Developed by JoomVision.com

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Bilgisayar Destekli Sınav

Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Bilgisayar Destekli Sınav

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Drama Tekniğinin Rolü

Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Drama Tekniğinin Rolü

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Video

Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Video

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Metodoloji

Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Metodoloji
Developed by JoomVision.com
  • YENİ -
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Yabancılara Türkçe Öğretiminde Bir Uygulama-Türkçe İle Bir Kahve Molası - Çarşamba, 22 Ocak 2014 15:16
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Türkçe Öğrenme Nedenlerine İlişkin Bir Durum Çalışması - Pazar, 24 Kasım 2013 13:09
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Yabancılara Türkçe Öğretiminde Ses Ve Yazı Öğretimi Ve İşlevi - Çarşamba, 02 Ekim 2013 22:02
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Yabancı Dil Olarak Türkçenin Öğretiminde Sözcük Öğretimi Üzerine Bir Değerlendirme - Cuma, 20 Eylül 2013 22:15
Dil Üzerine Yazılar: İnternette Türkçe Kullanımı Sorunları - Cuma, 06 Eylül 2013 21:49
Orange Violet Blue

Siteden tam faydalanmak için: Kayıt olunuz-Sign Up

Arabic English French German Greek Japanese Russian Spanish

    facebook-icon     twitter-icon

Dil Nedir ? -14- KONUŞMA NEDİR?

KONUŞMA NEDİR?

 

 

Etkili, güzel bir konuşmanın nasıl yapılabileceğini kavramak için, önce (konuşma nedir?) sorusunu cevaplandırmak gerekecektir.

Konuşmanın, aklı ve bilinci oluşturan ayrıca bir haberleşme aracı olarak insanların toplum ve doğa ile ilişkilerini düzenleyen niteliğine kısaca değinmiştik. Bundan, konuşmanın birden fazla boyutları olduğunu anlıyoruz; Konuşma, insanlar arası haberleşmeyi sağlayan ve anlatıma yarayan bir işaretler sistemi ve örgütüdür, Kuşkusuz, konuşma, günlük eylemlerle ilgili ve bunlara ilişkin olarak başlamış ve pratiğin içinde gelişmiştir. Bununla kalmamış bir aşamada, kendi içine katlanarak, bilinçli bir anlam kazanmış, pratik yaşamın üstünde yön verici, biçimlendirici, oluşturucu niteliklere sahip bulunduğu anlaşılmış, edebiyat, felsefe ve bilim düzeylerinde rol alarak, uygarlıkların en önemli öğesi haline gelmiştir.

Konuşma, bir dil olmaktan fazla bir şeydir. Fakat bu, onun gene de “dil”e dayalı bir tabanı, kaynağına ilişkin bir akışı ve yayılışı olduğu gerçeğini görmemize engel değildir. Bu bakımdan çoğu kez, konuşma ile dili birbirinin tamamlayıcısı olarak anlayacağız. Öyle ki bu anlamda “dil” dediğimiz zaman konuşmayı, konuşma dediğimizde de dili işaret ettiğimiz hatırdan çıkarılmamalıdır.

Bu konuda söylenilecek en önemli şey, konuşmanın yani insan dilinin (karınca dili, arı dili, vb. gibi) biyolojik bir dil olmadığıdır. İnsanda tek bir dil, hayvansal bir işaret dili değil, çok sayıda diller, konuşmalar ve dil öğrenme özelliği vardır.

Hayvanlar, tarih boyunca, artmayan ve eksilmeyen belirli sınırlı taklit seslerle ve hareketlerle işaretleşirler. Konuşmazlar. Yalnız, insan konuşur. Bu yetenek de kalıtımla geçmez, sonradan öğrenilir. konuşmada bilinç işe karışır.

Konuşma ve ona ilişkin olarak geniş anlamda dil, sadece psişik bir olay, ya da sadece sosyal bir olgu değildir. Daha başka boyutları da olan karmaşık bir bütündür. Onun için konuşma veya konuşma dili üzerine yapılan tanımlamaları da, linguistik, sosyoloji, psikoloji, semiotik, semantik ve komünikasyon bilimleri açılarından birleştirerek değerlendirmek gerekir.

