Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...
Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...
Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....
Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...
Siteden tam faydalanmak için: Kayıt olunuz-Sign Up
Bir yöntemin odak noktasını farklı dil ve dil öğrenimi kuramları etkileyecektir; yani, bu kuramlar yöntemin neyi başarmak üzere yola çıktığını belirlerler. Ancak, belirli öğrenme hedeflerinin belirlenmesi yaklaşımın değil oluşumun bir ürünüdür. Bazı yöntemler temelde sözel becerilere apırlık verir ve okuma ile yazma becerilerinin ikincil olduğunu, bunların sözel becerilerinin transferinden türediklerini söylerler. Bazı yöntemler genel iletişim becerilerini öğretme iddiasını taşırlar ve kendisini anlamlı bir ifade edebilme ve anlaşılır olabilmeye dilbilgisel doğruluk ya da kusursuz telaffuzdan daha fazla öncelik tanırlar. Diğerleri en baştan itibaren doğru dilbilgisine ve telaffuza daha fazla ağırlık verir. Bazı yöntemler bir dilin temel dilbilgisi ve sözcük bilgisini öğretmeyi amaçlarlar. Diğerleri hedeflerini dilsel açıdan değil de öğrenme davranışı açısından, yani, öğrenenin öğretim sonunda edinmesi beklenen süreçler ya da yetenekler ölçüsünden tanımlarlar. Örneğin, Gattegno "Öğrenme bir bilgi birikimi sağlama aracı olarak değil yapılmakta olanda daha yetkin bir öğrenen haline gelmenin bir yolu olarak görülür (1972: 89) demektedir. Bu süreçe yönelik hedef, daha geleneksel yöntemlerin dilsel açıdan yönlendirilmiş ya da ürüne yönelik hedeflerine bir karşıt oluşturabilir. Bir yöntemin ne ölçüde süreçe yönelik ya da ürüne yönelik hedefler içerdiği, sözcükbilgisi edinimine ne kadar önem verildiği ve yöntem içinde dilbilgisi ya da telaffuz hatalarının nasıl ele alındığı incelendiğinde ortaya çıkabilir.
Tüm dil öğretme yöntemleri erek dilin kullanımını içerir. Böylece tüm yöntemler bir kurs ya da yöntem içinde kullanılacak dil maddelerinin (sözcükler, tümce yapıları, zamanlar, yapılar, işlevler, başlıklar, vs.) seçimine ilişkin açık ya da gizli kararlar verirler. Dil içeriğinin seçimine ilişkin kararlar hem konusal içerik açısından hem de dilsel içerik ile ilişkilidir. Kısaca anlatmak gerekirse, insan ne hakkında konuşacağı (konusal içerik) ve o konuda nasıl konuşacağına (dilsel içerik) karar verir. Örneğin ESP kurslarının konusal içerikli olması gerekir. Durumsal Dil Öğrenimi ve İşitsel-Dilsel Yöntem gibi yapısal tabanlı yöntemlerin dilsel içerikli olmaları gerekir. Yöntemlerin tipik ayrılığı, çevresinde dil öğretiminin örüleceği uygun dil ve konu içeriğine ve bir kurs içindeki içeriğin sıralanmasında kullanılan prensiplere ilişkin görüşlerindeki farklılıklardır. İçerik konusu, bir kursta benimsenen programın tamamını ve kullanılacak ders malzemesini, yöntemin benimsediği sınıflandırma prensipleriyle birlikte şekillendiren seçim prensiplerini (Mackey, 1965) kapsar. Dilbilgisi tabanlı kurslarda sınıflandırma ve sıralama sorunu genelde unsurların zorluk derecesine ya da sıklık derecesine göre belirlenir. İletişim ya da işlevsellik tabanlı kurslarda (örneğin, ESP programlarında) sınıflandırma öğrenenlerin iletişimsel gereksinimlerine göre olabilir.
Geleneksel açıdan program terimi bir kurs ya da yöntem içinde dilsel içeriğin belirlendiği form için kullanılmaktadır. Kaçınılmaz olarak, bu terim süreç tabanlı yöntemlerden çok ürün tabanlı yöntemler ilişkili kullanılmaktadır. İşitsel-Dilsel, Yapısal-Durumsal ve kavramsal-işlevsel yöntemlerdeki programlar ve program prensipleri ile ESP yaklaşımlarındaki program ve prensipleri kolaylıkla tanımlanabilir. Durumsal ve İşitsel-Dilsel Yöntem'in temelini oluşturan program bir dilbilgisel konu ve yapıdan oluşmaktadır ve buna çoğu zaman ilişkili bir sözcük listesi eşlik etmektedir (Fries ve Fries, 1961; Alexander et al., 1975). Kavramsal-işlevsel programlar bir kursun iletişimsel içeriğini işlevler, kavramlar, başlıklar ve sözcük bilgisi açısından belirlemektedir. Bu tür programlar genellikle öğretme eyleminden önce belirlenirler ve bu nedenle de "a priori[18] programlar" olarak tanınırlar.
Ancak, program terimi dil içeriği endişesinin ikincil önem taşıdığı süreçe dayalı yöntemlerde daha az kullanılır. Örneğin, Danışmanla Öğrenme'de bbu türden bir program bulunmaz. Ne dilsel içerik ne de konusal içerik öğreden belirtilmez. Öğrenenler, hakkında konuşmayı istedikleri başlıkları seçerek içeriği kendileri belirlerler. Daha sonra bu içerik erek dile tercüme ediler ve karşılıklı etkileşim ve dil alıştırması için temel olarak kullanılır. Danışmanla Öğrenme prensiplerine göre düzenlenmiş bir kursta ne tür dilsel içeriğin ortaya çıktığını ve alıştırmasının yapıldığını bulabilmek için dersin kaydedilmesi ve ardından hangi dil maddelerinin işlenmiş olduğunun belirlenmesi gerekir. Bu da program tanımına a posteriori[19] bir yaklaşım olur; yani, derste işlenenlerin incelenmesi ile program oluşturulmaktadır. Sessiz Yöntem ve Toplu Fiziksel Tepki gibi yöntemlerde, ders kayıtlarının, öğretmenlerin notlarının ve öğretmenlerin sağladıkları metinlerin incelenmesi, bu yöntemlerin altında yatan programların sözcüksel-dilbilgisel olduğunu ortaya koymaktadır. Her ikisinde de dilbilgisine ve dilbilgisel doğruluğa büyük önem verilmektedir.
![]() | Bugün | 22646 |
![]() | Dün | 28385 |
![]() | Bu Ay | 445185 |
![]() | Toplam | 7967544 |