Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...
Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...
Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....
Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...
Hasker tarafından yazıldı.
Güvendiklerinden hayır gelmeyeceği için, istediğini elde edemeyeceksin, başarısızlığa uğrayacaksın.
Her insan hayatta istediğine kavuşamaz. İşler bazen yolunda gitmez. Her an insanın karşısına aksilikler çıkabilir. Güvendiklerinden hayır gelmez. Böyle durumlarda sabır ve şükür hükümlerine sarılmak gerek.
Posta teşkilatının günümüzdeki gibi olmadığı zamanlarda her türlü haber ve mektupları “tatar” adı verilen posta sürücüsü taşırmış. Tatarlar da sınıf sınıfmış. Yüz tatarı bir tatar ağası komuta edermiş.
Posta tatarları atlara biner, sık sık konak değiştirerek postayı gerekli yerlere ulaştırırlarmış. Konağa yaklaştıklarında “Hayvanları hazırlayın!” anlamında nara atarlar, hiç beklemeden, dingin atlara binip yeni bir konağa kadar at sürerlermiş.
Bir gün önemli bir haber götüren tatar ağası, konaklardan birinde atın hazır olmadığını görmüş. “Menzilci!” diye bağırmış. Menzilciye:
- Ulan nerede atlar?
- Efendim, atları köyün imamı götürmüştü, daha gelmedi.
- Ulan senin imam dediğin herifin dinini üzengi, imamını kaltak yapar, üstüne binerim şimdi ha!
- Büyük konuşma, işte şimdi yaya kaldın tatar ağası, demiş menzilci.
Böylece tatar ağası yaya kalmış. Başka bir konak yerine yaya gidip, at getirmek zorunda kalmış.
![]() | Bugün | 2868 |
![]() | Dün | 5372 |
![]() | Bu Ay | 100949 |
![]() | Toplam | 1786145 |