Etiketler

Çek Cumhuriyeti’nde Türkçe Ders Kitapları

Çek Cumhuriyeti ile selef devleti olan Çekoslovakya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra çıkarılan Türkçe ders kitapları gözden geçirilmektedir.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Çekoslovakya ile iki halef devletinden biri olan Çek Cumhuriyeti’nde Türkçe öğretiminin yaklaşık olarak elli yıllık bir mazisi var. Bu süre içinde Çek dilinde üç Türkçe ders kitabı ile birkaç tane de Türkçe konuşma kılavuzu yayımlanmıştır.

Daha yayımlanmasından önce, Prag Karlova Üniversitesi’nde yazarınca Türkçe öğretiminde kullanılıp ilk olarak 1964’te üniversite yayınevince Yüksek Okullar Öğrenim Metinleri dizisinde broşür halinde basılmış olan ünlü Çekoslovak Türkoloğu Doç.Dr.Josef Blaskovic’in Türkçe ders kitabının Türkçe’ye Giriş başlıklı birinci cildi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Çek dilinde yayımlanan ilk Türkçe ders kitabıydı. Türkçe ses bilimi ve yazım kurallarına giriş, dersler bölümü, Türk edebiyatından örnekleri de içeren okuma kitabı, derslere anahtar, ekler dizisini, Türkçe-Çekçe ve Çekçe-Türkçe sözlük olmak üzere altı bölümden ibaret olan bu ders kitabı, Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili temel bilgiler ve Türk dillerinin sınıflandırılmasını içerdiği gibi Türkiye’yi tanıtan bir resim ekini de içermekte, derslerden biri ayrıca Türk dilindeki Arap ve Fars sözcük öğelerine ayrılmaktadır.

Kitap, ekler dizini ile derslere anahtar bölümüne içermesi bakımından kullanışlı, ancak bazı kusurları var. Çağdaş dili yansıtan gazete metinlerine hiç yer verilmediği, Türk dil bilgisi terimleri kullanılmadığı gibi Türkçe dil bilgisinin kimi önemli özelliklerinden ad tamlama türleri de yeterince tanımlanmamakta ve koşul (bileşik) zamanının anlam ve kullanım sahaları ise yeterince örneklenmediğinden tam netleşmiş değil. Türkçe’de çok kullanılan –yor/-ar/-miş/-acak+olmak bileşik eylemlerine ise hiç değinilmemekte. Söz dizimine, belki hiç çıkmayan ikinci ciltte yer alacak diye hiç yer ayrılmamaktadır.

Blaskovic’in ders kitabından sonra L.Hrebicek tarafından hazırlanmış olan Türkçe başlıklı kısa bir ders kitabı çıktı. Yeni Doğu dergisinin küçük ders kitapları dizisi çerçevesinde derginin ince bir broşür eki halinde çıkarılmış olan bu ders kitabı, topu topu 56 sayfada Türkçe’nin temellerini öğretmeye çalışmakta. Kitabın avantajı hem sözlükle ekler dizisini hem de çağdaş dili yansıtan gazete metinleri içermesi.

1980’li yıllarda komünist Çekoslovakyasında üniversitede Türkçe öğretimi durduruldu. Türkçe öğretimi sadece Prag Devlet Dil Okulu’nun akşam kurslarında sürdürüldü. Komünist rejimin dağılmasının ardından 1990 yılında Prag Karlova Üniversitesi’nde Türkçe öğretimi yeniden başlatıldı. 1990 yılından sonra Prag Devlet Dil Okulu’nun akşam Türkçe kurslarına da ilgi arttı. Eski Türkçe ders kitaplarının tükenmiş olmasından Türkçe’nin de, Çeklere Türkçe’yi öğreten bu ders kitaplarının yayımlandığı altmışlı yıllardan beri bir hayli değişmiş olmasından dolayı yeni ders kitaplarına gereksinim duyulmaktaydı. Bu gereksinim, ilk safhada piyasaya sürülen birkaç tane kısa Türkçe konuşma kılavuzu ile kısmen giderilmeye çalışıldı.

Daha kapsamlı Türkçe ders kitabı ancak 1999 yılında Radka Hristova tarafından Pratik Türkçe başlığı altında yayımlanmıştır. 250 sayfalık bu ders kitabı 28 derste Türkçe temellerini öğretmek amacını güdüyor. İlk dersler sadece gramatik açıklamalarla araştırmalar içerirken daha ileri derslerde öğrencinin gramer bilgilerinin ilerlemesiyle birlikte konuşmalar ve Türkçe metinlere yer verilmekte. Dersler bölümünü, çeşitli konulu diyaloglar ve metinler, metinlerde geçen yeni sözcük ve konularıyla ilgili soruları içeren Yurt Bilgisi başlıklı bir bölüm izlemekte. Kitabın sonuna Türkçe coğrafi terimler listesi eklenmiş bulunmakta. Dilbilgisel terimler ders kitabında (örneğin çekim, kip, ulaç, fiil gibi) hem Çekçe hem Türkçe sunuluyor. Halbuki Türk dilbilgisel terminolojisinde bir tutarsızlık söz konusu. Öz Türkçe terimlerle Osmanlıca terimler yan yana kullanılmakta. Örneğin bir yandan ulaç, diğer yandan ise hal, fiil gibi.

Türkçe’nin çağdaş durumunun gayet kapsamlı bir şekilde yansıtarak Çek öğrencisine aktarmaya çalışan Hristova’nın ders kitabı Blaskovic’in ders kitabıyla karşılaştırıldığında Türk dilinin kırk yılda kat etmiş olduğu yolu (özellikle söz dağarcığında) görmek mümkün. Ne yazık ki Hristova’nın ders kitabı, yabancı kökenli, özellikle Arapça ve Farsça sözcüklerle onların değişik ses yapısından kaynaklanan gerek ses uyumu gerekse son ek almalarında oluşan istisnalara hiç değinmemekte.

Ders kitabının başlıca kusurları alıştırmaların yetersizliği, kitapta kullanılan tüm sözcükleri içeren alfabetik Türkçe-Çekçe ve Çekçe-Türkçe sözlüğün bulunmaması , bir de Türkçe sözcüklerim Çekçe çevirisinin kimi yanlışlıklarıdır. Buna (sırf Blaskovic’in ders kitabıyla  karşılaştırmada) resimlerin yokluğunu eklemek belki haksızlık olur, çünkü resimler masraflı olup nispeten ucuz kitabın maliyetini belki haddinden fazla arttırmış olacaktı. Eğer altmışlı yıllarda dünyaya, hele de Türkiye’ye kapalı bulunan komünist Çekoslovakya’da ders kitabındaki resimler ülkeyi tanıtmada önemli bir rol oynamış ise, bugünlerde Türkçe’ye ilgi duyan her Çek yurttaş Türkiye’ye serbestçe yolculuk yapabildiği için –ki üniversite Türkçe öğrencilerinin ilk yapmış oldukları şey buymuş- resimlere o kadar gerek yoktur.

Söz konusu kusurlara karşın zevkli, kırmızı, ay yıldızlı kapak, kaliteli baskısı ile dikkat çeken Pratik Türkçe kitabı, hem bu alandaki önemli bir boşluğu doldurmakta hem de hızlı değişen ve gelişen Türkçe’nin yeni, daha kapsamlı ve  ayrıntılı bir ders kitabına Çek Cumhuriyeti’nde çoktan duyulan gereksinimi karşılamakta.


 Doç.Dr. Josef Blaskovic: Ucebnice turectiny, dil 1: Uvod do turectiny, ucebni texty vysokych skol, Statni pedagogicke nakladeteelstvi (Devlet Eğitim Bilim Yayınevi) Praha, 1964, 350 s. II. cildi hiç çıkmadı.

 Ludek Hrebicek, Turectina, male ucebnice Noveho Orientu, Praha 1960, 56 s.

 1993’te T.Lane ile R. Hristova tarafından hazırlanan Türkçe konuşma kılavuzu, seçilmiş gramer bilgileri, kimi teknik terimlerini de kapsayan sözlük ve Türkiye’de en çok kullanılan kısaltmaların açıklamalı listesini de içermekte (Tomas Lane.Radka Hiristova: Cesko-tuurecka konverzace a slovnik.INFOA, 159 s.

 Radka Hristova: prakticka turectina, Praha 1999, 256 s.

Piyasada ayrıca yazarın L. Milkulkova ile birlikte hazırladığı kısa bir Türkçe-Çekçe ve Çekçe Türkçe sözlüğünün bulunmasına karşın.

Kompozisyon Dersi

Kompozisyon, öğrencilere, tecrübesine sahip oldukları, ilgilerini çekebilecek konularda yazdırılmalıdır. Yazılan ürünlerin bir şekilde değerlendirilmesi sağlanmalıdır. Öncelikle öğrencilerde kendine güven duygusunun geliştirilmesine çalışılmalıdır.

