Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...
Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...
Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....
Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...
Siteden tam faydalanmak için: Kayıt olunuz-Sign Up
Yrd. Doç. Dr. M. Sani ADIGÜZEL tarafından yazıldı.
ÖZ: KaÅŸgarlı Mahmut, Divanü Lügâti't-Türk adlı eserini, Araplara Türkçe öğretmek amacıyla yazar. Kendi ifadesine göre, eserine her TürkÂçe kelimeyi almaz. Sadece o gün için kullanılan kelimeleri alır. Bunu da eserinin daha kullanışlı olmasını istediÄŸi için yaptığını söyler. O, Türkçe-Arapça bir sözlük olan eserinde açıklamaları, hedef kitlesinin diliyle, Arapça yapar. Kelimeleri gerek gördüğünde cümle içinde kullanır. İçinde bu kelimelerin geçtiÄŸi atasözlerine yer verir. Kelimeleri cümle içinde kulÂlanılırken geliÅŸigüzel hareket etmez. Bunların günlük hayatta kullanım sıklığı yüksek olan ÅŸeklini tercih eder. Dil öğretiminde amacın kültürün aktarılması ve dolayısıyla yaygınlaÅŸtırılması olduÄŸu düşünülürse, KaÅŸgarlı Mahmut'un söz konusu eserinde uyguladığı Türkçe öğretim yöntemiyle, Türk kültürü adına bunu baÅŸarıyla yerine getirdiÄŸi rahatlıkla söylenebilir.
GiriÅŸ
Divanü Lügâti't-Türk, Kâşgarlı Mahmut tarafından Araplara TürkÂçe öğretmek amacıyla yazılan Türkçe-Arapça bir sözlüktür. Eserin ArapÂça adının Türkçe karşılığı "Türk Dilleri Lügâti"dir. Eserin adında yer alan çokluk ÅŸeklindeki "lügât" kelimesi dönemin Türk topluluklarının diyaÂlektlerini ifade eder (Ercilasun 2004: 319; Eker 2006: 191).
KaÅŸgarlı Mahmut'un hazırladığı Türkçe-Arapça sözlüğe neden saÂdece Türk dili lügati deÄŸil de, Türk dilleri lügati anlamında "Divanü Lü-gâti' t-Türk" adını vermiÅŸtir? Bu soruya cevap vermeden önce eserin yaÂzıldığı dil olan Arapçada sözlüklerin nasıl bir yöntemle hazırlandığına bakmak gerekir:
"Her dilde olduÄŸu gibi, Arapçada da birçok lehçe vardır ki, bu lehÂçelerde birçok deÄŸiÅŸik kelimeler mevcuttur. Bir kabilenin kelimeleri diÄŸer bir kabile için anlaşılır bir durumda deÄŸildi. Meselâ; bir hadis-i ÅŸerif varÂdır: Sahih-i Buhâri' de geçtiÄŸini zannediyorum. "Ebu Hureyre diyor ki: Bir gün Hz. Peygamber benden kendisi için bir bıçak bulmamı istedi. Bunun için Hz. Peygamber öyle bir kelime kullandı ki, Ebu Hureyre bunu anlayamadı ve Hz. Peygamberin ne dediÄŸini sordu: Hz. Peygamber tekrar ederek, bu sefer daha baÅŸka kelime kullandı. Bunun üzerine Ebu Hureyre anladı. Hz. Ebu Hureyre, "Hayatımda ilk defa bu kelimenin bıçak manaÂsına geldiÄŸini duydum." dedi. Åžu halde Arap lisan ilmi baÅŸlayınca, lügat toplayanlar, lehçeler arasında bir fark gözetmediler. Arabistan'daki bütün lehçelerin kelimelerini topladılar ve Mekke lehçesi yani KureyÅŸ lehçesi ile yetinmediler, bilakis bütün Arap kabilelerinin lehçelerini aldılar. NetiÂce olarak, bu lügat toplayıcılar öyle müteradif kelimeler aldılar ki, bunlar ancak bazı bölgelerde biliniyordu. Bu metotta birçok faydalar (avantajlar) vardı. Arap lügatlerine bütün lehçeler alındığı için her kabile "Benim lehçem de Arapçadır" deyip memnun oluyordu. Bu psikolojik bir mesele idi. Fakat bunda ilmi bir fayda da vardı. Araplar, yabancı dillerden terÂcüme yapmaya baÅŸlayınca küçük nüanslar için müteradif kelimelere ihtiÂyaç oldu. İşte, bu kelimeler koleksiyonu, müteradif kelimeleriyle, Arap-larda ilmî ıstılahlarda hizmet etti." (Hamidullah 1884: 16-17)
KaÅŸgarlı Mahmut da eserini yazarken baÅŸlangıçta yukarıda çalışma ÅŸekilleri açıklanan Arap dilcileri gibi hareket etmiÅŸtir. Bu maksatla bütün Türk lehçelerindeki kelimeleri kullanımda olup olmadıklarına bakmaksıÂzın derleyip sözlüğün malzemesini bunlardan oluÅŸturmayı düşünmüştür.
