Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...
Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...
Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....
Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...
Siteden tam faydalanmak için: Kayıt olunuz-Sign Up
Funda TOPRAK tarafından yazıldı.
Bu çalışma, Türkçe öğretim kitaplarındaki birtakım sorun ve eksiklikleri ele almaktadır. Türk Dili, Sibirya'dan Adriyatik kıyılarına kadar uzanan geniÅŸ bir bölgede konuÅŸulduÄŸu, önemi ve deÄŸeri günden güne arttığı için, bu dili öğretmek maksadıyla çok sayıda kitap yazılmaktadır. Ancak bu kitaplar, arzulanan seviyede deÄŸildirler. Amacımız, bu kaynakların deÄŸerini düşürÂmek deÄŸildir; ama Türkçe öğretim kitaplarının daha özenli ve dikkatli yazılması gerektiÄŸine iÅŸaret etmektir.. Kitaplardaki metinler, cümleler ve örnekler, dilbilgisi kurallarına uymalı, gerÂçek yaÅŸamdan kesitler sunmalıdır. Bu nedenle çabamız, bariz hataların altını çizerek onların kalitesini yükseltmek ve daha iyi birer örnek olmalarını saÄŸlamak olacaktır.
Bugün yaklaşık 11 milyon kilometrekare alanda, 250 milyon insan tarafınÂdan konuÅŸulan Türkçe, dünya dilleri arasında hak ettiÄŸi yere henüz gelememiÅŸÂtir. Bu durumun ekonomik ve siyasî sebepleri yazımızın konusu dışındadır. Ancak bu 250 milyon Türkçe konuÅŸanın yaklaşık 1/10'u bugün girmeye uÄŸraÅŸÂtığımız Avrupa BirliÄŸi'nde yaÅŸamaktadır. Avrupa BirliÄŸi'nde yaÅŸayan Türkçe konuÅŸanların sayısı 1994 sayımına göre aÅŸağıdaki ÅŸekildedir:
|
AB ülkeleri |
Türk kökenli sakinler |
|
Belçika |
88,302 |
|
Danimarka |
34,658 |
|
Almanya |
1,918,395 |
|
Yunanistan |
3,066 |
|
İspanya |
301 |
|
Fransa |
197,712 |
|
İtalya |
3,656 |
|
Hollanda |
202,618 |
|
Portekiz |
65 |
|
Finlandiya |
995 |
|
İsveç |
23,649 |
|
İngiltere |
41,000 |
|
Toplam |
2,514,417 |
Tablo 1. On iki Avrupa Birliği ülkesinde Türk kökenli sakinlerin Ocak 1994 yılına ait, ulus kriterine dayanan resmî nüfusu (EuroStat 1997).
Bu sayım 1994 yılına aittir ve bulundukları ülkenin vatandaÅŸlığını almış Türkler bu sayıya dahil edilmemiÅŸtir. Verilen rakamların doÄŸum oranları ve vatandaÅŸlık almış olanlarla birlikte bugün 3 milyonu geçmiÅŸ olması uzak bir tahmin sayılmamalıdır. Avrupa BirliÄŸi nüfusu içerisinde 3 milyon kiÅŸi aslında önemli bir güçtür. DiÄŸer yandan, Türkiye, Avrupa Konseyine 1949 yılında kaÂtılmıştır. Konsey, 2001 yılını Avrupa Diller Yılı olarak kutlamış ve bu baÄŸlamda çok kültürlü, çok dilli Avrupalı olma bilincini yayarak tüm Avrupa vatandaÅŸlaÂrının birden çok dil öğrenmesi amacıyla Avrupa Dil GeliÅŸim Dosyası adı altında bir çalışmayı baÅŸlatmıştır. 2002 yılından itibaren uygulamaya konulan bu çalışÂmayla her Avrupa vatandaşı bir Dil Pasaportu'na sahip olacak, bu pasaportla Avrupa'nın her yerinde yaÅŸayabilme ve çalışabilme olanağına kavuÅŸabilecektir. Bu pasaport, kiÅŸinin bildiÄŸi Avrupa dillerini, bu dildeki yeterlilik düzeylerini gösteren bir belgedir. Avrupa BirliÄŸi içerisinde 3 milyon insanın konuÅŸtuÄŸu Türkçe de bu pasaportla eÄŸer doÄŸru uygulamalar ve politikalar yürütülürse daha da önem kazanacaktır.. Tabii Türkçenin yabancılara öğretimi açısından bakıldığında tek kriterimiz Avrupa olmamalıdır. Afrika ve Arap ülkeleri, Rusya ve Çin de Türkçenin öğretimi açısından önemli bir potansiyeli barındırmaktaÂdır. Bugün bu ülkelerle yürüttüğümüz ticarî ve siyasî iliÅŸkilerimiz sonucunda artan oranda Türkçe öğrenme talebiyle karşı karşıyayız. İngiltere ekonomisinin belkemiÄŸini, dünyada ve kendi ülkelerindeki İngilizce öğretimi ve bu alanın yan kaynakları oluÅŸturmaktadır. Türkçe için hedeflerimizi büyük tutmak ve çalışmalarımızı o yönde istikrarlı bir ÅŸekilde yürütmek zorundayız.
