Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...
Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...
Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....
Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...
Siteden tam faydalanmak için: Kayıt olunuz-Sign Up
Yard. Doç. Dr. Faruk YILDIRIM-Uzman B. Tahir TAHİROĞLU tarafından yazıldı.
Bu yazıda, internet olgusunun genel olarak dile, özel olarak da Türkçeye etkileri incelenmeye çalışılaÂcaktır. Söz konusu etkiler incelenirken, dil politikasına deÄŸinilmeyecek, yalnızca mevcut durum ortaya konÂmakla yetinilecektir. Yazıda, aynca, internetin niteliÄŸi, dünyada ve Türkiye'de kullanımı, internet yoluyla yaÂpılabilecek dil çalışmaları ve bu baÄŸlamda bilgisayarlı dilbilim çalışmaları söz konusu edilecektir.
İnternet, dünya çapında, sunucu ve istemci bilgiÂsayarların belirli hatlarla birbirine baÄŸlandığı büyük bir ağın adıdır. 1950'li yıllarda bilgisayar aÄŸlannın kurulÂması ve dolayısıyla mesafeler arası bir iletiÅŸim ön kuralı (protokol) saÄŸlanması gerekliliÄŸinin ortaya konulmasıyÂla baÅŸlayan süreç, 1960'lı yılların ortalarında Amerikan Savunma Bakanlığı projesi olarak geliÅŸtirilen ARPA-NET'in devreye girmesiyle devam etmiÅŸ ve 1969'da internet ortaya çıkmıştır. Türkiye'de ilk internet baÄŸÂlantısı ise, Nisan 1993'te ODTÜ'de gerçekleÅŸtirilmiÅŸ; ardından sırasıyla Ege, Bilkent, BoÄŸaziçi Üniversiteleri ile İTÜ baÄŸlantı kurmuÅŸtur.
Türkçede sanal ortam ya da genel aÄŸ terimleriyle karşılanan internetin 90'lı yıllardan sonra hızla geliÅŸtiÄŸi görülür. Bugün, dünya çapında yaklaşık bir milyar kiÅŸiÂnin internet baÄŸlantısının olduÄŸu tahmin edilmekte ve son beÅŸ yüda kullanıcı sayısının % 182 oranında arttığı belirtilmektedir. Türkiye'de de internetin yaygınlaÅŸtığı gözlenmekle birlikte, Avrupa BirliÄŸi ülkeleriyle karşıÂlaÅŸtmldığmda, henüz istenilen noktada olmadığı görülÂmektedir. İnternet kullanıcılarının toplam nüfusa oranı Avrupa'da 35.9, tüm dünyada 15.7 iken, Türkiye'de internet kullanıcı sayısı 10.220.000'dir ve bunun nüfusa oranı 13.7'dir. 2000-2005 arasında kullanıcı sayısı % 411 oranında artmıştır. Türkiye kullanıcı sayısı bakımından dünyada 20. sırada yer almaktadır. Üniversitelerle baÅŸlayan internet kullanımı, ADSL teknolojisinin uyÂgulamaya konulmasıyla, bugün, özellikle büyük ÅŸehirÂlerde, evlere kadar ulaÅŸmış; "internet/biliÅŸim hukuku" kavramının oluÅŸmasını ve yeni yasal düzenlemelerin yapılmasını saÄŸlayacak ölçüde yaygınlaÅŸmıştır. Bu yayÂgınlaÅŸmada, artık çok küçük yerleÅŸim birimlerinde bile rastlanan "internet cafe'ler de önemli rol oynamıştır.
