Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Kullanılan Temel Düzey (A1, A2) Ders Kitaplarında Kültür Aktarımı
Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.
Dünyada küreselleşme olgusuyla birlikte birden çok yabancı dil öğrenme ihtiyacı gün geçtikçe artmıştır. Günümüzde özellikle farklı kültür coğrafyalarından insanlar, ekonomik kaygı, iyi bir eğitim alma, farklı sosyal ve kültürel ortamları yakından görme vb. sebeplerle bir araya gelmekte ve iletişime geçmektedir. Bu durum son yirmi yılda hem Türkiye hem de Türkiye Türkçesi için de önem arz etmiştir. 1990’lı yılların başlarında bağımsız Türk cumhuriyetleri ve akraba topluluklardan yükseköğrenim görmek için gelen öğrencilerinin başlattığı Türkçe öğrenme süreci, zamanla farklı coğrafyalardaki öğrencilerin talepleriyle çok hızlı gelişmiştir. Yabancılara Türkçe öğretimiyle ilgili her ne kadar başlangıçta müfredat ve öğretim materyali eksikliği olsa da son yıllarda sayıları gittikçe artan TÖMER ve Dil Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metnindeki kur tanımlarına göre hazırlanan Yabancılara Türkçe öğretim setleri büyük bir boşluğu doldurmaktadır. Ancak, Türkçe öğretilirken yabancı dil öğretiminin önemli bir unsuru olan kültürlerarası ileti- şimsel yeterlilik ve kültür aktarımı konusu da önem arz etmektedir. Dil öğrenme sürecinin aynı zamanda kültür aktarımı süreci olduğu düşünüldüğünde, Türkçe- nin yabancılara öğretilme sürecinde Türk kültürüne ait unsurlar da aktarılacaktır. Bu bildirimizde özellikle temel düzeyde (A1, A2) Türkçe öğrenen bireylere yönelik hazırlanan ders kitaplarındaki kültür unsurları tespit edilip çeşitli yönleriyle değerlendirilecektir.
Temeli tarihin bilinmeyen karanlık dönemlerinde atılmış, insanlar arasındaki iletişimin en sağlıklı ve etkili aracı olarak kabul edilen dil; hiç şüphesiz günümüzde de bu görevinin yanı sıra yeryüzündeki toplulukların milletleşme sürecinin ve kimliklerinin bir parçası olarak küresel ölçekte de önemli bir araç ve güç hâline gelmiştir. Özellikle son elli yılda dünyada artan uluslararası ilişkiler, ulusların kendi ana dilleriyle iletişim kurmasında yetersiz kalmış; bu durum milletlerin birbirlerinin dillerini öğrenme mecburiyetini ortaya çıkarmıştır. Bir ülkenin dilinin yabancılarca öğrenilmesini gerekli kılan unsurlar, o ülkenin yürütmüş olduğu politik, ekonomik, ticari ve kültürel ilişkileri içinde barındırır (Göçer, 2013: 171). Diğer taraftan milletlerin ya da bireylerin iletişimi sadece kendi dilleriyle sürdürebilmeleri, günümüz şartlarında mümkün gözükmemektedir (Melanlıoğlu, 2013: 129) Bu doğrultuda son yıllarda, bacasız endüstri denilen turizmin yanı sıra, farklı coğrafyalardaki bireylerin yabancı dil öğrenme amaçları ve çabaları, ülke ekonomilerine girdi noktasında farklı bir boyut kazandırmıştır. Özellikle başta Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Almanya, Fransa ve Rusya gibi ülkelerin dillerine, gelişen kültürel, ekonomik ve teknolojik koşullar doğrultusunda ciddi bir ilgi artışı olmuştur. Bu artış doğal olarak hem o ülkenin dilinin evrensel ölçekteki gücüne hem de kültürüne büyük katkı sağlamıştır.