Son yıllarda geliÅŸmekte olan önemli alanlardan biri de Türkçenin Yabancılara Öğretimidir. Artık lisans düzeyinde Türkçe ÖğretmenliÄŸi Bölümlerinde ders olarak okutulan bu alanda, Yüksek Lisans Programları da bulunmaktadır. BuÂgün gelinen noktada Türkçenin yabancılara öğretiminde önceleri çekilen kayÂnak sıkıntısı artık yerini kaynak bolluÄŸuna bırakmış durumdadır. Piyasada özel ve resmî kuruluÅŸlar tarafından bu amaçla hazırlanmış pek çok set raflarda yerÂlerini almıştır. Renkli ve resimli baskılarıyla batıdaki benzerlerini aratmayan bu setlerin, içerik açısından kalitesi ise tartışılabilir. BilindiÄŸi gibi ders kitapları eÄŸiÂtimin amaçlarını gerçekleÅŸtirmek üzere, öğrencinin öğrenme yaÅŸantılarına kayÂnaklık eden öğretim materyallerinden biri hatta birçok durumda tek öğretim materyalidir. Öğrencilerin istenilen dil becerilerini edinmelerinde ders kitaplaÂrının kolay ulaşılabilir olması, tüm öğrenciler tarafından yaygın bir ÅŸekilde kulÂlanılması, tema ve konulara uygun metinlerden oluÅŸması, öğrenci seviyesine uygunluÄŸu, görsel özelliÄŸi, öğrenci çalışma kitabıyla uyumu ve ölçme-deÄŸerlendirme bölümleriyle önemi daha da artmaktadır. İçerdikleri bilgi ve görsel ögelerle öğrenenlerin ilgisini çekmede ve öğretilecek konulara yöneltmeÂde, bilgiye bizzat öğrencilerin ulaÅŸmalarına ortam hazırlama ve yönlendirmele-riyle öğretimi bireyselleÅŸtirme gibi önemli iÅŸlevleri vardır. Demirel bu konuda ÅŸu açıklamayı getirir "ders kitaplarında öğrencileri çalışmaya, araÅŸtırmaya, düÂşünmeye özendirici araÅŸtırma konuları ve hazırlık soruları yer almalıdır (Demi-
rel, 2000: 40).
Çalışmamız Türkiye'de yabancılara Türkçe öğretirken en yaygın olarak kullanılan üç set ve bir kitap üzerinde yaptığımız deÄŸerlendirmelere dayanÂmaktadır. AÅŸağıdaki bu eserler, metin içinde kısaltmalarla gösterilmiÅŸtir.
Alanında bir boÅŸluÄŸu dolduran önemli bir amaca hizmet eden her çalışma bir emek ürünüdür ve deÄŸerlidir. Tespitlerimiz, ne bir çalışmayı övmek ne de yermek anlayışıyla ortaya konmuÅŸtur. Bu çalışmadaki temel çıkış noktamız, yukarıda sözü edilen kitapları hazırlayanların gözünden kaçtığını düşündüğüÂmüz noktaların düzeltilmesi ve hatalardan arınmış daha faydalı yayınlar hâline gelmelerine yardımcı olmaktır. Tespitlerimizi aÅŸağıdaki baÅŸlıklarda toplamaya çalıştık:
I-Dilbilgisinde Seyrek Kullanılan ya da Hiç Kullanılmayan Yapılara VeÂrilen Zorlama Örnekler
Yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla hazırlanan kitaplarda uyulması geÂreken en temel kurallardan biri basitten karmaşığa, kolaydan zora ilkesini göz önünde bulundurmak ve günlük konuÅŸma dilinin sınırları içerisinde kalabilÂmektir. Oysa incelediÄŸimiz çalışmalarda Türkçe dilbilgisinde seyrek kullanılan ya da hiç kullanılmayan yapıların sadece kuralı verebilmek adına zorlama kaÂlıplarla örneklendirildiÄŸi görülmüştür.
Gazi Üniversitesi TÖMER'in Yabancılar İçin Dilbilgisi Kitabı'nda ÅŸart kipiÂnin olumlu ve olumsuz soru çekimi örneklerle verilmeye çalışılmış ve bu yapıÂnın seyrek kullanıldığı da belirtilmiÅŸtir. Oysa verilen örneklerdeki kullanımlar Türkçede yer almaz. Verilen örnekler aÅŸağıdaki gibidir:
Güzelsek mi?
