Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...
Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...
Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....
Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...
Siteden tam faydalanmak için: Kayıt olunuz-Sign Up
Hande BAKAN tarafından yazıldı.
Çağdaş yabancı dil öğretim programları, okuma-anlama becerisinin kazandırılması yolunda yazınsal eserlerin kullanımını özellikle desteklemektedir. Çünkü yazın eserleri, yaşayan bir dilin çok farklı bağlamlar içinde, farklı biçimlerde ve doğal söylemlerle hayat bulduğu, özgün nitelikte metinlerdir. Dilin bir bildirişim aracı olduğunu savunan çağımızın dil öğretim yaklaşımına göre, yazınsal metinler (literary texts) bu bildirişim amacına hizmet etmektedir ve bu nedenle öğretim programlarına dahil edilmelidirler.
Yazınsal metinler, ders kitaplarında, çoğunlukla ileri dil düzeyindeki gruplar için özgün biçimleriyle yer almaktadır. Bu durum, metinlerin özgün biçimleriyle kullanılması gerektiğini düşününen araç geliştiriciler ve eğitimciler tarafından tercih edilmektedir. Ancak başlangıç ve orta düzeydeki öğreniciler için de söz konusu metinlerin özgün biçimleriyle kullanılması, aynı başarıyı sağlayamayabilir. Doğası gereği yazınsal metinler, farklı imaj, duyuş ve düşünüş dünyasına tanıklık edilen, zengin ve yaratıcı hayal gücünün ürünü eserlerdir. Dilin doğal ancak estetik kullanımları söz konusudur. Bu nedenle yazınsal eserlerin hiçbirinin oluşturuluş amacı, yabancı dil öğretmek değildir. Söz konusu eserler, anadili konuşucularına yönelik yazılmış ve okuyucuyla hayal dünyasını paylaşmaya hazır eserler olarak karşımıza çıkarlar. Yazınsal metinlerin yabancı bir dili yeni öğrenmeye başlamış öğreniciler için veya dilin genel kural ve kullanımlarına henüz yetkinlik sağlayamamış öğreniciler için, özgün biçimleriyle öğretimde yer almaları, yarardan çok zarar getirebilir. Çünkü öğrenicide, anlaşılamayan bir şeyden uzak durma düşüncesi gelişme gösterebilir. Bu bağlamda, yazınsal eserlerin düzeylerinin öğreniciye uygun duruma getirilmesi, metinlerin okunurluk (readability) ve anlaşılırlık oranlarının yükseltilmesi gerektiği düşünülmektedir. Yazınsal eserlerin sadeleştirmesi, yabancı dil öğretiminde, anlaşılırlığın artırılması yolunda tercih edilen önemli bir işlemdir.
Sadeleştirme işleminin ortaya çıkışının gerekliliği üzerine düşünmeden önce, yazınsal metinlerin yabancı dil öğretiminde neden önemli olduğu sorusuna eğilmek gerekir. Yazınsal metinler, hedef dilin kültürünün en temel parçalarından biridir. Bir yabancı dil öğrenicisinde en başta gelen isteklerden biri, öğrenmekte olduğu dile ait bir yazın eserini kitapçıdan satın alıp okumak ve anlayabilmektir. Bunun öğrenicide yaratacağı tatmin ve dilde profesyonelleşme yolundaki güdülenme duygusu doğal bir sonuçtur. İleri düzeydeki öğrenicinin yaşayacağı bu süreci, temel ve orta düzeye de taşıyabilmek ve öğrenimi daha istekli ve keyifli bir duruma getirmek için yazınsal metinler, eğitimciler tarafından kullanılmak istenmektedir. Sadeleştirilmiş biçimleriyle yabancı dil öğretiminde kullanılan roman, kısa öykü, masal, şiir, destansı öyküler, hatıra, portre, biyografi vb. çeşitli türden yazınsal metinlerin, yabancı dil öğretimi arenasındaki yeri ve önemi hakkında bir fikir vermek için Fransa örneğine bakılabilir:
"Fransızlar kendilerine ait önemli edebi eserleri için, dillerinin kelimelerinin kullanım sıklığını dikkate alarak, en çok kullanılan ilk sekiz yüz kelimenin veya diyelim, ilk bin iki yüz kelimenin kullanıldığı uyarlama çalışmaları yapmışlardır. Sözgelimi Sefiller romanı Fransızca olarak en çok kullanılan dokuz yüz ve bin iki yüz kelime kullanılarak farklı metinler halinde yeniden kaleme alınmış ve diğer ülkelerdeki Fransızca öğretimi için okuma kitabı haline getirilmiştir. Fransızların en ünlü yayınevi Hachette bu amaca yönelik olarak 227 tane edebi eseri kolay Fransızca metinler adlı bir seride yayımlayarak dünyada Fransızcanın öğretilmesine en büyük katkıyı sağlamıştır. Hachette yayınevinin listesinde Sefillerden yapılmış çeşitli düzeylerdeki uyarlamaların sayısı yedidir" (http://www.turkcede.org/yabancilara-turkce-ogretimi/512-turkce-ogretiminde-edebi-eserin-yeri.html).
