Developed by JoomVision.com

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Bilgisayar Destekli Sınav

Türkçeyi yeni öğrenenlere yönelik bilgisayar teknolojisini nasıl kullanabiliriz? Y.T.Ö’de (Yabancılara Türkçe Öğretimi) bilgisayar destekli sınav hazırlanması nasıl olmalıdır? Ne tür programlar kullanabiliriz? Bu sınavların yeni öğrenenlere ne gibi faydaları ve zararları vardır? Sahada kullanılan tecrübe edilen bu soruların cevaplarını...

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Bilgisayar Destekli Sınav

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Drama Tekniğinin Rolü

Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde genellikle öğretmen merkezli ve dilbilgisi odaklı geleneksel teknikler kullanıldığı için dilin en önemli işlevlerinden biri olan iletişimsel boyut göz ardı edilebilmektedir. Bu yüzden yabancı öğrenciler Türkçeyi öğrenirken, geleneksel metotların kullanımında kendilerini güvende hissetseler...

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Drama Tekniğinin Rolü

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Video

Dünyada üç bine yakın dilin bulunmasına karşın ikinci dil olarak öğrenilen dillerin sayısı oldukça azdır. Bir dilin başka milletler tarafından öğrenilmesini önemli kılan ölçütlerin başında o dili konuşan ülkenin politik, kültürel, ticari ve ekonomik durumu gelmektedir. Dünyada en çok öğrenilen diller arasına Türkçe girmektedir....

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Video

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Metodoloji

Yabancılara Türkçe öğretiminde yaklaşım, yöntem ve teknik konuları, çok üzerinde durulmayan ve tartışılmayan hususlardır. Oysa bu yeni ve önemli alanda çok hızlı gelişmeler olmakta ve Yabancılara Türkçe öğreten merkezler hızla çoğalmaktadır. Modern iletişim araçlarının da hızla yer almaya başladığı ikinci dil öğretiminde...

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Metodoloji
Developed by JoomVision.com
  • YENİ -
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Yabancı Dil Öğretimi Sürecinde Sanatsal Filmler - Cumartesi, 17 Kasım 2012 14:50
Dünyada Türkçe: Hepimiz de Türkçeyi sonradan öğrendik - Pazar, 11 Kasım 2012 14:15
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Yabancı Dil Olarak Türkçenin Öğretiminde Buyrum ve İstek Kipinin Görünümü ve İşlevleri - Cumartesi, 13 Ekim 2012 11:29
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Kırgız Öğrencilerin Türkiye Türkçesi Öğrenmeye İlişkin Tutumları - Perşembe, 04 Ekim 2012 11:31
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Yabancılara Türkçe Öğretiminde "Öğretmen" Unsuru - Cumartesi, 29 Eylül 2012 12:10
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğrenenlerin Konuşma Kaygılarının Değerlendirilmesi - Cumartesi, 29 Eylül 2012 11:51
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Divan ü Lugati't-Türk'te Anlama ve Anlatma Becerilerine İlişkin Örnekler - Salı, 25 Eylül 2012 14:15
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Türkçe Soru Tümcesi Türleri Ve Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Materyallerindeki Yeri - Salı, 25 Eylül 2012 13:58
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Yabancı Dil Türkçenin Öğretilmesinde Yeni Yöntemler : Bilişim Uygulamaları, Çözüm Önerileri - Salı, 03 Temmuz 2012 08:35
Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretimi: Türklerin Araplarla İlk Münasebetleri Ve Osmanlı Dönemine Kadar Türkçenin Araplara Öğretimi - Salı, 03 Temmuz 2012 07:56
Orange Violet Blue

Siteden tam faydalanmak için: Kayıt olunuz-Sign Up

Arabic English French German Greek Japanese Russian Spanish

MAKALE HABER BÜLTENİ

Türklerin Araplarla İlk Münasebetleri Ve Osmanlı Dönemine Kadar Türkçenin Araplara Öğretimi