Kompozisyon derslerinde öğrencilere bazı bilgiler dikte ettirip, bir örnek okunarak arkasından benzer metinler yazmalarını istemek sıkça rastlanan bir durumdur. Ama aslında kompozisyon derslerinde de öğrencinin bazı bilgilerle birlikte işlenecek konunun bilincine ermesi ve onu kavraması esas olmalıdır. Bunun için de soru cevap metodunu kullanmak yerinde olur.

İşlenecek konu bir yazılı kompozisyon çalışması, sözgelimi “hatıra” ise, öğretmenin hatıra türüyle ilgili bilgilerin tamamını derleyip belli bir metne yönelik olarak soru durumuna getirmesi, derste ele alınacak olan metnin öğrenciye iyice sezdirilip kavratılmasından sonra konu ile ilgili bu soruların öğrencilere yöneltilip cevaplarının buldurulması, bu şekilde öğrencilerin o türün bilincine varmalarını sağlaması gerekmektedir. Daha sonra bu türle ilgili küçük bir örneği öğretmenin bütün samimiyetiyle öğrencilerine anlatması, sonra öğrencilerine söz vererek başlarından geçen bir olayı onlara anlattırması daha sonra da yazmalarını istemesi yerinde bir hareket olacaktır.

İşlenecek konu bir sözlü kompozisyon çalışması, mesela “tartışma” ise, öğretmen herhangi bir bilgi vermeden, öğrencilerden daha önce belirlenecek bir konu üzerinde sınıf içinde bir tartışma yapılmasını isteyebilir. Kendisi tartışma ile ilgili, kompozisyon kitaplarından derlediği bilgileri örnek uygulamaya yönelik sorular haline getirerek sınıf içinde öğrencilere yöneltir. Böylece alınan cevaplar toparlanarak tartışmanın (münazara) ne olup ne olmadığı öğrenciler tarafından kavranmış ve aynı zamanda tartışmanın değerlendirilmesi gerçekleştirilmiş olunur. İkinci ders, aynı tartışma tekrarlandığında arzulanan sonuca büyük ölçüde ulaşıldığı görülebilir.

Mesela bir dilekçenin yazdırılması öğretilecekse, öğretmen sınıfa bir örnekle girmelidir. Dilekçedeki dileğin ne olduğu sorularla öğrencilere sezdirildikten sonra öğretmen daha önce bu konu ile metne dayalı olarak hazırladığı sorularla bir dilekçede nelerin bulunması gerektiğini ifade, biçim yönleriyle öğrencilere tek tek buldurmalıdır. Öğrenci bunu kavradıktan sonra, örnek yazdırılmaya geçilmelidir. Daha sonra sonuçlar üzerinde değerlendirmeye gidilmelidir.

Bilgilerin peşinen takrir edilere örnek yaptırılması yoluyla neticeye gidilemeyeceği, bugün herkesçe bilinen, tartışılmaz bir gerçektir.

 

Kompozisyon öğretiminde dikkat edilmesi gereken hususlar:

 

  • Öğrenci, yazacağı veya anlatacağı konunun bilgi ve tecrübesine sahip olmalıdır. (Öğrenciye hiç ilgisini çekmeyen bir konuda kompozisyon  ödevi verilmemeli, kendi dünyasından bir şeyler ifade edebileceği, kendi düşünce veya tecrübelerini anlatabileceği  bir konu seçimi yapılmalıdır. ) Öğrenciye kendi kişiliğine uygun, bütün kabiliyet ve ilgilerini üzerinde toplayabileceği konuları seçme imkanı verilmelidir.

 

  • Öğrenci, yazısını kendisinin de kabul etmiş ve benimsemiş olacağı bir maksat için yazmalıdır. (Bu maksat bir kitap oluşturma, gazete-dergi çıkarma, antoloji ya da ansiklopedi yazma gibi şeyler olabilir. Sınıf veya okul gazete, dergisi ya da küçük, belli konularla sınırlanmış kitaplar, antolojiler gibi...) Büyükler bir gazete veya dergide yayınlamak, bir kitap meydana getirmek için yazarlar; herhangi bir toplulukta bir şey anlatmak, düşüncelerini açıklamak, fikirlerini veya kanaatlerini kabul ettirmek için konuşurlar. Öğrencilerin dille ilgili çalışmaları da böyle canlı bir etkinlik halinde olmalı, böyle bir canlılık taşımalıdır.

 

  • Öğrenci, yazmadan evvel yazısının konusuna karşı muhakkak bir alaka duymalıdır. (Kompozisyon yazdırılmadan önce sınıfa konuyla ilgili sorular yöneltilir. Herkesin fikri alınır. Çocukların fikirlerini geliştirici açıklamalar yapılır. Araştırma yapmaları sağlanabilir...) Dilin en önemli fonksiyonu görülen, duyulan, düşünülen, arzu, niyet, ümit ve tahayyül edilen şeyleri, kısaca yaşanılan iç ve dış hayatı ifade etmektir. Bu anlamda çocuğun yazacağı konu hakkında bir bilgi, tecrübe ve anlayışı olmalıdır. 7- 15 yaş arasında, herhangi bir mevzu üzerinde yazmadan evvel sınıfça konuşulması, öğretmenin çocuklara dimağlarını tahrik edecek şekilde sualler sorması, yahut tartışma ortamı yaratması gibi etkinlikler yazılı kompozisyon için bir hazırlık safhası teşkil edebilir. Açıklamalar, kısa konuşmalar, şahsi tecrübeler, hikayeler, okunan şeyler üzerindeki anlatma faaliyetleri de öğrencilerin doğru maksada uygun konuşma kabiliyetlerini geliştirecektir.

 

  • Öğretmen dil ve kompozisyon çalışmalarının çocuğu ulaştıracağı gayeleri evvelden iyi bilmeli, tesbit etmeli ve çocuğa da bunu duyurmalıdır.

 

 

  • Futbol oynayarak, yüzme yüzerek öğrenildiği gibi, yazmak da yazarak bilfiil öğrenilir. Öğrencilere bunun için bol tatbikat lazımdır. (Her hafta bir kompozisyon yazdırmak, günlük tutmayı teşvik etmek gibi...)

 

  • Çocuk yazısına karşı bir mesuliyyet duygusuna erişebilmelidir. (Yazdığının iyi olması için gayret sarfetmeli. Bunun için yazı sınıfta okunup diğer arkadaşlarına eksikleri ve güzel yanları tesbit ettirilebilir. Öğretmen sınıfta iyi bir kompozisyonun nasıl olması ve nasıl olmaması gerektiği hususunda yeterince durursa öğrenci kendi yazdıklarını değerlendirme, düzeltme mesuliyyetini kazanır.) Öğrencilerde yalnız zihni hayatı veya ifade kabiliyetini geliştirmek yetmez. Onları, kendi kendilerine gelişmelerini devam ettirebilecekleri bir kabiliyete de eriştirmek lazımdır. Bunun için de çocukta doğru ve yanlışın, iyi ve kötünün ne olduğunu anlamak, bunları birbirinden ayırmak kabiliyetini de geliştirmek, yazısına karşı bir mesuliyyet duygusu uyandırmak gerekir.

 

  • İyi yazabilmek için çocukta kendine güven duygusu uyandırılmalıdır. (Özellikle yeni başlayan öğrencileri kompozisyonlarının bütün yanlışlarını göstererek yıldırmamalı, çocuğun seviyesine göre düzeltmesi gereken en önemli yanlışlar üzerinde durulmalıdır. Bu cümleden olarak önce konu bütünlüğü, anlatımın düzenli ve planlı olması daha sonra dil ve gramer yanlışları ele alınmalı denilebilir.)

 

  • Öğretmen yetiştireceği sınıfın seviyesini ve ihtiyaçlarına göre bir metod hazırlamalı ve öğretimi bu metodla tesbit edilmiş olacak muayyen etaplara göre yapmalıdır.

 

  • Zihni hayatın gelişmesiyle düşünmeyi öğrenen bir insan, aynı zamanda planlı düşünmeyi de öğrenmiş sayılır. Bu itibarla çocukların yazılarında muhakkak bir plana göre yazılmış olma şartı aranmalıdır. Ya, yazmaya başlamadan evvel plan yapılır, yahut, zihin konu üzerinde doğrudan doğruya planlı düşünmeye alışmış bulunur. Fakat, umumiyetle düşünmeyi öğrenme safhasında bulunan öğrenciler için yazıya başlamadan plan yapmak tavsiye edilmektedir.