Baskın karakterdeki dil topluluklarının, pasif konumdaki diğer dil topluluklarıyla olan ilişkisindeki üstünlük göze çarpmaktadır. Bir başka deyişle pasif ve baskın kültürlerin mücadelesi, yabancı dil öğretimi alanında yoğun şekilde hissedilmektedir ve baskın kültürün sağladığı egemenlik, öğretim ve yayımcılık sahalarında dikkati çekmektedir. Özellikle İngilizce, Almanca, Fransızca gibi güçlü ülkelerin dillerinin öğretimi, bu yolda basılan öğretim setleri, sözlükler, basamaklı okuma kitapları; ölçme değerlendirme alanındaki TOEFL, IELTS, CAE, Goethe Sertifika Sınavı gibi sınav uygulamaları; öğretimdeki yenilikçi yaklaşım, yöntem ve teknikler, öğretim kuramları vb. çeşitli konulardaki bilimsel yayınların varlığı dikkati çekmektedir. Oldukça sistemli ve planlı işleyen öğretim sürecinde söz konusu güç sahibi ülkelerin, okuma-anlama becerisine yönelik olarak kendi yazın eserlerini, temel düzeyden ileri düzeye kadar aşamalı biçimde uyarlamasını gerçekleştirdiği ve bunları öğretim sürecinde zorunlu tutarak, bu yolla etkili bir kültür aşılama politikası yürüttüğü açıkça görülebilmektedir.
Dünyada Türkçe öğrenen kişilerin sayısının günden güne arttığı bir ortamda, dil öğretimini ve kültür tanıtımını doğru yönde sağlayacak Türkçe eserlerin varlığı önemlidir. Bu nedenle denilebilir ki, tüm dünya ülkelerindeki öğreniciler için ortak olarak seçilmiş ve ayrı ayrı düzeyler için uygun biçime kavuşturulmuş yazınsal eserlerin, ders kitaplarındaki varlıkları dışında, bağımsız eserler olarak yer almaları, öğretimi daha kolay ve yaygın hale getirebilir.
Özgün söz sanatlarıyla ve söz varlığıyla işlenmiş klasik veya modern nitelikteki yazın eserlerinin, yabancılara yönelik olarak sadeleştirilmesi, oldukça önemli ve titizlikle üzerinde durulması gereken bir konudur. Özellikle klasikleşmiş eserler, bir ülkenin kültür mirasının önemli parçaları olarak görülürler ve bu eserlerin, okuma-anlama becerisini geliştirmeye yönelik olarak kullanılması, yabancı dil öğretim sahasında oldukça sık rastlanan bir durumdur. Türkçenin klasikleşmiş eserleri, farklı kültürlerin de izlerini taşımaktadır. Yabancı kültürlerin etkisinin görüldüğü dönemlere ait, klasik nitelikteki yazın eserlerinin dil özellikleri, söz varlığı, kültürel ve toplumsal artalan bilgisi (background information), yazın ortamının bilgisi ve eserin yazarı/şairi hakkındaki bilgi, bu metinlerin anlaşılmasında öneme sahiptir. Bu bağlamda denilebilir ki, klasik özellikteki metinlerin sadeleştirmesi, uzmanlık gerektiren bir iştir ve dilbilimcilerin; yeni, eski ve halk edebiyatı alanında çalışma gösteren akademisyenlerin, eğitimcilerin ve ölçme değerlendirme uzmanlarının bir araya gelerek oluşturduğu profesyonel bir kadroyla ele alınması gerekmektedir. Yazınsal eserlerin, hem dil hem yazın çalışması olma özelliklerinin farkında olarak, bu dengeyi koruma amacıyla, bilimsel ölçütler çerçevesinde özgün biçimlerine olabildiğince sadık kalarak ve aynı zamanda öğretim odaklı kullanma amacı taşıyarak gerçekleştirilecek bir sadeleştirme işleminin, verimli, nitelikli ve dengeli bir görüntü sergileyeceği düşünülmektedir.
