Developed by JoomVision.com

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Drama Tekniğinin Rolü

Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Drama Tekniğinin Rolü

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Video

Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Video

Ana Dili Türkçe Olmayanlara Türkçe Öğretiminde Bilgilendirme Ve Alışkanlık

"Ana Dili"ni kişinin doğumundan yaklaşık gençlik dönemine kadar ortamında yaşadığı, onun algı ve düşünme geleneğini oluşturan dil veya diller, diye tarif edebiliriz. Kişi bu süreci tek bir dil ortamında yaşamamış olabileceği için; onun algı ve düşünme geleneği, bu yaşama ortamına bağlı olarak birkaç dilden de oluşabilir. Bildirimizin...

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Metodoloji

Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Metodoloji
Developed by JoomVision.com
  • YENİ -
Dil Üzerine Yazılar: Birbiriyle Karıştırılan Kelimeler - Pazartesi, 04 Nisan 2011 11:19
Deyim Hikâyeleri : Zülfüyâre Dokunmak - Pazartesi, 04 Nisan 2011 11:11
Deyim Hikâyeleri : Zıvanadan Çıkmak - Pazartesi, 04 Nisan 2011 11:10
Deyim Hikâyeleri : Yağlı Kuyruk - Pazartesi, 04 Nisan 2011 11:10
Deyim Hikâyeleri : Yem Borusu - Pazartesi, 04 Nisan 2011 11:08
Deyim Hikâyeleri : Yağma Hasan'ın Böreği - Pazartesi, 04 Nisan 2011 11:07
Deyim Hikâyeleri : Yalova Kaymakamı - Pazartesi, 04 Nisan 2011 11:06
Deyim Hikâyeleri : Yananı Allah Bilir - Pazartesi, 04 Nisan 2011 11:06
Deyim Hikâyeleri : Yaya Kaldın Tatar Ağası - Pazartesi, 04 Nisan 2011 11:05
Orange Violet Blue

Siteden tam faydalanmak için: Kayıt olunuz-Sign Up

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Türkçe Bileşik Tümcelerin Özelliği Üzerine

Bilindiği gibi Türkçenin sözdizimin önemli bir özelliğini oluşturan ulaçların kullanışı tümce anlamı açısından da ilgi çekici nitelikler göstermekte, ulaç biçimbirimleri değişik işlevlerle birlikte çeşitli anlamları da yansıtmaktadır.

 Hint-Avrupa dillerinde görülenin tersine, genel olarak yan tümceler ana, temel tümcelere ilgi adıllarıyla deÄŸil, ortaç ve ulaçlarla baÄŸlanmakta. Bu kuruluÅŸta herhangi bir ilgi adılı ya da bir baÄŸlaç kullanılmasına gereksinme duyulmadan temel tümce içine çeÅŸitli yan tümceler yerleÅŸtirilmiÅŸ, üretken dönüşümlü dilbilgisindeki yerleÅŸtirme (embedding) gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. (Aksan; 2006; 173)

 BilindiÄŸi gibi baÄŸlantılı dillerin bir ad ya da eylem köküne deÄŸiÅŸik biçimbirimleri eklenir. Bu biçimbirimler her türlü türetme ve çekim iÅŸlemlerini gerçekleÅŸtirirler. Bu durumda Türkçede tümce anlambilimi açısından çekim eklerinin çok önemli iÅŸlevleri yerine getirilir. Batı dillerinde rastlandığı gibi, Arnavutçada da ikinci dereceden aktarmalar görülür. Bu aktarmalar bütün bir tümceyi bir baÅŸka düğüme aktarak ona baÄŸlı bir iÅŸlev verir ve bileÅŸik tümceler ortaya çıkıyor.

 Türkçede ise yan tümceler ana tümcelere ortaç ve ulaçlarla baÄŸlanmaktadır. Örnek olarak –ıp, -ip, -up, -üp ve - arak, -erek biçimbirimlerle kurulan bileÅŸik tümceler ele alalım.

