İnanamadık                        4) bir gün göçtün gittin

5. Şarkıyı dinleyiniz ve yanlış yazılan kelimelerin doğrusunu yazınız.

Dudakımda son bir kürkü gül pembe

Hâlâ  hep beni söyler beni bağırır gül pembe

Sözlerimde son bir bulut gül pembe

Hâlâ  hep seni bekler seni söyler gül pembe

6. Aşağıda verilen kelimeleri şarkıya göre sıralayıp numaralandırınız.

  1. Sevinirdik                    (           )
  2. Bülbüller                     (           )
  3. Yağmurlarıyla             (           )
  4. Göçtün                                    (           )
  5. Bahar                           (           )
  6. Dereler                                    (           )
  7. Çağlar                          (           )
  8. Sensiz                          (           )
  9. Olamadı                      (           )
  10. İnanamadık                 (           )

7. Dinleyiniz ve karışık halde verilen kelimeleri düzenleyerek şarkıya göre yeniden yazınız.

açar  - güller  -    sen -  gül -  gülünce -  pembe

söyler  –  gül  –  seni -  bülbüller -  dinlerdik  -  pembe  -   biz

gelir -  bahar -  sen -  pembe -  gelince -  gül

pembe -  sevinirdik -  çağlar -  dereler -  gül -  seni

8. Dinleyiniz ve şarkıda yer almayan kelimeyi çiziniz.

Dudağımda yine son bir türkü gül pembe

Hâlâ  hep seni söyler seni çağırır şimdi gül pembe

Güz yağmurlarıyla bir gün geldin göçtün gittin

İnanamadık buna gül pembe

Bizim iller sessiz bizim iller sensiz bizim iller sahipsiz

Olamadı gül pembe

9. Şarkıyla ilgili aşağıdaki soruları cevaplayınız.

  • Dinlemiş olduğunuz şarkı hakkında ne düşünüyorsunuz?
  • Sizce bu şarkı kim için bestelenmiştir?
  • Şarkıyı besteleyen müzisyen, şarkıyı bestelemiş olduğu zaman neler düşünmüş olabilir?

10. Parçada kullanılan zamanları ve fiilleri yazınız.

Rusya-Devlet Beşeri Üniversitesi Rus-Türk Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde Türkçe Öğretimi

1999 yılında Ankara’da yapılan “Dünyada Türkçe Öğretimi Semineri”ne katılarak Türkçe’nin Rusya’da ta eski zamanlardan bu yana öğrenilmesini detaylı şekilde anlatmıştım (bkz: “Dil” dergisinin özel sayısı, No: 82, Ağustos 1999). Bugün, Moskova’daki Rusya Devlet Beşeri Üniversitesinde geçenlerde açılan Rus-Türk Araştırma ve Eğitim Merkezi hakkında bilgi vermek isterim.

Rusya Devlet Beşeri Üniversitesi, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, yeni Rusya devletinin oluşması döneminde, Devlet Tarih ve Arşivcilik Enstitüsü’nün tasfiyesi sonucunda kurulmuştur. Üniversite Rektörü, Prof.Yuri Afanasyev, Sovyetler Birliği’nin uyguladığı dış ve iç politikanın ve Sovyet liderlerinin güttüğü faaliyetin kritik şekilde yeniden değerlendirilmesinin gerektiğini herkesten önce belirten Rus tarihçilerindendir. Bu sayede, Sayın Afanasyev’in başkanlık ettiği Rusya Devlet Beşeri Üniversitesi, Rus gençleri için yeni düşünüş tarzının ve sosyal bilimlerde Marksist olmayan bilimsel araştırma ve öğretim metotlarının sembolü olmuştur. Aslında, Moskova Devlet Üniversitesi’nden sonra, Rusya Devlet Beşeri Üniversitesi, tüm sosyal bilim dallarında öğretimin yapıldığı, Rusya’nın ikinci üniversitesidir.

Rusya Devlet Beşeri Üniversitesi’nde bazı ülkelerle ilgili etraflı araştırmalarda bulunan eğitim ve araştırma merkezleri kurulmaktadır. 2000 yılında Rus-Türk Eğitim ve Araştırma Merkezi de bunlar arasında yer almıştır. Türk-Rus Tolerans Vakfı, üniversite mezunu, Türkçe bilen uzmanların eğitimine ihtiyaç duyan Türk ve Rus işadamları, bu merkezin kurulmasına maddi ve organizasyon yardımı göstermiştir. Türkçe’nin bundan önce de Rusya Devlet Beşeri Üniversitesi’nde öğretilmesine rağmen, Merkez, yeni nesil Türkologların eğitiminde yeni bir aşama olmuştur.

Rusya Devlet Beşeri Üniversitesi’nde Türkçe, Doğu Dilleri, Siyasal Bilgiler, Sosyal Antropoloji, Kültür Bilimi, Tarih ve Filoloji Fakültelerinde öğretilmektedir. Bugün birinci, üçüncü ve beşinci sınıflarda yirmiden fazla öğrenci Türkçe öğrenmektedir. Bu üniversitenin özelliği şudur ki, bir öğrenciye sadece Türk dilini öğretmek amacı güdülmez. Bu durumda Türkçe, öğrencinin seçtiği dalı daha iyi ve derin şekilde anlamak, daha geniş bilgi ufukları açmak için bir araç rolünü oynar. Örneğin, bu ders yılında, merkeze Türkçe öğrenmek üzere, filoloji ve dil dalını seçen öğrencilerin yanısıra, felsefe ve arşivciliği tercih eden çocuklar da kayıt edildiler.

Bugün Merkezde 5 Türkçe öğretmeni ders vermekte olup, bunlardan ikisinin ana dili Türkçe’dir. Ayrıca, Türkçe öğretilirken ses bilimi teorik gramer, tarihi gramer (Osmanlıca yazılışı dahil), söz haznesi ve cümle bilimine, konuşma dilinin geliştirilmesine önem verilmektedir.

