Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...
Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...
Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....
Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...
Siteden tam faydalanmak için: Kayıt olunuz-Sign Up
Girdi Hipotezi, dil öğrenen kişinin maruz kaldığı dil (yani, girdi) ile dil edinimi arasındaki ilişkiyi açıklama iddiasındadır. Dört temel konuyu içerir:
Birincisi, bu hipotez öğrenme ile değil edinme ile ilgilidir.
İkincisi, öğrenciler dili, en iyi şekilde, o anki edinç[11] düzeylerinin bir parça ötesinde olan girdiyi anlayarak edinirler.
Dil edinmekte olan bir kişi I ile anlatılabilecek bir düzeyden (burada I bu kişinin edinç düzeyini temsil etmektedir) bir I+1 düzeyine (I+1 düzeyi, I düzeyini bir doğal sıralamaya göre izleyen düzeydir) "geçebilir"; bunu da I+1 içeren bir dili anlayarak yapar. (Krashen ve Terrell 1983: 32)
Duruma ve bağlama dayanan ipuçları, dil-dışı[12] bilgi, ve dünya hakkındaki bilgi, edinmeyi mümkün kılar.
Üçüncüsü, konuşma yeteneği doğrudan öğretilemez; bu yetenek zaman içinde, dil edinmekte olan kişi girdiyi anlayarak dilsel edinç oluşturunca kendiliğinden oluşur.
Dördüncüsü, eğer yeterli miktarda kavranabilir girdi mevcutsa, I+1 genelde otomatik olarak oluşacaktır. Kavranabilir girdi, dil öğrenmekte olan kişinin, bağlama dayanarak ve dili kullanarak anladığı sözceleri anlatmaktadır. Bir konuşmacı, dil edinmekte olan kişinin mesajı anlaması için dili kullandığında, konuşmacı karşısındakinin mevcut edinç düzeyine bir yapılar "ağı sermektedir" ve bu da pek çok I+1 örneğini barındıracaktır. Bu nedenle, girdinin dil öğrenmekte olan kişinin mevcut dilsel erincine göre kusursuz biçimde ayarlanmış olması gerekmediği gibi, öğrencilerin birbirinden çok farklı erinç düzeylerine sahip oldukları bir dil sınıfında bunun yapılması da aslında olanaksızdır.
Nasıl ki çocuk anadilini kendi mevcut anlama düzeyine göre kabaca ayarlanmış "bakıcı konuşması"13 örnekleri ile edinirse, bir ikinci dili edinmekte olan yetişkinlere de ikinci dilin kavranmasını mümkün kılacak basit kodlar sağlanır. Bu türden bir kod, anadil konuşanların yabancılarla yaptıkları iletişimi basitleıtirmek için kullandıkları "yabancı konuşması"14dır. Bu konuşmanın özelliği, daha yavaş gelişmesi, tekrarlar, yinelemeler, ne/nasıl/kim gibi karmaşık sorular yerine evet/hayır soruları içermesi gibi unsurlar yolu ile sınırlar dil edincine sahip kişiler için mesajları daha anlaşılır yapmaktır.
![]() | Bugün | 1129 |
![]() | Dün | 22728 |
![]() | Bu Ay | 446396 |
![]() | Toplam | 7968755 |