 

  • Öğrencileri, kendi dil düzeylerine uygun, yaşantılarına dayalı yazılar yazmaya özendirmek gerekir. Öğrenci , yazılarını, yetişkinlerin dilini taklit etmeden, basmakalıp cümleler kullanmadan, doğal ve samimi bir şekilde yazmak hususunda çaba sarfetmelidir. Örneğin evlerindeki köpekleri hakkında bir tasvir yazmaları istenmişse, öğrenci de “Köpek yararlı bir hayvandır. Kuyruğu vardır. Dört ayaklıdır...” gibi cümleler yazmşsa onu uyarmak gerekir. Bunun gibi herkesin bildiği şeylerin değil de, o köpeğe ait ayırdedici özelliklerin anlatılması gereği vurgulanmalıdır. Aynı şekilde “Sonbahar gelince ağaçlar yapraklarını döker.”ya da “Kış gelince paltolarımızı giyeriz.”gibi basmakalıp cümleler yazan öğrencileri ikaz etmeliyiz. Çünkü bu cümleler çocuğun kendi yaşantısını yansıtmamaktadır. Bunun yerine öğrenci sonbahar mevsiminin ruhunda uyandırdığı duyguları yazabilir. Yazılı anlatım konuları mutlaka çocuğun çevresine, yaşantısına dayandırılmalı; yani gördüğü, dinlediği, içinde yaşadığı konular olmalıdır.

 

  • Yazılı kompozisyon “Birlikte yazma” ve “Bireysel yazma” şeklinde iki bölümde incelenebilir.

Birlikte yazma, yaşanmış bir olayı, öğretmenin rehberliğinde, sınıfça ve ders içinde yazmaktır. Böyle bir çalışma için seçilecek konunun öğrencinin yakın çevresinden ve hayatın içinden olması çok faydalıdır. Birlikte yazmaya geçilmeden önce öğrencilerin olayla ilgili duygu ve düşüncelerini anlatmaları için soru sorarak uygun ortam sağlanmalıdır. Öğrencilerin meseleyi yazıdan önce sözlü olarak anlatmaları önemlidir. Çünkü doğru düşünme ve düzgün yazı yazma konuşmayla yakından ilgilidir. Çocuğa yaşadığı bir olayı sözle ifade etme imkanı verilirse cümleleri daha düzgün yazacaktır. Bunun diğer bir yanı yaşantının bireyde daha etkin ve derin etki yapması, seslerin imgelerinin de kazanılması yazmaya olumlu yönde etki edecektir.

Bireysel yazma, öğrencilere verilen bir konuyu kendi duygu ve düşünceleri çerçevesinde evlerinde yazmalarını istemektir.

 

  • Öğretmenler, öğrencilerin yaş ve seviyelerine göre derece derece, hayatları, faaliyetleri ile bağlı olabilecekleri ve alaka duyabilecekleri bir takım konu grupları hazırlayabilirler. Çocuğun hayatı ile bağlandığı ilk muhit ev muhitidir. Böylece birinci konu grubu “aile ve ev” olabilir. Bundan sonra da fikir vermek için şu konu grupları sıralanabilir: okul, arkadaşlık ve sevgi, spor ve seyahat, şehir-kasaba, vatan ve millet, tabiat ve kainat, sanat ve kültür, ilim ve medeniyet, serbest konular. Şüphesiz öğretmen öğrencilerini iyi tanırsa onlara daha iyi konu grupları hazırlayabilir. Yalnız bu grupların her birinde toplayabileceği ( 10 -20 - 30 - 40 ) konu ( mücerret, müşahhas, tasvir, hadise, fikir, duygu ) çeşitli tiplerden olmalıdır. Öğrenciler kendi sınıflarına ve seviyelerine göre her gruptan seçecek konu bulabilmelidir. Böylece öğrenciler, mesela yirmi beşer konuluk gruplardan onar konu seçmek suretiyle 20-30 konuluk konu listelerini hazırlarlar. İşte, bir sene içinde her öğrencinin üzerinde çalışacağı konu kendi listesindeki konulardan olacaktır.

 

  • Üzerinde  çalışma yapılabilecek başlıca kompozisyon çeşitleri  şunlardır:

 

a-      Hikaye etme

b-      Tasvir, karakter tasvirleri

c-      Gezi

d-     Skeç

e-      Tiyatro, dramatizasyon

f-       Rapor

g-      Özet

h-      Açıklama

i-        Mülakat

j-        Mektup

k-      Tartışma

l-        Makale

m-    Deneme

n-      Tenkit ve Tahlil

  • o-      Konferans

p-      Günlük

 

Bu çeşitlerin içinde bir kısmı yalnız yazılı veya sözlü  kompozisyon çalışmaları için kullanılabileceği gibi, bir kısmı da hem yazılı hem de sözlü çalışmalara uygundur. Çalışmaları her iki bakımdan yürütmek, sınıf ve okul şartlarına, bir yıllık ders proğramına göre ayarlamak öğretmenlerin işidir.

Sözlü ve yazılı kompozisyonu birleştirmek için yapay tedbirlere pek lüzum yoktur. İkisi de aynı nihai amaca yönelir. Zihni hayatın inkişafı meselesine dayanır. İkisi de düşünce ve ifadenin gelişmesini sağlayacak yollardır.

 

Kompozisyon Öğretiminin Dilbilgisi ve Edebiyatla ilişkisi:

 

  • Dilbilgisi öğrencinin anlama ve ifade kabiliyetine doğrudan doğruya tesir edecek ve onları geliştirecek şekilde ele alınmalı; öğretim ve uygulaması buna göre ayarlanmalıdır. Bilgi iyi öğrenilmediği taktirde faydalı olamaz. Kullanılmayan bilgi de faydalı olmaz. Bu itibarla dilin gramer şuurunu kazandırmak lazımdır. Fakat, gramer herşeyden önce, doğru ifade hususunda yardımcı olacak şekilde okutulmalıdır.

 

  • Edebi metinler üzerindeki çalışmaların kompozisyona yardımı, bol edebi metin, eser okumanın yazma kabiliyetini geliştirme bakımından en etkili yollardan biri olduğu kabul edilmekle beraber kompozisyon doğrudan doğruya edebiyat sayılmaz. Umumiyetle kompozisyon çalışmalarının ulaşması gereken nihai hedef şiir, hikaye yazmaktan ziyade  iyi deneme yazmak, duygu ve düşüncelerini doğru ve net bir şekilde ifade edebilmektir.

 

Kompozisyon yazarken düşülebilecek hatalar:

  • Yapılmayan, okunmayan, görülmeyen şeylerden bahsetmemeli. (Mesela; çocuk eski edebiyatı incelemediğine göre, “Eski edebiyatı tedkik ettiğimiz zaman...” dememelidir.)
  • Kompozisyon, bir konu üzerine şahsi düşüncelerin ifadesidir. Bunun için “Ben düşünüyorum, bana göre” gibi sözlere gerek yoktur.
  • Bir sözün manasını aynı anlama gelen kelimelerle tekrar etmemelidir.
  • Lüzumsuz bağlaç ve edatlar kullanılmamalı, uzun bileşik cümleler yerine kısa ama sağlam ve doğru cümleler tercih edilmelidir.
  • Soyut kelimeler yerine somutları kullanılmalı. Mesela; “iyi çocuk” deyip geçiştirilmemeli, yapılan iyilik ne ise o anlatılmalı.
  • Lüzumsuz, manaya bir şey ilave etmeyen sıfatlar kullanılmamalı.
  • Hazır, basmakalıp ifadelerden kaçınmalı.
  • Yazıyı yazdıktan sonra bir kere de yüksek sesle okumalı. Çünkü, gözün görmediğini kulak yakalayabilir. Böylece atlanılmış kelimeler, eksik kalmış cümleler ve anlatım bozukluklarının farkına varılır. Belli durak yerlerine nokta, virgül, noktalı virgül gibi işaretler konmamış ise farkına varılır ve düzeltilir. Aynı şekilde cümlelerin çok uzun veya çok kısa olduğu, monotonluğu, hep aynı tarzda başlaması veya bitmesi de fark edilir.
  • Aynı tip cümleleri arka arkaya tekrar etmemeli, çünkü cümlelerde çeşitlilik ve dinamiklik olması lazımdır.
  • Yazmak için herkes bildiği ve sevdiği konuyu seçmelidir. Aynı konuyu başkaları da yazabileceği için, herkes kendi yazısının en iyi olmasına çalışmalıdır.
  • Yazı kendisini az çok orjinal yapacak hususiyete sahip olmalı. Bu, yazının, yazanın kendisine ait olması demektir.
  • Herkesin bildiği güzel bir olayı, rivayeti kullanıyorsanız, bunu farklı bir şekilde takdim etmek gerekir. Ya farklı bir ders, farklı bir sonuç için kullanmalı; ya da değişik bir şekilde sunmalı..
  • Ahlaki nasihatların basmakalıp, günlük ifade şekillerini almamalı, hiç bir zaman herhangi bir hususta kendinizin başkalarından daha iyi olduğu tesirini, açık veya gizli surette meydana getirmemelisiniz. (İşte arkadaşlar buna göre siz de şöyle yapın, böyle yapın gibi şeyler söylenmemeli.)
  • Kaba ve yakışıksız ifadeler kullanmamalı, sun’i bir hava, süs ve sahte tavırlar içine girmemeli.
  • Birinci hedef, bilhassa ilk yıllarda , doğru yazma ve konuşmaya karşı bir alaka ve heves uyandırma olmalıdır. İkincisi rahat, akıcı konuşma ve yazma olmalıdır.
  • Dil yanlışları üzerinde fazla durmak çocuğun zihnini konudan uzaklaştırır, dil üzerine çevirir. Bunun için ilk umumi hedef çok yazdırmak olmalıdır. Öğrenci yanlış yapınca telaşlanmamalı. Yazmaya karşı canlı bir arzu meydana getirdikten sonra yazının vasfını yükseltmek ikinci hedef olmalıdır.
  • Konu birliği olmalı. Öğrenciye “Bu nokta konu ile alakalı mı?” diye sormak ve tartışmak faydalı olabilir.