Derslerde Rus, Türk ve Alman üniversitelerinde uygulanan ders kitapları kullanılır. Başlıca ders kitabımız, tanınmış Türkçe öğretmeni, rahmetli Profesör Pötr Kuznetsov’un hazırladığı iki ciltlik ders kitabıdır (P.I.Kuznetsov, Türkçe Ders Kitabı. İzdatelski Dom “Muravey-Gayd, Moskova, 2000). Yıllar boyunca Moskova Devlet Uluslar Arası İlişkiler Enstitüsü’nde çalışmış olan Profesör Kuznetsov, kendi öğretim sisteminin esaslarını o enstitüde oluşturdu. Buna rağmen, ömrünün son döneminde Rusya Devlet Beşeri Üniversitesinde öğretmenlik yaparak, bu sistemi aktif olarak kullanmış ve gelişmiştir. Kayda değer şu ki, Profesör Kuznetsov söz konusu ders kitabının yayına hazırlanışına üniversite öğrencilerini de çekmiştir. Ve çocuklar bu işi coşkuyla yapmışlardır. Ders kitabının bilgisayar varyantı, tümüyle Rusya Devlet Beşeri Üniversitesi Dil Bilimi Dalı öğrencileri tarafından dizilmiştir.

Rusya Devlet Beşeri Üniversitesi’ndeki öğretim özellikleri uyarınca, öğrenciler, diploma aldıktan sonra bilimsel araştırmalar veya öğretmenlik yapmaya hazırlanmaktadır. Bu nedenle ders programında “Orta ve Batı Asya Tarihi” (2 sömestr), “Türk Halklarının Kültürel Mirası” (1 sömestr), “20. Yüzyılda Türk Edebiyatı ve Sanatı” (1 sömestr) gibi özel kurslar yer almaktadır. Bundan başka Türkiye’nin günlük yaşam tarzı, kültürü, aile içi ilişkiler, toplumsal hayat ve gelenekler, etnografi konularında da seminerler yapılmaktadır. Özel pratik dersler de öğrencilerin çok büyük bir beğenisini kazanmaktadır. Rusya Devlet Beşeri Üniversitesi Müzecilik Kürsüsü’nün katılımıyla yapılan söz konusu pratik dersler, Osmanlı ve modern Türk sanatının şaheserlerinin yer aldığı koleksiyonların bulunduğu Rus müzelerinde gerçekleştirilmektedir.

Türkçe okuyan öğrenciler için ana sömestrlerden sonra Türkçe uygulama dönemi de öngörülmektedir. Bu yıl Türkçe uygulama dönemi, Moskova’daki Rus-Türk Lisesi’nde yapılmıştır. Bazı öğrencilerimiz, Türkçe uygulama olarak Moskova’daki Türk ve diğer Rus-Türk ortak şirketlerinde tercümanlık yapmaktadırlar, “Perspektif” ve “Diyalog Avrasya” dergilerinin hazırlanmasına katkıda bulunmaktadırlar. Öğrencilerimizden bir bölümü Türkçe uygulama sırasında Rusya Devlet Kütüphanesi Ender Doğu Kitapları Bölümünde çalışırken eski Osmanlı kitapları katalogunun yapılması çalışmalarına katıldı. Bir öğrencimiz de, Rusya Devlet Arşivinde Türkçe uygulama dönemini geçirirken, Rus amirallerinden kalan Osmanlı arşivlerinin tasnifine katıldı.

İkinciden başlayarak, her sınıfın sonunda öğrenciler seçtiği ihtisaslaşmaya göre dönem ödevini de yapmaktadır. Bu yıl hazırlanan ödevlerin en iyileri şunlardır: “Türk masallarının sabır taşı ile Eski Orta Asya Türk metinlerini yâd taşı arasındaki paralellikler”, “çeşitli yazarların Türk Yüzükleri hakkında verdikleri etnik, bilgilerin karşılaştırılması” ve “Küçük Türkçe-Rusça kısaltmalar sözlüğü”dür. Kayda değer husus şu ki, tüm bu ödevlerin yazılması için öğrenciler Türkçe kitapları esaslı şekilde okumuşlardır.

Rusya Devlet Beşeri Üniversitesi çerçevesinde kurulan Rus-Türk Merkezi sayesinde, eğitim sürecinin teknik araçlarıyla donatılması ile ilgili sorunlar da daha kolay şekilde çözülebilecektir. Ayrıca, eğitimde son model bilgisayarlar ve programları kullanılacak, bir uydu teleanteni de monte edilecektir. Böylece öğrencilerimiz direkt Türkiye’den televizyon programlarını seyredebilecektir. İleride kütüphanemiz de daha sistemli bir şekilde düzenlenecektir.

Bugün ise merkezin karşı karşıya geldiği başlıca problemler, ders kitaplarının ve sözlüklerin keyfi seçilişi, ses kasetlerinin yetersizliği ve video malzemelerinin tamamen bulunmamasıdır. Öğrencilerin daha mükemmel tercümeler yapabilmeleri için, terim sözlükleri hariç, en yüksek düzeyde söz haznesi ve stilistik konusundaki ders kitaplarının ve metot araştırma eserlerinin bulunması gerekir.

Son zamanlarda genç Türkoloji uzmanlarımız, özellikle arşivcilik dalını seçenler, bir ciddi sorunla daha karşı karşıya geliyor. Bu mezunların bir çoğu, şimdiye kadar pratik olarak incelenmemiş durumda bulunan Osmanlı tarihi belgeleri üzerinde çalışmak ister, ancak yeteri kadar Osmanlıca bilmediklerinden bunu yapamazlar. Oysa ki, Rusya’nın çeşitli arşivlerinde Osmanlı belgelerinin bulunduğu dosya sayısı 700 bini aşar. Kaydetmek gerek ki, son zamanlarda bu yönde bazı olumlu değişiklikler görüyoruz. Geçen ders yılında değerli meslektaşlarımızdan Profesör İlber Ortaylı Moskova’ya gelerek bir dizi Osmanlıca dersi vermiştir. Böyle derslerin ileride de Türk profesörleri tarafından okutulacağını ümit ediyoruz.

Üniversitemiz öğrencilerinin yaz döneminde pratik yapabilmeleri için, benzer dallarda öğretim yapan bir Türk üniversitesiyle öğrenci teatisinde bulunmak da çok yararlı olacaktır. Bu konuda bu saygıdeğer toplantıya katılan Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı ve TÖMER görevlilerinin bize yardımcı olacaklarını umarız.