 -ip ulaç biçimbirimin ilginç nitelikleri bulunduÄŸu görülür. –ip biçimbirimi sıkça kullanılan zarf-fiil eklerinden biridir. EklendiÄŸi fiili ikinci bir fiile baÄŸlar. Bazen esas cümlenin yüklemine bazen de yan cümlenin yüklemine baÄŸlanır. EklendiÄŸi fiile iki anlam katar. BaÄŸlaç yerine geçerek ‘ve’ baÄŸlacı gibi kullanılabileceÄŸi gibi ‘arak’ anlamını katar. BaÄŸlandığı fillin tarzını bildirebilir. Johanson’a göre bu ulaç ekinin her zaman bir birliktelik anlatığını vurgulamaktadır. DiÄŸer dilcilere göre bu nitelikleri derinliÄŸine incelerken bu öğenin neden-sonuç iliÅŸkisi, koÅŸul baÄŸlantısı, ‘içinlik baÄŸlantısı’ ve özelleÅŸtirme baÄŸlantısı kurabildiÄŸine deÄŸinmektedir.

 -erek, -arak ulaç biçimbirimine gelince iki fiili birbirine baÄŸlarken yüklemin nasıl, ne tarzda yapıldığını açıklamaktadır. Yan tümceyi temel tümceye, iki önermeyi birbirine baÄŸlayan bu biçimbirim aynı zamanda belirteç göreviyle üretken dönüşümsel dilbilgisindeki belirteçleÅŸtirmeyi saÄŸlar. Bu unsurun iki kullanımı vardır. 1. BaÄŸlama = iki ayrı eylem, genellikle eÅŸzamanlı olarak birbirine baÄŸlanır. 2. BelirteçleÅŸtirme = yan tümceyi temel tümcenin, ilk önermeyi ikinci önermenin belirteci durumuna getiren yaygın kullanımları. Bizim çalışmamızda özellikle bu unsurlarla yapılan bileÅŸik tümcelerdir.

 â€“ip biçimbirimi -erek biçimbirimle bazı durumlarda eÅŸdeÄŸerli sayılabilir, fakat ianlam ayrımları ortaya çıkıyor. Her iki öğe ayrı ayrı kullanılmaktadır. Türkçede aynı kavram için birden çok gösterge bulunmamalıdır.

Bu bildirinin amacı bu tür yan tümceleri açıklamak ve ortaya çıkan sorunları ele almaktır. Özellikle Arnavutçadan Türkçeye çeviride, bu unsurlarla yapılan yan tümcelerin bütün anlam ayrımlarını incelemektedir.

Fiilimsiler dile anlatım gücü zenginliği ve kıvrak sağlamanın yanında anlatılmak isteneni kısa yoldan anlatma olanağı sağlayan, yan cümle kurabilen, bağlaçların yerine geçebilen dil bilgisel unsurlardır. Türkçe gramer kitaplarına bakıldığında fiilimsiler verilen adların birbirinden farklı olduğu ve eklerin farklılıkları gösterdiği görülür. (Bayraktari, 2004, s. 3)

 Türkçede fiilimsilerin özellikleri

 Genel olarak üçe ayrılan fiilimsiler, cümle içinde isim, sıfat, zarf gibi isim soylu sözcüklerin görev ve özelliklerini taşırlar. Bir bölümü ad gibi, bir bölümü ad ve sıfat gibi, bir bölümü de zarf gibi kullanılırlar. Örn. giriÅŸ kapısı, tanıdık yüzler, anlayarak okumak gibi

 Fiilimsiler; çoÄŸu zaman baÄŸlaç kullanmadan, anlatımı bölmeden yan cümle, böylelikle birleÄ¢ik ve giriÄ¢ik cümleler kurmayı saÄŸlar. Bu daha çok zarf-fiil ve sıfat-fiillerle

 saÄŸlanır. İsim-fiillerin ve sıfat-fillerin, ad tamlamasında yer alabilmek gibi adlara yaklaÅŸan yönleri de vardır. İsimleÅŸmiÅŸ sıfat-fiiller, isimler gibi isim tamlamalarında kullanılabilirler.

