|
Yemeklerden Ne Alırsınız? 3 Yıl, 11 Ay önce
|
Karma: 0
|
|
KANDİL KAZANI KAYNATMAZ MI?
Bir kış günü komşular bahis tutuşarak ziyafet verdirmeyi aralarında kurarlar. Nihayet meseleyi Hoca’ya açarak işi inada bildirmek için: “Bir iş var ama sen bunu yapamazsın.” derler. Hoca işi sorunca anlatırlar. Bu gece sabahakadar şehrin meydanında duracaksın. Sabah namazında büyük camide birleşeceğiz. Yapabilirsen biz sana ziyafet çekeceğiz. Yapamazsan sen bize. Fakat yanında hiç bir ateş bulunmayacak. Karşı evlerden de seni gözetleyecekler. İyice düşün, taşın. Hoca:
Böyle budalaca işe girişmem ama size inat, ne adam
olduğumu göstereceğim, der. Nihayet yeri tayin ederler. Hoca sabaha kadar bekler. Sabahleyin camide buluşunca nasıl vakit geçirdiğini sorarlar. Hoca sabahleyin camide buluşunca nasıl vakit geçirdiğini sorarlar. Hoca:
- Kardan her yeri bembeyazdı. Sabaha kadar fırtına devam etti. Çok uzaktan bir mum ışığından başka aydınlık görülmüyordu der demez:
- Olmadı, olmadı. Anlaşmamızda ateşe ait birşey bulunmayacaktı. Sen o ışıktan ısınmışsındır. Anlaşma bozuldu, iddiayı kaybettin, derler. Herkes tasdik edince Hoca ziyafete mahkum edilir. Ertesi akşam Hoca’nın evi dolup taşar. Fakat bir türlü yemeğin çıkacağı yok. Nihayet Hoca’yı aramaya avluya çıkar bakarlar ki Hoca bir ağacın dalına kocaman bir kazan asmış, altına bir mum koymuş. Karşısına oturmuş bakıyor.
Nedir bu hal, ne yapıyorsun? Demelerine karşı:
Ne yapacağım, size yemek pişiriyorum, der.
Ayol, gök yüzüne bir kazan asmışsın. Altına bir mum
yakmışsın. Hiç mum ile kazan kaynar mı? Hoca cevap verir:
- Ne çabuk unuttunuz. İki gün evelki gecenin karşı mahalledeki mum ışığında ısındığıma hüküm edersiniz de, mumda kazan kaynayacağına neden inanmazsınız?
SANA NE?
Gevezenin biri Nasrettin Hoca’nın yanına geldi. “Hoca, Hoca. Az önce birisi bir tepsi baklava götürüyordu.” Hoca“Bana ne?”dedi. Adam “Ama galiba tepsi size gitti.”diye zevzekliği sürdürünce bu kez Hoca “Sana ne?” deyip boşboğazı susturdu.
CİĞER VE ÇAYLAK
Nasrettin Hoca birkaç arkadaşıyla söyleşirken söz yemekten açıldı. Birisi bildiğibir ciğer yemeğini öyle ballandıra ballandıra anlattı ki, Hoca’nın ağzı sulandı. Bir kağıda nasıl pişirileceğini yazdırdı. Doğruciğerciye gidip iyisinden ciğer aldı.
Birelinde ciğer, bir elinde yemek tarifi evinin yolunu tuttu. Karısına yaptıracağı yemeğin hayaliyle dalgın, dalgın yürürkenciğeri gören bir çaylaksüzülüp indi.
Hoca’nın elindeki kaptığı gibi uzaklaştı. Bir süre donakalan Hoca silkinip çaylağın peşinden koştu ama boşuna.vazgeçti. mahzun, mahzun elindeki kağıda baktı. Sonra onu çaylağa sallayıp bağırdı: “Ciğeri kaptın ama tarifesi bendedir.!”
NE ALACAKMIŞ?
Çok şişman olan Yahya Kemal, bir yokuşun önündeki lokantanın önünde dinlenirken, içeriden çıkan garson:
- Buyurun beyim, ne alırsınız? Diye atılır.
Yahya Kemal gülümseyerek:
- Evlat, müsaade edersen biraz nefes alacağım, der.
AKŞAM YEMEĞİ
Yahya Kemal, dostlarından birine:
- Bu akşam yemeğini benimle yer misin? Diye sorunca, arkadaşı:
- Hay hay! Der. Çok memnum olurum. Hiçbir mazeretim yok!