 Rus-Türk Araştırma vs. Eğitim Merkezi Müdürü  Türk Dil Kurumu Şeref Üyesi - 

Prof. Dr. Dmitri VASİLYEV

Rusya’da Türkçe’nin Eğitim Sorunları

Rusya’da Türkiye Türkçesi ülkenin büyük üniversitelerinde  Moskova Devlet Üniversitesi Asya-Afrika Ülkeleri Enstitüsü’nde, Petersburg Devlet Üniversitesi Doğu Bilimleri Fakültesi Türkoloji Bölümü’nde, Moskova Devlet Linguistik Üniversitesi’nde, Moskova Devlet Uluslar Arası İlişkiler Enstitüsü’nde, Çelyabinsk Devlet Üniversitesi’nde ve başka yüksek okullarda öğretilmektedir. Adı geçen üniversitelerde Türkçe’nin eğitimi ihtisas alanları göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmektedir. Eğer Petersburg Üniversitesi’nde klasik Türkoloji uzmanlarının yetiştirilmesine ağırlık veriliyorsa, Moskova Linguistik Üniversitesi’nde çağdaş Türkiye Türkçesi tercümanı ve dil uzmanları yetiştirilmektedir. Bu sebeple Rusya üniversitelerinde Türkçe eğitiminde farklılıklar görülmektedir. Fakat bu, Türkçe eğitiminde ortak bir sistemin olmaması anlamına gelmemektedir. Özellikle ilk iki yılda üniversitelerde aynı sisteme dayanarak Türkçe öğretilmektedir. Konuyu bu açıdan ele almakla Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri bulunan Rusya üniversiteleri için geçerli olan ortak sorunlarla karşı karşıya kalmaktayız.

Bu sorunların bir kısmı, Türkiye ve yabancı ülkelerde Türk Dili Grameri ve Türk Dili Eğitimi üzerine yapılmış ilmi ve pratik çalışmaların yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Çağdaş dil eğitiminin taleplerini karşılayabilecek sağlam “Yabancılar için Türkiye Türkçesi Grameri” kitabı bulunmamaktadır. Bu alanda yayımlanmış kitapların çoğu Türkçe’nin kurslar düzeyinde öğrenilmesine yöneliktir. Bir başka sorun, Türkçe gramer terimleri alanında yaşanan kargaşadan kaynaklanmaktadır. Dil uzmanlarının birbirinden farklı terimler kullanmaları, Türkçe Bölümü öğrencilerini zor duruma sokmaktadır. Söylediklerimizi kanıtlamak için bir örnek vermek istiyorum. Bilindiği gibi şimdiye kadar isim halleriyle ilgili terim kargaşası devam etmektedir. Türkiye’de dil bilgisi uzmanları halleri çeşitli terimler kullanarak adlandırıyorlar. Örneğin, Prof. Dr. Tahsin Banguoğlu ismin 6 halini- kim hali, kimi hali, kime hali, kimde hali, kimden hali ve kimin hali terimleriyle yorumlarken (1, 326-327), Prof. Dr. Hamza Zülfikar isim çekimlerini yediye çıkararak, onları yalın hali, belirtme hali, yönelme hali, kalma hali, çıkma hali, tamlayan hali ve eşitlik hali terimleriyle belirlemiş oluyor (2, 31-32). Rusya’da da durum aynıdır. Prof.Dr. P.Kuznetsov 1999 yılında yayımlanmış “Türk Dili” kitabında Prof.Dr. Hamza Zülfikar’ın terimlerinden faydalanıyor (3). Fakat ondan farklı olarak ‘eşitlik hali’ni kabul etmiyor. Prof. Dr. Yuriy Şeka ise isim çekimlerini Rusça terimler kullanarak adlandırıyor (4). Bu ve buna benzer durumlar, doğal olarak Türkçe eğitimini olumsuz yönde etkilemektedir.

Pratik Türkçe eğitimi sorunlarına çözüm bulmak için Türk ve yabancı dil uzmanları ve hocalarının bir araya gelerek ortak çalışmalar yapabilecekleri Uluslar Arası Türk Dili Enstitüsü’nün kurulmasına büyük ihtiyaç vardır. Böyle bir merkez yurtiçi ve yurtdışında Türk dilinin incelenmesi ve eğitimine, çeşitli ülkelerde Türk dili kitaplarının hazırlanmasına, seminerler, dil yarışmaları düzenlenmesine yardımcı olabilir. Enstitü aynı zamanda Türk dili hocalarının fikir alışverişinde bulunacakları bir merkez özelliklerine de sahip olmalıdır kanımızca.

Genel sorunlar dışında Türkçe’nin Rusya’da eğitiminin özel sorunları da bulunmaktadır. Bunların başında Türk dilinin eğitimiyle ilgili ders kitaplarının yetersizliği, eğitim malzemelerinin-okuma kitaplarının, audio ve video kasetlerin, ülkenin eski ve yeni kültür hayatını, tarihini, coğrafyasını anlatan eserlerin, günlük gazetelerin bulunmaması veya yeteri kadar olmaması gelmektedir. Bu alanda da işbirliğine gidilmeli, gereken eğitim ve öğretim malzemeleri hazırlanmalıdır.

KAYNAKÇA

  1. Tahsin Banguoğlu. Türkçe’nin Grameri, Ankara, 1986.
  2. Hamza Zülfikar. Yabancılar için Türkçe Dil Bilgisi, Ankara, 1980.
  3. P.İ. Kuznetzov. Uçebnik Turetzkovo Yazıka, Moskva, 1999.
  4. Y.V. Şçka. İntensıvnıy Kurs  Turetzkovo Yazıka, Moskva, 1996 

Türkçe Derslerinde Bilgisayar Destekli Eğitim

Bütün derslerde olduğu gibi Türkçenin öğretilmesinde de gelişen ve sürekli değişim halinde olan teknolojinin imkanlarından azami istifade yolları araştırılmalıdır.