Ø Fiilimsiler değişik eklerle oluşmaları ve cümlede değişik görevler almalarından dolayı üçe ayrılırlar: isim-fiil, sıfat-fiil, ve zarf-fiiler.

Cümledeki görevler:

Ø Fiilimsi eki ile kurulmuş sözcükler, cümlede fiil özelliği göstermezler, isim-fiil eki almış sözcükler bir ismin üstlenebileceği her türlü görevi yapabilirler. İsim-fiil cümlede özne, nesne, tümleç ve ek fiil yardımıyla yüklem olabilirler; ayrıca isim tamlamalarında tamlayan ya da tamlanan olabilirler. Sıfat-fiil eki almış sözcükler cümlede sıfat gibi kullanılabilirler, adlaşarak isim gibi kullanılabilirler, bağlaçlara ihtiyaç kalmadan yan cümleler kurarak birleşik cümleler oluşturma görevini üstlenirler; ayrıca sıfat tamlamalarının sıfatı olarak da görev yapabilirler.

Ø Sıfat-zarf adlaşmamış biçimiyle öznenin, nesnenin ya da tümlecin niteliği belirtirler.

 Ã˜ Zarf-fiil cümlede zarf tümleci yapma görevinde kullanırlar, yan cümle kurarak birleÄ¢ik cümle oluÄ¢turabilirler, yardımcı fiiller ve ek fiil yardımıyla yüklem olarak da kullanılabilirler.

 Ã˜ Zarf-fiil cümlede, ana cümlenin ya da yan cümlenin yükleminin belirtecisi durumunda kullanılırlar.

 Ã˜ -(y)ıp ekiyle kurulan zarf-fiil cümlede baÄŸlaç gibi görev yaparlar. Zarf-fiillerin bir diÄŸer önemli görevleri yardımcı fiilerin önüne gelerek tezlik, yeterlilik, sürerlilik ve yaklaÅŸma anlamı veren kurallı birleÅŸik fiiller yapmaktadır. (s.6)

 BilindiÄŸi gibi Türkçenin sözdizimin önemli bir özelliÄŸini oluÅŸturan ulaçların kullanışı tümce anlamı açısından da ilgi çekici nitelikler göstermekte, ulaç biçimbirimleri deÄŸiÅŸik iÅŸlevlerle birlikte çeÅŸitli anlamları da yansıtmaktadır.

 Hint-Avrupa dillerinde görülenin tersine, genel olarak yan tümceler ana, temel tümcelere ilgi adıllarıyla deÄŸil, ortaç (participle) ve ulaçlarla (gerund) baÄŸlanmakta.

 Bu kuruluÅŸta herhangi bir ilgi adılı ya da bir baÄŸlaç kullanılmasına gereksinme duyulmadan temel tümce içine çeÅŸitli yan tümceler yerleÅŸtirilmiÅŸ, üretken dönüşümlü dilbilgisindeki yerleÅŸtirme (embedding) gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. (Aksan; 2006; 172-173)

 BilindiÄŸi gibi baÄŸlantılı dillerin bir ad ya da eylem köküne deÄŸiÅŸik biçimbirimleri eklenir. Bu biçimbirimler her türlü türetme ve çekim iÅŸlemlerini gerçekleÅŸtirirler. Bu durumda Türkçede tümce anlambilimi açısından çekim eklerinin çok önemli iÅŸlevleri yerine getirilir. Batı dillerinde rastlandığı gibi, Arnavutçada da ikinci dereceden aktarmalar görülür. Bu aktarmalar bütün bir tümceyi bir baÅŸka düğüme aktarak ona baÄŸlı bir iÅŸlev verir ve bileÅŸik tümceler ortaya çıkıyor.

 Türkçenin bir tümce anlambilimini etkileyen baÅŸlıca sözdizimi özelliklerinden biri bileÅŸik tümcelerin kuruluÅŸ özelliÄŸi olan adlaÅŸtırma, sıfatlaÅŸtırma ve belirteçleÅŸtirmesidir. 