 

 

Kompozisyon değerlendirme Formu:

 

puanlar

I. Başlık

 

a) Başlığın konuyla ilişkisi

 

b) Başlığın anahtar sözcüklerden oluşması

 

II.  Anlatım düzeni

 

a) Giriş

 

1. Ana fikri tanıtan anlatım

 

2. Sunuş açıklığı

 

3. Etkileyiciliği

 

b) Geliştirme

 

1. Ana fikrin açıklanması

 

2. Ana fikre ulaşmadaki düşünce zinciri

 

3. Yardımcı fikirlerin anafikri desteklemesi

 

4. Her fikir için paragraf düzenlenmesi

 

c) Sonuç

 

1. Ana fikri bir sonuca götürme

 

2. Yan fikirlerle desteklenmesi

 

III. Analtım zenginliği

 

a) Sözcük kullanımı ve yerindeliği

 

b) Cümle yapıları

 

c) Paragraflar arasındaki geçişler

 

IV. Yazım kurallarına uygunluk

 

a) Yazım

 

Söz dizimi

 

c) Noktalama

 

d) Paragraf düzeni

 

V. Bir bütün olarak yazılı anlatım ( verilmek istenen mesaj)

 

TOPLAM

 

 

Kompozisyon Dersi

Kompozisyon, öğrencilere, tecrübesine sahip oldukları, ilgilerini çekebilecek konularda yazdırılmalıdır. Yazılan ürünlerin bir şekilde değerlendirilmesi sağlanmalıdır. Öncelikle öğrencilerde kendine güven duygusunun geliştirilmesine çalışılmalıdır.

Kompozisyon derslerinde öğrencilere bazı bilgiler dikte ettirip, bir örnek okunarak arkasından benzer metinler yazmalarını istemek sıkça rastlanan bir durumdur. Ama aslında kompozisyon derslerinde de öğrencinin bazı bilgilerle birlikte işlenecek konunun bilincine ermesi ve onu kavraması esas olmalıdır. Bunun için de soru cevap metodunu kullanmak yerinde olur.

İşlenecek konu bir yazılı kompozisyon çalışması, sözgelimi “hatıra” ise, öğretmenin hatıra türüyle ilgili bilgilerin tamamını derleyip belli bir metne yönelik olarak soru durumuna getirmesi, derste ele alınacak olan metnin öğrenciye iyice sezdirilip kavratılmasından sonra konu ile ilgili bu soruların öğrencilere yöneltilip cevaplarının buldurulması, bu şekilde öğrencilerin o türün bilincine varmalarını sağlaması gerekmektedir. Daha sonra bu türle ilgili küçük bir örneği öğretmenin bütün samimiyetiyle öğrencilerine anlatması, sonra öğrencilerine söz vererek başlarından geçen bir olayı onlara anlattırması daha sonra da yazmalarını istemesi yerinde bir hareket olacaktır.

İşlenecek konu bir sözlü kompozisyon çalışması, mesela “tartışma” ise, öğretmen herhangi bir bilgi vermeden, öğrencilerden daha önce belirlenecek bir konu üzerinde sınıf içinde bir tartışma yapılmasını isteyebilir. Kendisi tartışma ile ilgili, kompozisyon kitaplarından derlediği bilgileri örnek uygulamaya yönelik sorular haline getirerek sınıf içinde öğrencilere yöneltir. Böylece alınan cevaplar toparlanarak tartışmanın (münazara) ne olup ne olmadığı öğrenciler tarafından kavranmış ve aynı zamanda tartışmanın değerlendirilmesi gerçekleştirilmiş olunur. İkinci ders, aynı tartışma tekrarlandığında arzulanan sonuca büyük ölçüde ulaşıldığı görülebilir.

Mesela bir dilekçenin yazdırılması öğretilecekse, öğretmen sınıfa bir örnekle girmelidir. Dilekçedeki dileğin ne olduğu sorularla öğrencilere sezdirildikten sonra öğretmen daha önce bu konu ile metne dayalı olarak hazırladığı sorularla bir dilekçede nelerin bulunması gerektiğini ifade, biçim yönleriyle öğrencilere tek tek buldurmalıdır. Öğrenci bunu kavradıktan sonra, örnek yazdırılmaya geçilmelidir. Daha sonra sonuçlar üzerinde değerlendirmeye gidilmelidir.

Bilgilerin peşinen takrir edilere örnek yaptırılması yoluyla neticeye gidilemeyeceği, bugün herkesçe bilinen, tartışılmaz bir gerçektir.

 

Kompozisyon öğretiminde dikkat edilmesi gereken hususlar:

 

  • Öğrenci, yazacağı veya anlatacağı konunun bilgi ve tecrübesine sahip olmalıdır. (Öğrenciye hiç ilgisini çekmeyen bir konuda kompozisyon  ödevi verilmemeli, kendi dünyasından bir şeyler ifade edebileceği, kendi düşünce veya tecrübelerini anlatabileceği  bir konu seçimi yapılmalıdır. ) Öğrenciye kendi kişiliğine uygun, bütün kabiliyet ve ilgilerini üzerinde toplayabileceği konuları seçme imkanı verilmelidir.

 

  • Öğrenci, yazısını kendisinin de kabul etmiş ve benimsemiş olacağı bir maksat için yazmalıdır. (Bu maksat bir kitap oluşturma, gazete-dergi çıkarma, antoloji ya da ansiklopedi yazma gibi şeyler olabilir. Sınıf veya okul gazete, dergisi ya da küçük, belli konularla sınırlanmış kitaplar, antolojiler gibi...) Büyükler bir gazete veya dergide yayınlamak, bir kitap meydana getirmek için yazarlar; herhangi bir toplulukta bir şey anlatmak, düşüncelerini açıklamak, fikirlerini veya kanaatlerini kabul ettirmek için konuşurlar. Öğrencilerin dille ilgili çalışmaları da böyle canlı bir etkinlik halinde olmalı, böyle bir canlılık taşımalıdır.

 

  • Öğrenci, yazmadan evvel yazısının konusuna karşı muhakkak bir alaka duymalıdır. (Kompozisyon yazdırılmadan önce sınıfa konuyla ilgili sorular yöneltilir. Herkesin fikri alınır. Çocukların fikirlerini geliştirici açıklamalar yapılır. Araştırma yapmaları sağlanabilir...) Dilin en önemli fonksiyonu görülen, duyulan, düşünülen, arzu, niyet, ümit ve tahayyül edilen şeyleri, kısaca yaşanılan iç ve dış hayatı ifade etmektir. Bu anlamda çocuğun yazacağı konu hakkında bir bilgi, tecrübe ve anlayışı olmalıdır. 7- 15 yaş arasında, herhangi bir mevzu üzerinde yazmadan evvel sınıfça konuşulması, öğretmenin çocuklara dimağlarını tahrik edecek şekilde sualler sorması, yahut tartışma ortamı yaratması gibi etkinlikler yazılı kompozisyon için bir hazırlık safhası teşkil edebilir. Açıklamalar, kısa konuşmalar, şahsi tecrübeler, hikayeler, okunan şeyler üzerindeki anlatma faaliyetleri de öğrencilerin doğru maksada uygun konuşma kabiliyetlerini geliştirecektir.

 

  • Öğretmen dil ve kompozisyon çalışmalarının çocuğu ulaştıracağı gayeleri evvelden iyi bilmeli, tesbit etmeli ve çocuğa da bunu duyurmalıdır.

 

 

  • Futbol oynayarak, yüzme yüzerek öğrenildiği gibi, yazmak da yazarak bilfiil öğrenilir. Öğrencilere bunun için bol tatbikat lazımdır. (Her hafta bir kompozisyon yazdırmak, günlük tutmayı teşvik etmek gibi...)

 

  • Çocuk yazısına karşı bir mesuliyyet duygusuna erişebilmelidir. (Yazdığının iyi olması için gayret sarfetmeli. Bunun için yazı sınıfta okunup diğer arkadaşlarına eksikleri ve güzel yanları tesbit ettirilebilir. Öğretmen sınıfta iyi bir kompozisyonun nasıl olması ve nasıl olmaması gerektiği hususunda yeterince durursa öğrenci kendi yazdıklarını değerlendirme, düzeltme mesuliyyetini kazanır.) Öğrencilerde yalnız zihni hayatı veya ifade kabiliyetini geliştirmek yetmez. Onları, kendi kendilerine gelişmelerini devam ettirebilecekleri bir kabiliyete de eriştirmek lazımdır. Bunun için de çocukta doğru ve yanlışın, iyi ve kötünün ne olduğunu anlamak, bunları birbirinden ayırmak kabiliyetini de geliştirmek, yazısına karşı bir mesuliyyet duygusu uyandırmak gerekir.

