Etiketler

Bilmecelerimizdeki Dil

Bilmece bildirmece, dil üstünde kaydırmaca. Dondurmayı böyle tanımlamış çocuk dünyamız. Çocukken dünyayı tanımak için kullandığımız dil aracımız bilmeceler, bize neler neler öğretmişlerdir. Birbirimize sorduğumuz bilmecelerin yanıtını zor bulduklarımız olmuştur. Yanıtını bulmak için zorlandıklarımız olmuş, zor sandığımız bir bilmeceyi bilen birisi şıp diye bize yanıtlamıştır. Çocukken oyun aracımız olan bilmeceler, büyüdüğümüzde işlerimizin neşeli bir ortamda yürümesi için yapılmış bir eğlence aracına dönüşmüştür. Anadolu insanı dilin olanaklarını kullanarak hem eğlenmiş, hem üretmiştir. Bazı yörelerde de bilmeceler, düğünlerde iki tarafın atışma aracı oluvermiş. Oğlan tarafının delikanlıları, kız tarafının sınırına gelince kız tarafına çeşitli bilmeceler sorarlar. Kız tarafı da oğlan tarafına sorar. Yenilen taraf bayrağını yenen tarafa verir. Yenilen taraf bayrağını karşı tarafa ancak bir bağış ödeyerek kurtarabilir. Bağış üzerinde anlaşılamazsa yenilen bayraktar, düğün süresince yenen bayraktarın solunda durur ve her dileğini ne kadar güç ve olanaksız da olsa yerine getirir. Türkçemizin zengin anlatım gücünün ürünü olan bilmecelerimizden seçtiğimiz örnekleri birlikte okuyalım.

 

Bilmece bildirmece, dil üstünde kaydırmaca. Dondurmayı böyle tanımlamış çocuk dünyamız. Çocukken dünyayı tanımak için kullandığımız dil aracımız bilmeceler, bize neler neler öğretmişlerdir. Birbirimize sorduğumuz bilmecelerin yanıtını zor bulduklarımız olmuştur. Yanıtını bulmak için zorlandıklarımız olmuş, zor sandığımız bir bilmeceyi bilen birisi şıp diye bize yanıtlamıştır. Çocukken oyun aracımız olan bilmeceler, büyüdüğümüzde işlerimizin neşeli bir ortamda yürümesi için yapılmış bir eğlence aracına dönüşmüştür. Anadolu insanı dilin olanaklarını kullanarak hem eğlenmiş, hem üretmiştir. Bazı yörelerde de bilmeceler, düğünlerde iki tarafın atışma aracı oluvermiş. Oğlan tarafının delikanlıları, kız tarafının sınırına gelince kız tarafına çeşitli bilmeceler sorarlar. Kız tarafı da oğlan tarafına sorar. Yenilen taraf bayrağını yenen tarafa verir. Yenilen taraf bayrağını karşı tarafa ancak bir bağış ödeyerek kurtarabilir. Bağış üzerinde anlaşılamazsa yenilen bayraktar, düğün süresince yenen bayraktarın solunda durur ve her dileğini ne kadar güç ve olanaksız da olsa yerine getirir. Türkçemizin zengin anlatım gücünün ürünü olan bilmecelerimizden seçtiğimiz örnekleri birlikte okuyalım.


Dal üstünde al yanak.
elma )
Derede kamış
Kırk kürk giymiş
Yine de üşümüş. 
( mısır )
Kat kat kattır ama katmer değildir
Kırmızıdır ama elma değildir
Yenir ama meyve değildir.
( soğan )
Bir küçücük çay taşı
İçinde beyler aşı
Pişirirsen aş olur
Pişirmezsen kuş olur.
( yumurta )
Alaca mezar
Dünyayı gezer.
( göz )
Başa yapışık
Bir sapsız kaşık.
( kulak )
Kara deve çöküp oturur
Zülfünü döküp oturur.
( çadır )
Bir atım var mihriban
Göğsü suda her zaman
Gece gündüz kişnemez
Arpa saman istemez.
( kayık )
Dağdan gelir seke seke
Kara üzüm döke döke.
( keçi )
Yer altında yağlı kayış.
( yılan )
Yer altında evleri,
Eğri büğrü yolları
Pek incedir belleri.
( karınca )


Bilmecelerimizle Türk halkı; diliyle doğayı, kavramları anlatma zenginliğini yaratmıştır. Dilimizdeki anlam zenginliğinin en güzel örneklerini dilin her alanında gördüğümüz gibi bilmecelerimizde de görürüz. Türkçemizde yaratılan bu anlam zenginliği şiirin uyak düzeninden, hece sayısından yararlanılarak yapılmış, böylece belleklerde kalması, çabuk anımsanması, kolay kavranması gerçekleştirilmiştir. Anlatımdaki, nükte güzelliği, kıvrak zeka oyunları ile birlikte verilmiştir. Bir çadır anlatılırken benzetilen devenin hörgücü ve saçları kullanılmış, yanakların al al olmuş kalıp sözleri elmanın anlatımına aktarılabilmiştir.

İlginç buluşlar dilde benzetmelerin çok güzel örneklerinin verilmesini sağlamıştır. Kulağın bir sapsız kaşığa benzetilmesi, kayığın betimlenerek anlatılması, gözün bir gezginle özdeşleştirilmesi dildeki anlatım zenginliğini artıran etkenlerdir. Dilimizin zengin anlatım gücü doğanın anlatılmasında, nesnelerin kavratılmasında, soyut kavramların somut varlıklarla desteklenerek verilmesinde çok etkili bir yapıya sahiptir. Bilmecelerimizin etkili anlatımı, kıvrak yapısı, çeşitli buluşlarla kavratma gücü Türkçe'nin zenginliğinin belirgin özelliklerindendir. Doğayla iç içe yaşamış Türk insanının yarattığı bilmeceler, bir yandan onun doğadaki nesnelerle olan sıkı ilişkisini ortaya koymakta, bir yandan da anlatımdaki özgün buluşlarını, gözlemleme ve benzetme ile oluşturulan anlatım gücünü, güzelliğini yansıtmaktadır.

Hasan Barışcan

 

Dil Bilgisi Dersleri

 

Dil bilgisi dersi işlenirken tanım ezberletme yoluna gidilmemeli, öğrencilerin anladıkları, öğrendikleri bilgileri metin üzerinde görebilmesi ve gösterebilmesi üzerinde durulmalıdır. Kuralların kompozisyon dersine katkı sağlaması esastır. Dil bilgisi öğretilirken sağlam cümle, doğru imla hedeflenmelidir.

Dilbilgisi derslerinin niteliği ve amacı

Dil bilgisi, bir dilin sesleri, sözcük türleri, bunların yapıları, cümle olarak dizilmeleri ve cümle içindeki görevleri, çekimleriyle ilgili kuralları inceleyen bir bilim dalıdır. Dillerin genel olarak nasıl oluştuğunu, evrimlerini, dil olaylarını inceleyen bilim ise, dil bilim adını alır. Her dilin kendine özgü kuralları bulunduğu için ayrı bir dilbilgisi vardır. (Göğüş, 1978:337)

Dil bilgisi; dile ilişkin kuralları kapsadığından dolayı, dilin öğretimi genelde dil bilgisine ilişkin kuralların öğretimi baz alınarak yapılmaya çalışılmaktadır. Bu yüzden, dil öğretimindeki eksiklikler, dilbilgisi öğretimine ilişkin kuralların bilinmeyişine bağlanır. Dil bilgisine ilişkin kuralları çok iyi bildiği halde dili istenilen seviyede kullanmayan bir çok kişiye rastlanır.

O halde, Türkçe öğretiminde dil bilgisi öğretiminin amacı ne olmalıdır?

Ana dil olan Türkçe’nin öğretilmesinde dil bilgisi öğretiminin amacı şöyle belirlenmiştir: “Öğrencilere Türk dilinin konuşma, yazma ve okumayla ilgili ana kurallarını sezdirip, ana dilini kullanışta güven kazandırmak.”

Ayrıca, Mili Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen bir genelgede, dil bilgisi öğretiminin amacı: “Öğrenciye bir takım tanımlar, kurallar belletmek olmayıp, ana dilin canlı kullanılışını gözlemek yoluyla iyi kullanmak ve gerek sözle gerek yazı ile isteklerini doğru ve güzel anlatmak yeteneklerinin gelişmesine hizmet etmektir.” Şeklinde belirtilmiştir.

Ana dil olarak Türkçe’nin öğretiminde dil bilgisi öğretiminin amaçları bu şekilde ifade edildiğne göre, “Yabancılara Türkçe Öğretiminde” dil bilgisi öğretiminin amacı olarak şu ifade edilebilir:

Dil bilgisi öğretiminin amacı, öğrencilere bir takım kurallar ve tanımlar ezberletimekten ziyade, yabancı dil olarak öğrendikleri Türk Dili’ni doğru kullanmak adına, dilin kullanılışına dair kuralları dinleme-okuma-yazma-konuşma gibi etkinlikler vasıtasıyla sezdirmek ve bu yeteneklerinin gelişmesine katkıda bulunmadır.

Dil bilgisi dersinin amacını, kuramsal bilgi öğretme yerine, öğrencilerin yabancı dil olarak öğrenecekleri Türk dilindeki anlama ve anlatma zorluklarına yardım etmek, dili kullanabilme yetisi kazandırmak olarak belirledikten sonra, öğretimde kullancak yöntem ve tekniklerin de bu becerileri kazandıracak nitelikte olmasına dikkat edilmelidir.

Dil bilgisi öğretim yöntemiyle ilgili dikkate alınabilecek ilkeler şöyle sıralanabilir:

  • Dil bilgisi kuralları, öğretmenin saptadığı bir soru üzerine bina edilerek öğretilir. Öğretmen, öğrencilerin sahip olduğu bilgilerden yola çıkarak yeni bilgiler üzerinde öğrencilerle beraber yeni saptamalarda bulunur.

Sözgelimi, öğrencilerin daha önceden şimdiki zamana ait bilgiler öğrendiklerini düşünelim. Öğretmen öğrencilere, önceki derslerde işlemiş oldukları konular ışığında şimdiki zamana dair bilgilerin hatırlatır. Daha sonra yeni konunun adını ve kuramsal bilgisini vermeden, yeni konuya ilişkin örnekler yazar. (Anlatılan bu yeni konunun da duyulan geçmiş zaman olduğunu varsayalım.) Öğretmen, hem şimdiki zamana hem de duyulan geçmiş zamana ait örnekleri tahtaya yazar. Burada, şimdiki zaman, bilinen konuyu ifade ederken, duyulan geçmiş zaman ise bilinmeyen konuyu belirtmektedir. Öğretmen, her iki zamana ait verileri öğrencilerle beraber karşılaştır.

Bu aşamdada öğretmen:

- Bu fiillerin kişisi aynı mıdır?

-Ne zaman gerçekleşmiştir? İşler ne zaman yapılmıştır?

-Her iki işte de işi yapan işi yaptığının farkında mıdır?

-Hangisinde bir başkasından duyma anlamı vardır?

-Hangisinde (hangilerinde)  daha önceki bir zamanda yapılma anlamı vardır? türünden soruları öğrencilere yöneltir.

Böylelikle, bu tür sorular vasıtasıyla, benzelikler, farklılıklar ortaya çıkarılır. Öğrenciler, yeni veriye ( bilinmeyene) ilişkin tespitlerini ortaya koyarlar. Böylece yeni konuya (duyulan geçmiş zamana) ait kuramsal bilgiler, öğrencilere ezberlettirilmeden, öğrencilerin kendi kural çıkarımlarıyla öğretilmiş olacaktır.