Dünyada bireylerin yabancı dil öğrenme isteği farklı boyutlarda şekillenmeye başlamıştır. Özellikle son otuz yılda başta Türkiye olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde yeni nesiller farklı bir ülkede öğrenim görme, farklı kültürleri tanıma, hedef dile ait ülke veya coğrafyayla ilgili değişik konularda araştırma yapma, kendine iyi bir gelecek hazırlama vb. sebeplerle yabancı dil öğrenmeyi öncelikleri arasında en başa almıştır. Bu durum Türkiye ve Türkiye Türkçesi için de son yıllarda benzer şekilde gelişme göstermiştir. Türkçenin yabancı dil olarak öğrenilme tarihi yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Geçmişten günümüze Türkçe, ana dilleri Türkçe olmayanlar tarafından çeşitli sebeplerle öğrenilmiştir. Kimileri Türklerle S iç içe ya da komşu olduğu için, kimileri Türklerin yönetimindeki yerlerde yaşayıp devlet kademelerinde görev yapmak için, kimileri ticaret yapmak, dinini yaymak için Türkçe öğrenmiştir (Zorbaz, 2013: 159). Yakın döneme geldiğimizde, 1992 yılında Sovyetler Birliğinin dağılması sürecinde bağımsızlığını ilan eden beş Türk ° cumhuriyetiyle ilişkileri geliştirmek amacıyla başlanan eğitim ve kültür alanındaki işbirliği faaliyetleri sonucunda uygulamaya konulan, “Büyük Öğrenci Projesi” ve YÖK’ün Türkiye’deki üniversitelere yabancı öğrenci getirme çalışmalarıyla birlikte, başta Türk cumhuriyetleri ve akraba topluluklar olmak üzere Avrupa, Afrika ve Uzakdoğu ülkelerinden öğrenciler gelmeye başlamıştır. Bu süreçte devletimiz de Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesine farklı bir boyut kazandırmak ve dünyanın en eski yazı dillerinden biri olan Türkiye Türkçesinin ve Türk kültürünün yurt dışındaki muhataplarına ve ilgililerine öğretilmesi amacıyla yakın zamanda Yunus Emre Enstitüsünü kurmuş ve çeşitli ülkelerde temsilcilikler açmıştır. Gelinen nokta itibariyle başlangıçta lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi için “Büyük Öğrenci Projesi” kapsamında TCS ve YÖS sınavlarıyla ülkemize yabancı öğrenci kabulü yapılırken günümüzde bu uygulamada bazı değişikliklere gidilmiş;
Yurt Dışı Türkler Başkanlığı (YTB) burslusu ve YÖS statüsünde öğrenciler kabul edilmeye başlanmıştır. Bu yönde YÖK’ün özellikle yabancı öğrenci statüsündeki öğrencilerin Türkçe öğrenimi süreçlerini üniversitelerin kendi inisiyatifine bırakması TÖMER’lerin sayılarında ciddi bir artışa sebep olmuştur. Doğal olarak bu hızlı büyüme, ülkemizdeki üniversitelerin birçoğunda açılan TÖMER, DİLMER gibi merkezlerde öğretim materyali olarak kullanılacak ders kitabı ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanında yetişmiş öğretim elemanı eksikliğini de beraberinde getirmiştir. Çünkü, Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi işi yalnızca Türkiye’de değil yurt dışındaki Yunus Emre Enstitüsüne ait temsilciliklerin açtığı YETEM’lerde de ilgiyle karşılanmış ve yoğun bir ilgi görmüştür. Hâl böyleyken, TÖMER ve DİLMER’lerde Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni’ne göre hazırlanmış Temel (A1, A2), Orta (B1, B2) ve Yüksek (C1,) seviye ders kitaplarında temelde Türkçe öğretimi hedeflenirken, özelde ise hedef kitleye göre hazırlanan ders kitaplarının muhataplarına kültür aktarımı ve kültürlerarası iletişimsel yeterlilik noktasındaki eksiklikler dikkati çekmiştir. Yabancı dil ders kitapları, öğrencilerin dil öğrenirken kullanacakları bir kaynak olarak görüldüğünde, öğrenci ihtiyaçlarının belirlenerek bu kaynağın hazırlanması önemlidir. Günümüzde öğrencinin ihtiyacı, sadece sınıf içinde değil sınıf dışında da öğrenmeye devam edebilecek bilgi ve beceriye sahip olabilmek ve öğrenme sorumluluğunu üstünde taşıyabilmektir
(Bayezit, 2013: 462). Bu sorumluluğun gelişmesinde en önemli unsur kültürlera- rası iletişimsel yeterliliğin ve kültür aktarımının sağlanmasıdır. Diğer yandan Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlatılan Türkçenin ana dili eğitimi ve yurt dışındaki Türk çocuklarına öğretimi programlarında dahi bireylerin yaş gruplarına ve seviyelerine göre hazırlanan ders kitaplarında kültür aktarımı konusu işlenirken Türkçenin yabancılara öğretilmesi sürecindeki kültür aktarımı hem hedef dile ait kültürün tanıtılması hem de bireyin sahip olduğu kaynak dille birlikte içinde bulunduğu kültür ortamına uyum sağlamasına katkı noktasında büyük önem arz etmektedir. Dolayısıyla yabancı dil derslerinde kültür aktarımı yapılırken nelerin öğretileceğinin, hangi konuların öne çıkarılacağının belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Kültür kavramının birçok unsuru içinde barındırması, öğretilecek konularda sınırlandırılmaya gidilmesini gerektirmektedir. Konu seçiminde, günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan durumları içerme, tüm kültürlerin ortak alanlarını oluşturma, öğrencinin dili daha iyi kavramasını sağlama, ilgi çekici ve güdüleyici olma gibi birtakım unsurlar göz önünde bulundurulmalıdır (Vargelen, 2013: 36).