Çalışkansan mı? İnatçıysam mı? Yorgunsanız mı?
Temiz deÄŸilse mi? YaÄŸmurlu deÄŸilse mi? Sinirli deÄŸilsek mi?
Uyumsuz değilsem mi? (GT,YİTD,105)
Yine Türkçe dilbilgisinde istek kipinin rivayeti, yazılı Türkçede hemen heÂmen hiç kullanılmazken konuÅŸma dilinde ise seyrek kullanılan bir yapıdır. YaÂzılı Türkçede bu yapı yerine ÅŸart kipinin rivayeti kullanılır. Bu yapının da zorÂlama örneklerini eserlerde bulmak mümkündür.
Yeteri kadar para biriktireymiş o arabayı alabilirmiş.
Keşke doktor olaymışım sana bakardım. (GT;YİTD,143)
Şart kipinin olumsuz soru şekli de az kullanılan yapılardandır. Yazılı Türk-çede bazı şahıslarda çekimi kullanılmaz.
Çok yoruldular biraz oturup dinlenmeseler mi? (Orhun2,82)
Şart kipinin rivayet birleşik çekiminde soru biçimi de benzer bir zorlama yapıya örnek kabul edilebilir.
Pijamalarımızı giyse miymişiz? (YTÖK,189)
Işıkları yaksa mıymışsın, karanlık oldu. (YTÖK,189)
Yine birleşik kiplerde olumsuz soru çekiminde de benzer zorlama örnekler görülmüştür.
Seni aramazsam mı bana küseceksin? (Geniş Zamanın Olumsuz Şart Kipi Soru Çekimi)
Yemeğini yemezsen mi annen kızar? (GT;YİTD,149)
Alıştırmalardan birinde "Bu tepkiye gerek var mıydı?" yapısının olumsuz soÂru ÅŸeklinde yapılması istenmiÅŸtir. Bu yapının olumsuz soru ÅŸekli yoktur. (GT;YİT2, 215)
II-Anlatım Bozukluğu Olan Cümleler
Çalışmamızda incelediğimiz eserlerde en sık rastladığımız hatalardan biri de anlatım bozukluğu taşıyan cümle örnekleridir. Zaman uyumsuzlukları, özne ve nesne eksiklikleri gereksiz veya yanlış yerde sözcük kullanımı gibi anlatım kusurları dikkatimizi çekmektedir.
Hafta sonu evi temizlemeyi istiyor. (GT,YİTD,120) (Kimin evi temizlenecektir? Kendi evi mi? Bir başkasının evi mi?)
Çok kitap okumasından dolayı dili iyi kullanır. (GT,YİT2,26) (Yanlış sözcük kulÂlanımı: Okumasından dolayı yerine okuduÄŸu için/okuması sebebiyle olmalı).
Dozundan fazla alınan ilaçlar önü alınmaz bir felakete neden olabi-lir.(GT,YİT2,199) (Yanlış sözcük kullanımı: Neden ol- yerine sebep ol- olmalı ayrıca önü alınmaz felaket yanlış tamlama örneğidir).
Genetik bilimi daha fazla gelişirse ileride değişik gelişmeler olabilir. (GT,YİT2,201) (Tekrar sözcük kullanımı, geliş- fiil kökünden iki sözcük kullanılmıştır.)
Ayşe bir akşam balkonda oturuyor ve gökyüzüne bakmış. (GT,YİT2,44) (Zaman Uyumsuzluğu: Doğrusu oturuyor... bakıyor ya da oturmuş... bakmış olmalı.)
Bu mevsim için uygun kıyafetler giymeden evden çıkmak da hasta olmamıza neden oluyor. Onun dışında beslenmeye dikkat etmemek de vücudumuzun güçsüz olmasına neden oluyor. (Hitit I, 139) (Yanlış sözcük kullanımı, neden ol- yerine sebep ol- olÂmalı.)
Marka ürünler her zaman için iyi ve kaliteli midir? (Hitit 2,49) (Tamlama yanÂlışlığı: DoÄŸrusu: markalı ürün olmalı.)
SavaÅŸ konusunda olası geliÅŸmelere karşı uyanık ve hazır olmalıyız. (Orhun 2,121) (Yanlış sözcük seçimi :SavaÅŸ bir gerçekliktir konu deÄŸildir. DoÄŸrusu: savaÅŸ duÂrumunda olabilecek geliÅŸmelere... olmalı )
Yani burada insanı daha iyi gözleme fırsatı oluyor ve bu daha sonraki iÅŸ hayatlarıÂna olumlu yansıyor öyle mi? (Orhun 2,123) (Tamlayan eksikliÄŸi ve uyumsuzluÄŸu, DoÄŸrusu: insanların bundan sonraki iÅŸ hayatlarına. olmalıydı.)