  • Dil bilgisine ilişkin kuralların öğrenciler tarafından kavranıp kavranmadığı ve onlarda bir beceri-alışkanlık haline gelip gelmediği, öğrencilerin sınıf içi ve sınıf dışı etkinlikleriyle takip edilmelidir.
  • Öğrenmeye konu olan kurallar, daha çok öğrencilerin dil sorunlarından olmalıdır. Dil bilgisi konularının anlatımında öncelik, öğrencilerin dil öğrenmede ve kullanmada en çok ihtiyaç duyacağı konulara göre olmalıdır.
  • Kuralların öğretilmesinde ayrıntılara fazla girilmemelidir. Amaç, öğrencilerin kuralı anlayabilecekleri düzeyde, ayrıntılara fazla girmeden konuyu sunmak olmalıdır.
  • Dil bilgisine ilişkin veriler, tek başına değil, örneklemelerle, cümle içindeki kullanımlarıyla ele alınmalıdır.
  • Öğretilen konuların öğrencilerce kavranıp kavranmadığını belirlemek maksadıyla, yapılan genel yazılı yoklamalarda sorulan soruların yanında, sadece o konuyla ilgili olmak üzere özel, küçük sınavlar da yapılmalıdır.

Dil Bilgisi Dersleri

 

Dil bilgisi dersi işlenirken tanım ezberletme yoluna gidilmemeli, öğrencilerin anladıkları, öğrendikleri bilgileri metin üzerinde görebilmesi ve gösterebilmesi üzerinde durulmalıdır. Kuralların kompozisyon dersine katkı sağlaması esastır. Dil bilgisi öğretilirken sağlam cümle, doğru imla hedeflenmelidir.

Dilbilgisi derslerinin niteliği ve amacı

Dil bilgisi, bir dilin sesleri, sözcük türleri, bunların yapıları, cümle olarak dizilmeleri ve cümle içindeki görevleri, çekimleriyle ilgili kuralları inceleyen bir bilim dalıdır. Dillerin genel olarak nasıl oluştuğunu, evrimlerini, dil olaylarını inceleyen bilim ise, dil bilim adını alır. Her dilin kendine özgü kuralları bulunduğu için ayrı bir dilbilgisi vardır. (Göğüş, 1978:337)

Dil bilgisi; dile ilişkin kuralları kapsadığından dolayı, dilin öğretimi genelde dil bilgisine ilişkin kuralların öğretimi baz alınarak yapılmaya çalışılmaktadır. Bu yüzden, dil öğretimindeki eksiklikler, dilbilgisi öğretimine ilişkin kuralların bilinmeyişine bağlanır. Dil bilgisine ilişkin kuralları çok iyi bildiği halde dili istenilen seviyede kullanmayan bir çok kişiye rastlanır.

O halde, Türkçe öğretiminde dil bilgisi öğretiminin amacı ne olmalıdır?

Ana dil olan Türkçe’nin öğretilmesinde dil bilgisi öğretiminin amacı şöyle belirlenmiştir: “Öğrencilere Türk dilinin konuşma, yazma ve okumayla ilgili ana kurallarını sezdirip, ana dilini kullanışta güven kazandırmak.”

Ayrıca, Mili Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen bir genelgede, dil bilgisi öğretiminin amacı: “Öğrenciye bir takım tanımlar, kurallar belletmek olmayıp, ana dilin canlı kullanılışını gözlemek yoluyla iyi kullanmak ve gerek sözle gerek yazı ile isteklerini doğru ve güzel anlatmak yeteneklerinin gelişmesine hizmet etmektir.” Şeklinde belirtilmiştir.

Ana dil olarak Türkçe’nin öğretiminde dil bilgisi öğretiminin amaçları bu şekilde ifade edildiğne göre, “Yabancılara Türkçe Öğretiminde” dil bilgisi öğretiminin amacı olarak şu ifade edilebilir:

Dil bilgisi öğretiminin amacı, öğrencilere bir takım kurallar ve tanımlar ezberletimekten ziyade, yabancı dil olarak öğrendikleri Türk Dili’ni doğru kullanmak adına, dilin kullanılışına dair kuralları dinleme-okuma-yazma-konuşma gibi etkinlikler vasıtasıyla sezdirmek ve bu yeteneklerinin gelişmesine katkıda bulunmadır.

Dil bilgisi dersinin amacını, kuramsal bilgi öğretme yerine, öğrencilerin yabancı dil olarak öğrenecekleri Türk dilindeki anlama ve anlatma zorluklarına yardım etmek, dili kullanabilme yetisi kazandırmak olarak belirledikten sonra, öğretimde kullancak yöntem ve tekniklerin de bu becerileri kazandıracak nitelikte olmasına dikkat edilmelidir.

Dil bilgisi öğretim yöntemiyle ilgili dikkate alınabilecek ilkeler şöyle sıralanabilir:

  • Dil bilgisi kuralları, öğretmenin saptadığı bir soru üzerine bina edilerek öğretilir. Öğretmen, öğrencilerin sahip olduğu bilgilerden yola çıkarak yeni bilgiler üzerinde öğrencilerle beraber yeni saptamalarda bulunur.

Sözgelimi, öğrencilerin daha önceden şimdiki zamana ait bilgiler öğrendiklerini düşünelim. Öğretmen öğrencilere, önceki derslerde işlemiş oldukları konular ışığında şimdiki zamana dair bilgilerin hatırlatır. Daha sonra yeni konunun adını ve kuramsal bilgisini vermeden, yeni konuya ilişkin örnekler yazar. (Anlatılan bu yeni konunun da duyulan geçmiş zaman olduğunu varsayalım.) Öğretmen, hem şimdiki zamana hem de duyulan geçmiş zamana ait örnekleri tahtaya yazar. Burada, şimdiki zaman, bilinen konuyu ifade ederken, duyulan geçmiş zaman ise bilinmeyen konuyu belirtmektedir. Öğretmen, her iki zamana ait verileri öğrencilerle beraber karşılaştır.

Bu aşamdada öğretmen:

- Bu fiillerin kişisi aynı mıdır?

-Ne zaman gerçekleşmiştir? İşler ne zaman yapılmıştır?

-Her iki işte de işi yapan işi yaptığının farkında mıdır?

-Hangisinde bir başkasından duyma anlamı vardır?

-Hangisinde (hangilerinde)  daha önceki bir zamanda yapılma anlamı vardır? türünden soruları öğrencilere yöneltir.

Böylelikle, bu tür sorular vasıtasıyla, benzelikler, farklılıklar ortaya çıkarılır. Öğrenciler, yeni veriye ( bilinmeyene) ilişkin tespitlerini ortaya koyarlar. Böylece yeni konuya (duyulan geçmiş zamana) ait kuramsal bilgiler, öğrencilere ezberlettirilmeden, öğrencilerin kendi kural çıkarımlarıyla öğretilmiş olacaktır.

  • Dil bilgisine ilişkin kuralların öğrenciler tarafından kavranıp kavranmadığı ve onlarda bir beceri-alışkanlık haline gelip gelmediği, öğrencilerin sınıf içi ve sınıf dışı etkinlikleriyle takip edilmelidir.
  • Öğrenmeye konu olan kurallar, daha çok öğrencilerin dil sorunlarından olmalıdır. Dil bilgisi konularının anlatımında öncelik, öğrencilerin dil öğrenmede ve kullanmada en çok ihtiyaç duyacağı konulara göre olmalıdır.
  • Kuralların öğretilmesinde ayrıntılara fazla girilmemelidir. Amaç, öğrencilerin kuralı anlayabilecekleri düzeyde, ayrıntılara fazla girmeden konuyu sunmak olmalıdır.
  • Dil bilgisine ilişkin veriler, tek başına değil, örneklemelerle, cümle içindeki kullanımlarıyla ele alınmalıdır.
  • Öğretilen konuların öğrencilerce kavranıp kavranmadığını belirlemek maksadıyla, yapılan genel yazılı yoklamalarda sorulan soruların yanında, sadece o konuyla ilgili olmak üzere özel, küçük sınavlar da yapılmalıdır.

Dil Öğretim Yöntemleri - Dilbilgisi Çeviri Yöntemi -2

 

Dilbilgisi-Çeviri Yöntemi

Bu yöntemin öncü destekçilerinin isimlerinin de göstereceği gibi (Johann Seidenstücker, Karl Plötz, H. S. Ollendorf, ve Johann Meidinger), Dilbilgisi-Çeviri Alman öğretiminin bir ürünüydü ve daha az tanınmış bir eleştirmenin belirttiği gibi, amacı "bir şeyin kendisini bilmektense o şey ile ilgili herşeyi bilmek" (W. H. D. Rouse, Kelly 1969: 53 içinde) idi. Dilbilgisi-Çeviri aslında Amerika Birleşik Devletleri'nde ilk başlarda Prusya Yöntemi olarak tanındı. (Amerikalı bir klasik diller öğretmeni olan B. Sears tarafından yazılmış ve 1845'te basılmış bir kitap The Ciceronian or the Prussian Method of Teaching the Elements of the Latin Language [Kelly 1969] [Latin Dilinin Unsurlarının Öğretilmesinde Çiçero ya da Prusya Yöntemi] başlığını taşımaktaydı). Dilbilgisi-Çeviri Yöntemi'nin temel özellikleri şunlardı:

1. Yabancı dil çalışmasının hedefi bir dili o dilin edebiyatını okumak için öğrenmek ya da yabancı dil çalışmasından kaynaklanan zihinsel disiplinden ve entellektüel gelişmeden yararlanmaktır. Dilbilgisi-Çeviri bir dili araştırmanın bir yoludur ve işe önce dilin dilbilgisi kurallarının ayrıntılı bir analizi ile başlar; sonra bu bilgiyi metinleri kaynak dilden hedef dile ve hedef dilden kaynak dile çeviri yapma göreviyle uygulamaya koyma gelir. Dil öğrenimini, yabancı dilin biçimini ve sözdizimini anlayıp yönlendirmek için kuralların ve gerçeklerin ezberlenmesi olarak görür. "Anadil, ikinci dilin ediniminde bir değinme sistemi olarak korunur" (Stern, 1983: 455). 
2. Okuma ve yazma temel noktalardır; konuşma ya da dinlemeye verilen sistematik önem çok az ya da hemen hiçtir. 
3. Sözcük seçimi sadece kullanılmakta olan okuma metinlerine dayanır ve sözcükler iki dilde sözcük listeleri, sözlük çalışması, ve ezber yolu ile öğretilir. Tipik bir Dilbilgisi-Çeviri metninde, sözcükleri ve karşı dildeki anlamlarını içeren bir liste verilir ve çeviri alıştırmaları yer alır. 
4. Tümce temel öğretim ve dil alıştırması ünitesidir. Dersin çoğu tümcelerin hedef dilden kaynak dile, kaynak dilden de hedef dile çevirisi ile geçer ve yöntemin belirgin özelliği tümcenin odak teşkil etmesidir. Dil öğretim çalışmasına daha önceki yaklaşımlar dilbilgisini yabancı bir dildeki metinlerin incelenmesinde bir yardımcı olarak kullandılar. Ancak bunun orta okullardaki öğrenciler için çok zor olduğu düşünüldü ve tümce üzerindeki ilgi dil öğrenimini kolaylaştırmak için bir çabaydı (ayrıntı için Howatt 1984: 131). 
5. Doğruluk ve kesinlik vurgulanır. Öğrencilerden çeviride üst düzeylere gelmeleri istenir, bunun nedeni "içten gelen bir ahlak değerinin yanısıra, yüzyılda ortaya çıkan ve sayıları hızla artan yazılı sınavları geçmek için bir koşul olan doğruluk ve kesinliğin şaşmaz standartlarına verilen büyük öncelik" (Howatt 1984: 132)'dir. 
6. Dilbilgisi tümdengelime göre öğretilir - yani, önce dilbilgisi kuralları sunulup incelenir, sonra çeviri yolu ile alıştırması yapılır. Çoğu Dilbilgisi-Çeviri kitabında, kitap boyunca dilbilgisi konularının sıralamasına dayanan bir program izlenmekteydi ve dilbilgisini organize ve sistematik bir yoldan öğretme çabası vardı. 
7. Öğrencilerin ana dili dersin dilidir. Yeni maddelerin açıklanmasında ve yabancı dil ile öğrencilerin ana dili arasında yapılması gereken kıyaslamaların gerçekleşmesinde kullanılır.

