Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Yazma Becerisinin Gelişiminde Karşılaşılan Sorunlar: Bosna Hersek Örneği
Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.
Bu araştırmanın amacı yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yazma becerisinin gelişiminde karşılaşılan sorunları belirlemektir. Dil öğretiminin en önemli temel becerilerinden biri de yazma alanıdır. Yabancı dil öğretiminde genellikle en sona bırakılan veya üzerinde diğer beceriler kadar durulmayan bir yeti olarak karşımıza çıkmaktadır. Yabancı dil öğretiminde sözlü (konuşma) anlatıma verilen önem yazılı anlatıma da verilmelidir. Bu bağlamda yabancı dil öğretiminde yazma becerisi de diğer temel becerilere paralel olarak aynı anda geliştirilmelidir. Bosna Hersek’te B2 seviyesinde çeşitli özel ve resmi kurumlarda Türkçe öğrenenlerden herhangi bir kritere tabi tutulmadan seçilen 15 öğrenci ile deney grubu oluşturulmuş ve yazma becerisini ölçmeye dayalı bir dizi ölçek geliştirilmiş ve bir dizi testler uygulanarak veriler toplanmıştır. Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgulara göre öğrencilerin çoğunlukla Türkçedeki ğ, ö, ı, ü, j, gibi harflerin yazımında sıklıkla sorun yaşadıkları belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrencilere verilen kelimelerden yazılı bir paragraf oluşturulması istenmiş ancak çoğunlukla öğrencilerin kelime hazinelerinin dar olmasından dolayı bu paragrafı oluş- turamadıkları gözlemlenmiştir.
Birey ve toplumlar arası iletişimi sağlayan dil, aynı zamanda kültürün de taşıyıcısıdır. Her birey yaşadığı toplumun kültürünü ana diliyle öğrenirken yabancı bir kültürü öğrenmesi için de o dili öğrenmesi gerekmektedir (Şahin, 2009:149). “Dil eğitiminin amacı bireylerin dil becerilerini geliştirerek onların iletişim yeteneklerinin artırılmasına yardımcı olmaktır” (Ungan, 2007:462). Farklı amaçlar için gerçekleştirilen yabancı dil öğrenimi ve öğretimini Şahin (2007) şöyle tanımlamaktadır; Bireyler farklı topluluklarla anlaşabilmek için o dilin konuşma, yazma, okuma ve dinleme becerilerini en iyi şekilde öğrenmelidirler. Bu kapsamda bir dilin ana dili veya yabancı dil olarak öğretiminde dört temel beceri esas alınmalıdır. Bir başka araştırmacıya göre ise, “Herhangi bir dilde yeterli olma durumu; bireyin anlama ve anlatmaya dayalı temel dil becerilerini etkin kullanabilmesi ile değerlendirilir” (Karatay, 2011).
Yazma, dil becerilerinin yanı sıra zihinsel süreçlerle de içi içedir. Bu durumda yazma becerisi diğer dil becerilerinin geliştirilmesini sağlar. Yazma, özellikle öğrencilerin düşüncelerini genişletme, bilgilerini düzenleme, dili kullanma, bilgi birikimlerini zenginleştirme ve zihinsel sözlüklerini geliştirmelerine katkıda bulunmaktadır (Güneş, 2003 akt. Uçgun, 2009)
Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.
Yazma becerisi anlatmaya dayalı bir dil beceridir. Yabancı dil öğretiminde en son ve zor geliştirilen yetilerden birisi de yazma becerisidir. Bunun nedeni bu becerinin diğer becerilerin gelişimine bağlı olmasıdır. “Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yazma becerisini geliştirmede amaç bireyin duygu ve düşüncelerini Türkçenin dil özelliklerine uygun ve planlı bir biçimde yazıya aktarmalarını sağlamaktır. Yazma becerisi, uygulamalı olduğu için birey, kazanılmış bilgileri somut bir biçimde gösterebilmektedir” (Tiryaki, 2013: 38).
“Öğrenci açısından bakıldığında da yabancı dil öğrenimi kolay bir süreç değildir. Yabancı dil öğrenen; yeni bir ses düzeni, biçim, sözdizimi ve kendi anadilinden farklı bir anlam evreni ve anlatım biçimiyle karşılaşır ve ister istemez bunları kendi anadiliyle karşılaştırır” (Karababa, 2009:272). Yabancı dil öğretiminde sözlü ve yazılı öğretimin biri diğeri kadar önemli ve gereklidir. Yazma becerisinin geliştirmesine konuşma öğretimi kadar önem verilmesi gerekmektedir (Demirel, 2003: 108).