Yahya Kemal gülümseyerek cevap verir:
- İyi öyleyse, bu akşam size geliyorum.
|
|
|
|
|
|
|
Sünnet 3 Yıl, 11 Ay önce
|
Karma: 0
|
|
Nasreddin Hoca'nın evine bir gün üç molla misafirliğe gelir. Üçü de birbirinden oburdur. Hoca ne yemek çıkarırsa silip süpürürler. O kadar ki sahanlarda yemek bitince, bunu da "sünnettir" diye ekmekle iyice sıyırırlar. Bu sirada odaya Hoca'nın oğlu girer. Mollalar Hoca'yı memnun etmek için: - "Aman ne güzel çocuk. Adı ne bunun?" diye sorarlar. Hoca: - "Adı Farzdır", der. Mollalar şaşırıp birbirlerine bakarlar: - "Bu ne biçim isim Hoca Efendi?" derler. "Şimdiye kadar böyle bir isim hiç duymamıştık." Hoca hemen taşı gediğine koyar: - "Ya sünnet diyeyim de onu da mı yiyesiniz?"
|
|
|
|
|
|
|
Akıllanırsın 3 Yıl, 11 Ay önce
|
Karma: 0
|
|
Nasreddin Hoca, bir handa yemek yemek ister. Ancak onunla aynı zamandan başka bir yolcu daha hana girmiştir ve yemek üzere sadece bir balık vardır. Hancı bunu paylaşın der. Balık gelir ve hoca -"Ben kafasını yemek istiyorum", der. Diğre yolcu bunun nedenin sorar, hoca açıklar: -"Çünkü, balığın kafası zeka yapar, kafanın daha iyi, daha sağlıklı çalışmasını sağlar!" Bunun üzerine diğer yolcu hemen kavga çıkarır ve balığın başını yemek istediğini söyler. Bunun üzerine hoca balığın gövdesini, diğer adam da başını yer. Bir süre sonra, balığın başıyla doymayan adam hocaya çıkışır: -"Ya hoca, başını ben yedim ama sen bütün gövdeyi yiyip karnını doyurdun, bense aç kaldım..." -"Bak demedim mi sana akıllanırsın diye!"
|
|
|
|
|
|
|
Nasreddin Hocanin Evine Üç Misafir Gelir 3 Yıl, 10 Ay önce
|
Karma: 0
|
|
Nasreddin Hoca'nın evine bir gün üç molla misafirliğe gelir. Üçü de birbirinden oburdur. Hoca ne yemek çıkarırsa silip süpürürler. O kadar ki sahanlarda yemek bitince, bunu da "sünnettir" diye ekmekle iyice sıyırırlar. Bu sirada odaya Hoca'nın oğlu girer. Mollalar Hoca'yı memnun etmek için: - "Aman ne güzel çocuk. Adı ne bunun?" diye sorarlar. Hoca: - "Adı Farzdır", der. Mollalar şaşırıp birbirlerine bakarlar: - "Bu ne biçim isim Hoca Efendi?" derler. "Şimdiye kadar böyle bir isim hiç duymamıştık." Hoca hemen taşı gediğine koyar: - "Ya sünnet diyeyim de onu da mı yiyesiniz?"
|
|
|
|
|
|
|
Tarifi bendedir 3 Yıl, 10 Ay önce
|
Karma: 0
|
|
Hoca bir ciğer almış evine gidiyormuş. Yolda bir dostuyla karsılaşmış. Adam: - "Bak sana güzel bir ciğer yemeği tarifi yapayım da, bunu ağız tadıyla ye", demiş. Hoca rica etmiş: - "Benim aklımda kalmaz. Bir kağıda yazıver." Adam yazıp vermiş. Hoca biraz sonra lezzetli bir ciğer yemeği yiyeceğini düşünerek dalgın dalgın giderken, bir çaylak elindeki ciğeri kapıp kaçmış... Hoca çaylağın ardından bir süre baktıktan sonra elindeki kağıdı havaya kaldırmış: - "Ağız tadıyla yiyemeyeceksin. Tarifi bendedir!"
|
|
|
|
|
|
|
Hz. İsa 3 Yıl, 5 Ay önce
|
Karma: 0
|
|
Nasreddin Hoca, bir köyde vaaz veriyormuş. Laf arasında Hazreti Isa'nin göğün dördüncü katında olduğunu söylemiş. Vaazdan sonra, bir kadın Hoca'ya yanaşmış: - "Hazreti Isa, orada ne yer, ne içer?", demiş. Hoca'nın tepesi atmış: - "Ey hatun, köyünüze geleli şunca zaman oldu, benim ne yiyip, içtiğimi sormazsın da, Allah'ın peygamberini sorarsın!"
|
|
|
|
|
|
|