Dilbilgisi-Çeviri 1840'lardan 1940'lara kadar Avrupa'ya ve yabancı dil öğretimine hakim oldu ve uyarlanmış formda bugün de dünyanın bazı yörelerinde kullanılmaya devam etmektedir. En iyi hali ile, Howatt'ın (1984) belirttiği gibi, hiç de eleştirmenlerin söylediği türden bir korku unsuru değildi. Bu yöntemin en kötü örnekleri Fransızca ve Almanca çalışmanın klasik dilleri çalışmaktan hiç de daha az zor olmadığını sergilemek isteyenler tarafından dil öğretim dünyasına sunuldu. Bunun sonucunda da binlerce okul öğrencisi tarafından nefretle hatırlanan tür Dilbilgisi-Çeviri oluştu zira bu öğrenciler için dil öğrenmek hiç kullanılamayacak dilbilgisi kuralları ve sözcüklere ait sonsuz sayıdaki listenin ezberlenme tecrübesi, resmi ya da edebi düzyazının kusursuz çevirisinin üretilmeye çalışılması anlamını taşımaktaydı. Her ne kadar Dilbilgisi-Çeviri çoğu kez öğrencilerin bunalmasına neden olmaktaysa da, öğretmenden çok az talepte bulunur. Edebi metinlerin anlaşılmasının yabancı dil çalışmasının temel odağı olduğu durumlarda ve konuşma bilgisini edinmeye çok az gereksinim olduğu durumlarda hala kullanılmaktadır. Günümüzde üniversitelerde yabancı dil öğretimi için kullanılan kitaplar çoğu kez Dilbilgisi-Çeviri'nin prensiplerini yansıtırlar. Bu kitaplar genelde dil öğretimi ya da uygulamalı dilbilim yerine edebiyat eğitimi görmüş kişilerin yazdığı kitaplardır. Sonuç olarak, Dilbilgisi-Çeviri'nin hala yaygın bir biçimde uygulanmasına rağmen hiçbir destekçisi olmadığını söylemek doğru olabilir. Kuramı olmayan bir yüntemdir. Onu haklı çıkarmaya, dilbilim, psikoloji ya da eğitsel kuram ile bağdaştırmaya çabalayan hiçbir çalışma bulunmamaktadır.

Ondokuzuncu yüzyılın ortalarında ve sonlarında Dilbilgisi-Çeviri'ye olan tepki birkaç Avrupa ülkesinde gitgide arttı. Yenilikçi Hareket diye anılan bu hareket yeni dil öğretim yollarının temellerini attı ve günümüze kadar süregelen tartışmaları doğurdu.

Dil Öğretim Yöntemleri - Dilbilgisi Tercüme Yöntemleri-1

 

DİL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ: DİLBİLGİSİ TERCÜME YÖNTEMİ

Dil öğretiminin kısa bir tarihçesi

Dil öğretim yöntemlerinin tarihini kısaca inceleyen bu bölüm çağdaş yöntemlerin tartışılması için bir zemin hazırlamakta ve bu yöntemleri analiz ederken temel alacağımız konuları ele almaktadır. Bu tarihsel boyuttan bakıldığında, modern yöntem niteliklerinin doğuşuna neden olan endişelerin, yabancı dillerin nasıl öğretilmesi gerektiğine ilişkin tartışmaların merkezinde yer alan endişelere benzediği görülebilmekte. Tarih boyunca dil öğretim yöntemlerinde görülen değişiklikler öğrencilerin gereksinim duydukları yeterlik derecesindeki değişiklikleri de yansıtmaktadır; örneğin, dil öğreniminin amacı olarak okuma-anlama becerisinden sözel yeterliğe doğru bir kayış görülmektedir. Yöntemlerdeki değişiklikler aynı zamanda dilin doğası ve dil öğrenimine ilişkin kuramlerdeki değişiklikleri de yansıtmaktadır.

Bugünün dünya nüfusunun yaklaşık yüzde altmışının çokdilli olduğu tahmin edilmektedir. Çağdaş ve tarihsel açılardan bakıldığında, ikidillilik ile çokdilliliğin bir istisna olmaktan çok bir norm oldukları görülür. Şu halde, tarih boyunca yabancı dil öğreniminin her zaman önemli bir rol oynadığını söylemek yanlış olmaz. Nasıl ki bugün İngilizce dünyada en yaygın kullanılan yabancı dilse, beşyüz yıl önce bu dil Batı dünyasında eğitim, ticaret, din ve yönetim alanlarında baskın olan Latince'ydi. Ancak, onaltıncı yüzyılda Avrupa'daki politik değişikliklerin sonucu olarak Fransızca, İtalyanca ve İngilizce önem kazandı ve Latince sözlü ve yazılı iletişim aracı olma niteliğini yavaş yavaş yitirdi.

Latince'nin yaşayan bir dil olma konumundan okul programlarında "istisnai" bir ders olma konumuna geçmesiyle, Latince öğrenimi farklı bir işlev üstlendi. Virgil, Ovid ve Cicero'nun eserlerinin yazıldığı klasik Latince'nin öğrenilmesi ve dilbilgisi ile söz sanatının analiz edilmesi onyedinci yüzyıldan ondokuzuncu yüzyıla kadar yabancı dil öğrenimini için bir model halini aldı. Onaltıncı, onyedinci ve onsekizinci yüzyıllarda "dilbilgisi okulu"na giren öğrencilere ilk olarak Latinceye giriş dersi verilmekteydi ve bu da dilbilgisinin ezberlenmesi, ad çekimi ve yüklem çekimlerinin incelenmesi, çeviri ve bazan paralel ikidilli metin ve diyaloglar kullanılması yoluyla örnek tümcelerin yazılması uygulamalarıyla gerçekleştirilmekteydi (Kelly, 1969; Howatt, 1983). Temel yeterlik edinildikten sonra öğrencilere dilbilgisi ve söz sanatı konusunda ileri düzeu çalışmalar sunulmaktaydı. Okulda öğrenim öğrenciler için işkence benzeri bir uygulama olsa gerek, zira bilgide hatalar olması çoğu kez şiddetli cezalandırmayla karşılanmaktaydı. Eğitime alternatif yaklaşımlar getirme çabaları da arasıra görülmekteydi; örneğin, onaltıncı yüzyılda Roger Ascham ve Montaigne ile onyedinci yüzyılda Comenius ve John Locke program reformuna ve Latince'nin öğretilme tarzına yönelik belirgin önerilerde bulunmuşlardı (Kelly, 1969; Howatt, 1984), fakat Latince (ve bir ölçüde Yunanca) o kadar uzun süredir klasik ve bunun sonucu olarak da en ideal dil formu olarak kabul edilegelmişti ki okul programında dil öğreniminin rolüne ilişkin fikirlerin Latince'nin yerleşik konumuna yönelik olması şaşırtıcı değildi.

Latince'nin gerilemesi beraberinde Latince'nin öğretilmesi için yeni bir neden getirdi. Latince'nin zihinsel yetenekleri geliştirdiği söylendi ve Latince dilbilgisinnin incelenmesi kendi başına bir amaç halini aldı.

Latin dili normal bir iletişim aracı olma niteliğini kaybedince ve onun yerini yerel diller alınca, o zaman büyük bir hızla bir "zihin cimnastiği", üstün bir "ölü" dil, her türden yüksek öğrenim şeklinin temelini oluşturacak yeri doldurulamaz disiplinli ve sistematik bir inceleme kaynağı haline geldi. (Titone, 1968: 26 içinde V. Mallison)

Onsekizinci yüzyılda "modern" diller Avrupa okullarının programlarına girmeye başladıkça, bu diller Latince öğretiminde kullanılan temel işlemlere göre öğretildiler. Ders kitapları soyut dilbilgisi kurallarının anlatımından, sözcük listelerinden ve çeviri için tümcelerden oluşmaktaydı. Dili konuşmak hedef değildi ve sözel alıştırma öğrencilerin çevirisini yaptıkları tümceleri yüksek sesle okumalarından ibaretti. Tümceler dilin dilbilgisel sistemini yansıtacak biçimde oluşturuldukları için gerçek iletişim dili ile hiçbir ilişkileri yoktu. Öğrenciler aşağıdakine benzer türden tümceleri çevirmeye çabalarlardı:

Felsefeci tavuğun alt çenesini çekti.
Oğullarım Dük'ün aynalarını satın aldılar.
Teyzemin kedisi amcamın köpeğinden daha sadık değil.

(Titone, 1968: 28)

Ondokuzuncu yüzyıla gelindiğinde Latince'nin incelenmesine dayalı bu yaklaşım okullarda yabancı dilin incelenmesinde standart yol haline gelmişti. Bu nedenle ondokuzuncu yüzyılda tipik bir ders kitabı dilbilgisi konuları çevresinde düzenlenmiş bölüm ya da derslerden oluşmaktaydı. Her bir dilbilgisi konusu listelenmekte, kullanımına ilişkin kurallar açıklanmakta ve örnek tümcelerle desteklenmekteydi.

Ondokuzuncu yüzyılın ders kitabı yazarları yabancı dili, önce açıklanacak ardından da ezberlenecek dondurulmuş biçimbirim vesyntaxkuralları şeklinde kodlamaya kararlıydılar. Sözel çalışma hemen hemen sıfıra indirilmişken rastgele hazırlanmış bir avuç yazılı alıştırma bir tür kuralların eki halinde kullanılmaktaydı. Bu dönemde yayınlanan pek çok kitap içinde Seidenstücker ve Plötz tarafından yazılanlar belki de en tipik olanlardı... [Seidenstücker] belirli kuralları örneklemek için malzemesini bağlantısız tümcelere indirgemişti. Kitabı dikkatle ikiye bölmekte, birinci kısım kuralları ve gerekli paradigmayı vermekte, ikinci kısım da Almanca'ya çeviri için Fransızca tümceler ve Fransızca'ya çeviri için de Almanca tümceler vermekteydi. İlk amaç öğrencilerin verilen kuralları uygun alıştırmalar yolu ile uygulamalarıydı.... [Plötz] tarafından yazılan ve yukarıda açıklandığı biçimde ikiye bölünen ders kitaplarında tek öğretim şekli mekanik çeviriydi. Tipik tümceler: 'Senin bir kitabın var. Ev güzeldir. Sakin bir köpeği var. Bizim bir ekmeğimiz var [...]. Kapı siyahtır. Onun bir kitabı ve bir köpeği var. Babanın atı çok sakindi.' (Titone, 1968: 27)

Dil öğretimine bu yaklaşım Dilbilgisi-Çeviri Yöntemi olarak bilinir hale geldi.

