Almanlara Türkçe Öğretimi
Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.
Bugüne kadar ülkemizde yabancılara Türkçenin öğretimi konusuna gerekli önem verilmemiştir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde genellikle herkes Arapça, Farsça öğrenmeye özenmiş, Tanzimat, Servet-i Fünun, Fecr-i Ati dönemlerinde bu özentiye bir de Fransızca eklenmiştir. 1917'de başlayan Milli Edebiyat Akımı döneminden sonra Türkçe y maş yavaş kişiliğini bulmaya başlamış, 1932'de Atatürk'ün önderliğinde Türk Dil Kurumu kurulmuştur. Ancak, Türk Dil Kurumu da yabancılara Türkçe öğretimi konusunda hiçbir şey yapmamış, hatta bu konuyu çalışma programına bile almamıştır.Oy sa gelişmiş ülkeler kendi dillerini yabancılara öğretmek için milyarlar harcamakta, bu konuya ülke savunması kadar önem vermektedir. 1958 yılında Amerika'da Ulusal Güvenlik ve Eğitim Yasası (NDEA) çıkarılarak eğitime ve yabancı dil öğretimine büyük paralar ayrılmıştır. İki-üç yıl sonra da barış gönüllüleri adı altında binlerce öğretmen dünyanın çeşitli yerlerine yollanarak dünya çapında İngilizcenin öğretimi seferberliğine başlanmıştır. Sonuç ise bugün ortadadır. İngilizce yeryüzünde birinci dil olmayı başarmıştır.
Dil, kültürün aynasıdır. Öyleyse, bir dilin başka dilleri konuşan kişilere öğretilmesi çabası, aynı zamanda o dilin konuşulduğu topluma ait kültürel değerlerin öğretilmesi çabasını da içerecektir. Yararcı bakış açısı ön planda tutulduğunda, bu durumun en pratik sonucu ülke tanıtımına katkısı açısından belirginleşecektir. Kültürel yakınlık ekonomik, politik ve askeri ilişkilerin temelini oluşturur. İşte bu nedenle yabancılara dil öğretimi, ülke savunması kadar önemlidir. Ne yazık ki, Türkiye'de bu gerçek, günümüzde bile henüz yeterince anlaşılamamıştır. Yurt içinde ve yurt dışında açılacak Kültür Merkezleri konusu bile son beş-on yıl içerisinde ortaya atılmıştır.
Türkiye'de Goethe Institut, British Council ve Alliance Française gibi uluslararası dil öğretim standartlarına uygun ilk Türkçe Öğretim Merkezi 1984'te Ankara Üniversitesine bağlı olarak kurulmuştur. Kısa adı TÖMER olan bu Türkçe öğretim Merkezi yurt içinde ve yurt dışında İstanbul, İzmir, Ünye, Antalya, Berlin, Frankfurt gibi yerlerde şubeler de açmıştır. Almanlara Türkçe öğretimi konusunu araştıran bu çalışma TÖMER'e gelen Alman öğrenciler üzerinde Türkçe kullanımlarına yönelik araştırmalar yapılarak gerçekleştirilebilmiştir. Son üç yıl içerisinde TÖMER'e ve TÖMER'in yurt içi, yurt dışı şubelerine gelen Alman öğrenciler arasından 220 öğrenci denek olarak seçilmiş ve bu öğrencilerin yazılı kağıtları sesbilim, biçimbilim, sözdizimi, sözcükbi-lim ve yazım açısından değerlendirilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda Almanların Türkçeyi öğrenirken karşılaştıkları sorunlar, yaptıkları yanlışlar saptanmış ve bu sorunların en aza indirilebilmesi için, yeni yöntemler araştırılmıştır. Sorunlar bilinmeden çözümler bulunamaz. Elde edilen veriler bize Almanların en çok hangi konularda yanlış yaptıklarını göstermiştir. Genellikle sekiz yıldan beri TÖMER'de yaptığımız araştırmalarda, öteki yabancıların da Almanların karşılaştıkları sorunlara benzer sorunlarla karşılaştıkları görülmüştür, özellikle, anadili Hint-Avrupa dil ailesinin bir üyesi olan yabancılar, akraba dillerin konuşucusu olmanın doğal etkisiyle, Almanların Türkçeyi kullanırken yaptıkları yanlışların benzerlerini sergilemektedirler. Bu nedenle, bu çalışmada ulaşılacak sonuçların, Türkçenin Hint-Avrupa dil ailesinden dilleri konuşan diğer yabancılara öğretimi konusunda da yol gösterici olması beklenebilir.
Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.
Bir doktora tezi olarak hazırlanan bu çalışma, yeni yazılacak kitaplarda, hazırlanacak televizyon filmi ve video filmlerinde ve yabancıların Türkçeyi öğrenirken karşılaştıkları sorunları en aza indirecek yöntemlerin geliştirilmesinde sağlayacağı katkı ölçüsünde değer kazanacaktır.
Bu çalışmamda değerli katkılarından dolayı Sayın Prof. Dr. Doğan Aksan'a ve Sayın Doç. Dr. İclâl Ergenç'e teşekkürlerimi sunarım.