 

  • İyi yazabilmek için çocukta kendine güven duygusu uyandırılmalıdır. (Özellikle yeni başlayan öğrencileri kompozisyonlarının bütün yanlışlarını göstererek yıldırmamalı, çocuğun seviyesine göre düzeltmesi gereken en önemli yanlışlar üzerinde durulmalıdır. Bu cümleden olarak önce konu bütünlüğü, anlatımın düzenli ve planlı olması daha sonra dil ve gramer yanlışları ele alınmalı denilebilir.)

 

  • Öğretmen yetiştireceği sınıfın seviyesini ve ihtiyaçlarına göre bir metod hazırlamalı ve öğretimi bu metodla tesbit edilmiş olacak muayyen etaplara göre yapmalıdır.

 

  • Zihni hayatın gelişmesiyle düşünmeyi öğrenen bir insan, aynı zamanda planlı düşünmeyi de öğrenmiş sayılır. Bu itibarla çocukların yazılarında muhakkak bir plana göre yazılmış olma şartı aranmalıdır. Ya, yazmaya başlamadan evvel plan yapılır, yahut, zihin konu üzerinde doğrudan doğruya planlı düşünmeye alışmış bulunur. Fakat, umumiyetle düşünmeyi öğrenme safhasında bulunan öğrenciler için yazıya başlamadan plan yapmak tavsiye edilmektedir.

 

  • Öğrencileri, kendi dil düzeylerine uygun, yaşantılarına dayalı yazılar yazmaya özendirmek gerekir. Öğrenci , yazılarını, yetişkinlerin dilini taklit etmeden, basmakalıp cümleler kullanmadan, doğal ve samimi bir şekilde yazmak hususunda çaba sarfetmelidir. Örneğin evlerindeki köpekleri hakkında bir tasvir yazmaları istenmişse, öğrenci de “Köpek yararlı bir hayvandır. Kuyruğu vardır. Dört ayaklıdır...” gibi cümleler yazmşsa onu uyarmak gerekir. Bunun gibi herkesin bildiği şeylerin değil de, o köpeğe ait ayırdedici özelliklerin anlatılması gereği vurgulanmalıdır. Aynı şekilde “Sonbahar gelince ağaçlar yapraklarını döker.”ya da “Kış gelince paltolarımızı giyeriz.”gibi basmakalıp cümleler yazan öğrencileri ikaz etmeliyiz. Çünkü bu cümleler çocuğun kendi yaşantısını yansıtmamaktadır. Bunun yerine öğrenci sonbahar mevsiminin ruhunda uyandırdığı duyguları yazabilir. Yazılı anlatım konuları mutlaka çocuğun çevresine, yaşantısına dayandırılmalı; yani gördüğü, dinlediği, içinde yaşadığı konular olmalıdır.

 

  • Yazılı kompozisyon “Birlikte yazma” ve “Bireysel yazma” şeklinde iki bölümde incelenebilir.

Birlikte yazma, yaşanmış bir olayı, öğretmenin rehberliğinde, sınıfça ve ders içinde yazmaktır. Böyle bir çalışma için seçilecek konunun öğrencinin yakın çevresinden ve hayatın içinden olması çok faydalıdır. Birlikte yazmaya geçilmeden önce öğrencilerin olayla ilgili duygu ve düşüncelerini anlatmaları için soru sorarak uygun ortam sağlanmalıdır. Öğrencilerin meseleyi yazıdan önce sözlü olarak anlatmaları önemlidir. Çünkü doğru düşünme ve düzgün yazı yazma konuşmayla yakından ilgilidir. Çocuğa yaşadığı bir olayı sözle ifade etme imkanı verilirse cümleleri daha düzgün yazacaktır. Bunun diğer bir yanı yaşantının bireyde daha etkin ve derin etki yapması, seslerin imgelerinin de kazanılması yazmaya olumlu yönde etki edecektir.

Bireysel yazma, öğrencilere verilen bir konuyu kendi duygu ve düşünceleri çerçevesinde evlerinde yazmalarını istemektir.

 

  • Öğretmenler, öğrencilerin yaş ve seviyelerine göre derece derece, hayatları, faaliyetleri ile bağlı olabilecekleri ve alaka duyabilecekleri bir takım konu grupları hazırlayabilirler. Çocuğun hayatı ile bağlandığı ilk muhit ev muhitidir. Böylece birinci konu grubu “aile ve ev” olabilir. Bundan sonra da fikir vermek için şu konu grupları sıralanabilir: okul, arkadaşlık ve sevgi, spor ve seyahat, şehir-kasaba, vatan ve millet, tabiat ve kainat, sanat ve kültür, ilim ve medeniyet, serbest konular. Şüphesiz öğretmen öğrencilerini iyi tanırsa onlara daha iyi konu grupları hazırlayabilir. Yalnız bu grupların her birinde toplayabileceği ( 10 -20 - 30 - 40 ) konu ( mücerret, müşahhas, tasvir, hadise, fikir, duygu ) çeşitli tiplerden olmalıdır. Öğrenciler kendi sınıflarına ve seviyelerine göre her gruptan seçecek konu bulabilmelidir. Böylece öğrenciler, mesela yirmi beşer konuluk gruplardan onar konu seçmek suretiyle 20-30 konuluk konu listelerini hazırlarlar. İşte, bir sene içinde her öğrencinin üzerinde çalışacağı konu kendi listesindeki konulardan olacaktır.

 

  • Üzerinde  çalışma yapılabilecek başlıca kompozisyon çeşitleri  şunlardır:

 

a-      Hikaye etme

b-      Tasvir, karakter tasvirleri

c-      Gezi

d-     Skeç

e-      Tiyatro, dramatizasyon

f-       Rapor

g-      Özet

h-      Açıklama

i-        Mülakat

j-        Mektup

k-      Tartışma

l-        Makale

m-    Deneme

n-      Tenkit ve Tahlil

  • o-      Konferans

p-      Günlük

 

Bu çeşitlerin içinde bir kısmı yalnız yazılı veya sözlü  kompozisyon çalışmaları için kullanılabileceği gibi, bir kısmı da hem yazılı hem de sözlü çalışmalara uygundur. Çalışmaları her iki bakımdan yürütmek, sınıf ve okul şartlarına, bir yıllık ders proğramına göre ayarlamak öğretmenlerin işidir.

Sözlü ve yazılı kompozisyonu birleştirmek için yapay tedbirlere pek lüzum yoktur. İkisi de aynı nihai amaca yönelir. Zihni hayatın inkişafı meselesine dayanır. İkisi de düşünce ve ifadenin gelişmesini sağlayacak yollardır.

 

Kompozisyon Öğretiminin Dilbilgisi ve Edebiyatla ilişkisi:

 

  • Dilbilgisi öğrencinin anlama ve ifade kabiliyetine doğrudan doğruya tesir edecek ve onları geliştirecek şekilde ele alınmalı; öğretim ve uygulaması buna göre ayarlanmalıdır. Bilgi iyi öğrenilmediği taktirde faydalı olamaz. Kullanılmayan bilgi de faydalı olmaz. Bu itibarla dilin gramer şuurunu kazandırmak lazımdır. Fakat, gramer herşeyden önce, doğru ifade hususunda yardımcı olacak şekilde okutulmalıdır.

 

  • Edebi metinler üzerindeki çalışmaların kompozisyona yardımı, bol edebi metin, eser okumanın yazma kabiliyetini geliştirme bakımından en etkili yollardan biri olduğu kabul edilmekle beraber kompozisyon doğrudan doğruya edebiyat sayılmaz. Umumiyetle kompozisyon çalışmalarının ulaşması gereken nihai hedef şiir, hikaye yazmaktan ziyade  iyi deneme yazmak, duygu ve düşüncelerini doğru ve net bir şekilde ifade edebilmektir.