Paste a VALID AdSense code in Ads Elite Plugin options before activating it.
Yabancı dil öğretiminde kültür aktarımı konusuna büyük önem veren Avrupa ülkeleri, Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metninde gerçekte bir dilin konuşulduğu toplum ya da toplumların bilgisinin ve kültürünün, dünya için evrensel bir değer taşıdığı vurgulanarak yabancı dil öğretimi ders kitaplarındaki kültüre ait unsurları (CEF 2001);
- Günlük yaşam; yiyecek-içecekler, yemek zamanları, sofra âdabı, ulusal bayramlar, çalışma saatleri ve uygulamaları, boş zaman etkinlikleri (hobiler, spor, okuma alışkanlıkları, medya),
- Yaşam şartları; yaşam standartları (bölgesel, sınıfsal ve etnik farklılıklar), barınma olanakları, sosyal yardım düzenlemeleri,
- Kişiler arası ilişkiler (güç ve çıkar ilişkileri dâhil), toplumdaki sınıf yapısı ve sınıflar arası ilişkiler, cinsler arası ilişkiler, aile yapısı ve aile bireyleri arasındaki ilişkiler, nesiller arası ilişkiler, iş ortamındaki ilişkiler, toplum ile polis ve resmî görevliler arasındaki ilişkiler, ırk ve toplum ilişkileri, siyasi ve dini gruplar arasındaki ilişkiler,
- Değerler, inanışlar ve tutumlar, sosyal sınıf, meslek grubu (akademik, yönetici, sosyal hizmet, usta ve el emekçisi), sağlık (kazanılmış ve kalıtsal), bölgesel kültür, güvenlik, kurumlar, gelenek ve sosyal değişim, tarih; özellikle ikonlaşmış tarihi kişi ve olaylar, azınlıklar (etnik ve dini), ulusal kimlik, ideolojiler, yabancı üniversiteler, yabancı kişiler, sanat (müzik, görsel sanatlar, edebiyat, drama, popüler müzik), mizah (gülmece),
Beden dili, beden diline hükmeden örf ve âdetlerin bilgisi kullanıcının/öğre- nenin sosyokültürel yetenekleri,- Sosyal (toplumsal) âdetler (gelenekler); örneğin, misafir olma ve ağırlamada, dakiklik hediye, giyecek, yiyecek ve içecekler, davranış ve söyleyiş âdetleri, kalış (ziyaret) süresi, vedalaşma,
- Törensel davranışlar, dinî tören ve âyinler, doğum, evlilik, ölüm, halka açık gösteri ve törenlerde dinleyici ve seyirci davranışları (tavırları), kutlamalar, festivaller, danslar, disko, vb. olarak belirtmiştir.
Bildirimizin başlığında belirttiğimiz şekliyle, Temel Düzeye (A1, A2) göre hazırlanmış, tarama yöntemiyle incelediğimiz Gazi Üniversitesi TÖMER’in “Yabancılar İçin Türkçe, İstanbul Üniversitesi Dil Merkezinin (DİLMER) “İstanbul, ‘Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı’ isimli ders kitaplarının yukarıda belirtilen çerçeve doğrultusunda hazırlandığı görülmektedir. Ancak, belirli bir çerçeve doğrultusunda hazırlansa da özellikle kültür aktarımı ve kültürlerarası iletişimsel yeterliliği sağlama noktasında setler arasında bariz farklar olduğu tespit edilmiştir. Şimdi yukarıdaki sırayla Temel Düzey’e (A1, A2) göre hazırlanmış ders kitaplarını kültürlerarası iletişimsel yeterlilik ve kültür aktarımı konusunda inceleyelim.