Dilbilgisi Anlatımları

Dilbilgisi Anlatımları Sıfat-Fiil (-ası,-esi)

Dilbilgisi Anlatımları Zarf-Fiil (-a,-e)

Dilbilgisi Anlatımları Sıfat-Fiil (-acak,-ecek)

Dilbilgisi Anlatımları Sıfat-Fiil (-an,-en)

Dilbilgisi Anlatımları Zarf-Fiil (-arak,-erek)

Dilbilgisi Anlatımları (-dan a,-den e)

Dilbilgisi Anlatımları (-dan beri,-den beri)

Dilbilgisi Anlatımları (-dan sonra,-den sonra)

Dilbilgisi Anlatımları (-da bir,-de bir)

Dilbilgisi Anlatımları Zarf-Fiil (-dıkça,-dikçe)

Dilbilgisi Anlatımları (-dığı,-diği)

Dilbilgisi Anlatımları (-dığı için,-diği için)

Dilbilgisi Anlatımları (-dığında,-diğinde)

Dilbilgisi Anlatımları (-dığından,-diğinden)

Dilbilgisi Anlatımları (-k,-ak,-ik,uk,-ek,ük,-ık)

Dilbilgisi Anlatımları Sıfat-Fiil (-maz,-mez)

Dilbilgisi Anlatımları Sıfat-Fiil (-miş,-mış)

Dilbilgisi Anlatımları Sıfat-Fiil (-rcasına,-rcesine)

 

 

Dilbilgisi Etkinlikleri

Resimlendirme

Anlatılan konuları öğrencilerden resimlendirerek anlatmaları

istenebilir.Mesela zamanlar karşılaştırmalı olarak

resimlendirilebilir.

Örnek: 1. Yeterlilik fiili

Gücü yetme: Halter kaldıran adam

İhtimal: Bulutlu hava

Rica: İzin isteyen bir öğrenci

2. Gereklilik kipi:

Kaza Resmi: Kırmızı ışıkta geçmemeli

PROJE ÖDEVLERİ

Dilbilgisi konularıyla ilgili ders kitaplarında proje ödevlerine

benzer ödevlerine benzer ödevler verilebilir.

Örnek: 1. Yeterlilik fiili

Gücü yetme: Halter kaldıran adam

İhtimal: Bulutlu hava

Rica: İzin isteyen bir öğrenci

2. Gereklilik kipi:

Kaza Resmi: Kırmızı ışıkta geçmemeli

Sunumu indirmek için tıklayınız...

Etkinliklerle Dil Bilgisi Öğretimi

Þ    Ders kitabındaki konularla dilbilgisi kitabındaki konular paraleldir. O hafta ders kitabında hangi dilbilgisi konusu varsa dilbilgisi kitabından da o konu anlatılmalıdır.

Þ    Ders kitabında verilen dilbilgisi konuları hatırlatma ve o hafta hangi konuların işleneceğiyle ilgili hatırlatmadır. Bu yüzden dilbilgisi konuları dilbilgisi kitabından işlenmelidir.

Þ    Dilbilgisi kitabında verilen tanım cümleleri ve edebiyat terimlerinden ziyade kullanımlar ( Nerede?, ne zaman? ve Hangi durumlarda kullanılır?) üzerinde durmak gerekir.

Þ    Konuları anlatırken örnekler yakın çevreden seçilmelidir. Bu örnekler somut ve çevresinde olan örnekler kalıcı olmasını ve daha kolay öğrenmesini sağlar.

Þ    Dilbilgisi anlatımlarında amaç dilbilgisi kurallarının doğru öğretilmesidir. Örnek cümleler verilirken anlamı bilinmeyen kelimeler kullanılmamalı ve kompleks cümleler kurulmamalıdır.

Þ    Dilbilgisinde anlatımlarında günlük plan çok önemlidir. Bazı yapılar yakın anlamlar taşıyabilir. Bu yüzden örnek cümleler iyi seçilmelidir. O kuralı en iyi yansıtan cümleler örnek olarak verilmelidir.

Þ    Özellikle birinci kitaptaki konuların çoğu senaryo ders tekniğine uygun konulardır. Öğretmen beden dilini kullanabilecek aktiviteler bulmalıdır. Sınıf içerisinde öğretmen tarafından gösterilecek cümleler hareketlerle canlandırılmalıdır.

Þ    Bazı konular ( Basit zamanlar ) anlatılırken karşılaştırmalı olarak da konular verilebilir.

Þ     Dilbilgisi genellikle öğretmenin aktif olduğu bir ders gibi algılanmaktadır. Kullanımları ve yapılışları anlatıldıktan sonra öğrencilere aktif hale getirmek gerekir. Öğrencilerden de örnek istenmelidir.

Þ    Dilbilgisine yönelik dikte çalışmaları yaptırabilirsiniz.

  1. KONU

ETKİNLİK

  1. a) Altını çizme: Ünlü ve ünsüz harflerin altlarını çizdirebilirsiniz.

b) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada kullanılan şahıs zamirlerinin altını çiziniz.

c) Boşluk doldurma: Cümlelerdeki boş­luk­lar uygun iyelik ekleriyle tamamlanır. 

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Düzeltme: Hecelerine yanlış ayrılmış ke­li­meler verilir ve bunların düzeltilmesi istenebilir.

b) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada kullanılan şimdiki zamanlı fiillerin altını çiziniz.

Ayırt etme: Şahıs ve iyelik ekleriyle çekimlenmiş kelimeler verilir ve bunların iyelik eki mi yoksa şahıs ekleri olup olmadığı istenir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Yerine koyma: Tahtaya üç kişilik üç gurup çıkarılır. Bu guruplar üzerinden işaret zamirleri anlattırılabilir. Zamirlerin yerine kar­şı­la­dık­ları isimler yazılır.

Örnek: Ben Ahmet. Sen Ali.  O Hasan. ( Sınıfı kullanarak )

Biz, Siz ve Onlar ( Gurupları kullanarak )

b) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada kullanılan çoğul ekleri ve emir kipleri ile  çekimlenmiş fiillerin altını çiziniz.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Ünsüz yumuşaması: Verilen cümlelerdeki  yanlış yazılımlar  ünsüz yumuşaması kuralına göre düzeltilir.

b) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada geçen geniş zaman eklerinin altını çiziniz.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Boşluk doldurma: Hal eklerinin kullanıldığı cümleler öğrencilere dağıtılır. Cümlelerdeki boş­luk­lar uygun hâl ekleriyle tamamlanır.

b) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada geçen geniş zaman eklerinin altını çiziniz.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Boşluk doldurma: ek fiil ekleri çok farklı anlamlarda kullanılmaktadır.  Her anlam için farklı cümleler bulunur veya kitaptaki cümleler kullanılır. Bu cümlelerdeki yeterlilik fiillerinin hangi anlamlarda kullanıldığını sorulabilir.

1. Öğretmenim. İçeri girebilir miyim? ( İzin )

2. Ali bu sınavdan beş alabilir. ( Gücü yetme )

3. Hava bulutlu. Yağmur yağabilir. ( İhtimal )

b) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada geçen yeterlilik fiili kullanılmış fiiller anlamlarıyla birlikte sorulabilir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a. Geçmiş zaman aşağıdaki aktivitelerle kavratılabilir.

  1. Geçmiş zaman bir öğrencinin hayatı örneklendirerek öğretilebilir.

Örnek: Bakıt’ın Hayatı

Bakıt 1990 yılnda doğdu. 1996 yılında okula başladı...

  1. Sınıf içi uygulamalarla da örnekler verilebilir.

Örnek: Öğretmen öğrenciye yanına çağırır ve kalem verir. Daha sonra örencilere sorular sorar.

Öğretmen ne yaptı? Kalem verdi.

Bakıt ne yaptı? Yanınıza geldi? Kalemi aldı?

  1. 3. Öğretmen hatırasını anlatabilir. Daha sonra öğrencilere anlattırılabilir.

Yaz tatilinde Antalya’ya gittim. Denize girdim...

  1. Diğer zamanlarla karşılaştırmalı olarak kavratılabilir. Örnekler yakın çevreden olmalıdır.

Şimdiki zaman - Şimdi ne yapıyoruz?

Şimdi - Ders yapıyoruz. Ders dinliyorsunuz. Bakıt sırada oturuyor. Pencereyi açıyor.

Geçmiş zaman – Dün ne yaptınız?

Dün – Matematik dersi oldu . Türkçeden sınav olduk. Sabah altıda kalktık. Bakıt pencereyi açtı vb...

b. Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada geçen geçmiş zaman  ve isim tamlamalarını isteyebilirsiniz.

c) Birleştirme: Kelimeler karışık olarak verilir ve o kelimeleri kullanarak en çok tamlamayı kuran öğrenci ödüllendirilebilir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a)Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir.

b) Altını çizme: Cümlelerde gereksiz kelimeler konur. Gereksiz kelimelerin altını çizmeleri istenir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a)Şema oluşturma: Hâl ekleriyle ilgili şe­ma­lar düzenlenir ve değişik hallerde çekimlenmiş kelimeler verilerek uygun boşluklara yazılması istenir.

b) Boşluk doldurma: Cümlelerdeki boş­luk­lar uygun hâl ekleriyle tamamlanır.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Farklı tonlarda her renkten resimler sınıfa getirilir ve pekiştirme sıfatları vurgulanmış olur. Örnek: mavi - masmavi

b) Şema oluşturma: Hâl ekleriyle ilgili şe­ma­lar düzenlenir ve değişik hallerde çekimlenmiş kelimeler verilerek uygun boşluklara yazılması istenir.

c) Boşluk doldurma: Cümlelerdeki boş­luk­lar uygun hâl ekleriyle tamamlanır.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Bu konu anlatılırken öğrencilerin el falına bakılabilir. Komik olabilecek ifadeler kullanılırsa daha ilgi çekici olabilir. Örnek: 25 yaşında evlenecek. vb.

b) Diğer zamanlarla karşılaştırmalı olarak kavratılabilir. Örnekler yakın çevreden olmalıdır.

Gelecek zaman – Yarın ne yapacaksınız?

Yarın – Türkçe dersi olacak . Eve gideceğiz. Futbol oynayacak. Bakıt pencereyi açacak vb...

Şimdiki zaman - Şimdi ne yapıyoruz?

Şimdi - Ders yapıyoruz. Ders dinliyorsunuz. Bakıt sırada oturuyor. Pencereyi açıyor.

Geçmiş zaman – Dün ne yaptınız?

Dün – Matematik dersi oldu . Türkçeden sınav olduk. Sabah altıda kalktık. Bakıt pencereyi açtı vb...

b) Tamamlama: Cümlelerdeki zaman ifa­­deleri dikkate alınarak cümleler uygun za­man/kip ekleriyle tamamlanır. Örnek: Yarın okula başla……….

Ben şimdi okula git…………..

Biraz önce gel……………..