Günümüz teknolojisinin önemli bulgularından biri de Bilgisayar destekli eğitimdir. Bilgisayar destekli eğitim, özellikle fizik, kimya gibi derslerin sunumunda  kullanılan bir kavram olup Türkçe’nin öğretilmesinde yeni yeni kullanılmaya başlanan bir teknolojidir.

Derslerde teorik olarak sunulan konuları pekiştirmek maksadıyla, uzmanlarca hazırlanan CD’ler, programlar, öğretmenlerin kendi gayretleriyle ortaya koymuş oldukları çalışmalar  ( power point vb. sunumlar) kullanılabilir.

Öğretmenin bilgisayar destekli eğitimi etkili bir biçimde uygulamaya koyması, iyi bir planlama yapmasıyla mümkün olacaktır. Bu yüzden etkili bir uygulama için öğretmenin;

  • Her şeyden önce bilgisayar destekli eğitimi yapabilecek bilgi ve beceriye sahip olması
  • Başta kendi alanıyla ilgili olmak üzere bilgisayar teknolojisindeki gelişimi ve değişimi takip etmesi
  • Bilgisayar destekli eğitime uygun bir konu seçmesi
  • Seçtiği konuya uygunluk arz eden  materyalleri toplaması (CD ,  Pover point sunumları vb.)
  • Bilgisayar destekli eğitim faaliyetini uygulayabileceği alt yapıya uygun bir ortama sahip olması ( Multi medya sisteminin mevcut olması)
  • Bilgisayarı, derslerinde etkili kullanabilme adına planlamalarını dersten öce yapması, materyalleri uygulama aşamasında nasıl kullanacağına dair evreleri planlaması ve konuya ilişkin hedeflerini belirlemesi
  • Bilgisayar teknolojisine ilişkin kendisinde mevcut olan materyallerden haberdar olması ve elindeki kaynakların içeriğini gösteren fişleme sistemini kullanması gerekmektedir.

Bilgisayarın derslerde kullanılması, bir ders saatinin tamamını kapsayacak bir faaliyet olmamalıdır. Bilgisayar, önceden yapılan bir planlamayla, dersin 10-15 dakikalık bir bölümünde, öğrenmeye konu olan öğelerin kavranmasında ve özellikle pekiştirilmesinde yardımcı bir unsur olarak kullanılmalıdır.

DİL ÖĞRETİMİNDE VİDEO

A-video dersinin tanımı

B-video gösteriminde dikkat edilecek genel hususlar

C-video dersi işleme teknikleri

D-örnek bir video dersi işleyiş planı

A-VİDEO DERSİNİN TANIMI

Video, ses ve görüntüyü bir bütün halinde veren görsel-işitsel araçlardan biridir. Video dersi de, öğrencilerin görme ve işitme duyularına hitap edecek bir şekilde ses ve görüntüyü iletmek için yapılan planlamadır.

B-VİDEO GÖSTERİMİNDE DİKKAT EDİLECEK GENEL HUSUSLAR

Eğitim öğretimde video dersinin etkin bir biçimde kullanılması için, video dersi üç ana bölüm esas alınarak planlanmalıdır.

1.   Bölüm: Öğretmenin hazırlık bölümü:

  • Öğrencilere seyrettirilecek film, dersten önce öğretmen tarafından mutlaka izlenmelidir.öğretmen bu esnada yapacağı faaliyet için aşağıda belirtilen hususlar hakkında bir planlama yapmalıdır.
  • Öğretmen ders sırasında filmle ilgili soracağı soruları belirlemelidir.
  • Öğreteceği konu neyse, o konuyla ilgili olmak üzere ulaşmak istediği hedefleri belirlemelidir.
  • Filmi durduracağı yerleri belirlemelidir.
  • Filmde geçen yeni kelimeler varsa, bu kelimeler belirlenmelidir.
  • Filmde, gerekli gördüğü ve öğrencilerin dikkatine sunmak istediği bölümleri not almalıdır.
  • Etkili bir öğretim için seçtiği filmin on dakikayı geçmemesine dikkat etmelidir.

2.   İşleniş bölümü:

  • Öğretmen, hazırlık bölümünde hazırladığı soruları yeri geldikçe sorar.
  • Belli yerlerde filmi durdurarak filmle ilgili sorular sorar.
  • Filmde geçen yeni kelimeler varsa, sırası geldikçe bu kelimeler belirtilmeli, anlamları üzerinde durulup cümle içinde kullanılmalıdır.
  • Öğrencilerin, öğrenecekleri yeni kelimelerin telaffuzunu zamanında ve doğru öğrenebilmeleri için kelime öğretiminde geri almalar yapılmalıdır.
  • Hedef konu neyse, öğrencilerin o konu üzerinde yoğunlaşmaları sağlanmalıdır. Sözgelimi, öğrencilerin filmde fiilleri tespit etmeleri ve bunları hangi zamanda kullanıldığını belirtmeleri isteniyorsa, bu hedef öğrencilere ifade edilmeli ve öğrencilerin bu hedef üzerine yoğunlaşmaları sağlanmalıdır.
  • Filmle ilgili sorular, öğrencilerin filmi daha dikkatli ve seçici seyretmeleri için tahtaya yazılabilir ya da fotokopi yoluyla öğrencilere dağıtılabilir.

3.   Bölüm: Değerlendirme bölümü:

  • Film, birkaç öğrenciye anlattırılır.
  • Filmde geçen yeni kelimeler üzerinde durularak filmin daha iyi anlaşılması sağlanır.
  • Hedef sorular öğrencilere cevaplattırılır.
  • Film, ödev olarak öğrencilere verilir, ödevlerinde filmden anladıklarını yazmaları istenir.

C-VİDEO DERSİ İŞLEME TEKNİKLERİ:

Video dersi işlerken genel olarak aşağıdaki teknikler kullanılmaktadır:

  • Sessiz seyretme yöntemi
  • Sesli fakat görüntüsüz seyretme yöntemi
  • Tahmin etme yöntemi
  • Aksi yönde tahmin etme yöntemi
  • Eksik bırakılmış cümleler, sözler yöntemi
  • İzleme-dinleme yöntemidir.