BaÅŸka tümcelerle de anlatılabilecek bir durum çok belirgin ve keskin bir anlatımla dile getirilir. Türkçenin baÄŸlantılı bir dil oluÅŸu, biçim öğelerine biçimbilimsel-anlambilimsel bir nitelik kazandırmakta, böyle tanımlanabilecek iÅŸlevler yüklemektedir. Bu bakımından Türkçenin tümce anlambilimini iÅŸlerken biçimbirimleri temel alarak incelemeliyiz. (Aksan 2006, 170)

 Türkçenin anlambilim açısından da önemli olan sözdizimi özelliÄŸi, bileÄ¢ik tümcelerde ve giriÄ¢ik tümcelerde kendini göstermektedir. Hint-Avrupa dillerinde görülenin tersine, genel olarak yan tümceler (deÄŸiÄ¢ik yargılar) ana temel tümcelere ilgi adıllarıyla deÄŸil, ortaç (participle) ve ulaç (gerund)larla baÄŸlanmakta, böylelikle daha kısa yoldan, daha kıvrak bir anlatım saÄŸlanmaktadır, (Aksan, 2006, 172)

 Bir tümce ele alınacaksa, buradaki anlatımın kısa yoldan gerçekleÅŸtiÄŸi görülecektir. Bunun yanında, deÄŸiÅŸik yargıların, önermelerin baÅŸka dillerde olduÄŸu gibi baÄŸlaçlar ve ilgi adıllarına gereksinme olmadan bir araya getirilmelerinin, bunlar arasındaki baÄŸlantıyı daha da güçlendirdiÄŸini söyleyebiliriz. (Aksan; 2006; 175)

 Türkçede ise yan tümceler ana tümcelere ortaç ve ulaçlarla baÄŸlanmaktadır. Örnek olarak – ıp, -ip, -up, -üp ve -arak, -erek biçimbirimlerle kurulan bileÅŸik tümceler ele alalım.

 Bunca bileÅŸik tümceler arasında bu –ıp, -ip, -up, -üp ve -arak, -erek ile kurulan bileÅŸik tümcelerde duralım.

 Türkçede birleÅŸik tümceyi kuran ögeler, yapı bakımından basit tümcelere benzemekle birlikte, tümceye özgü anlamlık ve titremlemelik bütünlüğe sahip deÄŸillerdir. BirleÅŸik tümcelerde, yardımcı tümceler, basit tümcelerin ögeleri gibi çalışırlar. Yardımcı tümceler, asıl tümcelerin öznesi, nesnesi veya zarfı gibi görev yaparlar, (KaraaÄŸaç 2009, 198)

 Fiile dayalı sıfat-fiil ve isim-fiil gruplarında olduÄŸu gibi bu grupta da yüklem görevi yapan zarf-fiilin anlamı, özne, nesne, yer tamlayıcısı ve zarf adı verilen ögelerle tamamlanır. Yüklem olan zarf-fiil yargı bildirmez. (57) Zarf-fiil grubu, söz dizimi içinde zaman, tarz, sebep, ÅŸart, baÄŸlama, karşılaÅŸtırma vb. iÅŸlevlerle zarf görevi yapar. (Karahan, 2008, 59) shembuj??

 Ilk -(y)ıp, -ip, -up, -üp ile oluÅŸturan tümcelerin özelliklerine bir göz atalım:

 -ip ulaç biçimbirimin ilginç nitelikleri bulunduÄŸu görülür. -ip biçimbirimi sıkça kullanılan zarf-fiil eklerinden biridir. EklendiÄŸi fiili ikinci bir fiile baÄŸlar. Bazen esas cümlenin yüklemine bazen de yan cümlenin yüklemine baÄŸlanır. EklendiÄŸi fiile iki anlam katar. BaÄŸlaç yerine geçerek ‘ve’ baÄŸlacı gibi kullanılabileceÄŸi gibi ‘arak’ anlamını katar. BaÄŸlandığı fillin tarzını bildirebilir. Johanson’a göre bu ulaç ekinin her zaman bir birliktelik anlatığını vurgulamaktadır. DiÄŸer dilcilere göre bu nitelikleri derinliÄŸine incelerken bu öğenin neden-sonuç iliÅŸkisi, koÅŸul baÄŸlantısı, ‘içinlik baÄŸlantısı’ ve özelleÅŸtirme baÄŸlantısı kurabildiÄŸine deÄŸinmektedir.