Birçok yerde görülen demir dövme ve ateşten atlama geleneği bu bayramın ne kadar tarihin derinliklerine doğru uzandığının bir belirtisidir. (Orhun 3,131) (Yanlış yerde sözcük kullanımı: Doğrusu: ne kadar tarih. olmaz tarihin derinliklerine ne kadar uzandığı olmalı.)
Alerji için kullanılan ilaçlar uyku getirebiliyor bu yüzden bu ilaçları alırken dikkat gerektiren iÅŸleri yapmak sakıncalı hâle geliyor. (Orhun 3,138) (Yanlış sözcük kullaÂnımı sakıncalı hale gel- olmaz sadece sakıncalıdır demek yeterlidir.)
Okulda öğrenciler tarafından ÅŸiirler okunuyor. (Orhun2,68) (Yanlış yerde sözÂcük kullanımı: DoÄŸrusu: Okulda ÅŸiirler öğrenciler tarafından okunuyor olmalı.)
Sende kedi var mı?
Evet bende kedi var. (YTÖK, 43) (Hâl ekinin yanlış kullanımı: Doğrusu: Evet benim kedim var olmalıdır.)
Onu tanımıyorsun sanki hep soÄŸuk davranır.(YTÖK,171) (BaÄŸlacın yanlış seçiÂmi ve özne eksikliÄŸi, sanki baÄŸlacı tahmin bildirir bu cümlede kesin bir yargı sözkonusudur, ayrıca ikinci cümlenin öznesi eksiktir. Tanımayan ve soÄŸuk davÂranan aynı kiÅŸi deÄŸildir, ikinci cümlede "o" öznesinin mutlaka kullanılması geÂrekir.
İster gündüz ister gece çalışıp borçlarımı ödeyeceğim. (YTÖK, 176) (İster.. ister bağlacı yanlış bir seçimdir: Doğrusu: hem gündüz hem gece çalışıp.. olmalıdır.)
Paketleri sen taşımalıysan ben oturayım. (YTÖK, 192) (Kip zaman uyumsuzluÂÄŸu: Gereklilik kipiyle istek kipi bir arada kullanılmaz: DoÄŸrusu: "Taşımalıysan" yerine "taşıyacaksan" veya "taşırsan" olmalıdır.)
-Çocuk neyi kırdı?
-Herhangi bir şeyi kırdı. (YTÖK, 135) (Gereksiz sözcük kullanımı: Doğrusu: "Herhangi" sözcüğü kullanılmamalıdır.)
Ayhan'ın niÅŸanına herkesler gelmiÅŸti.(YTÖK, 136) (ÇoÄŸul ekinin gereksiz kulÂlanımı: DoÄŸrusu: herkes gelmiÅŸti olmalıdır.)
-Onu neresinden tanıdın?
-Onu burasından tanıdım. (YTÖK,121) (Cümlede tanımak fiiline verilen ceÂvap belirli bir tümleci ifade etmelidir yani onu gözlerinÂden/bakışlarından/elbisesinden vb. tanıdım olmalıdır.)
-O, fakülteye neyle gittiler?
-O, fakülteye dolmuşla (dolmuş ile )gitti. (YTÖK,83) (Özne ile yüklemdeki şahsın uyumsuzluğu: Doğrusu: O, fakülteye neyle gitti? olmalıdır.)
III- EÅŸ Görevli Yapıların ve Sözcüklerin Anlam Farklılığından KaynakÂlanan Yanlışlıklar
Türkçede bazı yapı ve sözcükler birbirinin yerine kullanılabilmektedir. ÖrÂneÄŸin, ama, fakat, lakin baÄŸlaçları veya raÄŸmen/karşın edatları gibi. Ancak bu duÂrum bütün örnekler için geçerli olmayabilmektedir. İncelenen eserlerde bu huÂsusun, bilgi eksikliÄŸinden gözden kaçtığı örneklere de rastlanmıştır.
Bulunma durumu eki ve vasıta durumu eki bazı örneklerde birbirinin yeriÂne kullanılabilir. ÖrneÄŸin güzde/güzün, baharda/baharın gibi. Ancak bazı durumlarda bu iki ekten yalnızca biri tercih edilir. AÅŸağıdaki örneklerde bu özelliÄŸin dikkate alınmadığını, eÅŸ görevli yapılar gibi deÄŸerlendirildiÄŸini görmekteyiz.
Ne zaman denize gideceÄŸiz?
Yazda (yazın) denize gideceğiz. (Yazda şekli kullanılmaz.) Ne zaman kar yağacak?