1- SESSİZ SEYRETME YÖNTEMİ:

Video ses ve görüntüyü bir bütün halinde verir. Sessiz seyretme, görme ve işitmeye dayalı işaretleri birbirinden ayırır ve kolaylıkla anlamaya geçişi sağlar. Öğrenciler filmin sadece görüntüsünü görürler. Sesini işitmezler ve hareketlere, jest ve mimiklere, ifadelere, giyime-kuşama ve çevreye dayalı bir film hakkında beyinlerinde bir fikir oluştururlar. Bu durum öğrencilerin filmin dili, filmde konuşulanlar hakkında tahmin yapmasına ve fikir yürütmesine teşvik edici olur. Öğrenciler filmi hem görüntülü ve sesli olarak tekrar seyrettiklerinde kendilerinin yapmış oldukları tahminlerini, düşündüklerini, izlenimlerini kontrol ederler. Bu aktiviteyi yerine getirmek için öğrencilerin konuyla ilgili ya da parçada kullanılan dil hakkında biraz bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. Öğrencilere seyrettirilecek filmin süresi 10 dakika olmalıdır. Bu on dakikalık film öğretmen tarafından 30 ya da 40 saniyelik bölümlere ayrılır. Öğrenciler parçayı birinci defa sessiz seyrettikten sonra öğretmen tarafından sorulan soruları cevaplandırmaya çalışırlar. Ve böylece seyredilen parça üzerinde bir tartışma başlatılır. Daha sonra sesli ve görüntülü olarak seyrederler. Sessiz seyretmede takip edilmesi gereken aşama şudur:

1-   Öğretmen sadece görüntüyle ilgili anlamaya yönelik basit soruları önceden hazırlar.

2-   Video çalıştırılır, sonra belirli aralıklarda “pause” düğmesine basılarak durdurulur ve hazırlanan sorular öğrencilere sorularak öğrencilerin bu bölümü ne kadar anladıkları ve bu bölümde karakterlerin neler söylediği ölçülür.

3-   Öğretmen kaseti tekrar başa alır ve öğrenciler kaseti sesli olarak seyrederler ve filmde kullanılan dille kendi kullanmış oldukları dilin formunu karşılaştırıp aktiviteyi tamamlarlar.

NOT: Öğrenciler parçayı izlemeden önce öğretmen şu tip soruları tahtaya yazabilir:

1-   Bu adam kim?

2-   O nerede çalışıyor?

3-   Onun işi nedir?

4-   Onun problemi nedir?

5-   O ne giyiyor?

6-   O arkadaşına ne söylüyor? v. s.

Sessiz anlatımda, gerçeğe en yakın anlatımı yapan öğrenciye bir not ya da hediye verilebilir. Bu, pasif ve sessiz olan öğrencilerin derse katılmaları ve daha aktif olmalarını sağlama adına öğretmene yardım eder.

2- SESLİ FAKAT GÖRÜNTÜSÜZ SEYRETME YÖNTEMİ:

Birinci yöntemin tam tersidir. Televizyon ekranındaki görüntü, öğrencilerin göremeyeceği bir biçimde kapatılır.Böylece öğrenciler, ekranı görmemelerine rağmen, işitmiş oldukları konuşmalardan dolayı beyinlerinde bir görüntü ve dekor hayal ederler. Öğrencilerden görüntüleri tahmin etmeleri istenir. Bu yöntem, öğrencilerin duyduklarını tahtaya ve deftere çizmelerini istemek şeklinde de uygulanabilir.

Bu yöntemde şu aşamalar takip edilmelidir:

1-   Öğretmen tarafından televizyon ekranı kapatılır.

2-   Öğretmen öğrencilere işitecek oldukları parçayla ilgili ön açıklamada bulunur. Böylece öğrenciler az sonra dinleyecekleri film üzerine yoğunlaşır ve tahminde bulunur.

3-   Video, sadece sesi duyulacak biçimde görüntüsüz olarak çalıştırılır. Öğrenciler dinlediklerine göre yazar ve resim çizerler.

4-   Öğrenciler, filmle ilgili çizmiş oldukları resim ve yazıları birbirlerine gösterirler      ve hangisinin filmi en iyi anlattığına karar verirler.

5-   Öğrenciler, filmi bu kez sesli ve görüntülü olarak seyreder.

6-   Bu basamaktan sonra öğrenciler, her iki aşama arasındaki benzerlik ve farklılıkları karşılaştırır ve bu durum üzerinde konuşurlar.

3- TAHMİN YÖNTEMİ:

Bir sonraki söylenecek sözü tahmin etme yöntemi video derslerinde kullanılan yöntemlerin belki de en etkilisidir. Eğer tahmin yöntemi bir diyalog üzerinde uygulanıyorsa, öğrencinin elindeki tek ipucu konuşan kişinin sesidir. Öğrenci, videodaki sesi, ekranı, yüz, göz, el-kol ve beden hareketlerini ve ifadeleri ne olacağı veya ne söyleneceğini tahmin etmede kullanabilir. İki çeşit tahmin yöntemi vardır:

1- Ne söyleyecekler?

Tavsiye edilen uygulama:

a- Öğretmen parçanın belirli bir kısmını öğrencilerin olayı tanımaları, nelerin olup-bittiğini anlamaları için izlettirir.

b- Öğretmen öğrencilerini bir bir, sonraki seyretmede belirli yerlerde videonun durdurulacağı ve söylenecek sözün veya cümlenin ne olacağının sorulacağı konusunda uyarır.

c- Öğretmen videoyu belirli bir noktada durdurur ve öğrencilerden söylenecek sözün, ifadenin ya da cümlenin tahmin edilmesini ister. Cevaplar alınır ve doğru olup- olmadığı ya da hangisinin, doğruluğa ne kadar yakın olduğu üzerinde hep beraber tartışılır.

d- Video çalıştırılır ve öğrenciler vermiş oldukları cevabı işittikleri cevapla karşılaştırırlar.

e- Öğretmen videoyu tekrar durdurur ve ekrandaki kişinin ne söylediği üzerinde tartışma başlatır. Tabi ki bu tartışmayı öğrencilerin tahmin ettikleri cümleleriyle karşılaştırarak yapar.

f- Öğretmen, parçada başka bir duraklama noktasına gelir. Kısacası bu aktivitenin olması için öğretmenin, önceden nerede duracağını ve neler soracağını hazırlamış olması gerekmektedir.