Günün Fırsatı

         Türklerin Araplarla ilk münasebetleri 7. asırda baÅŸlamıştır. Sonraki asırlarda münasebetler de Türklerin Arap coÄŸrafyasındaki sayısı ve etkinliÄŸi de artmıştır. Nitekim, 1250 yılında Mısır merkezli Memluk devletinin kurulması ile Arap coÄŸrafyasında Türk egemenliÄŸi baÅŸlamıştır. Türklerle Arapların bu yakın münasebeti, Türkçenin Araplar tarafından öğrenilme ihtiyacını doÄŸurmuÅŸtur. KaÅŸgarlı Mahmut, Ebu Hayyan gibi Türkçeye vakıf ÅŸahsiyetler bu ihtiyacın karşılanması için büyük çaba sarf etmiÅŸ, eserler yazmışlardır. Günümüze ulaÅŸan bu eserlere göre, Arap coÄŸrafyasında oldukça canlı bir Türkçe öğretim süreci yaÅŸanmıştır. Ancak yapılan bu eÄŸitim-öğretim faaliyetleri, Türkçenin yabancılara öğretilmesi ve Türk eÄŸitim tarihi açısından önemli olduÄŸu halde yeterince incelenmemiÅŸtir. Bunun için, bu çalışmada Türklerin Osmanlı dönemine kadar Arap coÄŸrafyasındaki varlığı ve Araplara Türkçe öğretimi faaliyetleri ele alınmış, o dönemde yazılmış Türkçe öğretim kitapları da tanıtılmıştır.

Türklerin ve Türkçenin Orta DoÄŸudaki varlığı, çok eskilere dayanmaktadır. Emevîlerin ilk halifesi Muaviye'nin (661-680) Horasan komutanı Ubeydullah b. Ziyad tarafından Buhara'dan getirilen ve 2000 okçudan ibaret olan, ilk Türk asker taifesini Basra'ya yerleÅŸtirdiÄŸi bilinmektedir. Aynı dönemde Åžam'daki sarayda da görev alan Türkler, daha sonra Basra ÅŸehrinden, Haccac b. Yusuf zamanında bir garnizon olarak kurulan Horasan'ın yeni eyalet merkezi olan Vasıt ÅŸehrine nakledilmiÅŸlerdir (Çelik, 2002: 284). Türkler, ilk Müslüman fetihleriyle (7. asır) birlikte İslâm ÅŸehirlerine doÄŸru gruplar halinde gelmeye baÅŸlamışlardır.

        Türkler, Orta DoÄŸu'ya 8. yüzyılda daha çok sızmalar yoluyla ve küçük gruplar halinde gelmiÅŸlerdir (KafesoÄŸlu, 1992: 238). Sızma, kendi ülkelerinde iktisadî sıkıntı içinde kalan bazı kalabalıkça boy parçalarının, ailelerin veya saÄŸlam yapılı gençlerin yabancı devletlerde hizmet almaları suretiyle (KafesoÄŸlu, 2006: 54) gerçekleÅŸen yayılma biçimidir. Bu yolla gelen aileler baÅŸta Irak olmak üzere, Suriye ve diÄŸer Orta DoÄŸu ülkelerine yerleÅŸtirilmiÅŸtir.

