Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...
Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...
Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....
Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...
Hasker tarafından yazıldı.
Kötü ve zor bir duruma düşmek.
Kötü ve zor durumlara düşmemek için dikkatli olmak, akıllı davranmak, yasaklara uymak gerekir. Yasaklar mutlaka toplumun huzur ve faydası için konur. Sağlığımız, güvenliğimiz, canımız ve malımız için.
Bu deyimin hikâyesi IV. Murat devrine aittir. Padişah, keyif veren her şeyi, tütünü, içkiyi ve afyon yutmayı yasaklamıştı. Bu konuda kimseye de müsamaha edilmiyordu. IV. Murat, çok sevdiği Hekimbaşı Emir Çelebi'nin afyon taşıdığını ve yuttuğunu saray casuslarından haber alır. Bu habere inanmaz ama tedbiri de elden bırakmaz. Padişah, Emir Çelebi'yi santranç oynamaya davet eder. Oyunun tam ortasında:
- Çelebi, kuşağını çöz, içinde ne var ise boşalt, der.
Çelebi, başına gelecekleri anlar. Kuşağında ne var ne yok hepsini ortaya döker. Padişah, mercimek büyüklüğündeki afyon haplarını görünce:
- Çelebi bunlar ne?
- Etkisiz afyon hapları.
- Bunlarla ne yapıyorsun?
- Bunları hastalara veriyorum.
- Peki hastalara zararı dokunuyor mu?
- Hayır, padişahım.
- Madem öyle, bunları birer birer yutmaya başla bakalım.
Çelebi çaresiz, hiçbir şey söylemeden afyon haplarını birer birer yutmaya başlar. Üzerine de bir bardak şerbet içer, sonra da ruhunu teslim eder.
Eğrilip kıvrılıp yoldan çıkanda
Mutlaka hapı yutar demişler
Bir sıçrar, iki sıçrar üçüncüde
Mutlaka hapı yutar, demişler.
![]() | Bugün | 22645 |
![]() | Dün | 28385 |
![]() | Bu Ay | 445184 |
![]() | Toplam | 7967543 |
Yorumlar
evetttt
ODEVLERIMDE COK COK YARDIMCI OLDU. BU SITEYI YAPTIGOMIZ ICIN TESEKKURLER. DILERIM...