 

Kompozisyon yazarken düşülebilecek hatalar:

  • Yapılmayan, okunmayan, görülmeyen şeylerden bahsetmemeli. (Mesela; çocuk eski edebiyatı incelemediğine göre, “Eski edebiyatı tedkik ettiğimiz zaman...” dememelidir.)
  • Kompozisyon, bir konu üzerine şahsi düşüncelerin ifadesidir. Bunun için “Ben düşünüyorum, bana göre” gibi sözlere gerek yoktur.
  • Bir sözün manasını aynı anlama gelen kelimelerle tekrar etmemelidir.
  • Lüzumsuz bağlaç ve edatlar kullanılmamalı, uzun bileşik cümleler yerine kısa ama sağlam ve doğru cümleler tercih edilmelidir.
  • Soyut kelimeler yerine somutları kullanılmalı. Mesela; “iyi çocuk” deyip geçiştirilmemeli, yapılan iyilik ne ise o anlatılmalı.
  • Lüzumsuz, manaya bir şey ilave etmeyen sıfatlar kullanılmamalı.
  • Hazır, basmakalıp ifadelerden kaçınmalı.
  • Yazıyı yazdıktan sonra bir kere de yüksek sesle okumalı. Çünkü, gözün görmediğini kulak yakalayabilir. Böylece atlanılmış kelimeler, eksik kalmış cümleler ve anlatım bozukluklarının farkına varılır. Belli durak yerlerine nokta, virgül, noktalı virgül gibi işaretler konmamış ise farkına varılır ve düzeltilir. Aynı şekilde cümlelerin çok uzun veya çok kısa olduğu, monotonluğu, hep aynı tarzda başlaması veya bitmesi de fark edilir.
  • Aynı tip cümleleri arka arkaya tekrar etmemeli, çünkü cümlelerde çeşitlilik ve dinamiklik olması lazımdır.
  • Yazmak için herkes bildiği ve sevdiği konuyu seçmelidir. Aynı konuyu başkaları da yazabileceği için, herkes kendi yazısının en iyi olmasına çalışmalıdır.
  • Yazı kendisini az çok orjinal yapacak hususiyete sahip olmalı. Bu, yazının, yazanın kendisine ait olması demektir.
  • Herkesin bildiği güzel bir olayı, rivayeti kullanıyorsanız, bunu farklı bir şekilde takdim etmek gerekir. Ya farklı bir ders, farklı bir sonuç için kullanmalı; ya da değişik bir şekilde sunmalı..
  • Ahlaki nasihatların basmakalıp, günlük ifade şekillerini almamalı, hiç bir zaman herhangi bir hususta kendinizin başkalarından daha iyi olduğu tesirini, açık veya gizli surette meydana getirmemelisiniz. (İşte arkadaşlar buna göre siz de şöyle yapın, böyle yapın gibi şeyler söylenmemeli.)
  • Kaba ve yakışıksız ifadeler kullanmamalı, sun’i bir hava, süs ve sahte tavırlar içine girmemeli.
  • Birinci hedef, bilhassa ilk yıllarda , doğru yazma ve konuşmaya karşı bir alaka ve heves uyandırma olmalıdır. İkincisi rahat, akıcı konuşma ve yazma olmalıdır.
  • Dil yanlışları üzerinde fazla durmak çocuğun zihnini konudan uzaklaştırır, dil üzerine çevirir. Bunun için ilk umumi hedef çok yazdırmak olmalıdır. Öğrenci yanlış yapınca telaşlanmamalı. Yazmaya karşı canlı bir arzu meydana getirdikten sonra yazının vasfını yükseltmek ikinci hedef olmalıdır.
  • Konu birliği olmalı. Öğrenciye “Bu nokta konu ile alakalı mı?” diye sormak ve tartışmak faydalı olabilir.

 

 

Kompozisyon değerlendirme Formu:

 

puanlar

I. Başlık

 

a) Başlığın konuyla ilişkisi

 

b) Başlığın anahtar sözcüklerden oluşması

 

II.  Anlatım düzeni

 

a) Giriş

 

1. Ana fikri tanıtan anlatım

 

2. Sunuş açıklığı

 

3. Etkileyiciliği

 

b) Geliştirme

 

1. Ana fikrin açıklanması

 

2. Ana fikre ulaşmadaki düşünce zinciri

 

3. Yardımcı fikirlerin anafikri desteklemesi

 

4. Her fikir için paragraf düzenlenmesi

 

c) Sonuç

 

1. Ana fikri bir sonuca götürme

 

2. Yan fikirlerle desteklenmesi

 

III. Analtım zenginliği

 

a) Sözcük kullanımı ve yerindeliği

 

b) Cümle yapıları

 

c) Paragraflar arasındaki geçişler

 

IV. Yazım kurallarına uygunluk

 

a) Yazım

 

Söz dizimi

 

c) Noktalama

 

d) Paragraf düzeni

 

V. Bir bütün olarak yazılı anlatım ( verilmek istenen mesaj)

 

TOPLAM

 

 

Temel,Orta,İleri Seviye Dilbilgisi Dersi Örneği

TEMEL, ORTA ve İLERİ SEVİLERDE DİL BİLGİSİ KONULARI

TEMEL SEVİYE

ÇOĞUL EKİ

Tanım: İsimlere gelip çoğul anlamı bildiren ektir. İsimlere -lar, -lerekleri getirilerek yapılır.

           

Kullanımı:

1. Türkçede birden fazla varlığı ifade etmek için kullanılır. Eklendiği sözcüğün tek olmadığını birden

fazla olduğunu belirtir.

Kitapları ve defterleri çantanıza koyun.

Yarın sınavlar başlayacak.

Not:Sayılardan sonra Çoğul eki kullanılmaz.

İki çocuklar                        ( Yanlış )

Üç kalemler             ( Yanlış )

Beş masalar            ( Yanlış )

Not:Türkçeye yabancı dillerden giren bazı kelimelerin çoğullarında ses uyumu yoktur. 

Kalp    -          Kalpler

Saat    -          Saatler

Gol     -          Goller

ORTA SEVİYE

Sunumu indirmek için tıklayınız...

Temel,Orta,İleri Seviye Dilbilgisi Dersi Örneği

TEMEL, ORTA ve İLERİ SEVİLERDE DİL BİLGİSİ KONULARI

TEMEL SEVİYE

ÇOĞUL EKİ

Tanım: İsimlere gelip çoğul anlamı bildiren ektir. İsimlere -lar, -lerekleri getirilerek yapılır.

           

Kullanımı:

1. Türkçede birden fazla varlığı ifade etmek için kullanılır. Eklendiği sözcüğün tek olmadığını birden

fazla olduğunu belirtir.

Kitapları ve defterleri çantanıza koyun.

Yarın sınavlar başlayacak.

Not:Sayılardan sonra Çoğul eki kullanılmaz.

İki çocuklar                        ( Yanlış )

Üç kalemler             ( Yanlış )

Beş masalar            ( Yanlış )

Not:Türkçeye yabancı dillerden giren bazı kelimelerin çoğullarında ses uyumu yoktur. 

Kalp    -          Kalpler

Saat    -          Saatler

Gol     -          Goller

ORTA SEVİYE

Sunumu indirmek için tıklayınız...

Video Ders İşleme Yöntemleri ve Teknikleri

Video ile yapılan ders bir amaç doğrultusunda, planlı ve proğramlı olarak yapılmalıdır.

Video ile ders işleme herhangi bir boş zamanı değerlendirme olarak görülmemelidir. Öğretmen bu derse normal bir derse hazırlanır gibi hazırlanmalıdır.

Öğretmen herşeyden önce ;

-          Video kullanmasını iyi bilmelidir.

-          Filmi önceden seyretmeli gerekli düzenlemeleri yapmalıdır.

-          Seyrettirilecek film öğrencilerin seviyesinin üzerinde olmamalıdır.

-          Kaset,CD,DVD bozuk olmamalı, ses ayarı güzel olmalıdır.

-          Sınıfın ortamı,öğrencilerin oturma düzeni,televizyonu iyi görebilmeleri sağlanmalıdır.

TEKNİKLER

-          Seyrettirip özet yazdırma:

Videoda öğrencilere 5-10 dakika seyrettirdiğimiz film,haber,aktüalite gibi proğramların özetini isteyebiliriz.

-Sesi kısıp seyrettirme:

Bu teknikte öğrencilere filmi 2-3 dakika seyrettirip ne konuşuyorlar,nelerden bahsediyorlar gibi sorular sorup cevap alabiliriz.Daha sonra kaseti başa alıp tekrar sesli şekilde gösterip kimlerin doğru söylediğini söyleyebiliriz.

-Görüntüyü kapatıp sesi dinleme:

Görüntüyü kapatıp ögrencılere, konuşan insanların ne yaptığını,olayların nerede geçtiğini sorarak onları konuşturabiliriz.

-Özet yazıp film seyrettirme:

Öğretmen önceden 5-10 dakikalık bir bölümün özetinı çıkarıp öğrencilere dağıtır.Öğrenciler okuduktan sonra televizyonu açıp seyrettiririz.Öğrenci olacak olayları bildiği için yorum yapabilir.

-Doğru- yanlış :

Bu teknikte,film seyrettirildikten sonra öğrencilere önceden öğretmen tarafından film hakkında  hazırlanan sorular öğrencilere doğru – yanlış yöntemi ile sorulur.

Öğretmen bunu  notla değerlendirir.

-Filmin devamını tahmin edebilme:

Öğretmen belirli bir süre filmi seyrettirdikten sonra videoyu kapatır.Öğrencilere bundan sonra ne olabilir, ne yapılmalı gibi sorular sorup cevap alınır.