Kışta (kışın) kar yağacak. (Kışta şekli kullanılmaz) (YTÖK,81)
Bence, sence, bizce, sizce yapıları bana göre, sana göre, size göre yapılarının eÅŸ görevli karşılıklarıdır. Ancak +CE eki o ve onlar zamirleriyle kullanılmaz, çünÂkü onca ve onlarca yapıları zamir deÄŸil belirsiz sayı sıfatıdır. Tespit edilen örnekÂlerde bu durumun dikkate alınmadığı, zamir ve sayı sıfatı ayrımının yapılmaÂyarak eÅŸ yapıymış gibi verildiÄŸi görülmüştür.
Bizce (bize göre) sen yanlış yapıyorsun.
Bence (bana göre) bugün yağmur yağabilir.
örneklerinin ardından,
Ona göre bu doğru değil.
Onca insan aç kaldı.
Onlara göre bankayı hırsızlar soymadı.
Onlarca öğrenci yeni kanunu protesto etti. (YTÖK,160)
+CE yapım ekinin birliktelik anlamı sağladığı bilinmektedir. Bu yapı bazen bütün sıfatının karşılığı olarak kullanılır. Örneğin okulca geziye gittiler// bütün okul geziye gitti gibi.
İncelediÄŸimiz kitapların birinde, bu özellik ve örnekler verilerek öğrenciÂlerden aÅŸağıdaki örnekleri de benzer ÅŸekilde yapmaları istenmiÅŸtir. Oysa verilen örneklerin bir kısmında fiilin edilgen veya dönüşlü çatıya dönüştürülmesi geÂrekir. EÄŸer bu dönüşüm yapılmazsa ifade yanlışlığı meydana gelebilmektedir.
Yapılması istenen örnekler şunlardır:
.................................................................. Bütün toplum yanlış yapıyor.
(Toplumca yanlış yapılıyor) olmalı.
................................................................. Bütün millet bayramı kutluyor.
(Bayram milletçe kutlanıyor) olmalı. (YTÖK,161)
Türkçede doÄŸru ve karşı sözcükleri zaman anlamı verdiklerinde birbirlerinin yerine kullanılabilirler. ÖrneÄŸin, sabaha doÄŸru/sabaha karşı gibi. Ancak bu yapılar yön/taraf anlamı verdiklerinde birbirlerinin yerine kullanılamazlar. Bu bilginin gözardı edilip bu iki sözcüğün aynı ifadeyi veriyormuşçasına kullanıldığı cümÂle örnekleri de görülmektedir.
Parka doğru (karşı) biraz yürüyelim.
Size doğru (karşı) geliyorum. (YTÖK,168)
İncelenen eserlerde bir yerde .. ister ...ister... baÄŸlacı yanlış kullanılmıştır. Verilen örneÄŸin hem...hem.. baÄŸlacıyla olması gerektiÄŸini düşünmekteyiz. ÇünÂkü ister... ister.. baÄŸlacı iki durum arasında tercih bildirirken kullanılan bir baÄŸÂlaçtır, zorunluluk bildirmez. Oysa verilen örnekte geçen borç öde- fiili, anlam olarak zorunlu bir durumu ifade etmektedir.
İster gündüz ister gece çalışıp borçlarımı ödeyeceğim. (YTÖK,176)
IV-Yabancı Sözcük Kullanma Merakı
Amacımız Türkçeyi öğretmekse, yabancı sözcükleri mümkün olduÄŸunca kullanmamalıyız. Dilimize yerleÅŸmiÅŸ radyo, televizyon, pantolon, ikram gibi sözÂcükler dışında Türkçe sözcüklerin seçilmesi gerekir. Bilgisayar yerine computer kullanılmamalı, faks yerine belgegeçer, printer yerine yazıcı, scanner yerine taraÂyıcı tercih edilmelidir. Özellikle, "Kendine iyi baki" gibi İngilizce kalıp sözler Türkçe öğretimi için hazırlanan kitaplarda yer almamalıdır. İncelediÄŸimiz eserÂlerde karşılaÅŸtığımız hatalardan biri de yabancı sözcük kullanma merakıdır. Tespit edilen örnekler ÅŸunlardır:
"Hazır giyim firmaları "Gelecekte ne moda olacak?" sorusuna yanıt bulmak için pek çok ajansın tahminlerinden yola çıkıyor. Bu ajanslarda çalışanlara ise "trend avcılaÂrı" deniyor. Trend avcıları toplumun eÄŸilimlerini inceliyor, ve yorumluyor'."(Hitit 2, 48)
Bu sene ise yine örgü krizim tuttu. (Hitit 2, 64)
"Bunca yıldan sonra bile kadınları iyi, yüksek konumlara yakıştırmıyor bazı insanÂlar. Ne mi yapıyorum ? Onları tiye alıyorum" (Hitit 2, 61)
Sınıflar bilgisayarlarda on-line'a dönüşürken sınavlar da elektronik ortamda yapıÂlacak. (Orhun2, 116)
Günlük rutinin yerini çalışma sistematiği alacağından şirketlerin yönetim modeli de değişecek. (Orhun2, 117)
Onlar meslek içi eğitimi kapsamında trophy yapıyor. Türkiye'de özel şirketler artık personel eğitiminde outdoor, yani doğa sporlarını tercih ediyor.(Orhun2:124)
Daha sonra da bilgisayar oyunundaki gibi hareket ettirdiği joysticklerle ameliyatı gerçekleştirdi. (Orhun2:162)
Orhun Türkçe Öğreniyoruz Seti'nin ikinci kitabında Mimar Sinan ile ilgili bir parça yer almaktadır. Bu parçada geçen Arapça ve Farsça sözcükleri bugün Türk gençleri bile anlayamazken yabancılara Türkçe öğretim setinde hiçbir açıklama yapılmadan verilen bu kelimelerle nasıl Türkçe öğretilecektir? Söz konusu metnin bölümü ÅŸu ÅŸekildedir: "evet, 84 camii, 52 mescit, 7 darülkurra, 22 türbe, 17 imaret,3 darüşşifa, 6 su yolu kemeri....vs"(Orhun 2,78) Yine Orhun TürkÂçe Öğreniyoruz Seti'nin 3. kitabında kalem ÅŸuarası terimi de Kırgızların cazgıç akın kelimesinin karşılığı olarak verilmektedir. Metin şöyledir: "Cazgıç akın deÂdikleri akınlar bizim anladığımız kalem ÅŸuarasıdır" (Orhun, 3,15)
Orhun Türkçe Öğreniyoruz Seti'nin 1. kitabında yer alan aşağıdaki şiir Türkçeyi yeni öğrenmeye başlayanlar için oldukça ağırdır. Çünkü aşk odu"aşk ateşi", mülk-i fena "yokluk ülkesi", aşk hânı gibi hem tasavvufî hem de anlaşılması zor sözcükleri barındırmaktadır.
Mülk-i fenâdan geçeyim, dost iline uçayım,
Dalayım aşk ummanına, denizlerin boylayayım,
Aşkın od urdu canıma, gelsin âşıklar yanıma,
Dökeyim aşk hânını, âşıkları toplayayım. YUNUS EMRE (Orhun1,73)
V-Yardımcı Fiillerin Yanlış Kullanımı
Yabancılara Türkçe öğretimi için hazırlanan eserlerde bazen batı dilerinden yapılan çevirilerin bazen de öğretimde günlük konuÅŸma dilinin esas çıkış nokÂtası olarak kabul edilmesinin yol açtığını düşündüğümüz yardımcı fiillerin yanlış kullanımları da dikkati çekecek ölçüdedir.
Hitit Seti'nde yer alan artı kazanmak fiili Türkçe'ye batı dillerinden yapılan çevirilerle girmiÅŸ bir fiildir. Yine bu sette kafayı tak-, gıcık ol- gibi argo sayılabiÂlecek kullanımlara da rastlamaktayız.
Dış görünüşünüzle bir artı kazanarak mı yavaÅŸ yavaÅŸ kendinizi göstererek mi inÂsanları etkilemek istiyorsunuz? (Hitit 2,52)
A: of! Hocanın biri kafayı taktı bana...
B:Güzel kızım durup dururken hocan niye kafayı taksın sana? Sen iyi çalışmamış-sındır onun için de kötü not almışsındır?
A: Anne, anlamıyorsun çalışsam da çalışmasam da geçirmez beni! Gıcık oluyor baÂna! Ben de ona gıcık oluyorum tabii (Hitit 2, 63)
Orhun Türkçe Öğreniyoruz Seti'nde ise trophy yap- ; trophyyi tamamla-, outdoor sporları tercih et- gibi örnekleri görmek mümkündür.