Yukarıdaki bilgiler ışığında Türkçe yazınsal eserlere, yabancı dil öğretiminde nasıl yer verilmesi gerektiğiyle ilgili şu noktalara dikkati çekmek gerekir: l.Yazınsal metnin seçimi, 2. Yazınsal metnin, doğru şekilde anlaşılması için metindilbilim (textlinguistics) bağlamında bir çözümlemesinin yapılması, 3. Bu çözümleme sonucunda, öğrenici düzeyine uygun, bağlaşıklık (cohesion) ve bağdaşıklık (coherence) görünümlerine sahip, özgün metnin (authentic text) çözümleme sonucundaki bulgularıyla uyumlu ve öğretim işine uygun bir sadeleştirilmiş metin (simplified text) elde edilmesi, 4. Metnin okunurluğunu ve anlaşılırlığını sınamaya yönelik, çeşitli türden ölçme sorularının oluşturulması.
Tüm bu düşünceler ve bilgiler ışığında, tezin kuramsal bölümünde öncelikle, özgün metinlerin ve sadeleştirilmiş metinlerin kullanımı ile ilgili olarak yapılan araştırmaların sonuçları ve uzmanların görüşleri tartışmaya açılacak, geleneksel 'metin sadeleştirme' ölçütleri irdelenecektir. Böylelikle bugüne kadar metin sadeleştirmeye nasıl yaklaşıldığı konusu gündeme getirilecek, metin sadeleştirme ve özgün metinlerin kullanımının avantaj ve dezavantaj sayılabilecek noktaları belirlenerek, bunların dikkate alındığı, daha sağlıklı bir sadeleştirmenin nasıl gerçekleştirileceğiyle ilgili öneriler getirilecektir. Daha sonra, yazınsal eserlerin yabancı dil öğretimindeki yeri ve değeri, yazınsal bir metnin seçimi konusunda dikkate alınması gereken ölçütler değerlendirilecek ve bu ölçütler çerçevesinde sadeleştirmek üzere seçilen metnin özelliklerine değinilecektir. Metin seçimiyle ilgili değerlendirmeden sonra, doğru bir sadeleştirme gerçekleştirmek için izlenecek metinsellik ölçütlerinden 'bağlaşıklık' ve 'bağdaşıklık' üzerine bilgilendirmede bulunulacaktır. Son olarak, okuma-anlamanın sınanması ve sınamaya yönelik olarak, uygulama bölümünde yer alacak bazı teknikler hakkında bilgi verilecektir.
Çalışmanın uygulama bölümünde ise, metindilbilimi ölçütlerinden 'bağlaşıklık ve 'bağdaşıklık' kapsamında, Sait Faik Abasıyanık'ın 'Meserret Oteli' adlı öyküsü çözümlenecektir. Metnin biçimsel ve anlamsal tüm özellikleri belirlendikten sonra, bu özelliklerle paralellik gösteren, Bl.l düzeyine uygun ve metnin iletisinden, yazınsallık değerinden ciddi bir kayba neden olmayacak şekilde bir sadeleştirme işlemi gerçekleştirilecektir. Metin sadeleştirmenin sonrasında ise, söz konusu metnin öğrenici tarafından anlamsal, biçimsel ve söz varlığı ölçüsünde ne derece anlaşıldığını sınamak amaçlı sorular oluşturulacaktır.
Devamını okumak için tıklayınız...
![]() | Bugün | 16206 |
![]() | Dün | 16122 |
![]() | Bu Ay | 220030 |
![]() | Toplam | 8799892 |