 Dilcilere göre -(y)ıp, -ip, -up, -üp biçimbirimi için ÅŸu tanımları yapılmıştır.

 BileÅŸik tümcelerde yan tümce tümüyle bir zarf hükmündedir ve ana tümce içinde bir zarfın alabileceÄŸi bütün iÅŸleyiÅŸleri alır.

 Söziçinde iÅŸleyiÅŸleri bakımından benzerlikleri sebebiyle zarf-fiil tümceleri türleri ve sınıflanmaları yönünden de baÄŸlam tümcelerine benzerler. Anlamca iliÅŸkilerine göre yan yana zarf-fiil tümceleri ve sınıflanmaları yönünden de baÄŸlam tümcelerine benzerler. Anlamca iliÅŸikilerine göre yan yana zarf-fiil tümceleri ve alt alta zarf-fiil tümceleri ayırdedilir. (BanguoÄŸlu, 1990, 572)

Yan yana zarf-fiil tümce grubunda ulama tümceleri yer almaktadır. Bu tümcelerde iki yargıyı bağlam tümcesinde olduğu gibi aynı yönde oluş ve kılış beraberliği, veya sırasıyla birleştirilir. Genellikle -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiilleriyle yapılan bu iç tümce iki yargı arasında zaman ve tarz ilişkisi kurabilir. -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiili ile yapılan bu bileşik tümcenin bazan ulamadan başka ilişkiler de kurduğu görülür. O zaman bunlar anlamlarına göre alt alta zarf-fiil tümcesi sayılabilirler -(y)ıp, -ip, -up, -üp ve -arak, -erek zarf-fiilleri aynı anlamda kullanılır. Alt alta zarf-fiil tümcesinde hal tümcesi baş tümce anlatışının ne gibi bir hal içinde oluştuğunu belirten bir zarf-fiil tümcesiyle kurulmuş karmaşık tümceye zarf -fiil hal tümcesi adını veririz. -arak, -erek hal zarf-fiilleri ve -(y)ıp, -ip, -up, -üp ulama zarf-fiilleri birbirleri yerinde kullanılır. (Banguoğlu,

-(y)ıp, -ip, -up, -üp’lü zarf-fiil, bağlı bulunduğu esas fiildeki hareketten biraz önce gerçekleşmiş olan bir hareketi karşılar. Bu kullanış ile, şekilce, esas fiildeki kipin yerini dolduran bir (ikame) özelliği (gerundium) arka arkaya aynı şekil yapısındaki kiplerin tekrarını önlemek üzere, bir önceki fiilin çekim eki atılmış ve yerine -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiil eki getirilmiştir. –-

(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiili daima kendinden sonraki fiile bağlıdır. Ondaki şahıs ve zaman kavramını kendi üzerine çeker. -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiilin bağlı bulunduğu tümce parçasının öznesi ile asıl fiilin öznesi genellikle aynıdır. Seyrek hallerde, zarf-fiillin bağlı bulunduğu özne ile

esas fiilin öznesi farklı olur. Bu durum daha çok edilgen çatılı fiillerde ve araya başka bir zarf fiilin girmesi hallerinde görülür. -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiil esas fiile aynı zamanda yapılan bir hareketi de karşılar. Bu durumda -arak, -erek ekine eşdeğer bir işlev görür. (Korkmaz, 2003, 999-1000)

-(y)ıp, -ip, -up, -üp ve -arak, -erek ekleri bağlam işlevindedir.

Örn. Eve gidip güzel bir film seyretsek. Eve gitsek ve güzel bir film seyretsek.

Arkadaşım okula giderek bazı hocalarla görüştü. Arkadaşım okula gitti ve bazı hocalarla görüştü.