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada istek kipi eklerinin altını çiziniz.

b) Altına yazma: Zaman/kip eklerinin hangi zamanı ifade ettiği ve hangi anlamlarda kullanıldığı fiillerin altına yazılır.

c) Dönüştürme: Cümleler anlam bakımından farklı şekillere (olumlu-olumsuz, olumlu soru vb.) dönüştürülür.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Gruplandırma: Cümlelerde ek fiille çekimlenmiş olan kelimeler eklerine göre gruplandırılır.

b) Tamamlama: Cümlelerdeki boşluklar zaman zarflarına dikkat edilerek ek fiilin uygun zamanlarıyla tamamlanır.

c) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada kullanılan ek fiilin çekimlenmiş yapıların altını çizmeleri istenir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Gruplandırma: farklı zamanların kullanıldığı metin verilir ve aynı zaman eklerini almış fiiller gruplandırılır.

b) Tamamlama: öğrencilerden şu ana kadar öğrendikleri zaman ve kip eklerinin tamamını kullanarak ki en güzel paragraf yazmaları istenir.

Eşleştirme: Türkçede cümlenin ifade ettiği zamanları belirleyen zarfların şeması yapılır, uygun zamanlarla eşleştirilir.

c) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada duyulan geçmiş zaman ile çekimlenmiş yapıların altını çizmeleri istenir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Başka nasıl söyleyebiliriz?: Özellikle Gereklilik kipinin farklı yapılışları vardır. Öğretmen konuyu anlattıktan sonra bir varyantını söyler. Diğerlerini öğrencilerden ister.

Örnek:  Öğretmen: O okula gitmeli.

Öğrenci:  Onun okula gitmesi gerekir.

Öğrenci:  Onun okula gitmesi lazım.

Öğrenci: O okula gitmek zorunda.

b) Bu konu anlatılırken mesleklerden yararlanabilir. Öğretmen ne yapmalı? Ders anlatmalı.

Siz neler yapmalısınız? … Tamirci neler yapmalı? Arabayı tamir etmeli.

c) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada kullanılan gereklilik kipiyle çekimlenmiş yapıların altını çizmeleri istenir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Yerini değiştirme: Etken, edilgen ve dönüşlü fiiller yanlış kullanımlarıyla öğrencilere dağıtılır. Bu cümlelerdeki yanlış kullanımların düzeltilmesi istenir.

Örnek: Kapı açtı. (Yanlış) Kapı açıldı.

b) Düzeltme: Cümle içinde özellikle yanlış kullanılan  kelimelerin yerine doğrusunu yazmaları istenir.

Arkadaşım beni vurdu. ( Arkadaşım beni dövdü. )

  1. Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada kullanılan gereklilik kipiyle çekimlenmiş yapıların altını çizmeleri istenir.

d) Cümlelerdeki boşluklar anlama uygun olarak çeşitli eklerle (edilgenlik, dönüşlülük, ettirgenlik)  tamamlanır.

Etkinliklerle Dil Bilgisi Öğretimi

Þ    Ders kitabındaki konularla dilbilgisi kitabındaki konular paraleldir. O hafta ders kitabında hangi dilbilgisi konusu varsa dilbilgisi kitabından da o konu anlatılmalıdır.

Þ    Ders kitabında verilen dilbilgisi konuları hatırlatma ve o hafta hangi konuların işleneceğiyle ilgili hatırlatmadır. Bu yüzden dilbilgisi konuları dilbilgisi kitabından işlenmelidir.

Þ    Dilbilgisi kitabında verilen tanım cümleleri ve edebiyat terimlerinden ziyade kullanımlar ( Nerede?, ne zaman? ve Hangi durumlarda kullanılır?) üzerinde durmak gerekir.

Þ    Konuları anlatırken örnekler yakın çevreden seçilmelidir. Bu örnekler somut ve çevresinde olan örnekler kalıcı olmasını ve daha kolay öğrenmesini sağlar.

Þ    Dilbilgisi anlatımlarında amaç dilbilgisi kurallarının doğru öğretilmesidir. Örnek cümleler verilirken anlamı bilinmeyen kelimeler kullanılmamalı ve kompleks cümleler kurulmamalıdır.

Þ    Dilbilgisinde anlatımlarında günlük plan çok önemlidir. Bazı yapılar yakın anlamlar taşıyabilir. Bu yüzden örnek cümleler iyi seçilmelidir. O kuralı en iyi yansıtan cümleler örnek olarak verilmelidir.

Þ    Özellikle birinci kitaptaki konuların çoğu senaryo ders tekniğine uygun konulardır. Öğretmen beden dilini kullanabilecek aktiviteler bulmalıdır. Sınıf içerisinde öğretmen tarafından gösterilecek cümleler hareketlerle canlandırılmalıdır.

Þ    Bazı konular ( Basit zamanlar ) anlatılırken karşılaştırmalı olarak da konular verilebilir.

Þ     Dilbilgisi genellikle öğretmenin aktif olduğu bir ders gibi algılanmaktadır. Kullanımları ve yapılışları anlatıldıktan sonra öğrencilere aktif hale getirmek gerekir. Öğrencilerden de örnek istenmelidir.

Þ    Dilbilgisine yönelik dikte çalışmaları yaptırabilirsiniz.

  1. KONU

ETKİNLİK

  1. a) Altını çizme: Ünlü ve ünsüz harflerin altlarını çizdirebilirsiniz.

b) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada kullanılan şahıs zamirlerinin altını çiziniz.

c) Boşluk doldurma: Cümlelerdeki boş­luk­lar uygun iyelik ekleriyle tamamlanır. 

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Düzeltme: Hecelerine yanlış ayrılmış ke­li­meler verilir ve bunların düzeltilmesi istenebilir.

b) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada kullanılan şimdiki zamanlı fiillerin altını çiziniz.

Ayırt etme: Şahıs ve iyelik ekleriyle çekimlenmiş kelimeler verilir ve bunların iyelik eki mi yoksa şahıs ekleri olup olmadığı istenir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Yerine koyma: Tahtaya üç kişilik üç gurup çıkarılır. Bu guruplar üzerinden işaret zamirleri anlattırılabilir. Zamirlerin yerine kar­şı­la­dık­ları isimler yazılır.

Örnek: Ben Ahmet. Sen Ali.  O Hasan. ( Sınıfı kullanarak )

Biz, Siz ve Onlar ( Gurupları kullanarak )

b) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada kullanılan çoğul ekleri ve emir kipleri ile  çekimlenmiş fiillerin altını çiziniz.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Ünsüz yumuşaması: Verilen cümlelerdeki  yanlış yazılımlar  ünsüz yumuşaması kuralına göre düzeltilir.

b) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada geçen geniş zaman eklerinin altını çiziniz.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Boşluk doldurma: Hal eklerinin kullanıldığı cümleler öğrencilere dağıtılır. Cümlelerdeki boş­luk­lar uygun hâl ekleriyle tamamlanır.

b) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada geçen geniş zaman eklerinin altını çiziniz.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Boşluk doldurma: ek fiil ekleri çok farklı anlamlarda kullanılmaktadır.  Her anlam için farklı cümleler bulunur veya kitaptaki cümleler kullanılır. Bu cümlelerdeki yeterlilik fiillerinin hangi anlamlarda kullanıldığını sorulabilir.

1. Öğretmenim. İçeri girebilir miyim? ( İzin )

2. Ali bu sınavdan beş alabilir. ( Gücü yetme )

3. Hava bulutlu. Yağmur yağabilir. ( İhtimal )

b) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada geçen yeterlilik fiili kullanılmış fiiller anlamlarıyla birlikte sorulabilir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a. Geçmiş zaman aşağıdaki aktivitelerle kavratılabilir.

  1. Geçmiş zaman bir öğrencinin hayatı örneklendirerek öğretilebilir.

Örnek: Bakıt’ın Hayatı

Bakıt 1990 yılnda doğdu. 1996 yılında okula başladı...

  1. Sınıf içi uygulamalarla da örnekler verilebilir.

Örnek: Öğretmen öğrenciye yanına çağırır ve kalem verir. Daha sonra örencilere sorular sorar.

Öğretmen ne yaptı? Kalem verdi.

Bakıt ne yaptı? Yanınıza geldi? Kalemi aldı?

  1. 3. Öğretmen hatırasını anlatabilir. Daha sonra öğrencilere anlattırılabilir.

Yaz tatilinde Antalya’ya gittim. Denize girdim...

  1. Diğer zamanlarla karşılaştırmalı olarak kavratılabilir. Örnekler yakın çevreden olmalıdır.

Şimdiki zaman - Şimdi ne yapıyoruz?

Şimdi - Ders yapıyoruz. Ders dinliyorsunuz. Bakıt sırada oturuyor. Pencereyi açıyor.

Geçmiş zaman – Dün ne yaptınız?

Dün – Matematik dersi oldu . Türkçeden sınav olduk. Sabah altıda kalktık. Bakıt pencereyi açtı vb...

b. Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada geçen geçmiş zaman  ve isim tamlamalarını isteyebilirsiniz.

c) Birleştirme: Kelimeler karışık olarak verilir ve o kelimeleri kullanarak en çok tamlamayı kuran öğrenci ödüllendirilebilir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a)Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir.

b) Altını çizme: Cümlelerde gereksiz kelimeler konur. Gereksiz kelimelerin altını çizmeleri istenir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a)Şema oluşturma: Hâl ekleriyle ilgili şe­ma­lar düzenlenir ve değişik hallerde çekimlenmiş kelimeler verilerek uygun boşluklara yazılması istenir.

b) Boşluk doldurma: Cümlelerdeki boş­luk­lar uygun hâl ekleriyle tamamlanır.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Farklı tonlarda her renkten resimler sınıfa getirilir ve pekiştirme sıfatları vurgulanmış olur. Örnek: mavi - masmavi

b) Şema oluşturma: Hâl ekleriyle ilgili şe­ma­lar düzenlenir ve değişik hallerde çekimlenmiş kelimeler verilerek uygun boşluklara yazılması istenir.

c) Boşluk doldurma: Cümlelerdeki boş­luk­lar uygun hâl ekleriyle tamamlanır.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Bu konu anlatılırken öğrencilerin el falına bakılabilir. Komik olabilecek ifadeler kullanılırsa daha ilgi çekici olabilir. Örnek: 25 yaşında evlenecek. vb.

b) Diğer zamanlarla karşılaştırmalı olarak kavratılabilir. Örnekler yakın çevreden olmalıdır.

Gelecek zaman – Yarın ne yapacaksınız?

Yarın – Türkçe dersi olacak . Eve gideceğiz. Futbol oynayacak. Bakıt pencereyi açacak vb...

Şimdiki zaman - Şimdi ne yapıyoruz?

Şimdi - Ders yapıyoruz. Ders dinliyorsunuz. Bakıt sırada oturuyor. Pencereyi açıyor.

Geçmiş zaman – Dün ne yaptınız?

Dün – Matematik dersi oldu . Türkçeden sınav olduk. Sabah altıda kalktık. Bakıt pencereyi açtı vb...

b) Tamamlama: Cümlelerdeki zaman ifa­­deleri dikkate alınarak cümleler uygun za­man/kip ekleriyle tamamlanır. Örnek: Yarın okula başla……….

Ben şimdi okula git…………..

Biraz önce gel……………..

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada istek kipi eklerinin altını çiziniz.

b) Altına yazma: Zaman/kip eklerinin hangi zamanı ifade ettiği ve hangi anlamlarda kullanıldığı fiillerin altına yazılır.

c) Dönüştürme: Cümleler anlam bakımından farklı şekillere (olumlu-olumsuz, olumlu soru vb.) dönüştürülür.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Gruplandırma: Cümlelerde ek fiille çekimlenmiş olan kelimeler eklerine göre gruplandırılır.

b) Tamamlama: Cümlelerdeki boşluklar zaman zarflarına dikkat edilerek ek fiilin uygun zamanlarıyla tamamlanır.

c) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada kullanılan ek fiilin çekimlenmiş yapıların altını çizmeleri istenir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Gruplandırma: farklı zamanların kullanıldığı metin verilir ve aynı zaman eklerini almış fiiller gruplandırılır.

b) Tamamlama: öğrencilerden şu ana kadar öğrendikleri zaman ve kip eklerinin tamamını kullanarak ki en güzel paragraf yazmaları istenir.