Onlar meslek içi eğitimi kapsamında trophy yapıyor. Türkiyede özel şirketler artık personel eğitiminde outdoor yani doğa sporlarını tercih ediyor. (Orhun2,124)
Tüm bunları başarırsanız kaslarınızdaki tatlı sızılar ve zaferin keyfi ile trophyyi tamamlıyorsunuz.(Orhun2, 125)
VI-Olay Sıralamalarında Yapılan Yanlışlar
KonuÅŸma parçalarında dikkatimizi çeken yanlışlardan biri de olay sıralaÂmalarında yapılan yanlışlardır. ÖrneÄŸin Orhun Türkçe Öğreniyoruz Seti'nde yer alan bir dinleme metninde bunun örneÄŸini görmek mümkündür. İş Disiplini adını taşıyan parçada önce Müdür ve Ferhat Bey'in konuÅŸmalarına ÅŸahit oluyoÂruz. Burada Ferhat Bey, müdüre Halûk Bey adında birinin iÅŸe geç kalmasını ÅŸikayet etmekte ve Halûk Bey'e bir daha iÅŸe geç gelmemesini söylediÄŸini de müdüre ifade etmektedir. Oysa parçanın üçüncü bölümünde müdürle konuÅŸÂtuktan sonra biz Halûk Bey'le Ferhat Bey'in konuÅŸmalarını okuyoruz. Burada olay sıralamasında hata yapılmıştır. Ayrıca Ferhat Bey'in Halûk'la konuÅŸmaÂsında geç gelmesiyle ilgili olarak Ferhat Bey, "bu da müdürün dikkatini çekti" cümlesini söylemektedir. Oysa müdürün dikkatini çeken herhangi bir olay olÂmamıştır (Orhun 1:138-139).
Orhun Türkçe Öğreniyoruz Seti'nde şöyle bir diyalog yer alır:
Aygül: Daha önce Türkiye'ye geldin mi?
Asel: Hayır ilk defa geldim.
Aygü:Antalya ve Bodrum'a gittin mi?
Asel:Evet, Bir kez Antalya'ya gittim. (Orhun1:29)
Yukarıdaki diyalogda daha önce Türkiye'ye gitmediÄŸini söyleyen bir kiÅŸiÂnin bir kez Antalya'ya gittiÄŸini söylemesi olay örgüsü açısından çeliÅŸmektedir.
VII- Zaman Uyumsuzlukları
Gelecek zaman ifade eden ÅŸimdiki zaman ekli örneklerin bir kısmında geÂlecek zamanın kullanılması daha uygunken yine bir zorlama örneÄŸi olarak olay, ÅŸimdiki zamanlı diyaloglarla verilmiÅŸtir.
Ezgi : Cumartesi ne yapıyorsun seninle buluşmak istiyorum?
Selen: Sabah saat onda dişçiye gidiyorum. Dişçiden çıktıktan sonra da annem ile alışveriş yapıyoruz. (Hitit,1, 30)
Orhun Türkçe Öğreniyoruz Seti'nde aÅŸağıdaki ÅŸekilde diyalog örneÄŸi buÂlunmaktadır. Burada görülen zaman uyumsuzluÄŸu, aynı zamanda bir anlatım bozukluÄŸu örneÄŸidir. Düşünmüşüz yapısı yerine düşünmüştük yapısını kullanÂmak daha doÄŸru olacaktır.
Gelin: AnneciÄŸim, dün akÅŸam "Bize gelirsiniz."diye düşündük. Evlilik yıl dönüÂmümüzdü biliyorsun.
Annesi Babanla ben de önce "Haydi gidip birlikte kutlayalım."diye düşünmüşüz. İkimiz de aynı şeyleri söyledik. Ama sonra, "çocuklar baş başa kalsın. Biz daha sonra tebrik ederiz."diye karar verdik ve size gelmekten vazgeçtik. (Orhun1,119)
VIII- Bilgi Yanlışlıkları
Evimizin Salonu adlı parçada bir evin salonu tarif edilmektedir. "Resimdeki evimizin salonudur "denildikten sonra "koltuktaki yaşlı kadın ninemdir. Torununa kazak örüyor" diye devam eden okuma metnine ait resimde ne nine ne de koltuk görülmektedir. (GT,YİT1, 67)
Atasözü ve deyimlerin öğretilmesi amacıyla verilen örneklerdeki yanlışları da bu deyim ve atasözlerinin anlamını tam kavrayamamaktan kaynaklanan bilgi yanlışları olarak değerlendirmek mümkündür.
Gündüz okuyor gece çalışıyor yani bir taÅŸla iki kuÅŸ vuruyor. (İki iÅŸi birden yapÂmak) (YTÖK, 208)
Bu deyim için verilen cümle örneği yanlıştır, bir taşla iki kuş vurmak "bir şey yaparak birden fazla sayıda çıkar sağlamak" anlamına gelir. Burada bir koltukta iki karpuz taşıyor deyimi daha uygun bir örnek olurdu.
Fil tarihinde bir kahraman yaşarmış. (çok eski zaman)(YTÖK, 209)
Bu deyimin doğrusu fi tarihinde olmalı.