İnternet ve Dil
BaÅŸlangıcından itibaren söze dayanan insan dili, yazının icadıyla önemli bir sıçrama gerçekleÅŸtirmiÅŸtir. O günden itibaren; zaman-sınırlı, hareketli ve geçici olan sözlü dilin yanında, uzam-sınırlı, duraÄŸan ve kalıcı olan yazı dili insan hayatına girmiÅŸtir. Artık üretildiÄŸi andan itibaren uçup giden söz, yazı sayesinde, kalıcı hâle gelÂmiÅŸ; söz üretenin mesajını ulaÅŸtıracağı alıcıyla mutlaka yüz yüze bulunması zorunluluÄŸu ortadan kalkmıştır. Bu duruma bakarak, sözlü dilin yazıyla birlikte yaygınÂlaÅŸtığı, insan bilincini deÄŸiÅŸtirmede önemli bir duruma geldiÄŸi söylenebilir. İnsan dili açısından ikinci sıçrama, matbaanın icadıdır. Matbaanın icat edilmesiyle, yazıÂnın hızla yaygınlaÅŸtığı ve dil biçimlerinin çeÅŸitlendiÄŸi görülür. İnsan dili; yaygınlaÅŸma, dilsel biçimlerin çeÅŸitÂlenmesi ve hız bakımından, telgraf, telefon, radyo, teÂlevizyon gibi araçların bulunmasıyla önemli bir aÅŸama kaydettikten sonra, internetin yaygınlaÅŸmasıyla yeni bir sıçrama daha gerçekleÅŸtirmiÅŸtir. Matbaa, dil-yazı-kâğıt iliÅŸkisini nasıl deÄŸiÅŸtirmiÅŸse; internetin bulunması da, dil-yazı-elektronik ortam iliÅŸkisini öyle deÄŸiÅŸtirmiÅŸtir, denebüir. Ancak, Crystal'ın (2001) da belirttiÄŸi gibi, internet ne tür bir ortam saÄŸlarsa saÄŸlasın, bunun teÂmel birimi metin ve yazı olacaktır. Çünkü internet, temel olarak dile dayalı bir yapıyla birlikte geliÅŸmiÅŸ ve birçok dil dunlmunun ortaya çıkmasını saÄŸlamıştır. Bu durumları; söyleÅŸi grupları, haber grupları, eposta, sanal dünyalar (virtual worlds); web sayfalan olarak sıralayabiliriz. Bu durumların her birinin kendi içinde, kendi baÄŸlam koÅŸullanndan kaynaklanan dil görünümÂleri bulunmaktadır. Bir baÅŸka söyleyiÅŸle, tek ve homojen bir internet dili deÄŸil, internetin ortaya çıkardığı yeni dil görünümleri vardır.
İnternette dil durumlarının oluÅŸumunda kullanüan araçlar da dikkat çekicidir. Temel olarak bir kelime iÅŸlemcinin (word, oppenoffice writer vb.) yanında, çev-rimiçi kelime iÅŸlemciler de bulunur. Yahoo, Google ve MSN'nin saÄŸladığı posta hizmetlerinde günümüzde metin biçimlemeyi saÄŸlayan basit araçlar bulunmaktaÂdır. İnternette metin oluÅŸturmayı saÄŸlayan bir diÄŸer yaÂzılım grubu ise web editörleridir. Dreamweaver, Front-page gibi baÅŸlıca editörlerle, web sayfaları, çok çeÅŸitli biçimlerde oluÅŸturulabilmektedir. Bütün bu yazılımların kendi içlerinde barındırdıkları geliÅŸmiÅŸ metin biçimlenÂdirme araçları, doÄŸrudan web dilinin oluÅŸumuna katkıÂda bulunmaktadır.
Son zamanlarda, internetteki metin anlayışı, baÄŸÂlantılı metin (hypertext) kavramıyla daha da geliÅŸmiÅŸtir. Büyük metin yığınlarının dizinlenip veritabanlarmda saklanması, internetteki metin tabanlı içeriÄŸin görsel anlatımlı içeriklere göre yaygın olmasını saÄŸlamıştır. Metin anlayışındaki deÄŸiÅŸmenin bir diÄŸer nedeni grafik simgelerdir. İnternette söyleÅŸi (chat) ortamlannda ilk zamanlarda kullanılan :), :=), :( vb. klavye iÅŸaretleri, yerini animasyonlu ve animasyonsuz grafik simgelere (icon) bırakmaktadır. Öyle ki, hiçbir ifade yazılmadan içinde bulunulan duygu durumu, tek bir grafik simge ile karşı tarafa aktarılabilmektedir. Bu da, günümüzde yaygınlaÅŸan görselliÄŸin internet ortamındaki etkisiyle açıklanabilir. Grafik simgeleÅŸmeye elveren durumların en önemlilerinden biri, grafik yaratma yazılımlarının çeÅŸitliliÄŸinin ve becerilerinin artmasıdır. Birkaç saatini ayıran meraklı bir kiÅŸi, kolayca istediÄŸi biçimde grafik simge oluÅŸturabilir, baÅŸkasına gönderebilir ve bir web sayfasıyla dünyaya yayabilir.
Yapılan istatistik çalışmalarda, günümüzde web ortamında en çok kullanılan dilin İngilizce (1996'da doÂlaşımda bulunan tüm web sayfalarının %82.3'ü) olduÄŸu görülmektedir (Crystal, 2001: 217). İngilizcenin küresel etkisinin internetle birlikte daha da arttığı söylenebiÂlir. İngilizcenin internetteki hâkimiyeti, baÅŸlangıçtaki duruma göre, bugün oldukça azalmış durumdadır. ÖrneÄŸin, bugün, Japonya'daki web sayfalarının % 90'ı ....
Devamını okumak için tıklayınız...
![]() | Bugün | 4558 |
![]() | Dün | 12347 |
![]() | Bu Ay | 309758 |
![]() | Toplam | 8889620 |