2- Ne olacak?

Tavsiye edilen uygulama:

a- Öğretmen filmi parça parça seyrettirir.Ardından,  “Ne oluyor?” ,  “Ne olacak?” sorularını sorarak videoyu durdurur. Öğrencilerin yapmış oldukları tahminlerde aynı fikirde olmaları çok önemlidir.

b- Arzu edilirse, öğrencilerin tahminlerinin bir kısmı tahtaya yazılabilir ve öğrenciler de bu tahminleri defterlerine yazarlar. Video gösterisi ilerledikçe öğrencilerin tahminleri değişebilir ve değişecektir de. Bu değişikliğin sebeplerini tartışmak, nasıl ve niçin değişti sorularına cevap vermek, öğrenciler için değişik bir durumdur.

c- Bu aktivitenin sonunda öğretmen için en güzel, öğrenciler için de en faydalı olanı, bir ya da birkaç öğrenciye gördüklerini kendi ifadeleriyle  geçmiş zamanı kullanarak anlatmasıdır. Bu, o günkü konunun anlaşılması ve pekiştirilmesi için herkes adına faydalı bir yöntemdir.

4- AKSİ YÖNDE TAHMiN YAPMA YÖNTEMİ:

Özellikle dil seviyesi ileri derecede olan öğrencilerle sohbet etmek için kullanılan etkili bir yöntemdir. Burada öğretmen, sonu sürpriz  ya da espiritüel bir şekilde biten bir filmi konu olarak ele alır. Öğrencilerden, olayın bu noktaya nasıl geldiği üzerine fikir yürütmelerini ister.

Tavsiye edilen uygulama:

a- Öğretmen, öğrencilerine bir video filminin sonunu seyredeceklerini söyler. Onlardan, sonunu seyredecekleri filmin başını tahmin etmeleri gerektiğini ifade eder.

b- Öğretmen filmin sonunu gösterir.

c- Öğrenciler konu üzerine tartışmaya başlarlar. Birbirilerine sorular yöneltirler.

NOT: Eğer bir örnek verirsek;

Öğrenciler ekranda görülen iki kişi hakkında konuşmaya başlar. Bu kişilerden birisi garson, diğeri ise yemek yemek için lokantaya giden bir müşteridir.

d- Öğrenciler, bu kişilerin ne yaptığı, adamın neden lokantaya gittiği, hangi yemeği isteyeceği, garsonun ne tür bir cevap vereceği vb. soruları birbirilerine sorarlar.

e- Öğretmen filmi başa alır ve öğrenciler filmi baştan sona  seyrederler.

f- Öğrenciler, ileri sürmüş oldukları fikirleri ile gördüklerini karşılaştırarak sınıf içinde tartışırlar.

NOT: Bu yöntem için en güzel materyal tiyatro oyunları ve skeçlerdir.

5- EKSİK BIRAKILMIŞ CÜMLELER ( SÖZLER ) YÖNTEMİ:

Bu yöntem, öğrencilerin konuyu daha çok anlamalarını değil kullanılan dili incelemelerini teşvik eder. Öğrencilere bir alıştırma kağıdı verilir. Seyredecekleri filmde geçen  sözlerin bazı kısımlarının kağıda eksik olarak yazıldığı söylenir. Öğrencilerden, eksik bırakılan kısımları tamamlamaları istenir. Bu iki şekilde yapılabilir.

1-   a) Öğrenciler parçayı baştan sona seyrederler.

b) Verilen alıştırmalar üzerinde çalışırlar.

c) Öğretmen parçayı geri alır ve tekrar seyrettirir.

d) Öğrenciler, filmi seyrederken alıştırma kağıdındaki boşlukları doldururlar.

e) Öğretmen videoyu tekrar başa alır ve öğrencilerden yazmış olduklarını kontrol etmelerini ister.

f) Öğrenciler cevaplarını öğretmenle tartışır.

2-   a) Öğrenciler parçayı seyretmezler.

b) Onlar, ellerine verilen soru kağıdını inceler ve konu üzerinde tartışırlar.

c) İkili ya da dörder kişilik gruplar halinde, kendi fikirlerine göre boşlukları doldururlar.

d) Öğretmen videoyu çalıştırır ve öğrenciler cevaplarını kontrol ederler.

e) Öğrenciler kendi cevaplarıyla parçadaki cevapları karşılaştırarak öğretmenle tartışırlar.

NOT: Bütün seviyelerde yapılabilecek bir aktivite, özellikle öğrencilerin dil ve kelime bilgisini ölçmekte kullanılmaktadır.

6- İZLEME-DİNLEME YÖNTEMİ:

Bu yöntem hiç şüphesiz en zevkli yöntemlerden biridir. Bu özellikle Lise öğrencileri için kullanılır. Bu aktiviteyi başarıyla uygulamak için öğretmenin diyalogdan ziyade resimlerle dolu bir parçaya ihtiyacı vardır. Bu uygulanırken sınıf ikiye ayrılır.

Tavsiye edilen uygulama:

1- Öğretmen sınıfı iki gruba ayırır. Bir grubun yüzü televizyona dönükken, diğer grubun sırtı  televizyona  dönüktür. Yani her iki öğrenciden biri  televizyonu seyrederken diğeri ise sırtı televizyona dönük olduğundan seyredemeyecektir.

2- Öğretmen, öğrencilerin bir video filmi seyredeceğini,  daha sonra izlediklerini, gördüklerini  eşlerine anlatacaklarını söyler.

3- Öğretmen videoyu çalıştırır.

4- Video sona geldiğinde, filmi seyredenler, seyretmeyenlere anlatır.

5- Öğretmen filmi seyretmeyip de filmi eşinden dinleyen birkaç öğrenciye filmi anlatmalarını ister. Bu sırada filmi seyretmemiş olan diğer öğrencilerden de anlatım esnasında ek fikirler alabilir.

6- Öğretmen  filmi seyretmeyen birkaç öğrencinin konuyu özetlemesini ister, bu yolla konunun pekişmesini sağlar.