 Hint-Avrupa dil ailesi ana dili olan bir öğrenci için baÄŸlaç ile kurulan tümcesi daha mantıklı ve daha kolaydır.

 BaÅŸka durumlarda -(y)ıp, -ip, -up, -üp ve -arak, -erek ekleri baÅŸka biçimbirimlerin yerine geçebilirler.

 Ã–rn. Kendin gelip görünce anlayacaksın. Kendin gelince ve görünce anlayacaksın.

Konuyu bilip fark ettirmediÄŸini tahmin ediyorum.

Konuyu bildiÄŸini fakat fark ettirmediÄŸini tahmin ediyorum.

 Bu tür tümceleri yabancı bir öğrenci Türkçeden ana diline çevirebilir fakat ana dilinden Türkçeye çevirmesinde zarf-fiil biçimbirimleri kullanmamaktadır.

-(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf fiilin oluşumuna bir göz atalım.

Esas fiildeki bir hareketin sürekli olarak veya art arda tekrarlanarak gerçekleşmesi -(y)ıp, - ip, -up, -üp zarf-fiilin arka arkaya tekrarlanması ile karşılanır. Bu tekrarlama iki şekilde olur. Ya aynı fiilden yapılmış zarf-fiilin arka arkaya tekrarı ile (bakıp bakıp), ya da eş ve zıt anlamlı iki zarf fiil art arda tekrarı ile (girip çıkıp)

 Bu tekrarlı kullanımlarda yalnız birinin -(y)ıp, -ip, -up, -üp ‘lu zarf-fiil, ötekinin asıl fiil olduÄŸu yerler de vardır. Bu durumlarda zarf-fiil aynı zamanda esas fiildeki çekim biçimini de karşılamaktadır. (Korkmaz, 2003, 1002)

 -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf fiil ile baÄŸlı bulunduÄŸu esas fiil arasındaki hareket ve zaman yakınlığı, bazen bunlara, -(y)a’lı tasvir fiilerinde olduÄŸu gibi, eylemce kaynaÅŸmış bir tasvir fiili niteliÄŸi kazandırır. Bu takdirde, birleÅŸikteki asıl anlam öteki tasvir fiillerinde olduÄŸu gibi zarf-fiile kayar ve yardımcı fiil yerindeki esas fiil, zarf-fiili tasvir eden bir nitelik kazanır. (628.2, 630, 2 s. 1002) Bu zarf-fiil kayar ve yardımcı fiil yerindeki esas fiil, zarf-fiil tasvir eden bir nitelik kazanır. (akıp gidiyor)

 -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf fiil, olumsuzluk bakımından da genellikle esas fiile baÄŸlıdır. Tümcede olumlu ve olumsuzluk açısından şüphe ve karasızlık bildiren sürekli bir durum

 söz konusu olduÄŸunda, olumlu zarf-fiili, aynı kök veya gövdeden yapılmış olumsuz bir fiil ÅŸekli izler. (bilip bilmediÄŸini) (Korkmaz, 2003, s. 1003) Bu yapı zor yapılardan birisi olduÄŸunu vurgulamaktayız.

Bu güzel havada herhalde evde oturup televizyon seyretmeyeceğiz.

 Bu güzel havada herhalde evde oturmayacağız   televizyon seyretmeyeceÄŸiz.

 Fakat eÄŸer ana tümcede fiil olumlu ise -(y)ıp, -ip, -up, -üp biçimbirimlerin önünde olumsuz eki kullanılabilir.

 Bu güzel havada evde oturmayıp yürüyüşe çıkmalıyız.

Bu güzel havada evde oturmamalıyız yürüyüşe çıkmalıyız.

 -(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf fiillerden sonra bir da baÄŸlacı gelebilir. Zarf-fiilin anlamı güçlendirilir. Örn. Yemek yiyip de geldim.

Yemek yedim de geldim.