Yeni kabul edilen İslam dinini tanıma ve bu dinin emirlerini (cihad, hac, hicret vb.) yerine getirme düşüncesi, zamanla Türklerin Orta DoÄŸu'ya ilgisini arttırmıştır. Bunun yanında geliÅŸen siyasi ve sosyal olaylar da Türklerin bölgeye 9. yüzyıldan itibaren büyük kafileler halinde göç etmesine neden olmuÅŸtur. Emeviler devletinin yıkılması ve yerine tüm milletlere daha hoÅŸgörülü davranan Abbasi hanedanının iÅŸ başına gelmesi bu büyük göçün 9. yüzyıldaki en önemli siyasi nedenidir. Ayrıca doÄŸuda beliren MoÄŸol tehlikesi, bölgeye gerçekleÅŸen Türk akınını hızlandırmıştır. Orta DoÄŸu'ya gelen "Türklerin Sünnî inancını benimsemiÅŸ olmaları, kahramanlıkları, yiÄŸitlik, mertlik ve güvenirlikleri, idari iÅŸlerdeki kabiliyetleri, devlet ve toprak kutsiyeti geleneÄŸi ile yetiÅŸmiÅŸ olup bu hususta her türlü fedakârlığı göstermeleri" (Kaya, 2008: 1) nedeniyle onlara tahsildarlık, valilik, hâciplik gibi yüksek idari makamların verilmesine (KafesoÄŸlu, 1992: 238) vesile olmuÅŸtur. Ama Türklerin, baÅŸta Abbasiler olmak üzere, diÄŸer İslam devletlerine en büyük katkısı askerî alanda olmuÅŸtur. Daha 9. asrın ortalarında Türklerden kurulu bir muhafız birliÄŸi ve bu birliÄŸin konakladığı bir ÅŸehir (Samarra, kuruluÅŸu 863) ortaya çıkmıştır. Dicle kenarındaki bu ÅŸehrin, Halife El-Mu 'tasım tarafından baÅŸkent ilan edilmesi (886) ve devlet yönetiminin buraya taşınması, Türklerin hilafet merkezindeki nüfuzunu güçlendirmiÅŸtir. Türklerin askeriye sınıfında gücü artarken bazı Türk ileri gelenleri, "geniÅŸ hilafet topraklarının muhtelif bölgelerine vali olarak tayin edilmiÅŸtir" (Yazıcı, 2004: 36).

Zamanla bu valiler, kendi ordularını kurarak Abbasi devletinin sınırları içerisinde "yarı bağımsız Türk devletleri" (Yazıcı, 2004: 37) kurmuÅŸlardır. Bu yolla ortaya çıkan ve Mısır'da 875-905 yılları arasında hüküm süren TolunoÄŸulları devleti, Abbasi HalifeliÄŸi sınırları içerisinde kurulan müstakil ilk Türk devleti olarak tarihe geçmiÅŸtir. "TolunoÄŸullarından sonra Fergana kökenli askerî bir aileden gelen İhÅŸidîler hanedanı ortaya çıkmıştır" (Yazıcı, 2004: 36). Ä°hÅŸidîler, 905 yılından 969 yılına kadar Mısır ve çevresini yönetmiÅŸlerdir. XI ve XII. yüzyıllarda ise Orta DoÄŸu'ya Türk akını Selçuklular vasıtası ile gerçekleÅŸmiÅŸtir. Selçuklu devletinin kurulmasında esas rolü oynayan OÄŸuzlar, XI. yüzyılın ikinci yarısından itibaren topluluklar halinde İran, Irak, Anadolu ve Suriye'ye doÄŸru yayılmışlar (MiroÄŸlu vd., C. 8 1989: 149). Bu yüzden, 1040 yılında kurulan Büyük Selçuklu Devleti, Türklerin Orta DoÄŸu hâkimiyeti sürecinde önemli bir yer tutmuÅŸtur (Kuşçu, 2010: 637). Ayrıca, Selçuklular ve Eyyubîler zamanında Irak ve Mısır'da kalabalık bazı OÄŸuz-Türkmen boylarının buraya yerleÅŸmiÅŸ oldukları tarihçe de sabittir. Bölgede uzun yıllar hüküm sürecek olan Memlûklu devletinin ilk hükümdarı Aybek, Türkmen'dir (CaferoÄŸlu, 1984: 158).

Devamını okumak için tıklayınız.

 

 

Yorum ekle



Yenile

ZİYARETÇİ SAYISI

mod_vvisit_counterBugün6663
mod_vvisit_counterDün4933
mod_vvisit_counterBu Ay172904
mod_vvisit_counterToplam2986584

SİTEDE KİMLER VAR

Åžu anda 46 konuk ve 1 üye Ã§evrimiçi
  • sureyya

ANKETE KATILIR MISINIZ?

Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretiminde En Çok Nerede Zorlanıyorsunuz?





 
windows live messenger
limewire indir