7- Video başa alınır. Bu kez herkes seyreder.

8- Öğrenciler gördüklerini, duyduklarını ve düşündüklerini birbirilerine aktararak tartışırlar.

D-ÖRNEK BİR VİDEO DERSİ İŞLEYİŞ PLANI

Aşağıda, “Çiçek Taksi” isimli dizi filmin 10 dakikalık bölümü dikkate alınarak, video dersi işlenişiyle ilgili bir örnek verilmiştir. Bu  örneği vermekteki amaç, video dersi planını ilk kez  yapacak bir öğretmene fikir verebileceği gerçeğidir. Bu bakımdan önemli olan, öğretmenin bu plandan fikir alarak; sonraki uygulamalarında, kendine özgü yeni planlar geliştirmesi ve ortaya koymasıdır.

1. Adım: Hangisini gördünüz?

Aşağıdaki yazılı olan kelimelerden duyduğunuz ya da gördüklerinizi işaretleyiniz.

Taksi                           (   )

Dondurma                  (   )

Çikolata                      (   )

Taksi Durağı               (   )

Ekmek                        (   )

Simit                           (   )

Çay                             (   )

Video                         (   )

Gazete                        (   )

Televizyon                  (   )

Buzdolabı                   (   )

Cep telefonu               (   )

Çanta                          (   )

Aşağıda bu aktiviteyle ilgili olmak üzere bazı aşamalar verilmiştir.

1. Aşama: Öğrencilerin kendilerine verilen kelime ve cümleleri okuması

2. Aşama: Öğrencilerin okumuş oldukları kelime ve cümleleri anlamış olduklarından emin olmaları

3. Aşama: Öğretmenin video parçasını bir defa izletmesi

4. Aşama: Öğrencilerin video izleme sırasında, ya hemen verilen soruları işaretlemesi ya da doldurması

5. Aşama:Öğrencilerin öğretmenle birlikte cevapları kontrol etmesi

2. Adım: Ne Oldu?

1.         Aşağıdakilerden hangisi filmde geçen mesleklerden değildir?

A) Polis           B) Taksici       C) Avukat       d) Mühendis   E) Doktor

2.         Aşağıdakilerden hangisi gazete okuyan adamı sinirlendirmiştir?

A) Gözlüğünü evde unutması

B) Gazete okurken rahatsız edilmesi

C) Gazetede kötü bir haber okuması

D) Ortamın çok gürültülü olması

3.         Adam, taksi durağına niçin çikolata getirmiştir?

A) Hastahaneden çıktığı için

B) Nişanını kutlamak için

C) Arkadaşlarını mutlu etmek için

D) Arkadaşları çikolatayı çok sevdiği için

3. Adım: Diyagram ve Kart:

Kendilerini nasıl hissediyorlar? Doğru olanı işaretleyin

Yaşlı adam Küçük çocuk Bayan Avukat

Sinirli                               (   )                             (   )                                  (   )

Mutlu                               (   )                             (   )                                  (   )

Tedirgin                           (   )                             (   )                                  (   )

Üzgün                              (   )                             (   )                                  (   )

Aç                                    (   )                             (   )                                  (   )

Dostça                             (   )                             (   )                                  (   )

Meşgul                            (   )                              (   )                                  (   )

Yalnız                              (   )                             (   )                                  (   )

4. Adım: Doğru-yanlış:

Bu aşamada öğrenciler filmle ilgili kendilerine verilen doğru-yanlış türündeki soruları okurlar ve ardından filmi izlerler. Filmi izledikten sonra kendilerine verilen doğru-yanlış testlerini cevaplarlar.

(   ) Abuzer, taksi durağında çalışan bir şofördür.

(   ) Celal filmde oynamak için izin alabilmiştir.

(   ) Radyo programına bir doktor katılmıştır.

(   ) Yaşlı adam, bir huzur evinde yaşamaktadır.

(   ) Yaşlı adam, çocuklarını ziyarete gitmiştir.

(   ) Radyodaki kızın patronu çok naziktir.

(   ) Tamirci olan kişi taksi durağına simit getirmiştir.

5. Adım: Sıralı Alıştırmalar:

Bu alıştırmanın amacı, öğrencilerin seyretmiş oldukları filmde geçen olayları oluş sırasına göre sıralamalarını sağlamaktır.

1. Aşağıdaki olayları filme göre sıralayınız.

(   )Avukatın taksi durağına gelmesi

(   )Birinci yolcunun(yaşlı adamın) taksiye binmesi

(   )Doktorun radyo programına katılması

(   )Taksi durağındaki adamın televizyonu tamir etmesi

(   )Taksi durağındaki şoförlerin gazete okuması

(   )Celal’in taksi durağına çikolata getirmesi

2. Aşağıdaki diyalogu filme göre sıralayınız.

(   )Beykoz’a.

(   )Dede torun gezeceksiniz yani.

(   )İyi günler amcacığım. Nereye gidiyoruz?

(   )İyi günler evladım

(   )Beykoz’a gezmeye mi gidiyorsunuz?

(   )Hayır orada oğlum oturuyor. Torunumu alıp gezmeye götüreceğim evladım.

(   )Evet...

Örnek Film Raporu

Öğrencinin Adı Soyadı:

Filmin Adı:

Tarih:

Film hakkındaki Duygularınızı Yazınız:

Filmdeki bir karakter hakkındaki duygularınızı yazınız:

Filmdeki iki karakterin kişilik özelliklerini karşılaştırınız:

Filmin hoşlandığınız yönlerini yazınız:

Siz bir senarist olsaydınız filmi nasıl bitirirdiniz?

Siz bir senarist olsaydınız filme başka hangi olay ve karakterleri dahil ederdiniz?

Filmde geçen olaylar içinde sizi en çok etkileyen cümle hangisidir?

Filmi izlerken kendi hayatınızla ilgili benzer olduğunu düşündüğünüz yönleri yazınız:

Film size neyi öğretti? Filmden çıkardığınız önemli noktalar nelerdir?