-(y)ıp, -ip, -up, -üp zarf-fiil, bir başka zarf-fiil ile yan yana olunca, kendinden sonra gelen zarf-fiilin işlevini yüklenir. (Örn. durup dinlemeden)

 -erek, -arak ulaç biçimbirimine gelince iki fiili birbirine baÄŸlarken yüklemin nasıl, ne tarzda yapıldığını açıklamaktadır. Yan tümceyi temel tümceye, iki önermeyi birbirine baÄŸlayan bu biçimbirim aynı zamanda belirteç göreviyle üretken dönüşümsel dilbilgisindeki belirteçleÅŸtirmeyi saÄŸlar. Bu unsurun iki kullanımı vardır. 1. BaÄŸlama = iki ayrı eylem, genellikle eÅŸzamanlı olarak birbirine baÄŸlanır. 2. BelirteçleÅŸtirme = yan tümceyi temel tümcenin, ilk önermeyi ikinci önermenin belirteci durumuna getiren yaygın kullanımları.

 -arak, -erek ulaç biçimbirimi tümcedeki asıl fiilin gösterdiÄŸi hareketle aynı zamanda yapılan baÅŸka bir hareketi birdirir. Bu zarf-fiil birdirdiÄŸi hareketteki zaman kavramı ile teklik, çokluk kavramı baÄŸlı

bulunduğu esas fiilden alır ve esas fiilin yapılış tarzını gösteren bir işlev yüklenir. Ekin bu işlevi genelleşmiş durumdadır.

 -arak, -erek kullanımları ve anlamları

 Ã˜ Asıl fiilden biraz önce yapılan bir hareketi bildirir. Böylece iki hareket art arda ve birbirine baÄŸlı olarak gerçekleÅŸmiÅŸ olur. (Korkmaz, 2003, 995)

 Bu iÅŸlevdeki -arak, -erek eki genellikle cümledeki asıl fiile eÅŸ zamanlı olur. ‘ve’ baÄŸlacı kullanılabilir. Esas fiilden biraz önce gerçekleÅŸen bir harekete koÅŸut durumdadır.

 Ã˜ Cümle içinde aynı iÅŸlevde iki veya daha fazla zarf-fiil kullanılma durumundaki anlatımdaki tekrarı ve üsluptaki tekdüzenliÄŸi gidermek üzere, -arak, -erek yanında aynı deÄŸerdeki -arak, -erek zarf-fiil de kullanılabilir. ‘Korkmaz, 2003, 996)

Örn. Babaları arabaya atlayıp çarşıya inerek, çocuklarının ihtiyacı olan şeyleri alıp getirdi.

-arak, -erek zarf-fiil şahıs kavramını tümcedeki esas fiilden aldığı için, cümlenin öznesi her iki öğede de ortaktır. Pek nadir hallerde her iki öğenin öznesi farklı olabilir. (Korkmaz, 2003, 996)

*-arak, -erek = –mak suretiyle

Ayten her gün yürüyüş yaparak kilo verdi.

Ayten her gün yürüyüş yapamak suretiyle (bu sebepten dolayı) kilo verdi.

1. -arak, -erek ekli zarf-fiil tümcenin esas fiiline tarz bildirme iliĢkisi ile bağlanabilir. Yalnızca tarz bildirme işlevindeki bu zarf-fiil, genellikle tekrarlı –ya.. –ya zarf-fiilinin yerini tutar ve onunla kolayca yer değiştirebilir. (Korkmaz,2003, 997)

arak, -erek = –ya..   –ya

 Gençler koÅŸarak içeri girdiler. Gençler koÄ¢a koÄ¢a içeri girdiler. Bu ÅŸekilde bazı ikilemeler oluÅŸur.

 Genç kız aÄŸlaya aÄŸlaya hikayesini anlattı. Adam ite kaka öne geçmeye çalışıyordu.

 2. -arak zarf-fiil, bazen asıl fiil –dığı için, -dan dolayı anlamında bir sebep iliÄ¢kisi ile de baÄŸlanabilir.