Bunlardan başka ;

-Öğretmen filmde geçen öğrencilerin bilmediği kelimeleri önceden çıkararak öğrencilere

dağıtır.Bu kelimeler öğrencilere ezberlettirilir.

-Günlük konuşma dilinde kullanılan bazı kalıp ve atasözlerinin ne anlama geldiği öğrencilere izah edilir.

Video Ders İşleme Yöntemleri ve Teknikleri

Video ile yapılan ders bir amaç doğrultusunda, planlı ve proğramlı olarak yapılmalıdır.

Video ile ders işleme herhangi bir boş zamanı değerlendirme olarak görülmemelidir. Öğretmen bu derse normal bir derse hazırlanır gibi hazırlanmalıdır.

Öğretmen herşeyden önce ;

-          Video kullanmasını iyi bilmelidir.

-          Filmi önceden seyretmeli gerekli düzenlemeleri yapmalıdır.

-          Seyrettirilecek film öğrencilerin seviyesinin üzerinde olmamalıdır.

-          Kaset,CD,DVD bozuk olmamalı, ses ayarı güzel olmalıdır.

-          Sınıfın ortamı,öğrencilerin oturma düzeni,televizyonu iyi görebilmeleri sağlanmalıdır.

TEKNİKLER

-          Seyrettirip özet yazdırma:

Videoda öğrencilere 5-10 dakika seyrettirdiğimiz film,haber,aktüalite gibi proğramların özetini isteyebiliriz.

-Sesi kısıp seyrettirme:

Bu teknikte öğrencilere filmi 2-3 dakika seyrettirip ne konuşuyorlar,nelerden bahsediyorlar gibi sorular sorup cevap alabiliriz.Daha sonra kaseti başa alıp tekrar sesli şekilde gösterip kimlerin doğru söylediğini söyleyebiliriz.

-Görüntüyü kapatıp sesi dinleme:

Görüntüyü kapatıp ögrencılere, konuşan insanların ne yaptığını,olayların nerede geçtiğini sorarak onları konuşturabiliriz.

-Özet yazıp film seyrettirme:

Öğretmen önceden 5-10 dakikalık bir bölümün özetinı çıkarıp öğrencilere dağıtır.Öğrenciler okuduktan sonra televizyonu açıp seyrettiririz.Öğrenci olacak olayları bildiği için yorum yapabilir.

-Doğru- yanlış :

Bu teknikte,film seyrettirildikten sonra öğrencilere önceden öğretmen tarafından film hakkında  hazırlanan sorular öğrencilere doğru – yanlış yöntemi ile sorulur.

Öğretmen bunu  notla değerlendirir.

-Filmin devamını tahmin edebilme:

Öğretmen belirli bir süre filmi seyrettirdikten sonra videoyu kapatır.Öğrencilere bundan sonra ne olabilir, ne yapılmalı gibi sorular sorup cevap alınır.

Bunlardan başka ;

-Öğretmen filmde geçen öğrencilerin bilmediği kelimeleri önceden çıkararak öğrencilere

dağıtır.Bu kelimeler öğrencilere ezberlettirilir.

-Günlük konuşma dilinde kullanılan bazı kalıp ve atasözlerinin ne anlama geldiği öğrencilere izah edilir.

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Dilbilgisi Dersi Nasıl Olmalıdır?

DERS SENARYOSU (PLANI)

1. Kullanımı – Tanım cümlesi

2. Şekil Özellikleri ve Kurallar

3. Kelimeler

4. Örnek Metin (Diyalog)

5. Örnek cümleler

6. Etkinlik ve Aktiviteler

7. İstisnalar

8. Ana Dilinde Karşılığı

9. Alıştırmalar

GEÇMİŞ ZAMAN

Etkinlikler  (Bakıtın Hayatı, Hafta Sonu neler yaptınız, Dün

akşam neler yaptınız, Tatilde neler yaptınız? Film Seyrettirme, Resimlerle

hayat hikayesi proje ödevi)

GELECEK ZAMAN

Etkinlikler  (Medyum Memiş, Planlar (Hafta Sonu neler yapacaksınız,

Tatilde neler yapacaksınız? Geleceğe ait planlarınız anlatınız.) Film

Seyrettirme)

Sunumu indirmek için tıklayınız...

 

 

 

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Dilbilgisi Dersi Nasıl Olmalıdır?

DERS SENARYOSU (PLANI)

1. Kullanımı – Tanım cümlesi

2. Şekil Özellikleri ve Kurallar

3. Kelimeler

4. Örnek Metin (Diyalog)

5. Örnek cümleler

6. Etkinlik ve Aktiviteler

7. İstisnalar

8. Ana Dilinde Karşılığı

9. Alıştırmalar

GEÇMİŞ ZAMAN

Etkinlikler  (Bakıtın Hayatı, Hafta Sonu neler yaptınız, Dün

akşam neler yaptınız, Tatilde neler yaptınız? Film Seyrettirme, Resimlerle

hayat hikayesi proje ödevi)

GELECEK ZAMAN

Etkinlikler  (Medyum Memiş, Planlar (Hafta Sonu neler yapacaksınız,

Tatilde neler yapacaksınız? Geleceğe ait planlarınız anlatınız.) Film

Seyrettirme)

Sunumu indirmek için tıklayınız...

 

 

 

Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretiminde Video Dersi Örnek Planı

Bu plan video filmindeki parçaların ders içerisinde detaya inmeden, bazı ipuçları vererek kullanılmasına yönelik bir plan niteliğindedir.

Bu ders planı öğretmenin video dersinde faydalanacağı bir kılavuzdur. Öğretmen bu ders planını kullanarak elde edeceği tecrübelerle bu planı daha da geliştirebilir.

Başarılı bir dersin anlatımındaki önemli faktör:

Bu durum özellikle video kullanımıyla ortaya çıkar. Fakat bu sırada öğretmen pedagojik ve teknik problemlerle karşılaşabilir. Çünkü ders anında video kullanımı diğer ders materyallerinin kullanımından daha zordur. Bununla birlikte biraz tecrübe ve ileriyi görebilme, video kullanımında öğretmene yardımcı olur.

Ön Hazırlık

Ön çalışmanın yapılması. Bu ön çalışmada öğrencilere ne kadar ön hazırlık ve kelime bilgisi gereklidir?

Bu ön çalışma ve kelime bilgisi kazandırma öğrencilerin seviyesine bağlı olarak değişebilir.

Kısaca video öğretimi öğrencilerin diğer ders materyallerine göre ipuçları yakalamasını sağlar.

Öğrenciler öğrenmek istedikleri ortamları, temaları daha önceden bilmek isterler. Bu da öğrencilerin video filmindeki olayların gelişimini anlamalarına sebep olur. Sonuç olarak öğretmenin öğrencilerle yapacağı ön çalışma gereklidir. Fakat bu ön çalışma dilin gramatik olarak öğretilmesi değil, videoyla hangi temayı öğretmek istediğimize yönelik bir araç olmalıdır.

Öğretmenin video filmindeki temaları kolaydan zora doğru basamaklara ayırarak vermesi öğrencilerin daha kolay ve iyi anlamalarına sebep olacaktır.

Ders planı hazırlamadan önce dersin üç ana bölümünü kafamızda tasarlamamız yararlı olacaktır.

1. BÖLÜM: Dersin Anlaşılması

1) Ortamın (ön çalışmanın) meydana getirilmesi.

2) Öğrencilerin aktif hâle getirilmesi.

3) Birinci izleme: Videonun bir ya da iki defa kesintisiz olarak izlenilmesi.

4) Aktif çalışma için cevapların çıkarılması.

2. BÖLÜM: Dil Çalışması

a) İkinci izleme: Videonun istenilen yerlerde durdurulması.

b) Üçüncü izleme: Bu video gösterimi kültürel olguların ve davranışların gözlenmesine ilişkindir.

3. BÖLÜM: Genişletme ve Aktarma

1) Videoda geçen olayların öğrenciler tarafından diyalog hâlinde gerçekleştirilmesi.

2) Öğrenilen bilgiler yardımıyla öğrencilerin okuma ve yazma kapasitesinin artırılması.

1. Bölümde öğrenciler dil öğreniminden önce videoda neler gösterileceğine aşina olurlar

2. Bölümde öğreteceğimiz temanın hassas bir şekilde açıklanması ve öncelikle videodan yararlanması.

3. Bölümde temanın, belli bir aralıklarla istenilen şekilde durdurularak; izlenilen olayların, davranışların öğrencilerle birlikte tartışılması. Buna ek olarak öğrencilerin rol alarak olayları dramatize etmesi.