Yabancı Dil Eğitim Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçümüne Yönelik Bir Uygulama

          Ulusal ve uluslararası boyutta artan rekabet koşulları ve artan tüketici beklentileri, işletmeleri kaliteli ürün ve hizmetler sunmaya zorlamaktadır. Bu anlamda ortaya çıkan "hizmet kalitesi" kavramı, işletmelerin üzerinde önemle durması gereken bir konudur. Bu çalışma ile hizmet işletmelerinin müşterilerinin bekledikleri ve algıladıkları hizmet kalitesi anlayışı ölçülmeye çalışılmıştır. Uygulama çalışması ise toplum geleceğine yön veren bir eğitim hizmetleri işletmesi olan Karabük Üniversitesinin müşterilerinden; Yabancı dil hazırlık sınıfı öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Araştırma sonuçları üniversitenin sunduğu eğitim hizmetinin öğrenciler tarafından nasıl algılandığını göstermesinin yanı sıra; öğrencilerin yabancı dil hazırlık eğitiminden neler beklediğini de ortaya koyması nedeni ile gelecekteki eğitim faaliyetlerinin planlanmasına da yön verici ipuçları içermektedir.

Günümüzde yabancı dil bilmenin önemi her geçen gün artmaktadır. Yabancı dilin önemine ve ülkemizde, yabancı dil derslerinin ilkokulda başlatılmasına, orta öğretimde devam etmesine ve yükseköğretimde de yabancı dil derslerinin verilmesine rağmen yabancı dil eğitiminde istenen başarının elde edilememesi, yabancı dil eğitiminde kalite sorununu ön plana çıkarmaktadır. Yabancı dil eğitim hizmetlerinde kalite ölçümüne önce hizmet ve hizmet kalitesinden de bahsederek başlamak gerekir.

1. Hizmet Kavramı


Küreselleşme ile zorlaşan rekabet şartları, işletmelerin pazardaki rekabet güçlerini ve konumlarını zorlaştırmaktadır (Eleren ve Görmüş 2007: 182). Sanayi toplumunun makineyi egemen kılan ve insanı bir kenara iten gelişme anlayışı, insan odaklı yönetim biçimlerine dönüşmüştür (Aksu, 2012: 9). Bu gelişmeler doğrultusunda, gelişmiş batı ülkelerinde gerek hammadde, yarı mamul ve gerekse nihai mamul üretiminde, endüstriyel anlayış yerini, hızla hizmet anlayışına bırakmıştır (Taşlıyan, 2012: 72). Hem ulusal hem de uluslararası pazarlarda hizmet kavramı ekonomik gelişmeler ve artan yaşam standardına paralel olarak önem kazanmaktadır (Atılgan, Akıncı ve Aksoy, 2003: 412). ABD'nin GSYİH'sının %79'unu hizmet sektörü oluşturmaktadır (Ustaahmetoğlu, 2011: 244). Ülkemizde de her geçen gün hizmet sektörünün önemi ve ekonomideki ağırlığı artmaktadır (Eleren ve Kılıç, 2007: 237). Tablo 1.'de yıllara göre sektörlerin istihdamdaki payları görülmektedir.

           Yabancı Dil Eğitim Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçümüne Yönelik Bir Uygulama

Hizmet üretiminin tarihi çok eski olmasına karşılık, önemli gelişmelerin olduğu dönem sanayileşmeyi takip eden 20. yüzyıl olup, bu gelişmelerin hızı gün geçtikçe artma göstermiştir (Aksu, 2012: 10). Hizmet sektörü kavramını ilk kez 1934 yılında, Allan Fisher, "The Clash of Progress and Security" (Gelişme ve Güvenlik Tartışması) adlı eserinde kullanmıştır. Hizmetin, yapılan işin niteliğine göre, kurumdan kuruma değişen ve şekillenen yapısı nedeniyle tanımlanması da oldukça güç olan bir kavramdır (Sağnak, 2010: 8). Sistematik ve teknik olarak 1700'lü yıllardan bu yana gelişerek incelenmekte olan hizmet kavramı, (Sevimli, 2006: 1) Bir başka insanın ihtiyacını gidermek için belirli bir fiyattan satışa arz edilen ve herhangi fiziki bir malın mülkiyetini gerektirmeyen faaliyet ve yararlardır (Cengiz ve Kırkbir, 2007: 264).

Hizmet kavramı, soyut nitelikte, bir gruptan diğer bir gruba devredildiğinde hiçbir şeyin sahipliği ile sonuçlanmayan, sunanın insan olmasından dolayı heterojen yapıda ihtiyaçları ve istekleri karşılayan eylemler şeklinde tanımlanabilir (Özgüven, 2007: 2). Müşteri istek ve ihtiyaçlarının belirlenmesi ve tatmininin sağlanması amacıyla işletmenin bütün birimlerinin koordineli olarak çalışmasını içeren bir işletme yönetim felsefesidir (Varinli ve Çakır, 2004: 35). Hizmetlerin soyut oluşu, hizmet alanların hizmeti satın almadan önce, alacakları hizmetin kalitesini değerlendirmesini de zorlaştırmaktadır (Papatya, Papatya ve Hamşioğlu, 2012: 89 ). Fiziksel mallara göre önemi geç farkına varılan hizmetlerin, mallardan ayrılan bazı önemli özellikleri bulunmaktadır (Kemahlı, 2006: 14).

Soyut Olma:Hizmetlerde elle tutulamaz olmak, hizmetleri ürünlerden ayıran temel özellik olarak kabul edilmektedir (Güney, 2010: 5). Bir hizmet satın alındığında söz konusu olan bir mülkiyet devri değil, bir kullanım hakkı, bir tecrübe, bir tüketimdir (Üner, 1994: 3). Hizmet satın almadan önce görülmez, hissedilmez, duyulmaz ve koklanamaz (Özdemir, 2006: 28-35)

Hizmetlerin Eşzamanlılığı:Müşteri açısından hizmeti sağlayan insandır, yani insanın hizmetin kendisini oluşturması, performansın zamana ve döneme bağlı olarak değişmesine ve dalgalanmasına neden olabilmektedir. Öte yandan değişkenlik müşteriden de kaynaklanabilmektedir (Kozak, 2006: 19-20).

Devamını okumak için tıklayınız...

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin bir dünya dili olması dileğiyle...