Eşleştirme: Türkçede cümlenin ifade ettiği zamanları belirleyen zarfların şeması yapılır, uygun zamanlarla eşleştirilir.

c) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada duyulan geçmiş zaman ile çekimlenmiş yapıların altını çizmeleri istenir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Başka nasıl söyleyebiliriz?: Özellikle Gereklilik kipinin farklı yapılışları vardır. Öğretmen konuyu anlattıktan sonra bir varyantını söyler. Diğerlerini öğrencilerden ister.

Örnek:  Öğretmen: O okula gitmeli.

Öğrenci:  Onun okula gitmesi gerekir.

Öğrenci:  Onun okula gitmesi lazım.

Öğrenci: O okula gitmek zorunda.

b) Bu konu anlatılırken mesleklerden yararlanabilir. Öğretmen ne yapmalı? Ders anlatmalı.

Siz neler yapmalısınız? … Tamirci neler yapmalı? Arabayı tamir etmeli.

c) Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada kullanılan gereklilik kipiyle çekimlenmiş yapıların altını çizmeleri istenir.

  1. KONU

ETKİNLİK

a) Yerini değiştirme: Etken, edilgen ve dönüşlü fiiller yanlış kullanımlarıyla öğrencilere dağıtılır. Bu cümlelerdeki yanlış kullanımların düzeltilmesi istenir.

Örnek: Kapı açtı. (Yanlış) Kapı açıldı.

b) Düzeltme: Cümle içinde özellikle yanlış kullanılan  kelimelerin yerine doğrusunu yazmaları istenir.

Arkadaşım beni vurdu. ( Arkadaşım beni dövdü. )

  1. Her konu için verilen parçadan o haftada anlatılan gramer konularının altı çizilip bulunması istenebilir. Örnek: Bu parçada kullanılan gereklilik kipiyle çekimlenmiş yapıların altını çizmeleri istenir.

d) Cümlelerdeki boşluklar anlama uygun olarak çeşitli eklerle (edilgenlik, dönüşlülük, ettirgenlik)  tamamlanır.

Müyessiretü'l-'Ulum'da Dil Bilgisi Öğretimi

            Türkiye Türkçesinin ilk dil bilgisi kitabı sayılan Müyessiretü'l-'Ulûm, dil bilgisi bakımından olduğu kadar Türkçe ve dil bilgisi öğretimi bakımlarından da önemli bir eserdir. 1530'da Bergamalı Kadrî isminde hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığımız bir kişi tarafından yazılan eser, Bursalı Mehmed Tahir tarafından bulunmuştur. Günümüze kadar eser hakkında dil bilgisi incelemesi olarak bazı çalışmalar yapılmış fakat dil öğretimi bakımından incelenmemiştir. Kitapta kelime türleri ve fiil çekimleri açıklanarak örneklenmiş, istisnalar belirtilmiş, son olarak da Hayâlî Bey'in bir gazeli şerh edilerek dil bilgisi kuralları bu metin üzerinde anlatılmıştır. Eserde Arapça dil bilgisinin yoğun etkileri görülmektedir. Müellifin izlediği yolun, günümüz öğretim yöntemlerinden anlatma, tümevarım, tümdengelim, soru-cevap ve çözümleme gibi yöntemlere benzerliği dikkat çekmektedir.

Dünyanın en çok konuşulan dilleri arasında bulunan Türkçenin geçmişten bugüne yaşadığı en büyük talihsizlik belki de dönem özelliklerini kuşatan dil bilgisi kitaplarının sıklıkla yazılmaması ve yazılanların da kayıp olmasıdır. Bunun yanında Türkçenin yabancılara ve ana dili Türkçe olanlara nasıl öğretildiği konusunda da çok geniş kaynaklara sahip değiliz. Bu bakımdan eldeki eserlerin dil bilgisi bakımından incelenmesi önem arz ettiği gibi öğretim yöntemi bakımından da incelenmesi gerekmektedir.

1. Bergamalı Kadrî ve Müyessiretü'l-'Ulûm

1.1.    Bergamalı Kadrî

Bergamalı Kadrî hakkındaki bilgiler, eserinde yazdıklanyla sınırlıdır. Adından Bergamalı olduğunu anladığımız müellif, eserini yazdıktan sonra İstanbul'a gidip Damat İbrahim Paşa'ya sunduğunu belirtmektedir. Eserindeki bilgisine nazaran Türkçe, Arapça ve Farsçaya hâkim olduğu görüldüğünden hareketle bir medrese eğitimi almış olduğu düşünülebilir. Ayrıca eserin girişindeki, İbrahim Paşa'yı methettiği kasidesine bakarak da şiir yazmakta hüner sahibi olduğu söylenebilirse de kitabın sonuna koyduğu Hayâlî Bey'e ait gazelin takti'inde hataya düşmesi bu iddiayı zayıflatmaktadır. Bununla beraber aynı gazeli şerh edişini bakılırsa bu konuda yetkin olduğu söylenebilir.

Müellif muhtemelen II. Bayezid, Yavuz ve Kanunî dönemlerini yaşamıştır. Bu dönem Osmanlı Devleti'nin askerî, siyasi, ekonomik ve kültürel olarak en iyi durumda olduğu, devletin en geniş sınırlara ulaştığı ve Bâkî, Fuzûlî, Mimar Sinan, Sokollu Mehmed Paşa gibi sanat ve devlet adamlarının yetiştiği bir dönemdir.

1.2.    Müyessiretü'l-'Ulûm

Bilindiği kadarıyla Türkçe dil bilgisi veya Türkçenin öğretimiyle ilgili olarak yazılan ilk kitaplar Kâşgarlı Mahmud'un Divânü Lügâti 't-Türk ve kayıp olan Kitâbü Cevâhirü 'n-Nahv Fi Lügâti 't-Türk adlı eserleridir. Bu eserlerden sonra Türkiye Türkçesinin ilk dil bilgisi kitabı olarak karşımıza Müyessiretü'l- 'Ulûm çıkmaktadır. Müyessiretü'l-Ulûm 1530 (H. 937) yılında Bergamalı Kadrî tarafından yazılıp Kanuni Sultan Süleyman devrinin veziri İbrahim Paşa'ya sunulmuş bir dil bilgisi kitabıdır.

Karabacak (2002) eserin ilk defa 1911 yılında Bursalı Mehmed Tahir tarafından bulunduğunu fakat bu orijinal nüshanın kaybolduğunu ve bugün elde sadece Besim Atalay tarafından 1946'da tıpkıbasımı hazırlanan yayının (Atalay, 1946) mevcut olduğunu söylemektedir. Fakat yaptığımız tarama sonucu eserin, Almanya Millî Kütüphanesi Türkçe Yazmaları Koleksiyonu'nda "Ms.or.oct.2056" numarayla kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.

Eser toplamı 184 sayfa (92 varak) uzunluğunda olup ilk bölüm 101, ikinci bölüm ise 83 sayfadan oluşmaktadır. İlk bölüm Zilkade 974 (Mayıs/Haziran 1567), ikinci bölüm ise 25 Rebiyülevvel 976 (17 Eylül 1568)'da istinsah edilmiştir. Yazı çeşidi talik kırmasıdır. Müstensih kaydı bulunmadığı için kim tarafından istinsah edildiği belli olmamakla beraber yazı karakterindeki farklılıklardan eserin iki ayrı kişi tarafından kopya edildiği söylenebilir.

 Müyessiretü'l-'Ulûm ilk defa Kâzım Nâmi (Duru) tarafından tanıtılmıştır (Kâzım Nâmi, 1912). Daha sonra Bursalı Mehmed Tahir'in, eserin yayımlanması gerektiği konusunda Türk Bilgi Derneği'ne verdiği rapor yayımlanmıştır (Bursalı Mehmed Tahir, 1914). Bu iki yazıda eserin çok değerli bir kaynak olduğu ifade edilmiş ve dil bilgisi yazımının 1800'lerden sonra değil 1500'lerde başladığı belirtilmiştir. Fuat Köprülü de eser hakkında bilgiler içeren bir makale yazmıştır (Köprülü, 1933). Gürer Gülsevin ise eser hakkında tanıtıcı bir yazı yayımlamış ve dikkat çekici dil bilgisi unsurları ile açıklamalarını göstermiştir (Gülsevin, 1993). TDV İslam Ansiklopedisi'nin "Bergamalı Kadrî" maddesinde eserle ilgili ansiklopedik bilgi bulunmaktadır (Bektaş, 1992). Eser hakkında yazılan bir başka yazı da Galip Güner'in eserdeki fiil çekimlerini günümüz Türkçesine göre özetlediği yazısıdır (Güner, 2003). Eserin tıpkıbasımı ve çeviri yazısı, terimler dizini ve sözlükle beraber Esra Karabacak tarafından yayımlanmıştır (Karabacak, 2002).

1.2.1. Eserin İçeriği

Bergamalı Kadrî kitabına Arapça besmele, hamdele ve salveleden sonra İbrahim Paşa için yazdığı kasidesiyle başlamıştır. Kasidenin sonunda ise yine Arapça bir dua cümlesi, Farsça bir beyit ve o beyitle İbrahim Paşa'yı kastettiğini belirten Arapça bir açıklama ile en sonda yine Farsça bir beyit ile dua cümlesi yer almaktadır. Bundan sonra kitabı yazma sebebini açıklayan Bergamalı Kadrî asıl amacının dua olduğunu ve bunu göstermek için de ilmini kullandığını belirtmiştir. Kitabın Türkçe yazılmasından maksadın insanlara faydalı olmak ve insanların diğer dilleri de öğrenirken kendi dilleriyle karşılaştırma yaparak daha kolay öğrenmelerini sağlamak şeklinde açıklamaktadır. Bu açıklama kitabın adının "İlimleri Kolaylaştıran" olmasıyla da uyumludur.

Kitabın ilk bölümü kelimenin tarifi, türleri ve örneklerini içermektedir. Bergamalı Kadrî kelimeleri 3 türe ayırarak incelemiştir. Bunlar isim, fiil ve harftir. İsim için er, avrat, Zeyd ve Amr kelimeleri, fiil için bil-fiili ve farklı kiplerdeki çekimleri, harf için ise üzre kelimesi örneklendirilmiştir. Bu bölümden sonra bütün fiil çekimlerinin birer örneği verilmiştir. Burada hemen göze çarpan husus Türkçe çekimlerin Arapça karşılıklarıyla ve açıklamalarıyla birlikte verilmesidir. Her ne kadar Bergamalı Kadrî bu konuda bir söz söylememişse de bu tercihin sebebini Divânü Lügâti 't-Türk'teki gibi Araplara Türkçe öğretme kaygısından çok Arapça dil bilgisi kitaplarının bir etkisi olarak görmek daha doğrudur. Bununla beraber bazı Türkçe kiplerin Arapça karşılığının olmaması da Bergamalı'nın Arapçadan ziyade Türkçeye yöneldiğinin ve Türkçeyi incelediğinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Devamını okumak için tıklayınız...