+CE ekinin öğretiminde bu ekin "millet adlarının sonuna eklenerek dil isimleri türettiÄŸi"(YTÖK, 159) belirtilmiÅŸ, örnekler verilerek okuyuculardan boÅŸlukları tamamlamaları istenmiÅŸtir. ÖrneÄŸin, Almanlar, Almanca konuÅŸurlar gibi. Örneklerde ciddi bilgi yanlışları görülmektedir. Bu örnekten yola çıkan yabancı öğrenci, alıştırmadaki boÅŸlukları İranca, Pakistanca, Brezilyaca gibi tüÂretmelerle dolduracaktır. Oysa, İranlılar Farsça, Pakistanlılar Urduca, BrezilyalıÂlar Portekizce konuÅŸmaktadırlar.
İranlılar................... konuşurlar.
Pakistanlılar. konuşurlar. (YTÖK, 159)
-me/ma İsim Fiili (YTÖK,164) şeklinde bir başlıkla verilen isim fiil eki için alınan örnekler arasında -madan zarf fiil ekinin bulunması bilgi yanlışlıklarının ulaştığı boyutu göstermesi açısından oldukça düşündürücüdür.
Ödevlerinizi yapmadan derse gelmeyiniz. (YTÖK,164)
IX- Okuma Parçalarıyla İlgili Yanlış Sorular
Yine Gazi Üniversitesi TÖMER'in İş Hayatı adını taşıyan okuma parçasında Zeynep kaç yaşındadır? sorusu alıştırma bölümünde sorulmuÅŸtur. Ancak metinÂde, Zeynep'in yaşıyla ilgili bir bilgi yer almamaktadır. (GT, YİT I, 39)
SONUÇ
Yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla hazırlanan eserlerde görülen yukaÂrıda deÄŸinmeye çalıştığımız yanlışlar bize, bu setlerin hazırlanmasında titiz davranılmadığını, böylesine önemli bir görevi üstlenen eserlerin hazırlanmaÂsında gereken özen gösterilmelidir. Bu vesileyle, Türkçenin adına ve büyüklüÂğüne yakışır, bilimsel nitelikleri haiz setlerle öğretilmesi gerektiÄŸine olan inanÂcımızı bir kez daha dile getirmek isteriz. ©
Funda TOPRAK
Doç. Dr., Selçuk Ünivesitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi.
KISALTMALAR VE KAYNAKLAR
EuroStat (1997), Migration Statistics 1996. Statistical Document #A, Luxembourg.
Türkçe Öğreniyoruz Orhun Seti 1,2,3 TİKA Yayınları 2. Baskı Ankara 2004. (Orhun)
Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe 1,2,3, Ankara Üniversitesi TÖMER Yayınları, AnkaÂra. (Hitit)
Yabancılar İçin Türkçe Seti 1,2,Dilbilgisi, Gazi Üniversitesi TÖMER Yayınları Ankara
2002. (GT,YİT)
Mustafa ARSLAN (2010), Yabancılar İçin Türkçe Öğretimi Kılavuzu (Temel Seviye), IBU Publications, Sarajevo.
![]() | Bugün | 3427 |
![]() | Dün | 22728 |
![]() | Bu Ay | 448694 |
![]() | Toplam | 7971053 |
Yorumlar
a-Ya birilerini memnun etmek için,
b-Ya gereken haçalışmalar yapılmadan,
c-Ya da kasıtlı olarak deve kuşu gibi başını kuma sokarak
hazırlanıldığı kanaatindeyim.
DİLSET diye özel bir kuruluşun kitaplarını gördüm. 2000 yılından beri bu alanda her seviyede setler hazırlamışlar.
Makalede geçenlere kitap bile denilmez kıyaslanırsa.
Makaleyi yazan da kıyaslayamamış zaten.
DİLSET'e teşekkür ederim.
Makale hazırlayanlar ve yayınlayanlar daha ciddi olsa keşke.
Buna benzer bir sürü yetersiz ya da kasıtlı eksik bir sürü makale var bu sitede bile...
İyi günler....
Bu alıntıyı, yukarıdaki makalenin "Sonuç" bölümünden aldım. Cümledeki anlatım bozukluğunu fark etmek için büyük bir çaba sarf etmek gerekmiyor. Bu akademisyen Hanımefendinin böylesine önemli bir bilimsel yazıyı yazarken, yeterince titiz davranmadığı anlaşılıyor. Umarım, bundan sonraki yazılarında gereken özeni gösterecektir. (Bu eleştirimi, Sayın Akademisyeni yıpratmak için yapmadığımı belirtmek isterim. Amacım, Hanımefendinin bundan sonraki yazılarının, dilin doğru kullanımı açısından daha kaliteli olmasını sağlamaktır.)
Ayrıca, kendileri, bir alan uzmanı olarak, yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılabilece k mükemmel bir Türkçe seti hazırlarsa, alandaki uygulayıcıların minnettarlığını kazanacaktır.