Bunu "Türk dili ile Arap dilinin atbaşı beraber yürüdükleri bilinsin diye" yapmak istemiÅŸtir (Atalay 1998: 6). Yalnız daha sonra bu düşüncesinden vazgeçmiÅŸtir. Çünkü kitap yazmaktaki amacı deÄŸiÅŸmiÅŸtir. Artık Türkçe-Türkçe tek dilli bir sözlük yazıp Türkçenin Arapça kadar zengin bir olduÂÄŸunu göstermekten ziyade Türkçe-Arapça iki dilli bir sözlük bir sözlük yazıp Araplara Türkçeyi öğretmeyi amaçlamaktadır:
"Aslında kitabı, Halîl'in Kitâbu'l-ayn'da sunduÄŸu çerçeve üzerine inÅŸa etmeye, böylece Türk lehçelerinin yarıştaki iki atın birbirine ayak uydurduÄŸu gibi Arapçaya ayak uydurduÄŸunu gösterme gayreti içinde hem kullanımda olan hem de artık rastlanmayan kelimeleri birlikte anmaya niyet ettim. Bu tertip çok daha etraflı olabilirdi. Bununla birlikte ÅŸimdiki yapı, sözcüklere ulaÅŸmayı daha kolay kıldığı için amacına daha çok yakÂlaşıyor ve insanlar daha çok bunu tercih ediyor. Dolayısıyla yalnızca kulÂlanımda olan kelimeleri kâğıda döktüm ve vecizlik saÄŸlama amacıyla eski kelimeleri göz ardı ettim." (Kâşgarlı Mahmûd 2005: 12)
Görüldüğü gibi, Kaşgarlı Mahmut'un esas itibariyle bir tek amacı vardır. O da Araplara Türkçeyi öğretmektir. "Türk dilleri üzerinde derin bir bilgiye sahip olarak Bağdat'a gelen Kâşgarlı Mahmut, orada Arap sözlüklerinin yazılmasında uygulanan zamanın metodlarını öğrenmiş ve araştırmaları sırasında da "Divanü Lûgati't-Türk"ü yazma düşüncesi doğmuştur. Kâşgarlı Mahmut aslında eserini Türk dilleri ile ilişki kurmuş Arap aydınları için bir dil kitabı olarak hazırlamıştır." (Hazai 1972: 421)
Türkçe Öğretim Yöntemi
Sözlükte Türkçe Arap alfabesiyle yazıya geçirildiÄŸi için ayrı bir Türk alfabesi öğretilmeye çalışılmamıştır. Ancak bütün Türklerin kullanÂdığı ayrı bir alfabenin varlığından söz edilmiÅŸtir. Bugün Uygur alfabesi olarak bilinen bu alfabesinin kullanımı konusunda da, "Kadim zamanlarÂdan ahir zamanlara, Kâşgar'dan Yukarı Çin'e dek Türk ülkesinin dört yanında Hakanlar ve Sultanlar fermanları ve mektuplarında bu yazıyı kullanmışlardır." (Kâşgarlı Mahmûd 2005: 15) açıklaması yapılmıştır.
Devamını okumak için tıklayınız...
![]() | Bugün | 2925 |
![]() | Dün | 9721 |
![]() | Bu Ay | 166487 |
![]() | Toplam | 3769317 |