Böylece, değerler ve yargılar toplamı olarak ele alınınca, pek de dar olmayan bir tanımlama çerçevesi içinde, “konuşma nedir?” sorusunu şöyle cevaplandırmak mümkündür:

Konuşma, konuşanın, başkalarını ilgilendireceği ön yargısı ile ve onlarla bir anlaşma sağlamak amacıyla, düşündüklerini, dil ve ses kalıpları halinde, haberleşme kanalları aracılığıyla aktarması ve tepkilerini kontrol ederek, bu eylemi geliştirmesidir. Konuşma, sürekli bir dü­şünme alış-verişidir. Aynı zamanda bireyi aşan ve tarih içinde toplumsal birikim sağlayan bir haberleşme örgütüdür. Böyle dinamik bir örgütte düşüncelerin ve duyguların “dile getirilmesi” gibi (aktif) ve bunların “algılanması” gibi (pasif), iki yanlı bir çalışma vardır.

Konuşma, söz (morfem), ses (fonem), jest (işaret), resim (piktografi) ve (yazı) gibi aşamalardan geçmiş ve bugün bunların hepsini birden kullanan bir bütünlüğe kavuşmuştur.

Konuşma sayesinde evren, dünya, sosyal yaşam ve insan belirlenmiş, işaretlenmiş, anlamlandırılmış, seslendirilmiş, kısaca her şey doğal dünyanın yanında ve içinde yeniden kurulmuştur. Konuşma sayesinde insanlar arasında ortak bir “anlaşma”, bir “toplu sözleşme” meydana gelmiştir. Bu, doğal koşullar yüzünden, kendiliğinden olmuş gibidir. Yakın ve uzak çevresel etkenler, insan biyolojisinde var olmuş olan ve psişik-fizik yeteneklerin kesişme noktasındaki dil merkezlerini eyleme geçirmiş ve sonra bilinçli konuşma mümkün olmuştur. Bu yüzden de insan çok yanlı ruhsal-bedensel özelliklere sahip olmuştur.

Konuşmanın esası, “konuşan” ile “dinleyen” arasında konuşulan şeyin (mesaj) anlamında birleşmek olduğuna göre, onu daima bu çok yanlı bütünlüğü içinde düşünmek gerekir.

Karşılıklı bir sözleşme 22 anlamını taşıyan konuşmanın amacı, dile aktarılmış, yani şifrelenmiş “dil dışı nesneler”i ortaya çıkarmak ve anlaşma (uyum) sağlamaktır.

O halde etkili, ya da güzel konuşma tekniği, insanı, daha doğrusu insanları, tarafları bu sonuca rahatça ulaştırabilen bir teknik olmalıdır.

Ancak hemen belirtelim ki böyle bir amacın gerçekleşmesi, yani olumlu bir sonucun alınması, konuşan ve dinleyen tarafların, konuşmanın ne olduğu, neye yaradığı konusunda bilinçli bulunmalarına -özellikle üst düzeydeki konuşmalarda- sıkı sıkıya bağlıdır.

Bunun için güzel ve etkili bir konuşma, uygun bir ortam bir bilinç ortamı hazırlamakla başlamalıdır. Bunun da türlü yolları vardır ve ileride görülecektir.

Bu açıklamalardan sonra bir konuşmanın ne olduğu, nasıl başlayıp nasıl geliştiği konusunu ayrıntılı olarak ele alabiliriz.

Bunun için de yapmak istediğimiz ilk iş, bir konuşmanın anatomisini ele almak, konuşma sürecinin kesitini çıkarmak ve konuşmanın konuşanlar arasındaki işleyişini, işleme halinde incelemektir.

 

 

Yorum ekle

Yorumlarınız bizim için önemli.Yorumlarınızda lütfen genel ahlak kurallarına riayet ediniz.Biliyorsunuz yorum yazdığınızda IP adresiniz site yönetimi tarafından görünmektedir ve ülkemizde son zamanlarda sosyal paylaşım sitelerinden yapılan uygunsuz yorumlara mahkumiyet verilebilmektedir.Lütfen bunları gözönüne alarak yorum yazınız. turkcede.org



Yenile

ZİYARETÇİ SAYISI

mod_vvisit_counterBugün20141
mod_vvisit_counterDün11854
mod_vvisit_counterBu Ay414295
mod_vvisit_counterToplam7936654

SİTEDE KİMLER VAR

Şu anda 237 konuk çevrimiçi

REKLAMİCİN