Temel,Orta,İleri Seviye Dilbilgisi Dersi Örneği

TEMEL, ORTA ve İLERİ SEVİLERDE DİL BİLGİSİ KONULARI

TEMEL SEVİYE

ÇOĞUL EKİ

Tanım: İsimlere gelip çoğul anlamı bildiren ektir. İsimlere -lar, -lerekleri getirilerek yapılır.

           

Kullanımı:

1. Türkçede birden fazla varlığı ifade etmek için kullanılır. Eklendiği sözcüğün tek olmadığını birden

fazla olduğunu belirtir.

Kitapları ve defterleri çantanıza koyun.

Yarın sınavlar başlayacak.

Not:Sayılardan sonra Çoğul eki kullanılmaz.

İki çocuklar                        ( Yanlış )

Üç kalemler             ( Yanlış )

Beş masalar            ( Yanlış )

Not:Türkçeye yabancı dillerden giren bazı kelimelerin çoğullarında ses uyumu yoktur. 

Kalp    -          Kalpler

Saat    -          Saatler

Gol     -          Goller

ORTA SEVİYE

Sunumu indirmek için tıklayınız...

Temel,Orta,İleri Seviye Dilbilgisi Dersi Örneği

TEMEL, ORTA ve İLERİ SEVİLERDE DİL BİLGİSİ KONULARI

TEMEL SEVİYE

ÇOĞUL EKİ

Tanım: İsimlere gelip çoğul anlamı bildiren ektir. İsimlere -lar, -lerekleri getirilerek yapılır.

           

Kullanımı:

1. Türkçede birden fazla varlığı ifade etmek için kullanılır. Eklendiği sözcüğün tek olmadığını birden

fazla olduğunu belirtir.

Kitapları ve defterleri çantanıza koyun.

Yarın sınavlar başlayacak.

Not:Sayılardan sonra Çoğul eki kullanılmaz.

İki çocuklar                        ( Yanlış )

Üç kalemler             ( Yanlış )

Beş masalar            ( Yanlış )

Not:Türkçeye yabancı dillerden giren bazı kelimelerin çoğullarında ses uyumu yoktur. 

Kalp    -          Kalpler

Saat    -          Saatler

Gol     -          Goller

ORTA SEVİYE

Sunumu indirmek için tıklayınız...

Türkçe Öğrenen Yabancı Öğrencilerin Yazılı Anlatımlarında Türkçenin Dil Bilgisi Ve Yazım Özellikleriyle İlgili Karşılaştığı Zorluklar

        Dil, iletişimin ve anlaşmanın temel aracıdır. Sözlü ve yazılı biçimleriyle dil, kuşaktan kuşağa canlılığını korur ve geçmişle geleceği bir araya getirir. Kültürün önemli ögelerinden biridir. Dünya dilleri arasında Türkçe, evrensel olma özelliği ile önemli bir yere sahiptir. Gerek tespit edilen yazılı kaynaklarla uzandığı geçmişi gerek konuşulduğu, yayıldığı coğrafya gerekse de dil yapısı itibariyle matematiksel ve kolayca öğrenilir oluşuyla günümüzde dikkatleri üzerine çekmekte ve dünyada öğrenilmek istenen diller arasında bulunmaktadır.

Bu çalışma, Türkçe öğrenmek için Türkiye'de eğitim gören yabancı öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Mevlana Üniversitesi TÖMER kapsamında 2012-2013 eğitim-öğretim döneminde öğrenimlerini sürdüren, 3 değişik kıtadan ve 13 değişik ülkeden toplam 51 öğrenciye, Türkçenin bazı dil bilgisi ve yazım konularının başlıklarını içeren ve bu başlıkların onları ne kadar zorladığını belirtmeleri için derecelendirme sistemiyle (çok zorlanırım, biraz zorlanırım, hiç zorlanmam) hazırlanmış bir ölçek sunulmuştur. Ölçekte ayrıca ilgili her konuyu bir örnekle açıklamaları için boşluk bırakılmıştır. Öğrenciler sıralanan konu başlıklarına göre ne derece zorladıklarını belirtmişler ve uygun örnekler yazmaya çalışmışlardır.

Yapılan bu çalışmayla, Türkiye'de eğitim alan yabancı öğrenciler, TÖMER kapsamında aldıkları iki dönemlik Türkçe eğitimi sonunda, yazılı anlatımlarında Türkçenin hangi özelliklerine ait sorunlar yaşadıklarını ortaya koymuşlardır. Çalışmanın analizi yapılarak öğrencilerin daha çok hangi konularda zorlandıkları anlaşılmıştır. Ülkelere, yaşlara, mezuniyet durumlarına göre de ayrıca incelemenin yapıldığı çalışmada, öğrenciler şahıs ekleri, ünsüz benzeşmesi, fiillerde çatı, birleşik zamanlı eylem çekimleri, ek eylem gibi konularda daha çok zorlandıklarını; mecaz anlam, somut anlam, büyük harflerin kullanılışı, sözcük türleri, çokluk eki, soru eki, olumsuzluk eki ve cümlenin öğeleri gibi konularda ise daha az zorlandıklarını belirtmişlerdir. Verdikleri örnekler incelendiğinde, öğrencilerin birçoğunun konu başlıklarına uygun örnekler yazdıkları ancak bazı öğrencilerin verilen konu başlığı ile ilgisiz ve tutarsız şeyler yazdıkları, bazı öğrencilerin ise ölçeği sunarken anlaşılması zor olduğu düşünülerek kısaca açıklanıp tanıtılan konu başlığını kavrayamadıkları görülmüştür.

 

         GİRİŞ

Dil, insanların anlamak ve anlatmak ve dolayısıyla anlaşmak için kullandığı en mükemmel iletişim aracıdır. Aksan'ın ifadesiyle dil, "Gerek insan gerek toplum gerekse insan ve toplumdan ayrı düşünülemeyecek olan bilim, sanat, teknik gibi bütün alanlarla ilgili bulunan, aynı zamanda onları oluşturan bir kurumdur" (Aksan, 1998: 11).

Türkiye; tarihi, kültürel ve coğrafi özellikleri bakımından dünya milletleri için bir cazibe merkezidir. Türk kültürünü oluşturan unsurlar içerisinde ise Türkçe önemli bir yere sahiptir. Dünya milletlerinin birçoğu köklü ve gelişmiş bir dil olan Türkçeyi öğrenmeye çalışmaktadır. Gerek yurt içindeki ve gerekse yurtdışındaki öğretim kurumları, merkezler ve Türkçe öğreten kuruluşlar, yabancılara Türkçenin öğretimini profesyonel anlamda yürütmektedir. Son yıllarda özellikle yurt içinde bu yönde büyük atılımlar görülmektedir. "Dünya tarihini konu edinen kitaplardaki yeri, büyüyen ekonomisi, uluslararası ilişkilerdeki dinamik yapısı ile Türkiye, dilini öğrenme yönünde talepleri ortaya çıkarmakta ve beslemektedir" (Durmuş, 2013:

11).

Köken olarak Ural-Altay dil ailesine bağlı olan Türkçe, dünya dilleri arasında yapı yönüyle sondan eklemeli diller grubunda yer alır. Sondan ekleme özelliği, sözcük türetmedeki kolaylığı, matematikselliği, yüklemi sonda bulunan bir dil olması ve vurgu özellikleriyle Türkçe, öğrenilmesi kolay dillerden biridir.

Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, üzerinde titizlikle durulan bir konudur. Temel dil becerilerinden olan dinleme, konuşma, okuma, yazma ve dilbilgisi eğitimlerine yönelik olarak çeşitli yaklaşım, strateji, yöntem, teknik, araç ve gereçler geliştirilmekte ve dil öğretiminde denenmektedir. Bu tür yeniliklerden yabancılara Türkçe öğretiminde de faydalanılır. Dilbilgisi ve yazım özellikleri, öğrencilerin genellikle en çok zorluk yaşadığı öğrenme alanlarıdır. Dil bilgisi, her ne kadar standartlaşmışsa da yazımda bazı değişimler gözlenebilir. Özellikle sözlü dilin yazı dili üzerindeki etkileri dikkate alındığında yazım, değişkenlik gösterir. "İmla sadece Türkçe için değil Batı toplumları için de zaman zaman bazı sorunlar yaratmıştır" (Özbay, 2011: 179). Türkçenin yazım kuralları, son zamanlarda TDK'nin özverili çalışmalarıyla standart özellikler göstermeye başlamış ve ilkokuldan üniversiteye Türkçe öğrenmek isteyen öğrencilerin, her seviyeden ana dili konuşucularının ve halkın hatta yabancıların bile kolaylıkla kurallarını öğrenebilecekleri bir yapı kazanmıştır.

ARAŞTIRMANIN AMACI

Araştırma, Türkçe öğrenmek için Türkiye'ye gelen ve TÖMER'de aldıkları iki dönemlik (A, B ve C kuru) Türkçe eğitimi sonrasında mezun durumunda bulunan yabancı öğrencilerin, yazılı anlatımlarında Türkçenin özelliklerine (dilbilgisi, dil özellikleri ve yazım) ait konularda ne derece zorluk yaşadıklarını tespit etmek amacıyla yapılmıştır.

ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ

Yabancı öğrenciler özellikle yazılı anlatımlarında büyük sorunlar yaşamaktadır. Araştırma, yabancı öğrencilerin Türkçenin dil bilgisi, dil özellikleri ve yazım konularından hangilerinde daha çok zorlandıklarını ortaya koymak ve tespit edilen bu sorunları aşmak için çeşitli öneriler sunmak bakımından önem taşımaktadır.

ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE UYGULANIŞI

Çalışma tarama modelindedir. Bu model, geçmişte ya da halen var olan bir durumu var olduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımıdır. "Araştırmaya konu olan olay, birey ya da nesne kendi koşulları içinde var olduğu gibi tanımlanmaya çalışılır" (Karasar, 2006: 77).

Araştırma, aşama aşama şu şekilde yürütülmüştür. Öncelikle, araştırmaya katılan öğrencilerin bir kısmından (32 öğrenci) "Türkiye'de yaşadıkları sorunlar ve gurbet hayatı"na ilişkin duygu ve düşüncelerini anlatan bir kompozisyon yazmaları istenmiştir. Yazılar, iki uzmandan da yardım alınarak çözümlenmiştir. Çözümlemede, öğrencilerin Türkçenin dil, dil bilgisi ve yazım özellikleriyle ilgili olarak, doğru veya yanlış bir biçimde kullandıkları konular belirlenmiş ve bunlar, öğrencilere sunulacak ölçeğe dâhil edilmek üzere maddeler halinde değerlendirmeye alınmıştır.

Çalışmanın ikinci aşamasında, öğrencilerin yazılı anlatımlarında ortaya koydukları Türkçenin özelliklerine ait konulara, bir yıl boyunca gördükleri Türkçe eğitimi içinde yer alan diğer konular da dâhil edilerek maddeler yeniden düzenlenmiş ve Türkçenin dil, dil bilgisi ve yazım özelliklerine ait konu başlıklarını içeren bu maddeler, 3'lü derecelendirme sistemiyle(çokzorlanırım, biraz zorlanırım, hiç zorlanmam)öğrencilere sunulmuştur. Öğrencilerden, her bir maddenin onları ne derece zorladığını belirtmeleri ve ayrıca her bir konuyu örneklendirmek için derecelendirmenin yanında yer alan boşluğa ilgili konuya ait örnek bir kelime veya cümle yazmaları istenmiştir. Böylece öğrencilerin yaptıkları derecelendirmelerle verdikleri örneklerin tutarlılığı sınanmıştır.