 3. -ma olumsuzluk ekinden sonra gelen -arak, -erek eki, esas fiile –madan -meden –maksızın, meksizin zarf-fiillerinin yerini tutan bir olumsuzluk iliÄ¢kisi ile baÄŸlanır. (Korkmaz, 2003, 998)

 -arak, -erek eki belirli birkaç fiilde anlam kaymasına uÄŸrayarak kalıplaÅŸmış edat veya zarflar da oluÅŸturmuÅŸtur.

 bakarak = (göre, nazaran)

 giderek = (yavaÅŸ yavaÅŸ, gittikçe, nihayet)

 olarak = (vasfı ile biçiminde açıklayıcı iÅŸlevi ile) Örn. Sana bu kitabı hediye olarak veriyorum.

 * -(y)ıp, -ip, -up, -üp biçimbirimi -arak, -erek biçimbirimle bazı durumlarda eÅŸdeÄŸerli sayılabilir, fakat birtakim anlam ayrımları ortaya çıkıyor. Her iki öğe ayrı ayrı kullanılmaktadır.

 Sonuç olarak bu bildirinin amacı bu tür yan tümceleri açıklamak ve ortaya çıkan sorunları ele almaktır. Özellikle Arnavutçadan Türkçeye çeviride, bu unsurlarla yapılan yan tümcelerin ya basit cümlelere ayrılır ya da baÄŸlaçlar kullanarak çevirilir.

 Ana dilinde ikinci dereceden aktarmalar hakim oldukları için bu biçimbirimlerle kurulan bileÅŸik tümceler kullanımlarda ve çeviride biraz zorluluklar göstermektedirler. Üstelik Türkçede biçimbirimlerin birden fazla anlamlarını aldıkları için yabancı öğrencilerinde doÄŸru kullanımları her zaman görülmemektedir. Aslında ortaç ve ulaçlarla kurulan bileÅŸik tümceler Türkçe biçimsel yapısına uygundur. Bu tümceleri konuÅŸmalarda ana dili olmayanlar zorla kullanıyorlar. Çeviride ise özellikler ana dilinden Türkçeye bu tür bileÅŸik tümceleri basit tümcelere ayırıyorlar. Bazı durumlarda baÄŸlaçlarla çeviriyorlar.

III. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu (16-18 Aralık 2010 İzmir)

Xhemile ABDIU Ma.

Tiran Üniversitesi

 

Kaynaklar

  1. Adalı O. (2004). Türkiye Türkçesinde Biçimbirimler. Istanbul: TDK
  2. Akademia e Shkencave. (2002). Gramatika e Gjuhës shqipe I, Tiranë: ADSH
  3. Akademia e Shkencave. (2002). Gramatika e Gjuhës shqipe II, Tiranë: ADSH
  4. Akerson, F, Erkman (1991). Anlam-Çeviri-Karşılaştıra, İstanbul

  1. Aksan, D. (2006). Anlambilim, Anlambilim konuları ve Türkçenin Anlambilimi, Ankara
  2. Banguoğlu, T. (2000). Türkçenin Grameri. Ankara: TDK
  3. Deny, J. (2004). Türk Dili Gramerlerinin Temel Kuralları (Türkiye Türkçesi) Ankara TDK

  1. Göksel, Kerslake, 2005. Turkish: A Comprehensive Grammar, London, Neë York

  1. Karaağaç, G. (2009) Türkçenin Söz Dizimi, İstanbul

  1. Karahan, L. (2008). Türkçede Söz Dizimi. Ankara: TDK
  2. Kerslake,  C.  (1988).  Semantic   Differentiation  in  the   Copular   System  of   modern   Turkish:

Studies on Turkish Linguistics, Ankara

  1. Kıran, Z., Kıran, A. (2001) Dilbilime giri.ş Ankara:
  2. Korkmaz, Z. (2003). Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi). A

5

Yorum ekle



Yenile

ZİYARETÇİ SAYISI

mod_vvisit_counterBugün2346
mod_vvisit_counterDün2401
mod_vvisit_counterBu Ay12726
mod_vvisit_counterToplam572916

SİTEDE KİMLER VAR

Åžu anda 33 konuk Ã§evrimiçi

windows live messenger
limewire indir