Planlama ve Öğretme

İnsanlar televizyon izleme sırasında her zaman kendilerini televizyona veremezler. Gösterilen filme konsantre olamazlar. Öğretmenin öğrencilere videoyu izletmek için gerekli ortamın hazırlanmasında büyük bir çaba harcaması gerekir. Bu, öğrencilerin fiziksel olarak gergin duruma getirilmeleri demek değildir. Fakat zihinsel olarak uyanık durumda olmalarını sağlamaktır. Bunun da yolu öğrencilerin dikkatini, zihinlerini izledikleri şeyin odak noktasına çekmektir. Bunun yolu da, izledikleri şeyin basit bir televizyon ortamından farklı olmadığını çocuklara hissettirmektir. Bu yol öğrencilerin zihinlerini izledikleri şeye odaklamalarını sağlayacaktır.

Aktif görev dağılımında öğretmen öğrencilere videonun izlenmesini ve gerekli olan soruların cevaplanmasını anlatmalıdır. Daha sonra video izletilmeli ve kesintisiz olarak bir defa izlenmeli sorular öğretmen yardımıyla cevaplanmalıdır.

(*): Durdurmak için seçilmiş yerleri gösterir.

Bir kadın kütüphanede masa üzerinde çalışıyor.*   

Bu kadın kim?

Bu kadın nerede?


Bir genç adam raflardaki kitaplara bakıyor.*         

Bu adam kim?

Bu adam ne yapıyor?


Bu adam bir kaç kitap alır, oturmak için etrafa bakar. Kadının yanına gelir ve sorar:

Bu yer boş mu? Kadın, başını sallar; erkek oturur.*

Bu adam ne yapmak istiyor?

Bu adam ne söyleyebilir?

Bu kadın ne demeli?


Adam kitaplarını ve kağıtlarını dikkatli bir şekilde önüne koyar ve çalışmaya başlar.*   

Bu adam nasıl bir adam?


Kadın beslenme çantasını açar, yiyecekleri çıkartır ve yemeye başlar.*  

Bu kadın ne yapıyor?


Adam başını sallayarak ona kütüphanede yemek yenmesinin uygun olmadığını söyler. Kadın adamı umursamaz bir tavır takınır.* 

Adam bu durumda ne söylemeli?

Şikâyet: - Affedersiniz fakat korkarım ki kütüphanede yemek yemek uygun değil. Kadının bu olay karşısındaki tavrı nasıldır?


Basit konuşmaya dair öğretmenin yararlanabileceği 4 esas vardır

1. Esas: Hangisini gördünüz?

Aşağıdaki seçenekleri duyduğunuz ya da gördüğünüz şeye göre işaretleyiniz.

A) Kütüphane

B) Sınıf

C) Kırtasiye

D) Kitap

E) Makas

F) Yemek

Aşağıda bazı basamaklar verilmiştir:

1. Basamak: Öğrencilerin kelime ve cümleleri okuması.

2. Basamak: Öğrencilerin okumuş oldukları kelime ve cümleleri anladıklarından emin olmaları.

3. Basamak: Öğretmenin video parçasını bir defa izletmesi.

4. Basamak: Öğrencilerin video izlemeleri sırasında, ya da hemen, verilen sorulan işaretlemesi ya da doldurması.

5. Basamak: Öğrencilerin öğretmenle birlikte cevapları kontrol etmesi.

Öğrencilere yardım etmek, onları test etmek değildir. Onların test sayesinde Türkçeyi öğrenmelerini sağlamaktır. Öğrencilerin kelime hazinesini artırmak için öğretmen olayları direkt anlatmak yerine, onları problem çözücü etkinliklere yönlendirmelidir.

2. Esas: Ne Oldu?

Bu bölümde öğrenciler videoyla alakalı yerleri seçeceklerdir.

Örnek: Ne Oldu?

Aşağıda verilen olaylardan hangileri adamın canını sıkmıştır?

A) Kadının öksürmesi

B) Kadının erkeğin dirseğine çarpması

C) Kadının yemek yemesi

D) Kadının başka birisiyle konuşması

E) Kadının çok kitaplara sahip olması

F) Kadının elleriyle masaya vurması

3. Esas: Diyagram ve Kart

Bütün kelimeleri ezberlemek yerine aşağıda verilen örneği kullanarak kelimelerin daha kolay ezberlenmesini sağlamak.

Onlar kendilerini nasıl hissediyorlar?

   Kadın  Erkek
 Sinirli    
 Mutlu    
 Dostça    
 Aç    
 Meşgul    

4. Esas: Doğru Yanlış

Bu etkinlikte öğrenciler videoyla alakalı testleri okurlar ve daha sonra videoyu izlerler. Sonra verilen açıklamaların videoya göre doğru ya da yanlış olduğuna karar verirler. Karar verdikten sonra açıklamaların yanına "D" ya da "Y" sembollerini koyarlar.

Örnek: Aşağıda verilen bilgilerin yanma "D" ya da "Y" sembollerinden birini koyunuz.

1) Erkek ve kadın kafedeler

2) Erkek çalışmaya gayret ediyor.

3) Kadın öğle yemeği yiyor.

4) Erkek kadından bir parça ekmek istiyor.

5) Erkek çok sinirli.

Sıralı Alıştırmalar

Bu alıştırmanın amacı herhangi bir video filmi üzerinde tartışma ve gelişen olayları oluş sırasına göre muhakeme etmektir. Mesela, öğretmen video filminde geçen her bir olayın düzensiz olarak hazırlanmış cümlelerini yazarak öğrencilerden bunları düzenlemelerini ister.

Örnek: Aşağıdaki cümleleri olaylara göre sıraya koyunuz.

1) Yemeği bitirmeyi reddetti.

2) Yemeğine biber koydu.

3) Bir kadının tam karşısına oturdu.

4) Aceleyle ayrıldı.

5) Adamın biri kütüphanede kitap arıyor.

6) Kadına durmasını söylüyor.

7) Yemek yemeye başlıyor.

8) İnsanlar gürültüden şikayet ediyor.

9) Tekrar çalışmaya başlıyor.

Bu Alıştırmada Yapılacak İşlemler

1) Sınıf, ifadelere bakar ve anlamaya çalışır.

2) Videoyu tekrar izletmek gerekir. Öğrenciler bunu daha önce gördükleri gibi tekrar edebilirler.

3) Öğrenciler cümleleri uygun bir sıraya koyarak yazarlar. Bunu yaparken cümlelerin numaralarını kullanırlar.

4) Sonuçları arkadaşları ve öğretmeninkiyle karşılaştırılır.

5) Şayet sıraya koymada bir problem varsa öğretmen videoyu izleterek problemin ortaya çıktığı durumu öğrencilre tekrar gösterir.

Video İzletmede Dikkat Edilecek Genel Esaslar

1) Öğretmen dersten önce filmi mutlaka seyretmelidir.

Bu sırada öğretmen:

a) Video filmiyle ile ilgili soracağı soruları belirler.

b) Fiil öğretimi yapacaksa hedef fiilleri belirler.

c) Durdurma yapacağı yerleri belirler.

d) Bir dersten neyi, ne kadar verebileceğini belirler.

e) Gerekli gördüğü yerleri not alır.

f) Filimde geçen yeni kelimeleri belirler.

2) İzletilecek bölümler 10 dakikayı geçmemelidir.

Gerekli durdurmaların yapılması, soru sorulması, kelime öğretimi ve seyrettirilen filmin anlattırılması için veya ders sonunda test yapılabilmesi için bu gereklidir.

3) Öğrencilere öncelikle film bir defa sessiz olarak seyrettirilebilir.

Merak uyandırma, hayal güçlerini geliştirme ve bildikleri Türkçe kelimeleri kafalarında tasarlama imkânını vermesi açısından bu işlem önemlidir.

4) Sessiz izletmeden sonra öğrenciler seyrettikleri film hakkında konuşturulabilir.

Kafalarında tasarladıkları ifadeleri, sesli olarak, arkadaşları karşısında anlatmaları sayesinde kafalarında neler tasarlayabildiklerini ve bunları Türkçe olarak ne kadar aktarabildiklerini ölçülmüş olur.

5) Konuşmaların ardından film başa alınır ve sesli olarak seyrettirilir.

Sessiz seyretmeden sonra öğrenciler tarafından yapılmış olan anlatımların ne kadar doğru olduğu ortaya çıkmış olur. En yakın anlatımı yapan öğrenciye bir hediye veya not verilebilir. Bu etkinlik, sessiz öğrencileri konuşmaya teşvik açısından önemlidir.

6) Telaffuzu yerinde ve doğru öğrenebilmeleri için kelime öğretiminde geri almalar yapılabilir. Bu kelimeler tahtaya yazılmalıdır.

7) Zamanların kullanılmasına dikkat edilmelidir.

8) Filim ile ilgili sorular sesli gösterimden önce tahtaya yazılmalı veya fotokopi yoluyla öğrencilere dağıtılmalıdır. Bu sayede öğrencilerin dikkatlerini toplamaları, ilgileri ve derse katılımları artar.

9) Hazırlanan sorular sesli gösterimden sonra veya aralarda sorulabilir.

10) Seyrettirilen film bazı öğrencilere anlattırılabilir.

11) Ödev olarak öğrencilere filmden ne anladıklarını yazmaları istenebilir

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin bir dünya dili olması dileğiyle...