Çalışmanın güvenirliği açısından uzmanlardan görüş alınmıştır. Uzmanlar, öğrencilerin iki dönem boyunca, ölçeğe dâhil edilen tüm konuları gördükleri ve bunlarla ilgili olarak derslerde çeşitli uygulamalar yaptıklarını dikkate alarak sözü edilen konu başlıklarının uygun olduğuna karar vermişlerdir.

Araştırmanın uygulaması yaklaşık bir saat sürmüştür. Araştırmacı, çalışmanın başında, anlaşılması zor olan birkaç konuya açıklık getirmiş, öğrencilere derecelendirmeyi ve örneklemeleri nasıl gerçekleştireceklerini belirtmiştir. Araştırmaya katılan yabancı öğrencilerin tamamının, çalışmanın derecelendirme kısmını eksiksiz bir şekilde doldurdukları ancak birkaçının belirtilen maddeye ilişkin olarak örnek kelime veya cümle yazmadıkları görülmüştür. 

Devamını okumak için tıklayınız...

Türkçe Öğrenen Yabancıların Yazılı Anlatım Yanlışlarının Dilbilgisi Açısından Değerlendirilmesi

 GİRİŞ

1.1.    KONU

Bu çalışmamızda Türkçe öğrenen yabancıların yazılı anlatım kağıtların­daki dilbilgisi (fonetik, morfoloji, sentaks) ve yazım yanlışları sınıflandırılmış ve bunların nedenleri araştırılmıştır.

1.2.  AMAÇ

Bu araştırma, Türkçe öğrenen yabancıların yazılı anlatım yanlışlarının, dilbilgisi açısından genel bir değerlendirilmesi ve yapılan yanlışlara çözüm önerileri getirilmesi amacıyla yapılmıştır. Bunun yanısıra, yabancı dil öğreti­minde yazılı anlatımın ve dilbilgisinin önemini vurgulanmıştır.

Bu değerlendirmede, şu sorulara yanıt aranacaktır:

  1. 1.1.Değişik uluslardan gelen yabancıların yazılı anlatımlarında sesbilim (fonetik) açısından sıkça görülen yanlışlar nelerdir?
    1. 1.Biçimbilim (morfoloji) açısından yapılan yanlışlar nelerdir?
    2. 2.Sö(sentax) açısından yapılan yanlışlar nelerdir?
    3. 3.Yazım kuralları açısından yapılan yanlışlar nelerdir?
    4. 4.Tüm bu yanlışların giderilmesi için nasıl bir yöntem izlenmelidir?

1.3.  ÖNEM

Araştırma ile elde edilecek bilgilerin özellikle;

  1. 1.1.Dil eğitiminde, yazılı anlatımın önemine dikkat çekeceği,
  2. 2.2.Yazılı anlatım sırasında yapılan dilbilgisi yanlışlarının saptanarak, daha sonraki öğretimlere ışık tutacağı,
  3. 3.3.Türkçenin yabancılara öğretilişi konusunun, öneminin kavranıp yapılan yanlışlara çözüm önerileri getireceği kanısındayız.

 

1.4. YÖNTEM

1.4.1. Kavramsal Çerçeve

Araştırma, tarama modelindedir. Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazılı anlatım kağıtlarındaki dilbilgisi yanlışları şu noktalarda incelenmiştir;

  1. a.Sesbilim
  2. b.Biçimbilim
  3. c.Sözdizimi
  4. d.Yazım kuralları

Konumuz ayrımsal çözümleme yoluyla Türkçe öğrenen öğrencilerin yaptıkları dilbilgisi yanlışları olduğu için uygulamalı dilbilim alanı ile de ilgilidir. Bu yüzden uygulamalı dilbilimin yöntem ve verilerinin doğrultusunda yanlışlar değerlendirilmeye çalışılmıştır.

Öğrencilerin yazılı anlatım kağıtlarındaki sesbilim, biçimbilim, sözdizimi ve yazım yanlışları

Temel Türkçe I - Temel Türkçe II

Orta Türkçe I - Orta Türkçe II

Yüksek Türkçe I - Yüksek Türkçe II olmak üzere altı kura göre tesbit edilmiştir.

 Yeni bir dil öğrenildiği zaman temel amaçlardan biri de o dilin aracılığı ile insanlarla iletişim kurmaktır. Bu onları anlayabilmek, onlarla konuşabil­mek, o dil ile duygu düşüncelerini yazabilmek, o dilde yazılı eserleri okuya­bilmektir. Yazma becerisini öğrencilere kazandırmak neden bu kadar önemli? Bu sorunun en kısa yanıtı şu şekilde verilebilir: Kompozisyon yazma öğrenciye dili öğrenmesine yardım eder. Her şeyden önce öğrendikleri dilbilgisi yapıla­rını, deyimleri, sözcük dağarcıklarını kullanmalarını sağlar. Öğrenciler bunları kullanırken çaba harcayarak hedef dilde gelişme kaydederler. Yazma son derece önemli bir beceri olduğu kadar zor bir beceridirde. Çünkü konuşurken düzgün akıcı ve doğru cümleler kurmak şart değildir. İstenilenler mimik ve jestler yardımıyla da anlatılabilir. Oysa yazma olayında böyle olasılık söz konusu değildir. Konuşma esnasında ona yardım edecek bir dinleyici varken, yazma esnasında tamamen yalnızdır ve dilin aktif kullanıcısıdır.

         1.4.2.  Varsayımlar

1.Türkçe öğrenen yabancı öğrenciler fonetik ile ilgili yanlışlıklar yapmaktadır.

       2.Öğrenciler morfoloji ile ilgili yanlışlıklar yapmaktadır.

       3.Öğrenciler sentax ile ilgili yanlışlıklar yapmaktadır.

       4.Öğrenciler yazım yanlışlıkları yapmaktadır.

       5.Dillerin değişik iç yapılarının bulunması yanlışların sayısını arttır­maktadır.

       6.Yanlışlar dilbilgisel, semantik farklılıklardan doğmaktadır.

         1.4.3.     Konunun Sınırlılıkları

  Bu araştırma, A.Ü. Türkçe Öğretim Merkezinde Öğrenim gören yabancı öğrencilerdir. Araştırma, fonetik, morfoloji, sentaks ve yazım yanlışlarıyla sınırlıdır. Araştırmada semantik yanlışlar incelenmeyecektir.

 1.4.4.     Verilerin Toplanması ve Çözümü

 Araştırmada yazılı anlatım kağıtlarındaki dilbilgisi yanlışlarını tesbit etmek için fonetik, morfoloji, sentaks ve yazım yanlışlarına bakılarak bir gruplandırma yapılmıştır. Araştırmada, örneklem altı küme için yapılmıştır.

        Her bir kur için otuz beş öğrenci ve bu öğrencilerden alınmış, toplam iki yüz on kağıt incelenmiştir. Yazılı anlatım kağıtlarında, dilbilgisel açıdan şu kıstaslar göz önünde bulundurulmuştur:

  1. a.Fonetik özelliklerde Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin, Türk alfa­besinde bulunan sesleri doğru yazıp yazmadığına ve ünlü-ünsüz uyumlarında yapılan yanlışlara bakılmıştır.
  2. b.Morfolojik özelliklerde ise, sözcük birleştirmelerine, zamanlara, çekimlere, ad durum eklerinin ve ortaçların, ulaçların doğru kullanılıp kulla­nılmadığına bakılmıştır.

c)  Sözdiziminde ise, tümce kuruluşlarına, ad, sıfat, adıl tamlaması yanlışlarına, özne, nesne, yüklem uyumuna bakılmıştır. Ayrıca yazım yanlışlarında, büyük harf, yanlışlarına ve kesme iminin doğru kullanılıp kullanılmadığına bakılmıştır.

Devamını okumak için tıklayınız...

Türkçe Öğretmenleri İçin Dilbilgisi Sunumu

Zarflarla İlgili Genel Notlar:

  • NOT1: Zarflar da sıfatlar gibi çekim eki almazlar.
  • NOT2: “Nereye” sorusunun cevabı hâl eki almış kelime ise zarf olamaz.
  • İleri gitti. (zarf), İleriye gitti. (isim)
  • NOT3: Zaman anlamlı bazı kelimeler cümle içindeki anlama göre zarf olmayabilirler.
  • Akşam bize gel. (ne zaman)
  • Akşam huzur getirdi evimize. (isim)
  • NOT4: Fiili “durum” bakımından niteleyen kelimeyi bulmak için fiile “nasıl” sorusu sorulmalıdır.
  • Güzel konuştu. (zarf)
  • Sunumu indirmek için tıklayınız...

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Dilbilgisi Dersi Nasıl Olmalıdır?

DERS SENARYOSU (PLANI)

1. Kullanımı – Tanım cümlesi

2. Şekil Özellikleri ve Kurallar

3. Kelimeler

4. Örnek Metin (Diyalog)

5. Örnek cümleler

6. Etkinlik ve Aktiviteler

7. İstisnalar

8. Ana Dilinde Karşılığı

9. Alıştırmalar

GEÇMİŞ ZAMAN

Etkinlikler  (Bakıtın Hayatı, Hafta Sonu neler yaptınız, Dün

akşam neler yaptınız, Tatilde neler yaptınız? Film Seyrettirme, Resimlerle

hayat hikayesi proje ödevi)

GELECEK ZAMAN

Etkinlikler  (Medyum Memiş, Planlar (Hafta Sonu neler yapacaksınız,

Tatilde neler yapacaksınız? Geleceğe ait planlarınız anlatınız.) Film

Seyrettirme)

Sunumu indirmek için tıklayınız...

 

 

 

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Dilbilgisi Dersi Nasıl Olmalıdır?

DERS SENARYOSU (PLANI)

1. Kullanımı – Tanım cümlesi

2. Şekil Özellikleri ve Kurallar

3. Kelimeler

4. Örnek Metin (Diyalog)

5. Örnek cümleler

6. Etkinlik ve Aktiviteler

7. İstisnalar

8. Ana Dilinde Karşılığı

9. Alıştırmalar

GEÇMİŞ ZAMAN

Etkinlikler  (Bakıtın Hayatı, Hafta Sonu neler yaptınız, Dün

akşam neler yaptınız, Tatilde neler yaptınız? Film Seyrettirme, Resimlerle

hayat hikayesi proje ödevi)

GELECEK ZAMAN

Etkinlikler  (Medyum Memiş, Planlar (Hafta Sonu neler yapacaksınız,

Tatilde neler yapacaksınız? Geleceğe ait planlarınız anlatınız.) Film

Seyrettirme)

Sunumu indirmek için tıklayınız...

 

 

 

Yeni Öğrenenlere Yönelik Dilbilgisi Semineri Serkan Başak

1. Ana Dili Türkçe Öğretimi:

“Öğrencilere Türk dilinin konuşma, yazma ve okumayla ilgili ana kurallarını sezdirip, ana dilini kullanışta güven kazandırmak.”

2.“Yabancılara Türkçe Öğretimi:

Dil bilgisi öğretiminin amacı, öğrencilere bir takım kurallar ve tanımlar ezberletmekten ziyade, yabancı dil olarak öğrendikleri  Türk Dili’ni  doğru kullanmak adına, dilin kullanılışına dair kuralları dinleme  okuma-yazma konuşma gibi etkinlikler vasıtasıyla sezdirmek ve bu yeteneklerinin gelişmesine katkıda bulunmadır.

Sunumu indirmek için tıklayınız...

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin bir dünya dili olması dileğiyle...